11:18 21 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Vatan Partisi tarafından Çin Halk Cumhuriyeti ile ekonomik işbirliği, ortak yatırım ve ticaret atılımlarının değerlendirilmesi amacıyla “Üretimde Atılım İçin Türkiye-Çin İşbirliği” başlığıyla düzenlenen toplantıların sonuncusu Ankara’da gerçekleşti.

    Büyükelçi Deng Li ‘Türkiye-Çin İşbirliği’ toplantısında konuştu: Huawei’ye baskı adaletsiz ve ahlaksız

    © Sputnik /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 42
    Abone ol

    Çin’in Ankara Büyükelçisi Deng Li, ticaret anlaşmazlığını başlatan tarafın ABD olduğunu belirterek, “Huawei şirketinin ülkelerin ulusal güvenliğini tehdit ettiğine dair bir kanıt bulunmuyor. ABD’nin uydurma gerekçeyle Huawei gibi bir özel şirkete gibi baskı ve zulüm yapması adaletsiz ve ahlaksızdır, bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi.

    Vatan Partisi tarafından Çin Halk Cumhuriyeti ile ekonomik işbirliği, ortak yatırım ve ticaret atılımlarının değerlendirilmesi amacıyla “Üretimde Atılım İçin Türkiye-Çin İşbirliği” başlığıyla düzenlenen toplantıların sonuncusu Ankara’da gerçekleşti.

    Toplantının açılışında konuşan Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Deng Li, son dönemde Çin ve ABD arasındaki ticaret anlaşmazlığının ve Huawei olayının dünyada önemli bir yer aldığını belirterek, “Geçtiğimiz günlerde ABD tek taraflı olarak Çin’e karşı ticaret anlaşmazlığı başlattı. ABD başka ülkelerin endüstriyel politikalarını eleştiriyor. Sözde yargı yetkisiyle kendi ulusal hukukuna dayanarak başka ülkelere yaptırımlar uyguluyor ve kendi iç meselesini uluslarası sorun; ekonomik ve siyasi sorun haline getirmeye çalışıyor” dedi.

    “İLK ATEŞ EDEN TARAF ABD OLDU”

    Bu ticaret anlaşmazlığını başlatan, kendi gümrük vergilerini artırarak ilk ateş aden tarafın ABD olduğunu ifade eden Büyükelçi Deng Li, “ABD aşırı baskı yaparak, tek taraflı olarak kendi lehinde olan bir anlaşmaya varmaya çalışıyor ve bu da Çin ve ABD arasındaki müzakerelerin başarısızlığa uğramasının temel nedeni. Herhangi bir ülkenin kendi ulusal hukukuna dayanarak Çin’in tüzel kişilerine tek taraflı yaptırım uygulmasına karşı çıkıyoruz. Ulusal güvenlik kavramının genelleştirilmesine ve ihracat kontrollerinin kötüye kullanılmasına karşı çıkıyoruz” diye konuştu.

    HUAWEİ KRİZİ

    Büyükelçi Deng Li, ABD’nin Huawei şirketini hedef almasına ilişkin ise şunları söyledi:

    “Şu anda Huawei şirketinin başka ülkelerin ulusal güvenliğini tehdit ettiğine dair herhangi bir kanıt bulunmuyor. ABD’nin uydurma gerekçeyle, bir ülkenin bütün imkanlarıyla, durup duruken Huawei gibi bir özel şirkete gibi baskı ve zulüm yapması hem adaletsiz hem ahlaksızdır, bunu asla kabul etmeyeceğiz. Huawei, İstanbul’da yurtdışındaki en büyük ikinci araştırma, geliştirme merkezini açtı ve orada birçok Türk mühendis çalışıyor. Huawei’nin başka ülkelerin güvenliğini tehdit edip etmediğini en iyi onlar biliyorlar. Huawei ve Türk kullanıcıları arasında ortak yaşam ve ortak kazanç ilişkileri bulunuyor.

    “ÇİN, TİCARET SAVAŞINDA ORTAYA ÇIKAN BÜTÜN BASKILARIN ÜSTESİNDEN GELDİ”

    Çin tarafı tüm gücüyle kendi gelişme hakkını savunacaktır çünkü Çin tarafı bütün ülkelerin kendi yüksek teknolojilerini geliştirme hakkı olduğunu düşünüyor. Geçen sene Çin, ticaret savaşında ortaya çıkan bütün baskıların üstesinden geldi. Şu anda Çin ekonomisi istikrarlı bir şekilde iyi yöne doğru gidiyor. 2018’de Çin ekonomisinin hacmi 90 trilyon Renminbi’yi aştı ve dış ticaret hacmi ise 4 buçuk trilyon doları geçti. Çin ekonomisi büyük bir denizdir asla küçük bir gölet değildir. Çin ekonomisinin geleceğine inancımız tamdır.”

    BÜYÜKELÇİNİN HEDEFLERİ

    Şu anda uluslararası düzende çok ciddi değişimler yaşandığını ifade eden Büyükelçi Deng Li, “Çin, ‘Bir Kuşak ve Bir Yol’ girişimini hızlandırıyor, çok taraflılığı ve ortak kazanç ilkelerini savunuyor” dedi. Deng Li, Türkiye’nin de “Bir Kuşak ve Bir Yol”un ortak inşası sürecinin doğal ortağı olduğunu ve son yıllarda iki ülke arasındaki ticari iş birliğinde çok ciddi mesafeler kaydedildiğini belirterek, “Çin ve Türk tarafları arasında süt ürünleri ihracatı konusundaki görüşmeler çok hızlı ilerliyor ve yavaş yavaş sona eriyor. Çok yakında bir müjde vereceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

    İki ülke arasındaki bilim, teknoloji ve finans konularındaki iş birliğinin de sürekli yükseldiğini kaydeden Deng Li, “Ben Türkiye’de göreve başladıktan hemen sonra şöyle bir hedef koydum; Çin ve Türkiye’nin diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 50. yıl dönümü olan 2021 yılında, üç alanda Çin ve Türkiye iş birliğinin mevcut seviyesini iki katına çıkartmak. Birincisi, Türkiye’nin Çin’e ihracatını iki katına çıkararak, 8 milyar dolara ulaştırmak. İkincisi, Çin’in Türkiye’deki yatırım stokunu iki katına, 6 milyar dolara çıkartmak. Üçüncüsü, Türkiye’ye gelen Çinli turistlerin sayısını iki katına çıkartarak 1 milyona ulaştırmak” dedi.

    “ÇİN’E İHRACAT GÜÇLENDİRİLMELİ; KİRAZ, ANTEP FISTIĞI, ZEYTİNYAĞI”

    Türkiye’nin Çin’e ihracatının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Deng Li, “Bu konuda tarım ürünlerinin çıkış yapılacak bir nokta olabileceğini düşünüyoruz. Türkiye’nin kirazı, antep fıstığı ve zeytinyağı gibi ürünleri Çin’de büyük fırsatlarla karşı karşıya. Türk iş adamlarının Çin piyasasındaki paylarını arttırmasını hoş karşılıyoruz” diye konuştu.

    Çin’in Türkiye’deki yatırım stokunu iki katına çıkartma hedeflerine yakın olduklarını kaydeden Deng Li, ancak turizm iş birliğini tüm yönleriyle güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Deng Li, “Çin ve Türkiye’nin iş birliğini derinleştirmesi çok istikrarlı bir ikili ilişkiye ihtiyaç duyuyor. Umarım Çin ve Türkiye’nin karşılıklı siyasi güvenliğinin pekiştirilmesi ve ilişkilerin istikrarlı hale getirilmesi için gerekli çalışmalar yapılır. İkili siyasi ilişkiler ve ticari iş birlikleri olumlu etkileşim içine girebilirse Çin ve Türkiye arasında bütün alanlardaki iş birliğinde büyük bir patlama yaşanacaktır” dedi.

    PERİNÇEK: 21. YÜZYIL, ÇİN İLE TÜRKİYE’NİN DOSTLUK VE İŞ BİRLİĞİ YÜZYILIDIR

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçe de konuşmasında, daha önce de İzmir ve İstanbul’da yapılan bu toplantıların amacının Türkiye ile Çin arasındaki stratejik işbirliğine somut katkılarda bulunmak olduğunu kaydetti.

    Büyükelçi Deng Li’nin de son görüşmelerinde Türkiye’nin bugünkü zorlukları aşacak ekonomik ve siyasal birikime sahip olduğunu belirttiğini söyleyen Perinçek, “Çin’in dostluğu, özgüvenimizi pekiştiriyor. 21. yüzyıl, Çin ile Türkiye’nin dostluk ve işbirliği yüzyılıdır. İki ülke, el ele vererek insanlığın gelişmesine, barışa ve kalkınmaya büyük katkılarda bulunacaklardır” dedi.

    “EZİLEN DÜNYA, GELİŞEN DÜNYA OLDU”

    Perinçek, dünya ekonomisinin ve siyasetinin ağırlığının Asya’ya kaydığını, üretimin, teknolojik gelişmenin ve buluşların kıtasının artık Asya olduğunu belirterek, Çin ve Hindistan ekonomileri büyüdüğü için dünya ekonomisi büyüdüğünü ifade etti. 2016 yılında önde gelen ülkelerin dünyadaki büyümeye katkılarına bakıldığında, Çin’in yüzde 39, Hindistan’ın yüzde 19, ABD’nin ise yüzde 10 oranıyla sıralandığını belirten Perinçek, 2019 yılı tahminlerinin ise Çin için yüzde 33, Çin ve Japonya dışında Asya için yüzde 30, ABD için yüzde 11,  Avrupa avro bölgesi içinse yüzde 4 olarak kaydedildiğini ifade etti.

    Perinçek, 2030 yılı için yapılan yansıtmaların da, 10 yıl sonra dünya dengelerinde Asya’nın yükselişini vurgulayan köklü değişiklikleri gösterdiğini belirterek, ekonomik büyüklükler (ilk 5) sıralamasının Çin için yüzde 64, Hindistan için yüzde 46, ABD için yüzde 31, Endonezya için yüzde 10, Türkiye için yüzde 9 şeklinde tahmin edildiğini kaydetti.

    Perinçek, “Yüzyıl öncesinde, Çin ve Hindistan, mazlumlar dünyasının iki büyük ülkesiydi. Bir zamanlar ‘gerilik’ kavramı, Çin ve Hindistan ile tanımlanıyordu. Oysa bugün gelişen dünyanın başını çekiyorlar. 21. yüzyıla damgasını vuran olay budur; ezilen dünya, gelişen dünya oldu” dedi.

    “EKONOMİK ZORLUKLAR ÜRETİMLE AŞILABİLİR”

    Türkiye’nin birinci ticaret ortağının Çin, ikincisi Rusya ve üçüncüsünün de Almanya olduğunu belirten Perinçek, “Biz Avrasya ülkesiyiz ve Asya ile Avrupa’nın merkezindeyiz. Vatan güvenliğimiz ve enerji güvenliğimiz de Asya’dadır. Suriye, Irak, İran, Azerbaycan ve Rusya, bizim yalnız komşularımız değil, aynı zamanda enerji güvenliğimizdir ve ekonomi ortaklarımızdır. Türkiye, Atlantik sistemine bağlı hükümetler döneminde Asyalı konumuna yerleşmektedir” diye konuştu.

    Türkiye ekonomisinde zorluklar olduğunu ancak bunun da üreterek ve adil paylaşımla aşılabileceğini vurgulayan Perinçek, “Türkiye, tasarrufu artırmak, yatırımı büyütmek, ileri ve geri diye nitelenen bütün üretim kapasitesini değerlendirmek, ülkenin bütün üretim güçlerini uygun teknolojiler kullanarak seferber etmek durumundadır” dedi.

    Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşına da değinirken, ABD’nin Çin’e açtığı ticaret savaşını “inişe geçen bir gücün çaresizliği” olarak niteledi. ABD’nin bu girişiminin Çin ile Türkiye ilişkileri açısından, işbirliği ve dostluk için yeni olanaklar içerdiğini de ifade eden Perinçek, “Türkiye, ekonomide ve siyasette köklü çözümün eşiğindedir. Bu eşik, aynı zamanda Çin ile işbirliği kapısıdır. Türkiye ve Çin, Asya’nın iki ucundadır, ancak ekonomik, siyasal ve kültürel açıdan bakarsak komşudurlar. İşte bu tarihsel komşuluğu değerlendirmenin artık zorunlu olduğu bir gündem önümüzdedir” dedi.

    Ankara’daki toplantıda Büyükelçilik Siyasi Müsteşarı Wang Fei, Basın ve Halkla İlişkiler Müsteşarı Xie Xinxing, Ekonomi ve Ticaret Ataşesi Li Qian ve Türk iş adamları Murat Ülker ve Ethem Sancak da yer aldı.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    Türkiye, Ticaret savaşı, Huawei, ABD, Ankara, Çin, Deng Li
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın