07:16 20 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Dr. Akman: İş kesimi maaş belirlerken akılcı davranmıyor

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 0 0

    Ekonomist yazar Dr. Cüneyt Akman, Seyr-i Sabah programında yeni asgari ücret belirlenmesini değerlendirirken iş kesiminin akılcı davranmadığını dile getirdi. Akman, çalışan kesiminin daha çok maaş alıp daha çok harcama yapmasının ekonomik olarak daha rasyonel olduğunu dile getirdi.

    Yeni asgari ücretler belirlendi. Bu ücretlerin yeterli olup olmadığı, çalışanların insanca yaşamasına izin verip vermediği tartışılırken bambaşka bir bakış açısı gündeme geldi: Ekonomist yazar Dr. Cüneyt Akman, Seyr-i Sabah programında çalışan kesimin daha çok maaş almasıyla harcama kapasitesinin artacağını, böylece üretilen malların daha çok satış imkanı yaratacağını dile getirdi. Akman, bu yüzden ekonomide sermaye sahiplerinin dışında, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) gibi bir yapının varlığının özellikle işverenler için daha büyük önem taşıdığını vurguladı:

    ‘ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA ÇALIŞAN 1.8 MİLYON KİŞİ VAR'

    "Akılcılık, rasyonel olmak, ne demek? Kişi kendisi akılcı davranır ama bu toplum için akılcı olmayabilir. İşveren kendisi için kendi kar oranını düşünür. Asgari ücreti veya ortalama ücreti artırırsa kar oranı düşecektir. Ama tüm işverenler bunu yapınca hepsinin kar oranı düşer. Kapitalizmin kendi mantığında bütün işverenlerin derli toplu planlama yaparak karar vermesi yoktur. Bunu devlet yapar. Bir zamanlar devlet planlama teşkilatı vardı işverenlerin ortak aklı gibi çalışırdı. Ücretleri çok düşürürsek toplam talip düşer denirdi. 1980'lerden sonra neoliberalizmin dünyaya yayılmasıyla bunlar bir kenara bırakıldı ve böyle hesaplar yapılmamaya başlandı.

    İki sebepten dolayı patronlar bu paralarla çalışmanın verimli olup olamayacağına bakmıyor: İçinde bulunduğumuz çağda verimlilik ciddi bir problem olmaya başladı. O montaj hatları icat olunca önünüze çark geliyor siz de onun vidasını çeviriyorsunuz. İşçi bu hale düşürüldü, eskiden sahip olduğu önemi kaybetti. Eğitim seviyesi yetenekleri azaldı. Sonra tam tersi olmaya başladı. O montaj hattı sistemi her yerde problem yaratmaya başladı. Eğitimli işçilerin önemli arttı. Türkiye bunu da kaçırıyor ülkenin verimlilik istatistiklerine bakınca bunu görebilirsiniz. İşçilerini en fazla çalıştıran ülkelerden biriyiz ama aynı üretimi yapamıyoruz. Kötü iş yeri organizasyonu devletin yanlış ve yanlı müdahaleleri… Sonra bizim halkımız neden yerli malı yerine ithal malı alıyor diye merak ediyoruz. Bir şeyi bozunca onun bir sürü etkisi var. Kapitalist kar oranı yükselsin. Ama o ister ki kendisi ucuz işçi çalıştırırken öteki patronlar işçilerine daha çok para versin ki onun mallarının değeri artsın. Kapitalizmin doğası bu.

    Büyük lir kuruluşsanız, bulunduğunuz sektörde yarı tekel pozisyonundasınız, elinizde patentler var. Bazı çok uluslu şirketler böyleler mesela. Onlar yüksek para verebiliyor. Ama KOBİ'ler çok düşük hara vermeye çalışıyor çünkü normal şartlarda ayakta durmaları çok zor. Kendi haline bıraksanız teşvikleri azaltsanız konkordato ilan edecek şirketlerle doldu ortalık. İşe böyle bakınca kendileri açısından yapacak bir şey kalmıyor. Bir de sendikalaşma oranı, kayıt dışı oranına bakınca yüzde 33'ten fazlası kayıt dışı. 1.8 milyon insan, toplam çalışanların yüzde 11'i asgari ücretin altında çalışıyor. Bu resmi istatistikleri OECD iye karşılaştırın, orada asgari ücretle çalışan yüzde 3-5, bizde yüzde 50.

    Eskiden fiş keser vergi iadesi alırdık. Onun yerine asgari geçim ücreti getirildi. O asgari ücretin, 2020 liranın içinde. Eskiden şu kadar fiş kestim onu asgari ücrete ekleyelim der miydik? Şimdi öyle. Geçen sene 1603 TL gözüken ücret aslında 1400 TL idi bu bakış açısıyla. Yüzde 26 zam yapıldı iyi deniyor. Aslına bakarsanız 2016-2018 arasında asgari ücret reel olarak yüzde 12 düşmüş durumda. Refah payından da pay vermiyorsunuz. Bu sene yüzde 21 ilan edilecek bir TÜİK enflasyonu var. Geçen sene yüzde 14 zam yapıldı, yüzde 6 kayıp vardı zaten. Asgari ücret zammı yapılmamış oluyor. Kore'de yüzde 4-5 vergi alınıyor bizde yüzde 28 vergi alınıyor. Devlet bir eliyle verip diğer eliyle alacak. Bu şekilde asgari ücretten vergi alınırken işverenlere teşvik veriliyor. Üstelik işçiden kesilen işsizlik fonu üstünden teşvik veriliyor. Türkiye adaletsizliğin zirvesine çıktı.

    Dünyada asgari ücret toplumun en eğitimsiz, en kendini koruma imkanı olmayan çok az bir bölümünün normal yaşayabilmesini sağlamak için var. Daha eski zamanlarda işyerlerinde nasıl bir cehennemin olduğunu herkes belgeledi. Asgari ücreti kaldırırsanız işyerleri cehenneme dönüşüyor. Kapitalizmin tarihinde dilenciliğin idamla cezalandırılması, insanların kaçırılarak çalıştırılması gibi zamanlar oldu. 1990'dan itibaren yeni liberalizmin başlamasından itibaren kapitalizmin kendisi, devlet müdahalesinden ayrı tutulursa onların da muazzam krizlerle batacağı ortam oluşacaktır.

    Planlamayı kuranlar Amerikalı uzmanlardı zaten. Olayın solla ilgisi yoktu. Planlama deyince akla hemen sol gelmesin. Temel problemi çözmek için var bu. Dünyada az gelişmişlikten kalkınmaya giden ülke Kore'dir. Ama orada korkunç bir planlama yapıldı. Stalin dönemindeki katı planlama değilse de 1940'lardan bu yana Avrupa da dahil her ülkede uygulandı. 1980'lyerde ihracatla büyümek istedik ama bunun için işçi maaşlarının düşmesi gerekiyordu. Biz Çin ile rekabet etmeye çalıştık ama biz Çin değiliz. Bunun sonucunda Türkiye ihracatını istediği gibi artıramadığı gibi krizlere de sahne oldu. Çok kazanan oransal olarak daha az harcar. O yüzden gelir adaletsizliği olmaması lazım. Servet dağılımı gelir dağılımın daha da adaletsiz."

    Etiketler:
    asgari ücret, Cüneyt Akman
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın