03:17 13 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Rus Sukhoi Su-24 uçağı

    Türk kamuoyunun uçak olayı ve Rusya-Türkiye krizi üzerine düşünceleri

    © Sputnik / Dmitriy Vinogradov
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    24 Kasım'dan sonra Rusya - Türkiye ilişkileri (160)
    461
    Abone ol

    Rusya’ya ait SU-24 tipi savaş uçağının Türk jetleri tarafından vurulması nedeniyle Moskova’nın tepkisi sert ve keskin oldu. Neredeyse bütün alanları kapsayan böyle bir tepkiler yağışı Ankara’da beklenmiyor gibiydi. Türkiye’nin devlet otoriteleri tarafından ifade edilen pişmanlık dolu sözler de bunun kanıtı.

    Peki bu konuda Türk kamuoyunun düşüncesi nedir? Moskova-Ankara ilişkilerinde yaşanan bu krizi Türk halkı nasıl değerlendiriyor? Bu krizin bölge açısından sonuçları ne olabilir?
    Konuyla ilgili Sputnik Radyosu’na konuşan Bilkent Üniversitesi’nden askeri uzman Güneydoğu Gazisi Koray Gürbüz şunları söyledi.

    Rusya’nın Suriye’de hem askeri üsleri var hem de bir sürü yatırımları var. Suriye, Rusya’nın Ortadoğu’ya açılan kapısıdır. Böyle olduğunda  Rusya’nın askeri varlığının Suriye’de olması bence doğal karşılanması gerekir. Amerika, Fransa, İngiltere binlerce kilometre uzaklıktan gelip Suriye’de IŞİD’le savaşıyorsa aynı şekilde Rusya’nın da gelip Suriye’de meşru olan bir hükümetle, Birleşmiş Milletler’de Suriye’yi temsil eden Esad rejimiyle birlikte IŞİD’e karşı savaşmasını doğal karşılamak gerekiyor.
    Emperyalist ülkeler için bölgedeki insanların ölmesi, başlarının kesilmesi, zülme uğraması, göç etmesi, çocuklarının ölmesi, kadınlarının tecavüze uğraması hiç önemli değil. Emperyalist ülkeler için önemli olan şey, amaçladıkları hedeflere ulaşmasıdır. Emperyalist ülkeler oraya insanları katledecek kimyasal silahlardan tutun toplu katliam yapacak olanlara kadar her türlü silah gönderiyorlar.

    Barış isteyen ülkeler bunu yapmazlar. Orada bir çözüm aramak isteselerdi oradaki silahlı terörist grupları desteklemezlerdi. IŞİD denen terörist grubun günde 20 milyon dolarlık petrol sattığı söyleniyor. Petrolün nasıl, hangi yöntemlerle satıldığı, kime satıldığı hepsi belli. Eğer Suriye’de gerçekten bir barış istenseydi Suriye’deki terörist gruplara destek verilmezdi, onlar yönlendirilmezdi, tam tersi oradaki meşru hükümet desteklenirdi.

    Rusya ve Türkiye’nin kendi geçmişlerinden gelen tarihi komşuluk ilişkilerine bakıp çıkarlarına göre değerlendirip ona göre hareket etmeleri gerekiyor. Ülkeler kendi ticari ilişkilerine baksınlar. Kişisel hırslarla demeçler verilirse ortam daha çok gerilir. Türkiye ve Rusya’nın birlikte, ortam germeden, tarihi ilişkilerine göz atarak, Ortadoğu’daki emperyalist ülkelerin çıkarlarına göre değil kendi çıkarlarına göre hareket etmeleri gerekiyor. Bunu yapmadıkları sürece hem ülkelerimiz kaybeder hem de emperyalist ülkeler Türkiye ile Rusya arasının bozulmasını daha çok desteklerler; isterler ki, Türkiye ile Rusya arasında hiçbir şekilde ticaret ilişkileri olmasın. Peki bu kimin işine yarıyor? Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Avrupa Birliği’nin işine yarıyor.

    Düşürülen uçak ve ardından gerginleşen Rus-Türk ilişkileri konusunda HDP’nin Dış İlişkilerden sorumlu Eş Başkan Yardımcısı Van Milletvekili Nazmi Gür ise şu değerlendirmelerde bulundu.

    Üç sonuç üzerinden konuşmamız lazım. Öncelikle, Türkiye-Rusya ilişkileri ne olacak? Öyle görünüyor ki, bu ikili ekonomik, siyasal, askeri, diplomatik birçok ilişkiyi etkileyecek, yani Türkiye-Rusya ilişkilerini derinden etkileyecek. Hem sayın Putin’in açıklamaları bu yönde, hem de Türkiye’deki kimi uzmanların açıklamaları bu yönde. Yani Türkiye açısından çok ciddi sonuçlar olacak, ekonomik sonuçlar dahil olmak üzere.

    İkincisi, NATO ve bölgedeki IŞİD’e karşı savaş yürüten uluslararası koalisyonu açısından sonuçlar doğuracak, başta ABD olmak üzere. Elbette ki bunlar açısından da siyasi sonuçlar olacak. Bölge devletleri açısından siyasal sonuçlar olacak, ama en önemlisi, bölgede bu rejimler tarafından, devletler tarafından etkilenen bizi, Kürtleri de etkileyecek. Etkileri olumlu mu olur, olumsuz mu olur, şimdi kestirmek zor, ama bu Rusya savaş uçağının bu şekilde düşürülmesi bize göre Suriye’deki iç savaşı bir adım daha öne çekti, yani artık bir bölgesel savaş tehlikesini de beraberinde getirdi. Umarım Türkiye bütün bunları doğru hesaplamıştır. Aksi takdirde bölgede giderek istikrarsızlık yayılır. Böyle bir istikrarsızlık da elbette ki biz Kürtleri çok ciddi zararlar göreceğiz.

    2018 FIFA Dünya Kupası
    © Sputnik / Филипп Иващенко

    Bize göre Türkiye’nin güvenli bölgeyi oluşturma ısrarı, radikal İslami Selefi örgütlerle ilişkisinin kesiliyor olmasından kaynaklanıyor. Bu kaygı içindeydi. Türkiye o bölgede bulunan kimi radikaller ve diğer geriye kalan 98 kilometrelik bir bölgede IŞİD’le olan ilişkisinin kesileceği, IŞİD’den izole olacağı korkusuyla hareket ediyordu.
    Bana göre bundan sonra artık Suriye ile elele Türkiye’nin isteği üzerine bir güvenli bölge (güvenli bölge ne anlama gelecekse, bizim açımızdan güvensizlik bölgesi anlamına gelir). Sayın Putin’in söylediği gibi, Türkiye’nin güvenli bölge isteğini talebini dikkate almak, Suriye’nin kalbine hançer saplamak demektir. Bu Suriye’deki birliği, Suriye’deki inançların, halkların, demokratik birliğini zedeleyen bir tutum, yaklaşım olurdu. Hem sayın Obama, hem sayın Putin G20 zirvesinden ayrılırken bu konudaki tavırlarını açıkça ortaya koydular. Türkiye’nin bu Rus uçağını düşürmesi işi gerçekten biz açıkçası çok vahim olarak görüyoruz.

    Ancak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Dış Politika ve Güvenlik Politikası Danışmanlığını yapmış olan askeri uzman, emekli Deniz Kurmay Albayı Prof. Dr. Celalettin Yavuz farklı düşünüyor.

    ​Türkiye’nin daha önceden 2012’de düşürülen uçaktan sonra almış olduğu bir angajman kuralları var. Rus uçağı bu angajman kuralları gereği uyarıldı ve düşürüldü. Nitekim, daha önceden de Suriye’nin bir-iki helikopteri düşürülmüştü.
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
    © AA / Yasin Bülbül/Cumhurbaşkanlığı

    Bu olayın bir intikam nedeniyle olduğunu zannetmiyorum. Evet, Hatay’ın güneyinde Türkmen Dağı’nda bir gerilim var. Bununla ilgili olarak da Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmıştı ve Türkmen bölgesinde Rus uçaklarının bombardıman yapmaması konusunda bir uyarı da olmuştu. Yani hafif de olsa bir gerilim vardı. Ama bunun bir intikam nedeniyle yapıldığını söylemek bence doğru bir düşünce tarzı değildir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti sıradan herhangi bir ülke değil veya muz cumhuriyetleri gibi sıradan insanların gelip yönettikleri bir ülke değil. Kaldı ki, bunun emrini ne Cumhurbaşkanı ne de Başbakan tarafından veriliyor. Tamamen kabul edilmiş angajman kuralları gereği Silahlı Kuvvetler tarafından yapılan bir işlem. Türk Silahli Kuvvetleri’nden emekli bir kurmay albay olarak şunu söyleyebilirim: o uçaklara bu emri veren kişi, bunun sonucunda bir devletlerarası krize meydan verip vermeyeceğini de hesaba katar.

    İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı ve Uluslararası Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasret Çomak’ın yorumları ise şöyle.

    ​Bir devlet hava sahasına giren yabancı ülke savaş uçağının izinsiz girişinin kasıtlı veya kasıtlı olmaması durumlarını biribirinden ayırmak gerekir. Yön şaşırması, teknik arıza ve kötü hava şartları tam anlamı ile kasıtsız giriştir. Bu durumda hava sahası ihlal edilen devlet Şikago Sözleşmesinin 3/c maddesine göre sivil hava araçlarına uygulanan kuralları uygulayacaktir. Burada tartışma yoktur.

    Kasıtlı ızinsiz giriş ise farklıdır. Kasıtlı izinsiz girişin olabilmesi için genelde savaş uçağının girişinin casusluk ve kışkırtma amaçlarını taşıması gerekmektedir. C.Sar ve S.Meray’ın eserine göre bu durumda ihlale uğrayan devletin uyarıda bulunduktan ve makul bir süre bekledikten sonra kuvvet kullanabileceği kabul edilmektedir. Bu esaslara göre ihlalde bulunan uçağın casusluk veya kışkırtma amacının olup olmadığının tesbit ve teşhisi gerekmektedir. Objektif olarak değerlendirildiğinde ihlalde bulunan uçağın casusluk ve kışkırtma amaçlı eylemde bulunduğunu tam olarak söylemek mümkün değildir. Yüksek hıza sahip uçaklarda bu tür ihlaller olabilmektedir. Her eylemde kasıt aranmamalıdır. Bu eylemin Türk-Rus iliskilerine gölge düşürmemesini temenni ederim.

    Rus-Türk ilişkilerinin önemi ve geleceğini Sputnik Radyosu’na değerlendiren Hasret Çomak şunları söyledi.

    ​Şu anda bizim doğal gazımızın %70’e yakını Rusya ve İran tarafından karşılanmakta. Aynı zamanda şu anda Mavi Akım devrede. Biliyorsunuz Nabucco iptal edildi. Bir ilke olarak Türkiye’nin dış politikasında ve enerji politikasında Rusya’dan doğal gaz alımı ve tedariği, İran’dan doğal gaz alımı ve tedariği konusunda herhangi bir tereddütümüz yok. Şu anda biz birbirimize bağımlı ülkeleriz, birbirimizi destekleyen ülkeleriz. Dolayısıyla burada bir sorun yok.
    Kremlin Sarayı, Kızıl Meydan
    © Sputnik / Vladimir Vyatkin

    Esas konu, Suriye konusunda. Henüz Türkiye’nin, İran’ın pek mutabık olmadığı konular var. Türkye esas olarak temelde şu konuda anlaşma var: IŞİD konusunda hiçbir sorun yok. IŞİD’in derhal etkisiz hale getirilmesi konusunda bütün ülkeler mutabık. Ancak buna ilave olarak Türkiye’nin, mevcut Esad rejiminin Suriye’yi gelecekte yönetemeyeceği konusunda endişesi var. Ama Rusya ve İran Esad rejimini desteklediklerini biliyoruz. Esas görüş ayrılığı burada. Yoksa terör ve terörizmle mücadele konusunda Rusya ile bizim bir görüş ayrılığımız yok. Enerji konusunda işbirliğimize devam etme anlayışımız var. Çünkü şu anda biraz önce dediğim gibi, %70’e yakın enerjimizi Rusya ve İran’dan karşılıyoruz.

     

     

     

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Konu:
    24 Kasım'dan sonra Rusya - Türkiye ilişkileri (160)

    İlgili konular:

    Rusya: Türkiye uluslararası bir provokasyona dahil oluyor
    Düşürülen uçak Türk-Rus ilişkilerini nasıl etkileyecek?
    Yüksekdağ'dan Rus uçağı açıklaması: Çok tehlikeli
    Erdoğan: Aidiyetini bilmediğimiz uçağı vurduk
    'Erdoğan, Rusya ile savaş çıkarmak için Suriye’de Rus uçağı vurmayı planlıyordu'
    Davutoğlu: Rusya ile gerilim yaşamak gibi bir niyetimiz yoktu
    Rus silah şirketleri Türkiye'yi boykot ediyor
    Putin: Türkiye, bilinçli olarak ilişkileri çıkmaza sürüklüyor gibi görünüyor
    Rusya: Aklınızı mı yitirdiniz?
    Rusya: Türk Akımı da yaptırımlara dahil edilebilir
    'Türkiye ile Rusya arasındaki kriz sürdürülebilir değil'
    Putin: Suçluları cezalandıracağız
    Davutoğlu: Gerilimi düşürmek için Rusya ile birlikte çalışacağız
    Rusya: Türk işçilerin gönderilmesi projeleri etkilemez
    Rusya Türkiye'den hangi ürünlerin alımını durdurabilir?
    Rusya'yla Türkiye arasındaki bilimsel işbirliği de sonlanıyor
    Etiketler:
    IŞİD, NATO, Suriye, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın