01:13 19 Şubat 2018
Ankara-1°C
İstanbul+ 8°C
Canlı Yayın
    Vladimir Putin - Barack Obama

    ‘ABD ile Rusya arasında yumuşak Soğuk Savaş var’

    © AFP 2018/ Jewel Samad
    Rusya
    URL'yi kısaltın
    Elif Örnek
    0 20

    Rusya’nın üst düzey isimlerinin konuşma yaptığı Valday toplantısına katılan ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, zirvedeki mesajları değerlendirdi: AB ile Rusya arasında etki alanını genişletme mücadelesi var, yeni tanım ‘yumuşak soğuk savaş.’

    Soçi’de düzenlenen 12. Valday Kulübü Toplantısı’na katılan ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, “Rusya’nın artık özellikle Ortadoğu’da önemli bir aktör olduğunun, Ortadoğu’da kalıcı olduğunun işaretlerini veren bir konferans oldu” dedi.

    Üst düzey isimlerin toplantıya katıldıklarına dikkat çeken Bağcı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Kremlin İdaresi Başkanı Sergey İvanov’un sekiz saat boyunca, nasıl bir politika izlediklerini anlattıklarını kaydetti.

     

    Bağcı, ‘Savaş ve Barış Arasındaki Toplumlar: Geleceğin Dünyasında Çatışma Mantığını Yenmek’ başlıklı toplantıyı, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Moskova ziyareti ile Rusya ve ABD arasında uçakların operasyonlarda karşı karşıya gelmemesi için imzalanan bilgi değişimi anlaşmasının etkilediğini belirtti.

    ‘RUSYA SURİYE’Yİ KORUMA ALTINA ALDI’

    Bağcı toplantıda öne çıkan mesajlara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

    “Rusya, Suriye’yi ekonomik, siyasi ve askeri olarak bir nevi koruması altına almış durumda. Bu açık ve net şekilde ortaya çıktı. Rusya’nın İslamcı terörle mücadele konusunda da öncülük rolü üstlendiğini ve bu konuda çok kararlı olduğunu gösterdi bütün konuşma ve açıklamalar. Türkiye, İran, Suudi Arabistan gibi ülkelerin bölgesel anlamda, gerek Rusya gerekse ABD ile aynı masaya gelip IŞİD’e karşı nasıl ortak bir tavır geliştirmeleri gerektiği konusunda görüşler ortaya atıldı. Bu anlamda İran Meclis Başkanı Ali Laricani’nin toplantıda olması da tabii ayrı bir önem taşıdı.”

    ‘ABD İLE KARŞI BLOK DEĞİL MUTABAKAT’

    Putin’in terörle mücadele mesajlarının oldukça önemli olduğunu belirten Bağcı, bu konuda Rusya ile ABD arasında karşı blok değil, mutabakat olduğunu söyledi:

    “Ama bence konferansın asıl noktası, Putin’in ‘Biz Suriye’ye destek vereceğiz çünkü terörizmle mücadelede kararlıyız. Terör bize gelmeden biz terörün bulunduğu yere gidip, terörü ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz’ demesiydi. Hem bölge ülkelerinin hem de Amerika Birleşik Devletleri’nin Rusya ile mutabık olduğunu görüyoruz. Bir karşı blok oluşturmaktan çok, ortaklaşa ‘IŞİD’i ortadan nasıl kaldırabiliriz’ yönünde bir politika takip etme arayışı içinde olduğunu gördük. Öyle gözüküyor ki Putin, özellikle hava müdahalelerine Rus uçaklarının devam edeceği yönünde işaretler verdi. En ilginç yanı, karadan bir müdahalede asker göndermeyeceğinin de altını çizdi.”

    Putin’in konuşmasının özelliğinin reel politik bir görüşe dayanması olduğunu söyleyen Bağcı, Rusya Devlet Başkanı tarafından ‘ülkenin çıkarlarının radikal İslamcı hareketlerle mücadeleden geçtiğinin belirtilmesinin ve seküler yapının korunması gerektiğinin altının çizilmesinin’ dikkate değer olduğunu vurguladı. Bağcı “(Putin) Rusya’nın yüzde 20 nüfusunun Sünni olduğunu ifade etti. Yani bunun Sünni Müslümanlara karşı yapılmış bir hareket değil, tam tersine radikal İslamcı hareketlere yönelik olarak yapılmış bir hareket olduğunu belirtti” dedi.

    ‘ASKERİ ÇATIŞMA OLMAZ’

    ABD egemenliğine yönelik tüm dünyada bir tepki olduğuna dikkat çeken Bağcı, bu bağlamda Rusya’nın nasıl bir dış politika izleyeceğine ilişkin toplantıdan edindiği izlenimleri de aktardı:

    “Rusya, ABD’nin karşısında değiş ama ABD’nin her dediğinin de doğru olmadığı bir söylem içindeydi. Buna ‘yumuşak soğuk savaş – light cold war’ olarak bir tanım getirildi Amerikalı bir konuşmacı tarafından. Yani ABD ile Rusya arasında belirli konularda fikir ayrılığı var ama bu durum bir nükleer çatışmaya veya başka bir askeri çatışmaya götürmeyecek gibi. Zaten Sergey İvanov’un ‘Rusya ile ABD arasında bir nükleer çatışma olur mu’ sorusuna verdiği cevap ‘Allah korusun’ olmuştu. Bu da tabii önemli bir açıklamaydı. Bütün bunlar özellikle Rusya’nın Ortadoğu’da çok açık ve net bir şekilde siyasal ve askeri varlığını bundan sonra da devam ettireceğinin bir göstergesiydi. Suriye’de de Beşar Esad’ın iktidarda kalmasına ve seküler bir yapıyla Suriye’nin bütünlüğünü korumaya yönelik politikalara destek olacağının garantisini bir noktada verdi.”

    ‘AVRUPA İLE ENTAGRASYON ÇABASI ARTACAK’

    Valday Toplantısı’nda verilen mesajlar doğrultusunda, Rusya ile Batı ülkelerinin ilişkilerinin nereye evrileceği sorusunu yanıtlayan Bağcı, şöyle konuştu:

    “Her iki taraf da birbirinin ayağına basmama politikası takip ediyor. Tabii özellikle Amerika’daki seçim sonuçlarının nasıl olacağı önemli. Cumhuriyetçiler mi yoksa Demokratlar mı gelecek, bu da önemli. Rusya özellikle Antarktik bölgesinde yeni bir alan yarattı ve orada bir askeri ana merkez kurmaya çalışıyor. Yani Rusya nereden bakarsak bakalım, ABD ile küresel anlamda tabii ki etkinlik alanını genişletme açısından mücadelesini sürdürecek gibi gözüküyor. Burada bir çatışmadan çok, yeni bir etki alanı yaratma mücadelesi olarak görmek lazım. Putin’in bütün söylemleri, Rusya’nın geri adım atmadan ileriye yönelik olarak bilimde, teknolojide ve özellikle askeri alanda atacağı adımları, ekonomik zorluklara rağmen desteklemeye devam edeceği yönündeydi. Bu da Amerika’ya ve Avrupa Birliği’ne verilen bir mesajdı tabii ki.

    Putin, Avrupa’nın Amerika Birleşik Devletleri’nin bir emir eri olduğu yönünde açıklamada bulundu. Avrupa ile Rusya arasında ambargo nedeniyle ortaya çıkan gerginliğin önümüzdeki dönemde de bir şekilde devam edeceği görüşünde. Bunun Avrupa’ya daha fazla zarar vereceğini de defaatle söyledi. ABD ile Avrupa arasında başta Volkswagen krizi olmak üzere, birçok alanda ekonomik krizlerin yaşanacağını yani Atlantik Ticaret Bölgesi’nin kurulmasının Avrupa’ya değil ABD’ye daha fazla yarayacağını, oysa Avrupa’nın Rusya ile birlikte eğer ekonomik anlamda işbirliği yaparsa daha fazla lehine bir durum ortaya çıkacağını söyledi. Rusya, Avrupa ile olan ilişkilerinde geri adım atmayıp, bir şekilde Avrupa ekonomisiyle ve Avrupa ülkeleriyle entegrasyonunu genişletme çabasını sürdürecek gibi gözüküyor.”

    İlgili konular:

    Rusya'yla ABD'den Suriye'de uçuş güvenliği anlaşması
    ABD'li generalden itiraf: Rusya beni şaşırttı
    ‘ABD'nin Suriye'de 14 ayda yapamadığını Rusya 10 günde yaptı'
    ABD'liler Rusya'dan değil yolsuzluktan korkuyor
    ABD dini özgürlükler raporunda Rusya'ya da yüklendi
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın