19:11 15 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Başlangıç Noktası

    ‘Dürüst Tüccar Leon’ ile tarihteki kara Varlık Vergisi lekesi

    Başlangıç Noktası
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 42
    Abone ol

    Yazar ve iletişim stratejisti Nurten Yalçın Erüs, Türk tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan Varlık Vergisi’ni, gerçek tanıklıklar ve bu vergiden en çok zarar görmüş Leon Bahar üstünden anlatan bir kitap yazdı. Erüs, o dönemin izlerini Başlangıç Noktası programında anlattı.

    Türk siyasi tarihinin en çok tartışılan yasalarından biri olan Varlık Vergisi 12 Kasım 1942’de kanunlaştı. Varlık Vergisi, azınlık karşıtı uygulamalar arasında kara bir leke olarak tarihimizde duruyor. Konu, özellikle son 20 yılda sınırlı sayıda yazar ve araştırmacı tarafından irdeleniyor.

    Verginin 77. yılında, dün itibariyle dönem tarihine ışık tutacak ‘Şair Edip Dürüst Tüccar Leon Bahar’ı Takdimimdir’ isminde bir kitap yayınlandı. Kitabın yazarı Nurten Yalçın Erüs, Başlangıç Noktası programında kitabı ve geçtiği dönem tarihini anlattı:

    Türkiye'nin tarihinde kara bir leke: Varlık Vergisi

    ‘Ağırlıklı olarak azınlıklara gelen vergi’

    “Kitabın fikri, gazetecilik yıllarımda Üzeyir Garih’in bir yakınına ait bir dilekçeyi bana vermesiyle doğdu. Çok kıymetli bir dokümandı. Varlık Vergisi mağduru Leon Bahar’ın yakarışıydı. Tüyleri diken diken eden, bir hak arama, adalet çağrısıydı. Bu tek dilekçe üzerinden çeşitli makaleler yazdıktan sonra, Leon Bahar’ın kızı Tamar Bahar ile tanıştım ve Varlık Vergisi döneminden kalan çok kapsamlı bir özel arşive erişmiş oldum. Bu konuyu biyografik roman şeklinde kaleme almak için de uzun bir süre bekledim.

    Varlık Vergisi Kanunu, 11 Kasım 1942’de TBMM’de kabul edildi, 12 Kasım da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. İkinci Dünya Savaşı’nın dünyayı kasıp kavurduğu günler. Türkiye savaşa girmemek için diplomasi savaşı veriyor. Artan kamu harcamaları ve olası bir savaşa girme durumu da dikkate alınarak devlete kaynak yaratma ihtiyacı karşısında, Saracoğlu Hükümeti bu karara imza atıyor. Aşırı kazançların vergilendirilmesi için Varlık Vergisi hızla TBMM’de oylanıyor ve kabul ediliyor. Vergi, çok büyük ağırlıkla azınlık vatandaşlara uygulanıyor. Bu kesime kazançlarının çok üzerinde vergi tarh ediliyor. Borcunu ödeyemeyen 1200 mükellef çalışma kamplarına sürgüne yollanıyor. İşte Leon Bahar da o mükelleflerden biri.

    Yuda Leon Bahar Ankaralı, çok küçük yaşta babasını kaybetmiş, çok kardeşli bir ailenin çocuğu olarak hayata atılıyor. Önce ağabeyi ile çalışıyor, sonra İstanbul’da bir matbaada çalışıyor, peşinden de yine ağabeyi ile tuhafiye işine devam ediyor. Hayatını İstanbul Sultanhamam’da gömlek, pardösü ve çorap toptancılığı yaparak kazanan genç bir müteşebbis. Kendisine kazancının kat be kat üstünde bir vergi geliyor, tam 120 bin lira. Bir cumhuriyet altınının 8 lira olduğunu düşünürsen, 15 bin altında bahsediyoruz. Ödeyemiyor ve yaklaşık iki ay içinde sürgüne Aşkale’ye gidiyor.

    ‘Aşk mektupları ve hak arama dilekçeleri’

    İki tür doküman var Leon’dan kalanlarda. Karısı Jenny’ye yazdıkları ile hak arama mücadelesine konu olan dilekçeler. Kamp ortamı hakkında çok net bilgileri alıyoruz bu mektuplar aracılığıyla. İlk aylar çok zor geçiyor. Sonrasında büyük bir atalet içinde, adeta hapis hayatı yaşıyorlar. Ama bu hapis hayatını dört duvar arası bir hapis olarak görmüyoruz; adeta sınırlı bir serbestiyle alıkonuyorlar. Kiraya çıkmalarına dahi izin veriliyor. Evlerinden, işlerinden edilmiş yüzlerce mükellef var Aşkale’de. Ödeyemeyecekleri bir tutar nedeniyle adeta vatan haini ilan edilmiş yüzlerce adam. Onuru kırılmış yüzlerce insan, kendini bu memleketin parçası bilen ama devletin hayır bizden değilsin dediği yüzlerce erkek. Trajik bir hadise.

    Kitabın adı Şair Edip Dürüst Tüccar. Çünkü bütün tutkusu yazmak. Aslında tüccar olmak falan da istemiyor. Zaten kazandığını da harcıyor, para tutmayı seven biri değil, tutamıyor da. Ne kazanmışsa kendine, kitaplara, ailesine harcayan bir adam. Okumaya yazmaya çok meraklı. Tüccarlıkta aradığını bulamıyor. Önce Yirmi Kura Askerlik, sonra Varlık sürgünü. Geriye kalan zamanlar da kazandıklarının hesabını vermek, dürüstlüğünü ispatlamakla geçen yıllar… Onun hem bu mücadelesine hem de edebi dünyaya olan merakını en iyi teşhis eden kişi Himayak. Himayak onun Aşkale’den tanış olduğu, dost olduğu sürgün arkadaşı. Ermeni bir tüccar. Leon, Aşkale’den döndükten sonra çok yaşamıyor. 44 yaşında bu hayata veda ediyor. Ardından mezar taşına Himayak bir kitabe yazıyor. İşte bu kitabede Şair Edip Dürüst Tüccar yazıyor. Kitabın ismi ve kurgusunun ilham kaynağı da bu dizeler oldu.

    Varlık Vergisi’nden tahakkuk edilen vergi miktarı 424 milyon TL’nin üzerinde. Bunun 302 milyonu gayrimüslim ve ecnebilere tahakkuk edilmiş. Toplam tahsilat 314 milyon TL seviyesinde. Bunun yüzde 63’ünü de gayrimüslim ve ecnebiler ödemiş. Toplam nüfusun yaklaşık yüzde 1.7’sini oluşturanlar Varlık Vergisi’nin yüzde 63.5’ini ödemiş. Devlet bütçesinin yüzde 75-80 oranında bu vergiyle karşılandığını söyleyebiliriz. Vergi tamam ama vergi adaleti, adalet duygusu yerle bir oldu.
    ‘Adalet bu toprakların geçmişten bugüne en büyük sorunu’

    Kitapta çok fazla duygu var. Çünkü insan ve ilişkiler var. Devletle vatandaş arasındaki ilişki, toplumla birey arasındaki ilişki, karı ile koca arasındaki ilişki, ebeveyn evlat ilişkisi, dostluk ilişkisi… Bu ilişkilerin selametini belirleyen çok faktör var ama bana kalırsa adalet ve vicdan iki temel öğe. Adalet bu toprakların geçmişten bugüne rayına oturamamış mevzusu. Bunu görmek acı. Dünü okurken, bugün yaşananların da dünden eksik yanının olmadığını görmek çok acı. O dönem ırk ve din üzerinden yapılmış şimdi düşünceler üzerinden yapılıyor adaletsizlik. ‘Adalet bir devletin en büyük ve en tükenmez hazinesidir’, diyor Konfüçyüs. Bir toplumda adalete inanç tek bir kişide dahi eksilse büyük ritim bozulur; devlet denilen aygıt gücünden kudretinden kaybeder ve toplumda telafisi zor hasarlar oluşur. Belki de bugün o hasarları hala tamir edemediğimiz için bu haldeyiz.

    Leon Bahar nezdinde Varlık Vergisi mağdurlarına yaşatılanlar onlar için keder ve adaletsizlik, geriye kalan herkes için utanç. Uygulamayı savaş tehdidi içinde kaçınılmaz bir çare yolu olarak görmek bu ayıbı, bu utancı hafife almaktır. Buna karşılık konuyu Tek Parti dönemine hapsederek anlamaya çalışmak da bir o kadar kolaycılıktır.”

    Etiketler:
    Vergi, varlık vergisi
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın