15:41 11 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    İlahiyatçı Kılıç: Ezan–namaz vakti fıkıh ekolüne göre farklılaşabilir

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 21

    İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç, Seyr-i Sabah programında ezan saatlerinin değiştirilmesi hakkında görüşlerini dile getirdi. Kılıç dinin bazı yaklaşımlarla ezan ve namaz vaktinin fıkıh ekolüne göre farklılık gösterebileceğini dile getirdi.

    Geçtiğimiz günlerde ezan saatlerinin insanların işe gitme saatleriyle kesişmesi yüzünden Diyanet tarafından ezanın daha erken bir saatte okunması gündeme geldi. Bu da toplumda İslam'ın beş şartından biri olan namaz için dahi değişiklik yapılıp yapılmayacağı sorusunu gündeme getirdi. İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç, Seyr-i Sabah programında bu tür değişiklerin İslam'ın farklı fıkıh ekolleri bakış açısıyla yapılabileceğini, ancak sabah namazının imsak vaktine daha yakın kılınmasının Hanefilik değil Şafiilik ekolünde bulunduğunu vurguladı:

    ‘SÜNNİ BAKIŞ AÇISININ DÖRT KOLU VAR'

    "İbadet vakitleri konusunda İslam fıkıh ekolleri itilaf ediyorlar. Sabah namazı konusunda bu itilaf daha geniş. Sünni inanış itibarıyla 4 ana fıkıh ekolü var: Hanefi, Şafi, Maliki, Hanbeli… Türkiye'de diyanet Sünni ekolü esas alıyor. Bunlardan da Hanefiliği esas alıyor. Ama bu son yapılan düzenleme Hanefilikten Şafiiliğe doğru uzanan bir düzenlemeyi gösteriyor. Zira Şafi fıkıh ekolünde sabah namazı imsak vaktine yakın olan dönemde kılınması önemlidir.

    Hanefilikte ise güneşin doğumuna yakın zamanda kılma vardır. Güneşin doğumuna 45 dakika kaldığı zaman kerahat vaktidir. Hava biraz ışıyınca kılmak önemlidir. Şafiilikte ise hava biraz daha karanlıkken kılmak önemlidir. Bu şunu gösteriyor: Namaz gibi İslam'ın en önemli ritüeli konusunda bile Sünni ekoller arasında derin ayrılık var. Başka konularda da var bu derin ayrılıklar. Bu ayrılıklardan doğan ayrılıklar yüzünden bazı görüşler kabul ediliyor bazıları terkediliyor. Osmanlı'da da bu böyleydi. Osmanlı Hanefiliği esas alsa da zaman zaman diğer Sünni fıkıh ekollerinin görüşlerine de itibar ediyordu. Bugün Diyanet'in Şafi bakış açısını alması da bununla açıklanabilir.

    Mesela Sünni'ler asla namazların ‘cem edilmesini' yani birleştirilmesini kabul etmezler. Ama örneğin Hac zamanlarında zorunluluktan kaynaklanarak öğle ve ikindi namazlarının cem edilmesini kabul ederler. Ama Caferi bakış açısıyla 5 vakit namaz 3 vakte cem edilebilir. Akşamla da yatsı birleştirilebilir. Bunlar teknik bilgiler. Öyle dışardan halkın gördüğü gibi tüm kurallar net değil İslam'da. Ezan konusunda Şafi ulema Arapça bilmeyen topluluklar için ezan onların dilinde de okunabilir diye fetvası var. Fakat bu hususlarda hiç tartışma olmamış gibi Türkçe ezan konusunda büyük bir öfke patlaması görüyoruz. Oysa tarihi kayıtlar bize farklı görüşleri gösteriyor. Umarım diyanet ezan konusunda da şafi ulemanın görüşlerine itibar eder

    Bugün egemen İslami düşünce Kur-ani ve Muhammedi düşünce dışına çıkmış bir Arap milliyetçiliği haline dönüşmüş durumda. Toplumu bu düşünce içinde edeplendirme nizama sokma sopası olarak kullanılıyor. İslam toplumların ihtiyaçlarına göre esnek kurallar barındıran bir dindir. Asıl olan insanların huzuru ve mutluluğudur. Dünya ahiret mutluluğu içinde bir takım düzenlemeler yapılabilir. Bu ilkelerin gözden kaçırıldığını görüyoruz. Öte yandan okula başlama saati işe başlama saati noktasında ortaya konan itirazlar enerji tasarrufu vesaire deniyor. Ama özellikle büyük şehirde camilerin minareleri ve kubbeleri aydınlatılıyor. Bu noktada enerji tasarrufundan bahsedilmezken daha hayati konularda öne sürülüyor olması şaşırtıcı. Camilerin gece ibadet vakti dışında aydınlatılmaya ihtiyacı yok. Bizim tavsiyemiz Muhammedi ve Kur-ani çizgi dışına çıkılmaması. Bir dirençle karşı karşıyayız. İslam dini Türkiye'de Allah'ın dini olmaktan çıkarılıp bir parti ve devlet dinine dönüştürülmeye çalışılıyor. Uyarı görevimizi de zaman zaman yapıyoruz."

    Etiketler:
    ezan, namaz, Cemil Kılıç
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın