14:16 16 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Gazeteci Doğan: Uğur Mumcu, Türkiye'nin önde gelen araştırmacı gazetecilerindendi

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 10

    Uğur Mumcu'nun ölüm yıldönümünde onu yakından tanıyan, onunla beraber senelerce Cumhuriyet gazetesinde çok yakın çalışmış gazeteci-yazar Yalçın Doğan, "Uğur Mumcu, Türkiye'nin önde gelen araştırmacı gazetecilerindendi" değerlendirmesinde bulundu.

    24 Şubat 1993 yılında Ankara'da otomobiline yerleştirilen bombalı bir düzenekle hayatını kaybeden Uğur Mumcu, her zaman araştırmacı ve bağımsız gazeteciliğin Türkiye'deki en önemli örneklerinden biri oldu.

    Ölümünün üstünden geçen 25 yılın ardından onu yakından tanıyan, onunla Cumhuriyet gazetesinde çok yakın çalışmış gazeteci-yazar Yalçın Doğan, Uğur Mumcu'nun gazeteciliğini, Zafer Arapkirli ile Seyr-i Sabah programında yorumladı:

    'UĞUR MUMCU'NUN ARAŞTIRMACI GAZETECİLİĞİ ARTIK OLMAYAN BİR GAZETECİLİK'

    "Gazetecilik anlamında baktığımızda Uğur Mumcu'nun ön plana çıkan iki özelliği var: Birincisi araştırmacı gazetecilik, ikincisi ise bağımsız gazetecilik. Onun araştırmacı gazeteciliği ne yazık ki bugün artık olmayan bir gazetecilik. Bir olayı duyunca hemen üstüne atlamak değil, olayın tüm taraflarıyla konuşup belgelere ulaşmaya çalışmaktan bahsediyoruz.

    Bir hayali ihracat araştırması vardı. Bu yolsuzlukları ülkeye anlatan gazetecidir. Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel'in yaptıklarını tüm ülkeye araştırarak anlatmıştı. Araştırmacı gazeteciliğin çok çarpıcı bir örneğidir. Amcası başbakan olan bir kişinin yeğenini hapse attırmayı başarmıştı. Süleyman Demirel de buna ses çıkarmadı, çıkaramadı. Bahsettiğimiz gazetecilik bugünün Türkiye'sinde asla tasavvur edilemeyecek bir olay.

    Mafyanın içini araştırdı ve terörün mali kaynaklarına indi. Uyuşturucu ve silah kaçakçılarını yazdı. Ağca'nın Papa'yı vurmasını araştırdı ve yazdı.

    'ARAŞTIRMACILIKTAN DA ÖNEMLİ OLAN 'BAĞIMSIZ' GAZETECİLİK'

    Peki neden araştırmacı gazetecilik bu kadar önemliydi? Bağımsız gazetecilik konuşulmalı. O günkü iktidar kimse onların karşısında bağımsız davrandı. Sadece siyasi iktidar değil siyasi partiler karşısında da bağımsız davrandı.

    Uğur Mumcu sol görüşlü bir gazeteciydi. Ama sol partiler arasında bir yanlış görünce de bunu hiç çekinmeden yazdı. Sivil toplum örgütleri ve sendikalar vardı. Mumcu emekten yanaydı. Bununla birlikte işçi sendikaları karşısında ve işveren sendikaları karşısında yine bağımsız ve mesafeli davranmasını ve yazmayı bildi. Bu ödün vermeyen tavır toplumda büyük saygı gördü.

    Uğur Mumcu'yu anan belli bir kesim değil, Türkiye'nin hemen her kesimi onu anıyor.  Bağımsız gazetecilik hiç ödün vermeden sadece yazmak değil ödün vermeden bağımsız yaşamaktır. İstese servet sahibi olabilirdi ama mesleğini ve konumunu asla bunun için kullanmadı.

    'UĞUR MUMCU, BİR AİLE BABASIYDI'

    Onun üçüncü özelliği kişisel özellikti: Mumcu, özel hayatında mizaha son derece yatkın ve çok esprili bir insandı. Uğur Mumcu'nun en güzel esprilerinden biridir: Türkiye hukuk sistemini anlatırken bir Türk İsviçre kanununa göre evlenir İtalyan hukukuna göre ceza alır Fransız hukukuna göre ticaret yapar derdi.

    Sabahları evde çalışır ve öğlen gelirdi gazeteye. Öğleden sonra odası hiç boş kalmazdı. Odasında neredeyse şenlik yaşanırdı. Uğur Mumcu'nun bu yönünü kimse bilmez, o zamanlarda kişisel bilgisayar kullanan ilk gazetecilerden biriydi.

    Uğur Mumcu ailesine ve çocuklarına son derece düşkündü. Evini ofis olarak kullanır çocuklarıyla birlikte hem çalışır hem de güzel vakit geçirirdi.

    Önemli bir cümlesi vardır: Bilgi sahibi olmadan düşünce sahibi olmak. Bugün TV'lere çıkan yüzlerce insanın hangisi ne kadar bilgi sahibi? Bunun takdirini size bırakıyorum."

    İlgili konular:

    Uğur Mumcu anıtının harfleri çalındı
    Uğur Mumcu'nun sözünü ayet sandılar
    Etiketler:
    Cumhuriyet gazetesi, Zafer Arapkirli, Yalçın Doğan, Uğur Mumcu, Ankara
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın