Sayın sitemizin okuyucuları! Rusya’nın Sesi (RS FM) isminin değiştiğini ve yeni web sayfasına kavuştuğunu sizlere memnuniyetle bildiriyoruz. İsmimiz artık Sputnik Haber Ajansı ve Radyosu’dur. Tüm güncellemeleri, son haberleri ve yorumları http://tr.sputniknews.com sitesinden takip edebilirsiniz. Yer imlerinizi güncelleyin ve bizimle kalmaya devam edin!
25 Aralık 2014, 21:10

Kılıçdaroğlu: Ayrıntıları Kandil'den alıyoruz

Foto: AA

Foto: AA

Foto: AA

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, çözüm sürecinde bilgilendirilmemekten şikayet etti, "En ayrıntılı bilgiyi Kandil'den alıyoruz" dedi. Kılıçdaroğu, çözüm süreci taslağının içeriğinden herhangi bir bilgisi olmadığını ifade etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Star Ana Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik'in sorularını yanıtladı. Öncelikle çözüm sürecini değerlendiren Kılıçdaroğlu, hükümetin sürece ilişkin bilgileri kendileri ile paylaşmadığını, en ayrıntılı bilgileri Kandil'den yapılan açıklamalardan öğrendiklerini söyledi. Çözüm süreci taslağının içeriğinden herhangi bir bilgisi olmadığını ifade eden Kılıçdaroğu, şunları ifade etti:

"Kan akmaması bizim de arzumuz, bu sorun çözülmeli. Toplumsal uzlaşmayla çözülmeli. Parlementoda çözülmeli. Biz adres olarak parlementoyu da gösterdik ama bunların hiçbiri yapılmadı. Bir müzakare süreci gidiyor. Ana aktörün İmralı olduğu söyleniyor. Pazarlık yapılıyor. Sonra Kandi'e varılan sonuçlar götürülüyor. Onlar demeç veriyor. Geldğimiz nokta şu; milletvekillerin, muhalefetin hiçbir şeyden haberdar olmadığı bir süreç yürütülüyor. Yalnızca, HDP, İmralı ve hükümetten birkaç kişi biliyor. En ayrıntılı bilgiyi Kandil'den alıyoruz. Samimi olmayan, birbirine güvenmeyen bir çerçeve var."

“BU SORUNUN MUHATTABI HÜKÜMET OLMALI”

Kılıçdaroğlu, anadilde eğitime destek konusunda "Kişiler kendi anadillerinde eğtim görebilmeli. Onu dışında anadilde eğitim, tarih, coğrafya, fizik, kimya, matematik gibi derslerin başka bir dilden verilmesini istemeyiz" diye konuştu.

Öcalan'na ev hapsi verilmesi durumunda CHP'nin duracağı noktayı açıklayan Kılıçdaroğlu, "Hükümetin bu çerçevede bir gerekçesi olmalı. Bu sorunun muhattabı hükümet olmalı. Bizim haberimiz yok bilgimiz yok. Parlementoya bir yasa tasarısı geldiç Biz orada bir maddeye karşı çıktık. Faili meçhullere sebebiyet verecek bir madde var, karşı çıktık, çıkarıldı. Siz, parlamentonun iradesini yok sayıyprsunuz bu görüşmelerle.

“GÖRÜŞMELER GİZLİ TUTULUYOR”

AK Parti ile HDP arasında ittifak oluğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bütün her şey meydanda. Görüşmeler gizli tutuluyor. Konuşmalar diyorlar konuşmuyorlar. Kandil arada, oyun bozanlık yapıyor. Ona ayra veriliyor. Zaman zaman kapalı kapılar ardında siz bizi, biz sizi eleştirelim diyorlar belki, kamuoyunu yanıltmak için. Bu hepimizin bildiği bir gerçek" dedi.

4 ESKİ BAKANLA İLGİLİ SORUŞTURMA KOMİSYONU

Kılıçdaroğlu, 4 eski bakan hakkında yapacak oylama hakkkında ise "Soruşturma komisyonuna 4 bakanın gidip biz aklanmak istiyoruz demesi lazım. Kendilerine güveniyorlarsa, ben gidip aklanmak istiyorum derim, benim aklanacağım yer hukuktur, mahkemedir. Kapalı kapılar ardında görüşmeleri yapıldığını, bazı taktiklerin uygulandığını biliyoruz. Biz bundan rahatsız oluyoruz. Ben isterim ki sadece AKP'li değil, tüm vekiller vicdanların seslerini dinleyip karar versinler. 9 milletvekili bir başka otoriteden gelen telkinle oy kullanıyorsa soruşturma komisyonu, soruşturma komisyonu değildir" ifadelerini kullandı.

“DAVUTOĞLU VESAYET ALTINDA VE YÖNETEMİYOR”

Kılıçdaroğlu, 5 Ocak'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmesinin, başkanlık sistemine geçiş için bir viraj olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine, Anayasa değişmediği sürece başkanlık sistemi olmayacağının altını çizdi. Erdoğan'ın Bakanlar Kurulu'na başkanlık yapmasını doğru bulmadığını, bunun geleneklerde de yer almadığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bu şu anlama geliyor, 'Bir başbakan var, bu başbakan vesayetim altında, ben ne dersem onu yapıyor, zaten başkanlık yapıyorum. O da yanımda duracak'. Bu, başbakanın konumuyla alay etmek, konumunu hiçe saymak demektir. Cumhurbaşkanı icra organı değil, farklı bir konumu var. Siz kalkıp da doğrudan doğruya bütçeden, bütçenin uygulanmasından sorumlu olan başbakanın koltuğuna oturup da 'Ben bakanlar kurulunu yöneteceğim' dediğiniz zaman olmaz.

Parlamenter sistemde bu olmaz. Parlamenter sistemin temel özelliği, bütçenin uygulanmasından sorumlu kimse, hesabı da o verecek. Sayın Erdoğan'ın sorumluluğu var mı? Hayır. Hesap veriyor mu? Hayır, hesap da vermiyor. Vatana ihanet hariç, hiçbir sorumluluğu yoktur. Sayın Erdoğan'ın, Davutoğlu'nun konumunu güçlendirmesi lazım. Şu anda Davutoğlu, vesayet altında ve yönetemiyor."

Kılıçdaroğlu, daha önceden, plaket verilmeyeceğinin ve bunun tasarruf nedeniyle ortadan kaldırıldığının Başbakanlık genelgesiyle ortaya konulduğunu ancak Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yeniden genelge çıkardığını hatırlatarak, "İkinci genelgeye gerek yok. Başbakanlık bir tane zaten. İkinci genelge çıkarıyorsanız, buna da uyulmayacak, arkadan bir üçüncü genelge mi çıkaracaksınız? Siz eğer o yaptırımı yapamıyorsanız veya devletin nasıl yönetileceğini bilmiyorsanız, orada sorun var. Davutoğlu şu anda devleti nasıl yöneteceğini bilmiyor" diye konuştu.

"VİCDAN SAHİBİ OLMAK LAZIM"

Konya'da 16 yaşındaki lise öğrencisinin Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla tutuklanmasına ilişkin bir soru üzerine de Kılıçdaroğlu, "16 yaşındaki bir çocuk için tutuklama kararı vermek kolay bir olay değildir, biraz vicdan sahibi olmak lazım. O, bir lise öğrencisi. Konuşmayı yapıyor, şu veya bir şekilde belli kişileri, belli makamları incitmiş olabilir bu çocuk, bizim çocuğumuz, bu ülkenin çocuğu. Onu kazanmamız lazım, kaybetmemiz değil" dedi. Kemal Kılıçdaroğlu, çocuğun okuldan alınarak hakimin karşısına çıkarıldığını ve hapse atıldığını dile getirerek, şunları söyledi:

"Çağdaş dünyanın yüzüne nasıl bakacağız biz? Yazık günah değil mi bu çocuğa? Ben, şunu içime sindiremiyorum, hırsızların elini kolunu sallayarak gezdiği bir ülkede, 16 yaşındaki bir çocuğun hırsızları eleştirmesi nedeniyle kalkıp hapse atılmasını benim vicdanım kabul etmiyor. Bu ülkede hangi insanın vicdanı kabul eder bunu? O çocuk buna isyan ediyor. Amacını aşmış ifadeler kullanmış olabilir. Buna da itirazım yok, kullanmamalı. Söylenebilir ama bu çocuk eğitilmeli. Bu çocuğu alıp hapse attığınız andan itibaren başka bir sürecin içine sokacaksınız o gencecik çocuğu."

  •  
    Ve paylaş