17:40 22 Nisan 2021
Canlı Yayın

    İBB İYİ Parti Meclis Üyesi Kıdık: Türkiye’deki tüm havalimanları, İstanbul Havalimanı’nı işletenlere bağlanmak isteniyor

    Seyir Hali
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 59
    Abone ol

    İBB İYİ Parti Meclis Üyesi Ali Kıdık, Devlet Hava Meydanları ile İBB arasındaki protokolde muğlak maddelerin arkasında ‘paralel bir DHMİ’ yaratma niyetinin olduğunu söyledi. Kıdık, "Türkiye’deki havalimanları, İstanbul Havalimanı’nı işletenlere bağlanmak isteniyor. Devlet Hava Meydanları üzerinde baskı var. Paralel DHMİ yapılmak isteniyor” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İYİ Parti Meclis Üyesi Ali Kıdık, İBB ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) arasındaki protokolde olan muğlak maddelerin sebebini RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında anlattı.

    Kıdık, Sabiha Gökçen Havalimanı ile ilgili İBB’ye gelen protokolde sorunlu gördüğü maddeleri açıkladı:

    “Protokolün içinde manya dediğimiz uçakların iniş kalkışını sağlayıcı bir madde var. Maddenin içinde Devlet Hava Meydanları ile İBB’nin protokolü var. Bu protokolün altıncı ve yedinci maddelerinde sıkıntı olduğunu söyledim. Burada ‘DHMİ tarafından tabela, levha, yol çizgileri gibi yönlendirme görsellerinin peyzaj alanlarının uygulanması yaptırılacaktır’ deniyor. Oysa DHMİ bir Karayolları değil. Bu maddenin Karayolları Genel Müdürlüğü’nün trafik yönetmeliğine uygun yapılması gerekirdi.

    ‘Sabiha Gökçen ile ilgili protokolde iş programı sunulmamış’

    Ben hiçbir protokolün süresiz olduğunu görmedim. Protokol bir anlaşma demektir, süreleri vardır. Bu protokolün 7. maddesinin 1. bendinde ‘Bu protokol taraflarca imzalandığı tarihten itibaren yürürlüğe girecektir. Proje kapsamında işlerin süresi İBB Fen İşleri Daire Başkanlığı’na DHMİ tarafından sunulacak iş programına göre belirlenecektir’ diyor. Bakın bu bile belli değil, iş programı sunulmamış. Burada ‘şu tarihte başlayacak şu iş programına göre şu zaman bitecektir’ şeklinde yazmalı.”

    ‘İstanbul Havalimanı’nın taahhütlerinin yerine gelmesi için diğer havalimanlarının çalışmaması lazım’

    Kıdık, bu maddeler üzerinden edindiği çıkarımları “İstanbul Havalimanı yapıldı. Aynı tarihlerde de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın ikinci pistinin ihalesi yapıldı. İstanbul Havalimanı devasa bir yapı, buranın kazısı süresince İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın pistinin yapılması gerekiyordu. Mesele aslında İstanbul Havalimanı’nın verilen taahhütlerinin yerine getirilebilmesi için diğer bütün havalimanlarının çalışmaması lazım. Sabiha Gökçen Havalimanı’na inecek uçağın İstanbul Havalimanı’na inmesi lazım. Niye? Orada bir yolcu ve uçak garantisi var. Yapılan yatırımların finansmanının çıkması lazım çünkü kredilerle alınmış” diye aktardı.

    ‘Cengiz, Kolin ve Kalyon, Sabiha Gökçen Havalimanı pist ihalesine sonradan dahil edildi’

    Sabiha Gökçen pist ihalesinin önce Makyol’a verildiğini söyleyen Kıdık, daha sonradan ihaleye başka müteahhitlerin dahil edildiğini “İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na yapılan ikinci pistin ihalesi bu konularda uzman Makyol firmasına verilmiştir. Bu şirket gerçekten havalimanı pistleri ve havalimanı terminalleri yapmakta ehildir. Tereddütsüz söyleyebilirim. Eğer Makyol’a kalmış olsaydı burası şu ana kadar beş defa açılmıştı. Fakat İstanbul Havalimanı yapıldıktan sonra işleticisi beş müteahhit, Makyol’un aldığı ihalenin içine sonradan dahil edildi ve bunlarla yapacaksın denildi. Bunlar kim? Cengiz, Kolin ve Kalyon var. Bu ne demektir? ‘Biz burayı istediğimiz zaman açarız’ demektir” diye ifade etti.

    ‘Pistin devamında yapılan ilk tünel çatladı, ikincisinin tavanı çöktü’

    Kıdık, Pistin devamında yapılan deplase yollarda tünelde çıkan sorunların arkasında Ukrayna’dan paslı demirler olduğuna dair iddiayı “Bunun ötesinde bana göre devlete ihanet ediliyor. Buraya pistin devamında deplase yollar yapılıyor. Bu tünelin yapımı öyle facia durumlardaki şu anda ilk tünel çatladı dendi. Sağından ve solundan toprak veya moloz dolgu yapılırken orantılı yapılmadığı için çatladı dendi. Peki, ikinci tünel niye çatladı? Bunda da aynı şey mi var? Yok, bunun tavanı çöktü. Kayma var diyorlar. Bir üniversitemiz bilirkişi raporu hazırlayarak kaymayı doğruladı. Deniliyor ki ‘Fore kazıklar az çakıldı. O yüzden denize doğru kayma var. Tavanda çökme oluştu’. Oysa iddialara göre buraya getirilen demirler Ukrayna’dan getiriliyor ve çoğu paslı demirler. 

    ‘Türkiye’de çok demir üretiliyor, siz onun yerine Ukrayna’ya para kazandırıyorsunuz’

    Oysa biliyorum ki Türkiye’de üretilen demirler, sıfır demirler. Demirleri getiren arkadaş da Karabük AK Parti İl Yönetiminde Mehmet Mescier adında bir iş adamı. Tünelin yapımında bu demirler kullanılıyor. Tabii, şartnamede demirin nereden geleceği yok. Buradan yola çıkıp adama iftira atmak gibi bir şey değil ama Türkiyemiz de o kadar çok demir üretiliyor ki siz onun yerine Ukrayna’ya para kazandırıyorsunuz” diye aktardı.

    ‘Yeni bir Devlet Hava Meydanları yaratılmak isteniyor’

    DHMİ’nin baskı altında olduğunu belirten Kıdık, İstanbul Havalimanı’nı işletenlere bağlı paralel bir DHMİ yapılmak istendiğini “Bu protokolün muğlak olması kesin ifadelerle yazılmış olmamasını ben şuna bağlıyorum. Kanımca süre ucu açık olduğu için DHMİ’de bunun içinde diyorum. Zira DHMİ’ye de baskı var. Malum güçlü iş adamlarımız ve müteahhitlerimiz tarafından yoğun bir baskı olduğunu biliyorum. Aslında mesele şu, Türkiye’deki bütün havalimanları İstanbul Havalimanı’nı işletenlere bağlanmak isteniyor. Şu anda Devlet Hava Meydanları üzerinde yoğun bir baskı var. Sabiha Gökçen’i siz devralın oradan ihale yapın biz devralalım. Sonra Antalya, Bodrum, İzmir, Ankara gelecek.  Böyle bir çalışma var. Yeni bir Devlet Hava Meydanları yaratılmak isteniyor. Paralel DHMİ yapılmak isteniyor” diye söyledi.

    Etiketler:
    Kalyon Holding, Kolin İnşaat, Cengiz İnşaat, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), ihale, pist, İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ)
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın