18:23 09 Aralık 2016
Ankara+ 5°C
İstanbul+ 10°C
Canlı Yayın
    Rusya-Türkiye ilişkileri

    CHP'li Erdemir: Türkiye hem AB hem de Rusya için önemli bir manevra alanı

    © REUTERS/
    Politika
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    Ekonomik krizden siyasi bunalıma: AB (20)
    0 476 0 0

    TBMM AB Komisyonu ve Türkiye-AB Karma Parlamentosu Komisyonu üyesi CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, AB-Türkiye ve AB-Rusya ilişkilerini Sputnik Haber Ajansı'na değerlendirdi. Türkiye'nin gerek Rusya gerek AB için çok stratejik bir ortak olduğuna işaret eden Erdemir, "Türkiye önemli bir manevra alanı olmaya devam edecek" dedi.

    CHP'li Aykan Erdemir, küresel bir çerçeveden bakıldığında Türkiye'nin gerek Rusya gerek AB için aslında çok stratejik bir ortak olduğunu vurgulayarak,   Rusya'nın Güney Akım projesini iptal ederek Türkiye'ye yönelmesini AB'nin yaptırımlarına yönelik karşı bir hamle olarak değerlendirdi. Türkiye ile Rusya'nın özellikle enerji alanında yakınlaşmasının AB açısından önemli soru işaretleri olduğunu kaydeden Erdemir, "Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşması  ya da yakınlaşma manevraları arttıkça, AB de belki yalnızca Rusya ile olan ilişkilerinde değil ama Türkiye ile olan ilişkilerinde de yeni yaklaşımlar, yeni çerçeveler getirmek zorunda kalabilir" dedi. Erdemir,  AB-Rusya ilişkilerinin geleceğine ilişkin de, "Hem AB hem Rusya içinde bir düzelmenin çok elzem olduğunu düşünüyorum. Ekonomik akıl, siyasi akıla egemen gelecektir diye düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.
    CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir'in Sputnik Radyosu ve Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Yurdagül Şimşek'e  yaptığı açıklamalar şöyle:

    TÜRKİYE HEM RUSYA HEM AB İÇİN MANEVRA ALANI

    - Son günlerde hem AB-Türkiye hem de AB-Rusya ilişkileri hayli gergin, AB'nin Türkiye'ye yönelik tepkisinin altında  Türkiye-Rusya ilişkilerindeki yakınlaşma da olabilir mi yoksa sadece 14 Aralık operasyonuna tepki olarak mı okumalıyız bunu?

    Kürsel bir çerçeveden baktığımızda Türkiye  gerek Rusya için gerek AB için aslında çok stratejik bir ortak. AB'nin Rusya ile olan ilişkilerinde Türkiye ile uyumlu ve ortak bir durum sergilemesi AB'nin siyasetini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Aynı şekilde Rusya'nın da AB ile olan ilişkilerinde Türkiye ile yakın ilişki vermesi  Rusya'nın elini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Bunu en son petrol anlaşmalarında da gördük. Rusya'nın, Türkiye üzerinden ikinci bir hatla hidrokarbon kaynaklarını Avrupa ve diğer pazarlara taşıyabilme ihtimali AB'nin yaptırımları karşısında aslında Rusya'nın bir karşı hamlesiydi. Türkiye'nin de aslında son 10 yıla baktığımızda Rusya'yla gittikçe artan enerji ilişkisini görüyoruz. Yalnızca doğalgazla kalmayan, aynı zamanda nükleer ile de gelişen bir ilişkiyi bir yakınlaşmayı görüyoruz. Bunlar AB açısından elbette önemli soru işaretleri. Türkiye ile AB'deki Türkiye kuşkuculuktan yola çıkarak Rusya'yı aslında çoğu zaman bir denge olarak da görüyor. Bir anlamda hükümet benimle dünyada seçeneklerim tek değildir, yalnızca AB değildir, başka seçeneklerim de vardır diyor. Hatırlanacaktır, Erdoğan başbakanlığı döneminde, gerekirse AB'ye allahaısmarladık der Şanghay İşbirliği Örgütüne yüzümüzü döneriz demişti, çok açık bir şekilde ifade etmişti. Dolayısıyla benim öngörüm önümüzdeki süreçleri, piyasaları gelişmekte olan, dünyadaki etkisi artmakta olan bir Türkiye Cumhuriyeti hem AB için hem Rusya için önemli bir manevra alanı olmaya devam edecek.

    AB, TÜRKİYE'NİN DOĞU, RUSYA STRATEJİSİNİ SORGULUYOR

    - Türkiye size göre burada nasıl bir tutum sergileyecek, öyle çok kolay değil AB'ye allahaısmarladık deyip gitmek, sonuçta Gümrük Birliği anlaşmamız var,  Avrupa Türkiye için çok önemli bir pazar. Türkiye, bütün bunları silerek Rusya ile siyasi bir ittifaka da gidebilir mi?

    Yakın zamana kadar AB'den bakan gözler, Türkiye'nin Rusya ile olan ilişkilerini yalnızca bir anlamda bir koz olarak bir kaldıraç olarak kullandığını, ama aslında bunların içi boş bir blöf olduğunu düşünüyordu. Fakat son dönemdeki gelişmeler, meselenin biraz daha ciddiyet kazanmasına neden oldu. Bugün gerçekten AB'de ciddi ciddi şu düşünülüyor; Türkiye'nin AB olmazsa bir doğu stratejisi, bir Rusya stratejisi bir Şanghay İşbirliği Örgütü stratejisi var mı acaba? Bu yalnızca tabi AB ya da Avrupa Konseyi ile ilgili bir mesele değil aynı zamanda bir NATO meselesi bir transatlantik ittifak meselesi. Bu anlamda Türkiye güvenilir bir müttefik mi, Türkiye sürdürülebilir bir müttefik mi, Türkiye yavaş yavaş ittifaktan soğuyor mu soruları artık biraz daha altı çizilerek sorulmaya başlandı. Bunu AB'nin jeostratejik konuları biraz daha yakından takip etmesiyle bağlayabiliriz.  Yani AB oldukça uzun bir süredir ekonomik krizle birlikte içe dönmüş, küresel meselelere, jeopolitik meseleleri çok yaklaşamayan, doğru yaklaşamayan bir içe kapalı yapı gösteriyordu. Fakat son gerek Ukrayna'da yaşanan gelişmeler gerek Mavi Akım ve Türkiye ile ilgili gelişmeler AB'nin meselelere biraz daha makro biraz daha küresel bakmasına yol açtı. Ben inanıyorum ki son dönemde AB'nin Türkiye'ye olan bakışında da bu beraberinde bir değişiklik getirebilir. Yani, Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşması arttıkça ya da yakınlaşma manevraları arttıkça, AB de belki yalnızca Rusya ile olan ilişkilerinde değil ama Türkiye ile olan ilişkilerinde de yeni yaklaşımlar, yeni çerçeveler getirmek zorunda kalabilir.

    TÜRKİYE-RUSYA YAKINLAŞMASI AB'NİN BAKIŞINI DEĞİŞTİREBİLİR

    - Türkiye açısından olumlu olabilecek gelişmeler mi kastediyorsunuz, ilişkilerini düzeltme gibi?

    Doğrudur. Türkiye bir anlamda AB'den ve transatlantik ittifakından uzaklaşır görüntü çizdikçe ve Rusya ile olan ilişkileri derinleştikçe AB de belki Türkiye'nin üyelik sürecini daha bir ciddiyetle düşünmeye başlayacaktır. Bu Türkiye'nin AB üyelik sürecini bence güçlendirecektir. Bir benzerini biz aslında 60'lı yıllarda da görmüştük. Yine Türkiye'nin İsmet İnönü'nün o meşhur Johnson mektubu sonrası söylediği 'yeni bir dünya kurulur Türkiye'de o dünyada yerini alır' sözü ve akabinde de Sovyetler Birliği ile çeşitli ekonomik ve endüstriyel ortaklıklara gitmesi aslında Batı'da da yeni soru işaretleri, yeni  yaklaşımları doğurmuştu. Ben inanıyorum ki, bugünlerde de o sürecin bir başkası ama bir anlamda benzeri yaşanabilir.

    GÜNEY AKIM PROJESİNİN İPTALİ NE ANLAM TAŞIYOR?

    - Rusya ile AB ilişkileri açısından da dediğimiz gibi sıkıntılı bir dönem. Rusya Devlet Başkanı Putin Ankara'ya geldiğinde Güney Akım'ı iptal ettiğini duyurdu ve  Türkiye'ye yöneldi. Sizce bu gerçekleştirilebilecek bir proje, hedef mi, yoksa Rusya bunu bir koz olarak mı kullanıyor?

    Bu projeyi kısa vadede sembolik bir karşı hamle olarak görmek gerek ve güncel bir hamle olarak görmek gerek. Yoksa projenin fizibilitesine baktığınız zaman aslında bu orta, uzun vadeli, gerek ekonomik olarak gerek inşaat takvimi, gerek işletme takvimi olarak orta uzun vadeli bir proje. Dolayısıyla bence, günümüz açısından bu projeyi daha çok içerdiği stratejik ve siyasi semboller üzerinden değerlendirmek daha doğru olur diye düşünüyorum. Bu anlamlandırmayı da az önce bahsettiğim AB, Rusya, Türkiye üçgeni arasındaki zaman zaman gerilimli zaman zaman işbirliği, zaman zaman rekabet içeren çatıya oturtmak doğru olur diye düşünüyorum.

    BORU HATLARI TARTIŞMALARI ASLINDA ÇOK YAKICI STRATEJİK TARTIŞMA

    -Sonuçta bu proje yeniden AB'ye dönebilir mi sizce?

    Bence hidrokarbon piyasalarını şu aşamada öngörmek oldukça zor. Çünkü, gerek dünyadaki fiyat dalgalanmaları gerek kaya gazının mevcut fiyatlarla geleceğinin belirsizliği, gerek enerji verimliliğinin artması ve yeşil enerjilerin yükselişi önümüzdeki 10 yılda, aslında hidrokarbon piyasalarının ne şekilde hareket edeceğini görmemizi engelliyor. Dolayısıyla arz ve talebe ilişkin bile bir öngörüde bulunmak için aslında elimizde yeterli veri yok diye düşünüyorum. Bir 10 yıl sonra Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada boru hatları ve hidrokarbon piyasaları ne şekilde gelişir, ben her zaman ihtiyatla yaklaşırım.  Bugün için ama şüphesiz bugünün fiyatlarıyla, bugünün gerçekleriyle mevcut boru hatları tartışmaları aslında çok yakıcı bir stratejik tartışma.

    AB-RUSYA İLİŞKİLERİNDE EKONOMİK AKIL EGEMEN GELECEKTİR
    —  AB ile Rusya ilişkilerinde size göre bir düzelme olabilir mi kısa vadede?

    Ben burada iki aktör için yani hem AB hem Rusya içinde bir düzelmenin çok elzem olduğunu düşünüyorum. Çünkü, günün sonunda ne kadar ayrı yapılanmalardan bahsediyor olsak da bir ekonomik ilişkiler yumağı var ve her iki aktörün de yaşadığı ekonomik sıkıntılardan kurtulmak için yeni piyasalara, yeni ilişkilere, yeni ticarete ihtiyacı var. Dolayısıyla ben ekonomik akıl, siyasi akıla egemen gelecektir diye düşünüyorum.

    Konu:
    Ekonomik krizden siyasi bunalıma: AB (20)
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın

    Öne çıkanlar