06:42 22 Ağustos 2017
Ankara+ 29°C
İstanbul+ 23°C
Canlı Yayın
    Boğaziçi Üniversitesi

    Rektör seçimlerinin kaldırılması üniversiteleri nasıl etkileyecek?

    © Fotoğraf: Wikipedia
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Örnek
    0 38430

    KHK ile üniversitelerde rektör seçimlerine son verilmesi hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin tepkisini çekti. Üniversite Konseyleri Derneği Başkanı Ebru Aylar, yeni düzenlemenin yaratacağı sonuçları Sputnik'e anlattı.

    Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), kanun hükmünde kararname (KHK) ile üniversitelerde rektör seçimlerine son verilmesinin ardından yeni sistemin ayrıntılarını belirleyen bir dizi toplantı yaptı. Basına yansıyan bilgilere göre, toplantılarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın YÖK'ten gönderilen listeye göre 1 ay içinde atama yapması, yapmazsa YÖK'ün yeni bir liste sunması üzerinde görüş birliğine varıldı.

    ​Yeni düzenleme üniversitelerde hem akademisyenler hem de öğrenciler tarafından tepkiyle karşılandı. Akademisyenlerin yeni sistemi eleştiren açıklamalarının yanı sıra, üniversite öğrencileri de düzenlemeyi kampuslerde protesto ettiler.

    ‘DÜZENLEME ARTAN OTORİTENİN BİR AYAĞI'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en çok oyu alan yerine hükümete yakın olan adayları atadığı yönünde eleştiriler sürerken, zaten işlevsiz olduğu ifade edilen rektör seçimlerinin tamamen kaldırılması ne anlam ifade ediyor?
    Üniversite Konseyleri Derneği Başkanı Yardımcı Doçent Doktor Ebru Aylar, rektörlük seçimlerinin bir tiyatro alanına dönüştüğünü ancak son müdahalenin Cumhurbaşkanı merkezli bir otoritenin artan etkisiyle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor ve kurumların kadükleştirildiğini ifade ediyor:

    "Şu anki değişikliğin sadece AKP'nin müsameresinin ortadan kaldırılması olduğu düşünülebilir. Ama unutulmamalı ki, bu müdahale Cumhurbaşkanı merkezli bir otoritenin sadece üniversite alanı değil, ülke çapında artan etkisinin bir ayağı ve devamı da gelecektir. Aslında üniversitelerde bu süreklilik, her yeni açıklanan KHK ile de hissediliyor. Üniversitelerdeki tüm kurullar, rektörlük makamı da dahil, kadükleşmiş ve diğer üniversite bileşenlerinin söz ve değerlendirmeleri ise tamamen etkisizleşmiş durumda"

    ‘ADAYLAR İKTİDAR İLE İYİ İLİŞKİLER GELİŞTİRMEYE ÇALIŞACAK'

    Resmi olarak açıklanmayan ancak ayrıntıları kamuoyuna yansıyan yeni düzenlemeye göre rektör adaylarının başvurusunu alan YÖK, gerekirse bu kişileri görüşmeye çağıracak. Adayların ‘terör örgütleriyle' bağlantısı araştırılacak ve istihbarat birimlerine güvenlik soruşturması yaptırılacak. YÖK uygun gördüğü adayları Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunacak. Erdoğan atama yapmazsa yeni bir liste gönderilecek. 2. kez gönderilen aday listesinin ardından Erdoğan bu isimler arasından ya da istediği başka bir ismi rektör olarak atayabilecek.

    Düzenlemenin Cumhurbaşkanını ve aracı bir kurum olarak YÖK'ü etkin kılmış gözüktüğünü belirten Aylar, durumun YÖK'ün hangi kriterlere göre belirleme yapacağı sorusunun akıllara getirdiğini belirtiyor. ÜKD Başkanına göre, adaylar artık süreklileşen biçimde iktidar ile iyi ilişkiler geliştirmek için çaba sarf edecek.

     Aydar "Rektörlüğe dair kurgusu olanlar sadece rektörlük seçim sürecinde değil, süreklileşen şekilde YÖK ve siyasi iktidar ile iyi ilişkiler kurmaya ve bu ilişkilerini geliştirmeye çalışacaktır. Ve bu tutum ne yazık ki akademide yerleşik bir kültür ve aslında yeni bir akademisyen kimliği halini alacak. Buradaki muhalif konumdakilere ise yer olamayacak ne yazık ki" ifadesini kullanıyor.

    DIŞARIDAN REKTÖR ATANMASININ ÖNÜ NEDEN AÇILDI?

    Aracı bir kurum olarak YÖK'ün etkisini artması ne anlam ifade ediyor? YÖK üniversitelerdeki süreçte ne tür bir işlev üstleniyor?

    Aylar bu soruyu "YÖK şu an AKP'nin yüksek öğretim alanına yönelik müdahalelerin önemli bir aracı haline gelmiş durumda. Bir süre öncesinde biz YÖK'ün kaldırılıp kaldırılmayacağı tartışmasını yürütüyorduk. Evet, belki YÖK işlevini tamamlar ve o süreçte kaldırılır. Ama yüksek öğretim sürecinde AKP belirlenimi YÖK dışında da başka araçlarla devam edebilir" sözleriyle yanıtlıyor.

    Aylar bu araçlara ilişkin olarak ise şunları söylüyor: "Bu araçların üniversitelerin biraz daha içinde oluşturulacağını düşünüyorum. Kurullar ve rektörlük makamının AKP'lileşmesi ya da AKP'nin üniversitelerin birer organik parçası haline getirilmesinden söz ediyorum aslında. Rektör niye önemli? Aslında Türkiye'deki en önemli konumlardan birisidir rektörlük makamı. Çünkü Türkiye siyasetinde dahi önemli bir parametre olan üniversitelerin yönetiminin baş noktası. Üniversitelerdeki tüm kurullar ve kişiler üniversite yönetiminin parçasıdır ve en başta da rektör bulunuyor. Bu kurullar siyasal iktidarın yönelimleri dışında hareket edebilmekteydi. Geçtiğimiz yıllardaki ODTÜ — Erdoğan gerilimi aslında bu bağımsız hattın ürünü diyebiliriz. Ya da AKP ve YÖK araştırma görevliliği kadrosunda güvencesizliği dayatırken, örneğin Ankara Üniversitesi veya 9 Eylül Üniversitesi senatoları çeşitli kriterler belirlemiş ve bu kriterlere bağlı olarak araştırma görevlilerini daha güvenceli bir kadro olarak kabul edilebilecek olan 33A kadrosuna geçirebilmişlerdi. Bu örnekler, o bağımsız duruşun birer örneği olarak ele alınabilir. Şimdi ise rektör makamından başlayarak tüm kurulların siyasal iktidar belirleniminde olması isteniyor. Öyle ki yeni düzenlemeye göre olur da herhangi bir üniversite topyekûn direnirse bu sürece, bu üniversiteye başka bir üniversiteden rektör atanabilecek. Üniversitelerin bağımsız bir tutum takınma olasılıkları, bu doğrultuyla birlikte tamamen ortadan kaldırılıyor"

    ‘YENİ ÜNİVERSİTE VE AKADEMİSYEN MODELİ REDDEDİLMELİ'

    Uzun bir süredir bu dönüşümün yaratıldığını, şu an daha hızlı ve baskın şekilde üniversitelere müdahale edildiğini belirten, bu düzene uymayan muhaliflerin, düzmece suçlamalarla üniversitelerden atılacağını savunan Aylar, yaratılan yeni üniversite modeli ile akademisyen kimliğinin topyekûn reddedilmesi gerektiği kanaatinde. Aylar uzlaşmacı, kendini korumacı akademisyen kimliğine karşı çıkılmasın da önemli olduğunu vurguluyor.

    İlgili konular:

    Boğaziçili akademisyenler rektör seçimlerini düzenleyen KHK’nın iptalini istedi
    Erdoğan'dan Milli Savunma Üniversitesi'ne rektör ataması
    Etiketler:
    rektörlük seçimi, rektör, KHK, AKP, YÖK, Recep Tayyip Erdoğan, Ebru Aylar, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın