14:36 13 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ

    Bakan Bozdağ'dan ABD'ye uyarı: Ateşi tutmuş olursunuz, eliniz yanar

    © AA /
    Politika
    URL'yi kısaltın
    0 10
    Abone ol

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ABD'yle son kez seslendiğini belirterek, "Fethullah Gülen Türkiye açısından, başka yerlerde okulları olan ülkeler açısından da artık kullanışlı bir maşa olma vasfını kaybetmiştir. O maşayı bundan sonra elinize alırsanız ateşi tutmuş olursunuz, eliniz yanar, siz de zarar görürsünüz" dedi.

    Bozdağ, çeşitli açılış ve ziyaretler için geldiği Rize'de, Vali Erdoğan Bektaş'ı makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. Bozdağ, daha sonra Sahil Kültür Parkı'na geçerek, Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunca düzenlenen ‘Rize 1. Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın açılışını gerçekleştirdi.

    Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, 15 Temmuz tarihinin, Türk demokrasisi, Türk tarihi bakımından kara bir gün olduğunu belirterek, Pensilvanya'da ikamet eden Fethullah Gülen'in emir ve komutası altında bulunan, Türk Silahlı Kuvvetler içerisinde kümelenmiş, FETÖ'nün mensubu, asker elbisesi giymiş kimi askerlerce ve onlara eklemlenmiş başkalarınca Türkiye'de bir darbe teşebbüsüne kalkışıldığını hatırlattı.

    Bozdağ, Fetullahçıların, televizyonlara çıkıp "Türk milleti şöyle korkak, böyle pısırık, televizyonda bir altyazı sokağa çıkma yasağı diye geçsin, kimse evinden dışarıya çıkmaz. İmamların evi cami avlusu içerisindedir. Oradan camiye bile gitmez" diyerek hem Türk ordusuna tahrik ve teşvik hem de millete bilinçaltı baskı uyguladığını kaydederek, şöyle devam etti:

    ‘KENDİ BAŞINA OLAN BİR İŞ DEĞİL'

    "Telkinlerin aylar öncesinden başladığını görüyoruz. Milletin evladını, Türkiye'nin liderini, dünyanın şu andaki en büyük liderleri arasındaki en büyük liderinin tutum ve davranışını, başka başkalarının tutum ve davranışlarını hesap edemediler. Bu darbe teşebbüsünde Türkiye'yi, herkesi yanıltan sonuçlar ortaya koymuştur. Her şey ilk oldu bu darbe teşebbüsünde. Bir yandan Amerika'da Pensilvanya'daki mukim bedduacı, ihanet şebekesinin başında olan biri, oradan emir ve talimat vererek 40 yıldır bu devletin içerisinde yerleştirdiği hainlerle beraber bir hareket yapınca devleti, milleti kilitleyecek, hükümeti alaşağı edeceğine inanmış, başkalarını inandırmış. Çünkü ona destek veren başka dışarıdan güçler var, bu çok açık. Kendi başına olan bir iş değil."

    ‘ALÇAK HERİF, SEN NE DİYE SORUYORSUN?'

    Bozdağ, önceki darbe girişimlerinde meydan okuyan bir cumhurbaşkanı, meydan okuyan bir başbakan, kabine olmadığını belirterek, "12 Mart 1971 muhtırası TBMM'de okundu ve dönemin partileri, milletvekilleri kafasını eğip muhtırayı Meclis'te dinlenme onursuzluğunu bu millete yaşattılar. Tarih bunlarla dolu ama dikkat edin darbeyi planlayan dış yapılar ve onların maşa olarak kullandığı hain uşaklar önce Cumhurbaşkanı'mızı infaza gidiyorlar. Televizyona çıktığını gören bir FETÖ'cü terörist söylüyor, şaşırmış 'Hayatta mı' diyor, gözü fal taşı gibi açılmış. Allah onu koruyor Allah. Alçak herif, sen ne diye soruyorsun? Rabb'im himaye ederse sen ve senin ağa babalarının hiçbirinin gücü buna yetmez. Bunu göremiyorlar" şeklinde konuştu.

    ‘ERDOĞAN ÖLÜM İHTİMALİNİ SEÇEREK YOLA ÇIKTI'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, darbe teşebbüsü olduğunu öğrendiği anda saklanma, kaçma, pazarlık yapma, teslim olma ihtimallerini dahi düşünmeden ölüm ihtimalini seçerek yola çıktığını aktaran Bozdağ, şu ifadeleri kullandı:

    "Boris Yeltsin tankın üstüne çıkmıştı. Tayyip Bey yanındaki yakınlarıyla dostlarıyla değerlendirmeyi yapıyorlar ve milletine çağrıda bulunuyor. 'Ben halkın gücünden başka büyük bir güç tanımıyorum, halkımı meydanlara davet ediyorum' diyor ve arkasından hava sahasının FETÖ'cü teröristlerin kontrolünde olduğunu bile bile, kendisini infaza gelen ekiplerin havada ve yolda olduğunu bile bile, havaalanlarının onların kontrolüne geçtiğini bile bile Allah'ın aslanı, Rabb'ine ve meydana davet ettiği milletine güveniyor ve adeta ölüme uçuyor. Ölüme uçtu Cumhurbaşkanımız. Havada infaz edilebilir mi? Edilebilirdi. İndiği yerde infaz edilebilir mi? Edilebilir ve helikopterde kaptana soruyor. Havaalanı işgal altında ışıklar söndürülmüş. 'Kendi ışığında meydana inebilir misin?' dediğinde 'Ben inerim.' 'O zaman ne kadar yakıtımız var?' Ya Allah Bismillah diyerek yola çıkılıyor. Şimdi millet kendi önünde ölüme uçan, her şeyi göze alan, milletine güvenip onları meydana davet eden böyle iyi yürekli, cesur, ihlasla, samimiyetle ölmeyi göze almış, Allah'tan başka kimseye eğilmeyip kabul etmeyen, reddeden bir lideri görünce herkes sokaklara çıktı. Geçmişte böyle bir lider çıktı da millet sokağa mı çıkmadı? Hani diyorlar ya 'Tankı görünce millet kaçar, şöyle eder, böyle eder.' O FETÖ'nün alçaklarına mahsustur. Türk milletine hakaret edenler, Türk milletinin büyüklüğünü görmeyenlerdir."

    Bozdağ, herhangi bir askeri birliğin bir köşesinde hareketlilik olduğu zaman, askeri birliğin diğer köşesi duymadan Ankara'nın olaydan haberi olduğunu, herkesin demokrasinin bir istihbarat elemanı gibi çalıştığını söyledi.

    ‘BU İLKLERİ HESAP EDEMEYENLER, MİLLETE HAKARET EDENLER VAR'

    Bütün yaşanan ilkler sonucu darbe teşebbüsünün başarısız olduğunu belirten Bozdağ, şunları kaydetti:

    "Bu ilkleri yaşatan önce Allah, sonra milletimizdir. Sonra milletle beraber hareket eden lider kadrodur. Bu ilkleri hesap edemeyenler, millete hakaret edenler var. Ne diyorlar? Koyun sürüsü gibi bu seçeneğin arkasından giden ahmaklar açıklama yapıyor.' Körü körüne inanıyorlar, adam Kuran'ı, sünneti her şeyi tersinden okutsa bile kayıtsız şartsız itaatleri var. Ama aklını, kalbini rehin etmemiş, sorgulayan, soruşturan ve doğru olmayan bir şeye meydan okuyan ve ölümüne demokrasiye, hukuka, insan haklarına sahip çıkanlara 'ahmak' diyor. Fethullah Gülen örgütünün elebaşı, ahmak sensin sen. Bu milletin aklını göremedin, bu milletin büyüklüğünü göremedin, bu milleti kendi etrafında Haşhaşi hale getirdiğin, beyinlerini yıkadığın ahmaklara benzetiyorsun. Bu millet her zaman hainlere karşı bir olmuştur, iri olmuş, diri olmuş ve birlikte Türkiye olmayı başarmıştır. Bundan sonra da başarmaya Allah'ın izniyle devam edecektir."

    ‘TAYYİP BEY'İ NİYE SEVMİYORLAR? NİYE DÜŞMANLIK EDİYORLAR?'

    Bozdağ, darbe gecesi darbenin seyrine bakarak Avrupa'da ve pek çok yerde tavır alanlar olduğunu belirterek, "Avrupa Parlamentosu'nda, AB ve ABD'de bunu çok net gördük. Neden? Çünkü zayıf bir Türkiye herkesin işine geliyordu. Güdülecek bir lider, ülkesinin, milletinin menfaatini değil de kendi yularını elinde tutanların, kendi menfaatini önceleyecek bir lider, her daim zayıf, birbirine girmiş bir Türkiye onların çok işine geliyor. Tayyip Bey'i niye sevmiyorlar? Niye düşmanlık ediyorlar? Milli savunma sanayisini yüzde 20'den yüzde 60 yerlileştirdi Tayyip Bey. Dağları deldi, köprüler, havaalanları, şehir hastaneleri, Türkiye'yi ayağa kaldırdı. Karadenizli bunu en iyi bilir" diye konuştu.

    ‘DARBE BAŞARILI OLSAYDI TÜRKİYE KAYBEDECEĞİ İÇİN DARBECİLERE EN BÜYÜK İLTİFATI YAPMAKTAN EMİN OLUN, ASLA GERİ ÇEKİLMEYECEKLERDİ'

    Bozdağ, "Dilenci bir Türkiye istiyorlar, Avrupa'dan, başka yerden hafif kaş kaldırıldığında ayakları titreyen bir Türkiye ve Türkiye lideri istiyorlar" diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Herkesin karşısında, devletin, milletin menfaati olduğu zaman ölümü göze alıp, bu menfaatten milim sapmayan Tayyip Erdoğan'dan ve onun arkadaşlarından kurtulmak istiyorlar ama Allah'ın izniyle başaramayacaklar. Çünkü bu millet kendi hukukuna ölümüne sahip çıkan, kendi devletinin menfaatine ölümüne sahip çıkan liderlere her daim ölümüne sahip çıkmıştır. Her gün 'diktatör' yaftasını yapıştıran alçakları daha iyi anladınız değil mi? Her gün 'Türkiye 'otoriterleşiyor' diyenlerin nasıl bir merkezden yönlendirilip Sayın Cumhurbaşkanı'mızla 17-25 Aralık ve diğer süreçlerde itibar saldırısı yaptıklarını daha iyi görüyoruz. Onun için herkes o gece 'darbe başarılı olsun' diye şöyle bir beklediler. Daha sonra darbe başarısız olunca darbe karşıtı tutumları ortaya koydular. Darbe başarılı olsaydı Türkiye kaybedeceği için darbecilere en büyük iltifatı yapmaktan emin olun, asla geri çekilmeyeceklerdi."

    Fethullah Gülen, Pensilvanya'daki evinin kapılarını gazetecilere açtı.
    © REUTERS / CHARLES MOSTOLLER
    ‘TÜRK HALKININ ABD'YE OLUMSUZ BAKIŞI ZİRVE YAPIYOR'

    Türkiye ABD ilişkilerinin, Türkiye-ABD dostluğunun Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesini gerektirdiğini dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti:

    "Çünkü biz bugüne kadar ABD ilişkilerimizi ABD'nin taleplerine, ABD aleyhinde olduğu zaman her zaman olumlu baktık ve iş birliği yaptık. Türkiye'nin demokrasisine, hukuk devletine, Anayasası'na, Meclis'ine, Hükümetine, Cumhurbaşkanı'na ve dahası aziz milletine karşı girişilen bu hain terör saldırının sevk ve idare edicisini daha fazla ABD'de tutması hem Türkiye ABD ilişkilerine zarar verir hem de Türk halkının ABD'ye bakışını olumsuz etkiler. Türkiye'nin ABD'ye bakışını bir anket yapın, ölçün. Orada himaye ederken Türk halkının ABD'ye olumsuz bakışı zirve yapıyor. Türkiye'de bunun peşinden giden bir avuç haşhaşinin dışında kimse yok. ABD'ye bunu anlatanlar nasıl anlatıyor, bilmiyorum ama belli ki haşhaşilerden dinliyorlar. Türkiye'deki olanları ama bir de demokrat olanlardan dinlesinler. Bunların dışında olanlardan dinleyin. Şu anda Türk halkının ABD'ye bakışındaki olumsuzluk gittikçe artıyor. Eğer iade edilmezse bu artış daha da yükselecek."

    ‘GÜLEN PENSİLVANYA'DAN BAŞKA BİR ÜLKEYE GİDERSE BU ABD'NİN İZNİ, ONAYI, HİMAYESİ ALTINDA GİTMİŞ DEMEKTİR'

    ABD'de bulunan Fethullah Gülen'in başka ülkelere kaçış arayışı içinde olduğuna dair çok ciddi istihbaratlar aldıklarını belirten Bozdağ, şunları kaydetti:

    "Bu istihbaratları ABD istihbarat örgütünün bilmemesi mümkün değil. Türkiye'de gerçekleşen başarısız darbe girişiminin sevk ve idare edicisinin Fethullah Gülen olduğunu dünyada bilmeyen devlet de yok, istihbarat örgütü de yok. Herkes bunu biliyor, herkes bu kişinin işlediği suçu aşikar bildiği halde onu himaye etmesi asla hukuk devleti, demokratik devlet anlayışıyla bağdaşmaz. Buradan ilan etmek isterim ki eğer Fethullah Gülen Pensilvanya'dan başka bir ülkeye giderse bu ABD'nin izni, onayı, himayesi altında gitmiş demektir. Kimse 'kaçtı, görmedik' falan diyerek bize bunu anlatmasın. Orada uçan sineklerin dişi mi, erkek mi olduğunu ABD yönetiminin bildiğini bütün dünya biliyor. Kim geliyor, kim gidiyor, kaç nefes alıyor, ne ediyor, kimlerle oturup, hangi kirli işleri yapıyor? Bunu bilmemesi ABD gibi büyük bir devletin büyüklüğüne de zaten yakışmaz. Bundan sonraki süreçte ben diyorum ki bunun iadesi iki ülkenin de menfaatinedir. Fethullah Gülen'i himaye edeceklere de buradan son kez sesleniyorum. Fethullah Gülen Türkiye açısından, başka yerlerde okulları olan ülkeler açısından da artık kullanışlı bir maşa olma vasfını kaybetmiştir. O maşayı bundan sonra elinize alırsanız ateşi tutmuş olursunuz, eliniz yanar, siz de zarar görürsünüz."

    İlgili konular:

    Gülen'den Avrupa'ya çağrı: Türkiye'ye müdahale edin
    TBMM Başkanvekili Aydın: Gülen'in iade edilmemesi ABD'nin teröristbaşına arka çıktığı anlamına gelir
    'Fethullah Gülen' markası her an iptal edilebilir
    'Gülen'den sonra FETÖ'nün başına ABD imamı Büyükçelebi geçebilir'
    ABD Dışişleri Bakanlığı: Gülen’le ilgili ikinci bir talep gelmedi
    Fethullah Gülen'in ‘sağ kolu' tutuklandı
    'Gülen'in iadesi kolay değil, cemaatçiler karda yürüyüp izini belli etmeyen insanlar'
    Gülen'in iadesi için ABD'de toplanan imzalar 78 bini geçti
    ABD Genelkurmay Başkanı'ndan Fethullah Gülen mesajı
    Etiketler:
    FETÖ, Recep Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen, Bekir Bozdağ, Rize, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın