08:31 23 Eylül 2018
Canlı Yayın
    HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken

    HDP'li Baluken: Cerablus operasyonu IŞİD'i değil Kürtleri hedefliyor

    © AA / Orhan Karslı
    Politika
    URL'yi kısaltın
    Hüseyin Hayatsever
    0 13

    HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, TSK'nın bu sabah başlattığı Fırat Kalkanı operasyonunun asıl hedefinin IŞİD değil, Suriye'deki Kürtler olduğunu söyledi.

    Fırat Kalkanı operasyonunu Sputnik'e değerlendiren Baluken, "Şimdi tabii bu Cerablus hamlesini uluslararası alanda meşru göstermek için buna IŞİD'le mücadele kılıfı buldular. Bunun büyük bir yalan olduğunu ifade etmemiz lazım. Bir kere operasyonun Fırat Kalkanı şeklindeki ismi bile bu operasyonun Kürtleri hedeflediğini, Rojava halklarını hedeflediğini, Suriye'de zayıflamış olan IŞİD başta olmak üzere çetelere nefes aldırmayı hedeflediğini ifade etmemiz lazım" dedi.

    Türkiye'nin yıllardır Cerablus'ta IŞİD hâkimiyeti varken bu durumdan hiçbir rahatsızlık duymadığını dile getiren Baluken, "Ne zaman ki Demokratik Suriye Güçleri Menbiç'i özgürleştirdiler, Cerablus ile Rakka arasındaki hattı kestiler, ondan sonra bu Cerablus operasyonu gündemleşti. Bunun kendisi bile aslında amacın ne olduğunu ortaya koyması açısından son derece önemlidir" dedi.

    ‘MECLİS'TE EN UFAK BİR TARTIŞMA YÜRÜTÜLMEDİ'

    Baluken, TSK'nın bu sabah başlattığı Fırat Kalkanı operasyonunu değerlendirirken Türkiye'nin bu sabah itibariyle artık ‘Suriye'deki savaş sürecinin fiili bir tarafı' haline geldiğini ifade ederek şöyle konuştu:

    "Erdoğan ve AKP, Türkiye'yi Ortadoğu'nun en sancılı savaşının içerisine bilinçli bir şekilde sürüklemiştir. Bu karar verilirken Meclis'in görüşüne başvurulmamıştır. Meclis tatildeyken ülke Ortadoğu'nun en kanlı savaş sürecinin içine sürüklenmiştir. Bu konuda Meclis'te en küçük bir tartışma bile yürütülmemiştir. Bugüne kadar Suriye politikasında Erdoğan ve AKP yanlış üstüne yanlışlar yapmıştır. IŞİD başta olmak üzere çetelerle geliştirilen ilişkiler ve Suriye'de Suriye halkının yaşamış olduğu mağduriyetlerde bu politikaların sorumluluğu çok fazladır. Şimdi belli ki bu yanlışlara çok daha büyük bir yanlış eklenerek adeta bölge halkları ve Türkiye halkları açısından büyük bir felaketin kapısı aralanmaya çalışılıyor."

    ‘CERABLUS HAMLESİNİN TEMELİNDE KÜRTLERİN KAZANIMLARINI BOĞMA ANLAYIŞI VAR'

    Türkiye'nin Cerablus hamlesinin temelinde ‘Kürtlerin kazanımlarını boğma anlayışı olduğu' ifadelerini kullanan Baluken, şöyle devam etti:

    "Bunun temelinde Rojava'da Kürtlerle birlikte bir irade ortaya koyan bütün Rojava halklarının kazanımlarını tamamen tasfiye etme anlayışı olduğunu biliyoruz. Ete kemiğe bürünen Kuzey Suriye Federasyonu'nu ortadan kaldırmayı hedefleyen bir amaç olduğunu biliyoruz. Bunun son derece yanlış bir politika olduğunu ifade etmemiz lazım. Biz hem içeride hem dışarıda Kürt düşmanlığına dayalı politikaların Türkiye'ye çok ciddi sorunlar getireceğini başından beri ifade ettik. O nedenle içerideki savaş süreci yerine çözüm sürecinin canlandırılması, dışarıda da Kürtlere düşmanlık yerine Kürtlerle ittifak temelinde bir dış politikanın oluşturulması gerektiğini ifade ettik. Ancak AKP hep karşıt bir pozisyonda politika belirledi ve iki gün önce Numan Kurtulmuş'un dediği gibi ‘başımıza ne geldiyse Suriye politikası yüzünden geldi' şeklinde tarihi bir itirafla bu yanlışların hangi badirelere neden olduğu ortaya çıkmış oldu."

    ‘YILLARDIR CERABLUS'TA IŞİD VARKEN RAHATSIZLIK DUYMADILAR'

    Cerablus operasyonuna uluslararası meşruiyet kazanması için IŞİD'le mücadele söylemiyle başlandığını ifade eden Baluken, "Bunun büyük bir yalan olduğunu ifade etmemiz lazım. Bir kere operasyonun Fırat Kalkanı şeklindeki ismi bile bu operasyonun Kürtleri hedeflediğini, Rojava halklarını hedeflediğini, Suriye'de zayıflamış olan IŞİD başta olmak üzere çetelere nefes aldırmayı hedeflediğini ifade etmemiz lazım. Türkiye yıllardır Cerablus'ta IŞİD hâkimiyeti varken hiçbir rahatsızlık duymadı. Meclis tutanaklarına geçecek şekilde TÜİK verilerinde milyon dolarlık sınır ticaretini Cerablus'tan yaptı. Ne zaman ki Demokratik Suriye Güçleri Menbiç'i özgürleştirdiler, Cerablus ile Rakka arasındaki hattı kestiler, ondan sonra bu Cerablus operasyonu gündemleşti. Bunun kendisi bile aslında amacın ne olduğunu ortaya koyması açısından son derece önemlidir" diye konuştu.

    ‘SINIRDAN GEÇİRİLEN ÇETELERİN IŞİD'DEN HİÇBİR FARKI YOK'

    Şu anda TSK'nın yardımıyla Türkiye'den Suriye'ye geçen ÖSO kuvvetlerinin IŞİD'den hiçbir farkı olmadığını da söyleyen Baluken, "Şu anda sınırdan Suriye tarafına geçirilen çeteler hem ideolojik, hem zihniyet olarak hem de vahşet pratiği olarak IŞİD'le ikiz olan yapılanmalardır. El Nusra ve Ahrar'uş Şam'ın omurgasını oluşturduğu bu çete yapıları aslında uluslararası kamuoyu tarafından da yakından biliniyor, terör örgütü olarak değerlendiriliyor. Ancak AKP şimdi zayıflayan ve nefes alamaz duruma gelen IŞİD'i rahatlatmak için bu çeteleri ‘ılımlı muhalif' ya da hiçbir etkinliği olmayan ÖSO olarak tanıtıp hem IŞİD'e nefes aldırmak, hem de bu çeteleri Cerablus-Bab hattında konumlandırmak istiyor. Belli ki Cerablus'u bu El Nusra çetelerine, Bab'ı da IŞİD çetelerine vererek Kuzey Suriye Federasyonu'nu kıskaç altına almak istiyor. Bu son derece tehlikeli bir yaklaşımdır" dedi

    ‘OPERASYON ULUSLARARASI HUKUK AÇISINDAN DA SORGULANACAK'

    Hükümetin her şeyden önce Türkiye içinde IŞİD'le mücadele etmesi gerektiğini ve IŞİD'in uyuyan hücrelerine karşı etkin operasyonlar yürütmesi gerektiğini kaydeden Baluken, şunları söyledi:

    "Ancak daha iki gün önce Antep'te 54 insanımızın yaşamını yitirdiği vahşi katliam bile bu anlamda AKP'nin ve Erdoğan'ın pozisyonunu ortaya koyması açısından önemlidir. Biz başından beri içeride ve dışarıda savaş politikasını yanlış buluyoruz. Kürt düşmanlığı temelinde iç politika ve dış politikanın şekillendirilmesinin felaketlere davetiye olduğunu düşünüyoruz. O nedenle Türkiye'nin yapması gerekenin, kendi iç barışını sağlayarak Suriye'de de demokratik Suriye cumhuriyetine gidecek olan barışçıl diplomatik çabalara destek vermek olmalıydı. Bugüne kadar Cenevre görüşmelerini tıkayan gücün kendisi de Erdoğan ve AKP oldu. Şimdi yeni bir savaş süreci, ülkeyi yeniden bir savaş pozisyonuna getirmek yapılabilecek en büyük yanlışlardan biridir. Diğer taraftan şöyle bir durum da var, başka bir ülkenin toprağına asker göndererek egemenlik haklarına müdahale etme, başka bir ülkenin iç işlerine doğrudan müdahil olma durumu uluslararası hukuk açısından da sorgulanacak ve Türkiye açısından son derece zorlu süreçleri beraberinde getirecektir. Çağrımız bu yanlıştan dönülmesidir. IŞİD'le içeride etkin mücadele, Suriye'de de Demokratik Suriye Güçleri başta olmak üzere IŞİD'le mücadele eden güçleri destekleme ve barışçıl diplomatik çabalara öncülük etme olmalıdır."

    ‘BARZANİ'NİN, AKP'NİN YANLIŞLARINA ORTAK OLMAMASI TEMENNİMİZ'

    Öte yandan Baluken, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'nin Ankara ziyareti hakkında bilgi sahibi olmadıklarını, kendilerine bir görüşme talebi gelmediğini ifade ederek "Ani gelişen bir ziyaret. Kendisi de bizimle herhangi bir temasa girmedi, daha çok MİT ve Özel Kuvvetler'de geçirilen bir mesai var sanırım. O nedenle bir değerlendirme yapmak durumunda değiliz. Bilgiye dayanmayan değerlendirme yapmak doğru olmaz. Ancak Barzani'nin AKP politikalarına karşı net tutumlar sergilemesi, AKP'nin yanlışlarına ortak olmaması, Kürtlerin ulusal birliğine zarar verecek arayışlardan uzak durması bizim temennimizdir" diye konuştu.

    İlgili konular:

    ÖSO militanı: Cerablus operasyonu için 1.500 militan Karkamış'a taşındı
    Çavuşoğlu: Cerablus operasyonuna destek olacağız
    Cerablus Askeri Meclis komutanının ölümünde MİT şüphesi
    Selvi: Rus uçağı düşürülmeseydi Türkiye, ABD ve Suriyeli muhalifler Cerablus'a girecekti
    ABD'den 'Türkiye Cerablus'u vurdu' haberine açıklama
    Etiketler:
    AK Parti, IŞİD, TSK, Mesud Barzani, İdris Baluken, Menbiç, Cerablus, Suriye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın