11:03 22 Ocak 2020
Canlı Yayın
    Rusya
    URL'yi kısaltın
    0 10
    Abone ol

    Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Yerhov 'Diplomatlar Günü' vesilesiyle yaptığı açıklamada son dönemde Rusya'ya karşı enformasyon savaşı yürütüldüğünü belirtti. Yerhov, "Bu nedenle Rusya'yı daha iyi tanıtmak için eskiye göre daha aktif çalışmalıyız. Rusya kültür, edebiyat ve müziğin ülkesi. İnsanların kalbini kültür erbaplarımızla kazanmalıyız" dedi.

    Rusya'da bugün, '10 Şubat Diplomatlar Günü' kutlanıyor. Meslektaşlarının 'Diplomatlar Günü'nü kutlayan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus diplomatların, dışarıdan gelen saldırılara ve Rusya'yı yalnızlaştırma çabalarına layıkıyla direndiğini söyledi.

    ‘ULUSAL ÇIKARLARIMIZDAN TAVİZ VERMEDEN AKTİF BİR DIŞ POLİTİKA YÜRÜTÜYORUZ'

    Lavrov, "Ulusal çıkarlarımızdan taviz vermeden aktif bir dış politika yürütmeyi sürdürüyoruz. Bunu yaparken de, kimseyle çatışmak istemiyoruz. Çıkar dengesine dayanan, mantık ürünü uzlaşılara her zaman hazırız" dedi.

    Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Aleksey Yerhov ise Diplomatlar Günü vesilesiyle Radyo Sputnik'e röportaj verdi. Son dönemde Rusya'ya karşı kapsamlı bir enformasyon savaşı yürütüldüğüne dikkat çeken Yerhov,  bu nedenle Rusya'yı daha iyi tanıtmak için eskiye göre daha aktif çalışmak zorunda olduklarını belirtti.

    ‘RUSYA DAİMA PUŞKİN, TOLSTOY, DOSTOYEVSKİ'NİN ÜLKESİ OLARAK OLARAK GÖRÜLDÜ'

    Rusya diplomasisinin son dönemde ülkeler hakkında iyi imaj oluşturulması esasına dayanan ‘yumuşak güç' yöntemine ağırlık verdiğini belirten Başkonsolos Yerhov, "Rusya her zaman Puşkin'in, Tolstoy'un, Dostoyevski'nin ülkesi olarak; kültürün, edebiyatın ve müziğin ülkesi olarak görüldü. Bu kültürel geleneği sürdürmemiz ve insanların kalbini, kültür erbaplarımızla kazanmamız gerekiyor" diye konuştu.

    ‘İSTANBUL'DA HUKUKİ YARDIM MERKEZİ AÇILACAK'

    Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nun faaliyetleri hakkında bilgi de veren Yerhov, internetten randevu alınması yoluyla Konsolosluk önünde kuyrukları azalttıklarını ve kurulan vize merkezi sayesinde de işlemleri kolaylaştırdıklarını ifade etti. Başkonsolos, İstanbul'da yaşayan Rus vatandaşlarına hukuki yardım merkezi açacakları müjdesini de verdi.

    ‘RUS DİPLOMASİ SERVİSİNİN VARLIĞINDAN BAHSEDEN İLK YAZILI BELGE, 10 ŞUBAT 1549 TARİHLİ'

    Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Aleksey Yerhov'un açıklamaları şöyle:

    -10 Şubat, Rusya'da 'Diplomatlar Günü' olarak kutlanıyor. Bu bayramın içeriğini biraz anlatır mısınız?

    Diplomatlar Günü, aslında çok eski bir bayram değil. Rusya tarihinde Dışişleri Bakanlığı ilk kez 1802'de yılında Çar 1. Aleksandr tarafından kurulmuştur. Bu gelişmenin 200. yıldönümünde, Rusya Devlet Başkanlığı kararıyla 10 Şubat tarihi, Diplomatlar Günü ilan edildi. Özellikle 10 Şubat tarihinin seçilmesinin de bir nedeni var. Çünkü Rus diplomasi servisinin varlığından bahseden ilk yazılı belge, 10 Şubat 1549 tarihli. Devletlerarası iletişim biçimi olarak diplomasi, şüphesiz bu tarihten çok önceleri de vardı. Ancak 10 Şubat 1549 gününe ait kayıtlarda, o dönemde 'Rus Büyükelçilik Ofisi' olarak adlandırılan Dışişleri Bakanlığı'nın varlığından ilk kez söz edildiğine rastlıyoruz.

    RUS DİPLOMASİSİNİN SURİYE KRİZİNDEKİ BAŞARISI

    -Birçok kişi Rus diplomasisinin son yıllardaki en büyük başarısının, Suriye'deki kimyasal silahların imha edilmesi konusunda başlattığı girişim olduğunu düşünüyor. Bu düşünceye katılıyor musunuz?

    Dünya zor bir dönemden geçiyor. Bazı bölgelerde, örneğin Ortadoğu'da ve Ukrayna'da çok içler acısı ve zor bir durum var. Buralarda savaş sürüyor, kan dökülüyor. Dünyanın farklı bölgelerinde görülen bu eğilimin durdurulması, anlaşmazlıkların diplomatik çözüm yoluna girmesi ve barış sağlanması için çok çaba göstermek gerek. Bu açıdan başarılardan söz etmek, elbette ki mümkün. Suriye'nin Uluslararası Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi'ne katılmasını sağlamak da bir başarı ve olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

    ‘YENİ VE ÇOK DAHA TEHLİKELİ ŞİDDET EYLEMLERİNİN ÖNÜNE GEÇİLDİ'

    Bu gelişme, sadece kimyasal silahların imha edilmesini sağlamakla kalmadı, aynı zamanda Suriye'de durumun daha tehlikeli bir hale gelmesini de engelledi. Kimyasal silahların imha edilmesi kararıyla Suriye'de ve çevresindeki ülkelerde yeni ve çok daha tehlikeli şiddet eylemlerinin önüne geçildi. Ayrıca bu sayede, ülkedeki krizin diplomasi yoluyla çözülebilmesine zemin sağlandı. 2014'te Cenevre Konferansı'nın ve geçen günlerde Moskova'da Suriye yönetimi ile muhalif grupları bir araya getiren görüşmelerin gerçekleşmesine olanak sundu.

    ‘YUMUŞAK GÜÇ YÖNTEMLERİNİ DAHA AKTİF KULLACAĞIZ'

    -Rusya, son yıllarda ‘yumuşak güç' politikasına büyük önem veriyor. Bu kavram neyi içeriyor? Bu çerçevede yapılanları ve hedeflenenleri anlatır mısınız?

    'Yumuşak güç' kavramını, bundan birkaç yıl önce ünlü Amerikalı siyaset bilimci Joseph Nye kullanıma sokmuştu. 'Yumuşak güç' dediğimiz kavram, baskı içeren 'sert güç'ten farklı olarak, dış politikayla ilgili hedeflere sempati, cazibe ve iyi bir imaj yoluyla ulaşılmasını öngörür. Örneğin, biz diplomatların Rusya'da insanların nasıl yaşadığını, ne istediğini ve ne yaptığını açık bir şekilde izah etmesi lazım. Diplomatlar olarak bunu eskisine göre çok daha aktif bir şekilde yapmamız gerekiyor. Çünkü şu anda Rusya'ya karşı çok büyük bir enformasyon savaşı yürütülüyor.

    RUSYA KÜLTÜR, EDEBİYAT VE MÜZİĞİN ÜLKESİ

    Bunun dışında dünyanın ve ortaklarımızın ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunmaya devam etmemiz gerekiyor. Rusya'nın her daim güçlü olduğu yanları nelerdi? Rusya her zaman Puşkin'in, Tolstoy'un, Dostoyevski'nin ülkesi olarak; kültürün, edebiyatın ve müziğin ülkesi olarak görüldü. Bu kültürel geleneği sürdürmemiz, kültürümüzü diğer ülkelere de yansıtmamız, insanların kalbini kültür erbaplarımızla kazanmamız gerekiyor. Örneğin, geçen haftalarda İstanbul'da düzenlenen bir etkinlikte aynı zamanda milletvekili olan ses sanatçısı İosif Kabzon sahne aldı, Rusça ve Ukraynaca şarkılar söyledi. Türk izleyiciler, anlamamalarına rağmen şarkıları beğenerek dinledi. Çünkü şarkılar dinleyenlerin kalplerine dokundu. İşte bu durum, kullanmak istediğimiz 'yumuşak gücü' iyi anlatan bir örnek.

    ‘YABANCI ÖĞRENCİLERE BURS VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

    Ayrıca Sovyetler Birliği zamanında olduğu gibi, farklı ülkelerden öğrencilere Rusya'da eğitim görmeleri için burs veriyoruz. Öğrenciler, Rusya hükümeti bursuyla Rusya'ya gelip burada yaşıyor ve eğitim alıyorlar. Bu sayede Rusya'nın nasıl bir ülke olduğunu, Rusların nasıl insanlar olduğunu kendi gözleriyle görüyorlar. Evlerine geri döndüklerinde kendi ülkeleriyle Rusya arasındaki ilişkilerin gelişmesine hizmet edebilecek düzeye geliyorlar. Bunun gibi geçmişten gelen 'yumuşak güç' yöntemlerini de kullanmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda yeni yöntemler de oluşturacağız.

    YILDA 300 BİNDEN FAZLA KİŞİYE VİZE

    -Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nun faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz? Ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz? Geçen yıl yaptığınız en başarılı faaliyetler nelerdi? Gerçekleşemeyen projeleriniz var mı?

    İşimizdeki en büyük zorluk, işin hiçbir zaman azalmaması ve üstüne hep yenilerinin eklenmesi. Misyonumuzun birçok farklı işle ilgilenmesi gerekiyor. Bunların başında pasaport, vize ve vatandaşlık işlemleri geliyor. Çok sayıda insan kabul ediyoruz. Şu anda Türkiye'yle aramızda, belirli bir günle sınırlı olan vizesiz rejim anlaşması geçerli.

    Yılda ortalama 300 binden fazla Türkiye vatandaşı öğrenci ve iş adamına vize veriyoruz. Rus vatandaşlarının başvurularıyla da ilgileniyoruz. Zor durumda kalan ya da bir problemi olan Rus vatandaşlarına yardım etmeye çalışıyoruz, onları gerekli mercilere yönlendiriyoruz. Rusya'dan Türkiye'ye çeşitli etkinlikler için gelen heyetlerle de ilgileniyoruz.

    ‘İSTANBUL'DAKİ RUS KÜLTÜREL MİRASLARINI KORUYORUZ'

    Bunların dışında, Rusya'nın İstanbul'daki kültürel miraslarını korumaya çalışıyoruz. Örneğin, Başkonsolosluk binamız, 170. yıl önce inşa edilmiş bir Rus Sarayı'dır. Başkonsolosluk'un Sarıyer'de bulunan, bir zamanlar Rus büyükelçilerin yazlık rezidansı olarak kullanılan binada, şu anda bakım ve tadilat işlemleri yapılıyor. 1792 yılında tamamlanan ve Boğaz'a bakan bu ahşap bina, olağanüstü bir mimariye sahip.

    Başarılarımıza gelince, örneğin son yıllarda bürokratik işlemleri kolaylaştırarak Başkonsolosluk'un önünde oluşan kuyruklara son verdik. Elektronik imza sayesinde artık internet üzerinden ya da telefonla randevu alınabiliyor. Yani kuyruklar şu anda sanal ortama kaymış durumda. Yoğunluktan dolayı bazı başvurular için ancak 2 ay sonrasına randevu verebiliyoruz. Burada sizin aracılığınızla bir ricamı iletmek istiyorum: Lütfen, gelemeyeceğiniz randevuları iptal etmeyi ihmal etmeyin. Bu sayede başkalarının işi daha kısa sürede halledilebilir. Bunlara ek olarak önceki yıl vize merkezimiz açıldı, bu sayede vize işlemleri daha kolaylaştı.

    HUKUKİ YARDIM MERKEZİNE DAİR DUYURU, YAKINDA İNTERNETTEN YAPILACAK

    Yakın bir zamanda çok önem verdiğimiz bir projeyi hayata geçireceğiz. Burada yaşayan Rus vatandaşları için hukuki yardım merkezi oluşturacağız. Konuyla ilgiyi duyuruyu, gelecek günlerde internet sitemizden yapmayı planlıyoruz. Hukuki açıdan zor duruma düşen ya da hukuki danışmanlığa gereksinim duyanlar Rus vatandaşları, bu merkeze başvuru yapabilecekler.

    Etiketler:
    Diplomatlar Günü, İosif Kabzon, Sergey Lavrov, Aleksey Yerhov, Ukrayna, Suriye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın