21:43 23 Temmuz 2017
Ankara+ 16°C
İstanbul+ 32°C
Canlı Yayın
    Türkiye bayrağı

    Türkiye'de 2014 böyle geçti

    © Sputnik/ Andrey Stenin
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 22711

    2014 yılı, Türkiye'de dönüşümler, yenilikler ve başarılar kadar acılara da sahne oldu. Geride kalan yılda Türkiye'nin gündeminde en çok genel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimleri, yaşanan iş kazaları, çözüm süreci ve IŞİD'le mücadele yer aldı. Sputnik Haber Ajansı, 2014'ün öne çıkan başlıklarını derledi.

    OCAK: YIL, MİT'E AİT TIR TARTIŞMALARIYLA BAŞLADI

    Yeni yılın ilk günlerine Türkiye'den Suriye'ye insani yardım taşıdığı iddia edilen TIR'da yapılan arama damgasını vurdu. Aramanın gerekçesi, TIR'da Suriyeli muhaliflere silah ve mühimmat taşındığı iddiasıydı, ancak bu iddialar kanıtlanamadı.

    Aynı günlerde, 1 yıla yakın bir süredir, Suriye'de rehin tutulan Milliyet gazetesi foto muhabiri Bünyamin Aygün'ün kurtarılması için Milli İstihbarat Teşkilatı devreye girdi. Aygün başarılı bir operasyonla Türkiye'ye getirildi.

    2014 yılı başlarında, bir önceki yıldan devreden konular da vardı… 17 ve 25 Aralık 2013'te gerçekleştirilen yolsuzluk operasyonları kapsamında gözaltına alınan 10 kişiyle ilgili tahliye talebi reddedilirken, Ocak ayının sonunda yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası göreve getirilen Cumhuriyet Savcısı İsmail Uçar tarafından operasyonu yürüten polisler hakkında "örgüt" iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

    ŞUBAT: TARTIŞMALI İNTERNET YASASI ONAYLANDI

    Şubat'ta Gezi Parkı eylemleri sırasında Eskişehir'de dövülerek öldürülen üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz davasının ilk duruşması, Kayseri'de yapıldı. Korkmaz davası, son dönemlerin en önemli davalarından birine dönüştü.

    Takvimler 11 Şubatı gösterdiğinde, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun kararnamesiyle 166 hakim ve savcının görev yeri değiştirildi.
    Yapımı bir süredir devam eden Ankara Batıkent-Sincan metrosu da Şubat ayında törenle açıldı.

    14 Şubat'ta ise 17 Aralık soruşturması kapsamında tutuklanan Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın da aralarında olduğu 8 kişi tahliye edildi.

    Sansür içerdiği gerekçesiyle eleştirilere maruz kalan "İnternet düzenlemesi" yine 2014'ün Şubat ayında Meclis'ten geçirildi ve yasa dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylandı.

    Aynı günlerde ‘Dershane düzenlemesi' olarak anılan ve dershanelerin dönüşümünü öngören "Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" kabul edildi. Dershanelerle ilgili düzenlemeleri de içeren kanun tasarısının TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesi ve Özel Öğretim Kurumları Kanunu'ndan ‘dershane' tanımının çıkarılması ise Mart ayının ilk günlerinde gerçekleşti.

    Şubat ayında, "Demokratikleşme Paketi" olarak bilinen Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı da Meclis'te yapılan görüşmelerin ardından kabul edildi. Kanuna göre, hem yerel hem de genel seçimlerde her türlü propaganda, Türkçenin yanı sıra farklı dil ve lehçelerde de yapılabilecek. Siyasi partiler, tüzüklerinde yer almak ve 2'den fazla olmamak koşuluyla eş genel başkanlık sistemini uygulayabilecek.

    MART: YEREL SEÇİMLER İÇİN HALK SANDIK BAŞINA GİTTİ

    6 Mart'ta Ergenekon davasında müebbet hapis cezasına çarptırılan 26'ncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvuru görüşüldü. Mahkeme, "Kişi hak ve hürriyetleri ihlal edilmiştir" dedi. Dava kapsamında darbe teşebbüsünden müebbet hapis cezası alan ve 26 aydır cezaevinde olan Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ tahliye edildi.

    Bir diğer önemli dava da Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastine ilişkindi. Dink davasının sanığı Erhan Tuncel, '5 yılı aşan uzun tutukluluk süresi' gerekçesiyle 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edilmesi, kamuoyunda tepkilere neden oldu.

    10 Mart'ta ise 21. Ağır Ceza Mahkemesi, uzun tutukluluk süresinin 10 yıldan 5 yıla inmesi gerekçesi ile yapılan başvuru neticesinde, Tuncay Özkan, emekli Albay Levent Göktaş, Sedat Peker hakkında tahliye kararı verdi.

    Taksim Gezi Parkı protestoları sırasında polisin kullandığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu 269 gün komada kalan Berkin Elvan, 11 Mart günü hayatını kaybetti. 15 yaşındaki Berkin Elvan için 12 Mart'ta düzenlenen cenaze törenine binlerce insan katıldı.

    21 Mart'ta ise son yılların gözde sosyal paylaşım sitesi ve milyonlarca kullanıcısı olan Twitter'a, kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ihlali nedeniyle Türkiye'den erişim engellendi.

    Mart ayında, Diyarbakır'da gerçekleştirilen Nevruz kutlamalarına katılım çok yoğundu. Kutlamada, İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan'ın mesajı okundu. Mesajda "Barış savaştan daha zordur ama her savaşın da mutlaka bir barışı vardır. Biz direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız" ifadeleri yer alıyordu.
    30 Mart'a yerel seçimlerinin hemen arifesinde, internette yayınlanan bir ses kaydı ülke gündemine bomba gibi düştü. Türkiye'nin Suriye planını masaya yatırdığı gizli siyasi görüşmenin ses kayıtları internete sızdırıldı. Kayıtların ardından, hükümet kanadı hızla önlemler alınacağını ve sızdırmanın kaynağıyla ilgili gereken işlemlerin yapılacağını açıkladı.

    30 Mart akşamı ise Türkiye, AK Parti'nin başarısını konuşuyordu. Seçimlerde AK Parti Türkiye genelinde yüzde 45,6'yla birinci, CHP yüzde 27,8'le ikinci, MHP ise yüzde 15,7 ile üçüncü oldu. HDP ise yüzde 6,1'lik oy oranına ulaşmayı başardı.

    NİSAN: ERDOĞAN'DAN 1915 OLAYLARI İÇİN TAZİYE

    Nisan ayının sonuna doğru Türkiye bir tabuyla daha yüzleşmeye hazırlanıyordu. 24 Nisan'da 1915 olaylarının 99'uncu yıldönümü vesilesiyle dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Ermeniler için bir taziye mesajı yayınladı. Erdoğan'ın mesajında "Kadim ve eşsiz bir coğrafyanın benzer gelenek ve göreneklere sahip halklarının, geçmişlerini olgunlukla konuşabileceklerine, kayıplarını kendilerine yakışır yöntemlerle ve birlikte anacaklarına dair umut ve inançla, 20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz" ifadeleri yer alıyordu. Büyük yankı uyandıran mesajın ardından Türkiye Ermenileri Patriği, "iletilen taziyeyi sevgiyle kabul ediyoruz" değerlendirmesini yaptı. ABD, Erdoğan'ın mesajını "tarihi" olarak niteleyerek, memnuniyetle karşılarken, Avrupa Komisyonu da mesajdan memnuniyet duyduğunu açıkladı.

    MAYIS: SOMA'DA 301 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

    1 Mayıs İşçi Bayramı ise yine gerilimliydi. Taksim ve çevresini güvenlik koridoruna alan polis, meydana girilmesine izin vermedi. Çıkan olaylarda çok sayıda kişi yaralanırken, alınan geniş güvenlik önlemleri nedeniyle İstanbullular zor bir gün geçirdi.

    Sonraki günlerin en önemli konularından biri ise Danıştay'ın kuruluş yıldönümü töreninde Başbakan Erdoğan ve Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu arasındaki tartışmaydı. Barolar Birliği Başkanı'nın konuşması uzayınca Başbakan Erdoğan, duruma tepki göstererek salonu terk etti.
    13 Mayıs'ta Türkiye, tarihinin en büyük acılarından birine tanıklık etti! Ülkeyi yasa boğan haber Soma'dan geldi… Soma Kömür Madenleri'nde meydana gelen kaza sonucu 301 işçi hayatını kaybetti. Facianın ardından Başbakanlık 3 gün milli yas ilan etti. 19 Mayıs törenleri dâhil çeşitli etkinlikler ve devlet programları iptal edildi.
    22 Mayıs tarihinde, İstanbul Okmeydanı'ndaki Cemevi'nde katıldığı bir cenazede başına kurşun isabet eden Uğur Kurt'un hayatını kaybetmesi de 2014 Mayıs'ını Türkiye açısından ‘acılı' kılan olaylardan biriydi.

    31 Mayıs 2014 tarihi de olaylı günlerdendi… Gezi Parkı eylemlerinin yıldönümününde anma ve protesto gösterisi düzenlemek isteyenlere, güvenlik güçleri izin vermeyince, yine gerilim yükseldi. Çıkan olaylarda çok sayıda gösterici yaralandı ve kitlesel gözaltılar yaşandı.

    HAZİRAN: CHP VE MHP'NİN ‘ÇATI ADAY' FORMÜLÜ ÇOK TARTIŞILDI

    Haziran ayına gelindiğinde, 10 Ağustos'ta gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin startı verilmişti bile. Cumhurbaşkanlığı yarışının ilk açıklanan adayı CHP ve MHP'nin ortaklaşa belirledikleri ‘çatı aday' Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'ydu. Ayın son gününde, Halkların Demokratik Partisi de cumhurbaşkanlığı adayını Selahattin Demirtaş olarak açıkladı. AK Parti'nin adayını duyurması da çok sürmedi. Temmuz ayına gelindiğinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti milletvekillerinin tamamının imzasıyla 12'inci Cumhurbaşkanı olmak için cumhurbaşkanı adayı gösterildiğini duyurdu.

    Haziran'ın diğer önemli gelişmelerinin arasında, 12 Eylül askeri darbesine ilişkin davanın sonuçlanması da vardı. Dava sonunda dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ali Tahsin Şahinkaya'ya müebbet hapis cezası verildi. Aynı gün Anayasa Mahkemesi, Balyoz davasında 230 sanık için hak ihlali kararı verdi. Haziran ayının sonlarına doğru ise 'KCK ana davası' kapsamında tutuklu bulunan DEP eski Milletvekili Hatip Dicle ile Hüsamettin Çiçek mahkeme kararı ile tahliye oldu.

    TEMMUZ: IŞİD, TÜRKİYE SINIRINA DAYANDI

    Temmuz ayı geldiğinde Türkiye, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı terör örgütünün sınır ötesindeki saldırılarına kilitlenmişti. IŞİD'in elinde bulunan 32 TIR şoförü ailelerine kavuştu. Temmuz ayında ise Suriye'nin Kuzeyindeki Kobani'de IŞİD ile Kürt gruplar arasındaki çatışmalar şiddetlenmeye başladı. Türkiye'nin peşmergeye yardım kapısını aralaması için çok sayıda aydın ve siyasi, Temmuz ayında sınıra giderek eylemler yaptı, bölge halkına destek verdi. Hükümet, peşmergeye silah yardımı yapılamayacağını fakat lojistik destek sağlanabileceğini bildirdi. Nihayetinde, Ekim ayının son günlerde Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin, Kobani'ye göndereceği peşmerge güçleri konvoyu Erbil'den hareket etti ve Kobani'ye Türkiye üzerinden geçiş yaptı.

    Aynı günlerde TBMM Genel Kurulu'nda yapılan görüşmelerin ardından "Çerçeve Yasa" olarak adlandırılan "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı" da kabul edildi.

    AĞUSTOS: RECEP TAYYİP ERDOĞAN 12'İNCİ CUMHURBAŞKANI

    Türkiye'nin kitlendiği ikinci kritik seçim ise 10 Ağustos'ta neticelendi. Halk, cumhuriyet tarihinde ilk kez cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitti. Seçimlerin sonucunda AK Parti'nin adayı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 12'inci cumhurbaşkanı oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk konuşmasında, farklı toplumsal kesimlere "Yeni Türkiye'yi birlikte inşa etme çağrısı" yaparken, "paralel yapı"ya karşı mücadelenin de süreceğini söyledi.

    Seçimlerden 11 gün sonra, Erdoğan, AK Parti'nin yeni genel başkan adayının Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğunu açıkladı. Davutoğlu, 27 Ağustos'ta gidilen olağanüstü kongrede resmen Başbakan seçildi. Bir sonraki gün ise 12'inci Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TBMM Genel Kurulu'nda yemin ederek görevine başladı. Devir teslim töreni ise Çankaya Köşkü'nde yapıldı. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresi sona erdi. Yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu, 62'inci hükûmeti oluşturacak kabine listesini, 29 Ağustos günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sundu.

    EYLÜL: MECİDİYEKÖY'DEKİ İNŞAAT 10 İŞÇİYE MEZAR OLDU

    Eylül ayı geldiğinde Türkiye'yi bir başka acı haber karşıladı. Mecidiyeköy'de yapımı süren rezidanstaki asansörün, 32'inci kattan düşmesi nedeniyle o sırada asansörde bulunan 10 işçi hayatını kaybetti. Türkiye, Soma'nın ardından bir kez daha acıya boğuldu.

    Ancak Eylül ayının son haftasına girerken, sevindirici bir haber geldi. Irak'ta 3 aydan fazla bir süredir IŞİD'in elinde bulunan 49 konsolosluk görevlisi sabaha karşı Suriye'den Türkiye'ye getirildi. MİT'in teslim aldığı 49 konsolosluk görevlisinin yurda dönüşü sevinçle karşılandı.

    EKİM: ERMENEK'TE 18 MADENCİ MADENDE MAHSUR KALDI

    Ekim'de, Türkiye'nin çözüm arayışıyla ilgili tartışmalar hız kazandı. IŞİD'in Kobani'ye yönelik saldırısı, Türkiye'de 2 yıldır devam etmekte olan ‘çözüm süreci'ni de derinden etkiledi. Hükümet ve HDP; yani sürecin siyasal aktörlerinden art arda sert açıklamalar geldi. Türkiye siyasal tarihine bu dönem "6-7 Ekim Olayları" olarak geçti. Bugünlerde Kobani'ye destek için başlayan sokak eylemleri bir şiddet sarmalına dönüştü. Yurdun çeşitli kentlerinde düzenlenen gösterilerde meydana gelen olaylarda acı bir bilanço ortaya çıktı: eylemler süresince 50 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda sivil vatandaş ve güvenlik görevlisi yaralandı. Kamu kurumlarına yönelik saldırılar sonucu büyük maddi zarar meydana geldi. Olayların önünü alabilmek amacıyla Güneydoğu'daki pek çok kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Hükümet cephesi, olayların sorumlusu olarak HDP'yi işaret ederken, Başbakan Davutoğlu, "Vandalizme, çözüm sürecini kurban etmeyiz" dedi. Gösterilerin çağrıcılığını üstlenen HDP cephesinden ise "demokratik ve barışçıl gösteri hakkına yönelik engellemeleri kabul etmiyoruz" açıklaması geldi. Türkiye, olayları takip eden 2 hafta boyunca Kobani sarsıntısını derinden hissetti. Olaylar, alınan güvenlik önlemleri ve İmralı'dan gelen açıklamayla duruldu. Hükümet yetkilileri ve HDP temsilcileri arasında yapılan görüşmeler sonucunda sağduyu hakim oldu ve tekrar çözüm süreci gündemine dönüldü. Pek çok siyasi uzman Kobani olaylarını, "çözüm süreci açısından bir sınav" olarak değerlendirdi.

    Ekim ayında, kamuoyunu ilgilendiren pek çok yasal düzenleme de yapıldı. Anayasa Mahkemesi, "Torba Yasa" olarak bilinen yasada internet erişiminin engellenmesi yetkisini Telekomünikasyon İletişim Başkanına veren düzenlemeyi iptal etti.

    Aynı günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, "Suriye'den gelen misafirlerimize kendilerini tanımlayacak bir kimlik verilecek. Çalışma imkanını elde etmiş olacaklar" dedi.

    Kız arkadaşı Münevver Karabulut'u 5,5 yıl önce öldüren ve 24 yıl hapis cezasına mahkum edilen Cem Garipoğlu, aynı günlerde, kaldığı Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde intihar ederek, yaşamına son verdi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Aralık soruşturması kapsamında, iş adamı Rıza Sarraf ile Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 53 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararının ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü, yasa dışı dinlemelerle ilgili olarak emniyetteki "paralel yapı"ya yönelik operasyon başlattı. Böylelikle "paralel yapı" iddialarıyla ilgili ilk resmi adım da tarihe geçmiş oldu.

    Takvimler 24 Ekimi gösterdiğinde ise İstanbul'da bazı konsolosluklara gönderilen zarflarla ilgili "sarı toz" paniği yaşandı. Panik, izleyen günlerde İstanbul ve Ankara'da çeşitli resmi kurumlara gönderilen zarflarla devam etse de yapılan inceleme sonunda zarftaki maddenin tebeşir tozu olduğu anlaşıldı.

    28 Ekim ise Soma Faciası ve Mecidiyeköy'de 10 işçiye mezar olan Rezidans inşaatının ardından Türkiye'nin gündemini sarsan, takvimdeki bir diğer acı gündü. Karaman'ın Ermenek ilçesindeki maden ocağında meydana gelen su baskını nedeniyle 18 işçi yeraltında mahsur kaldı. Arama kurtarma çalışmaları yaklaşık 40 gün sürerken, ocaktan kurtulabilen olmadı. 2014, art arda meydana gelen kazalar nedeniyle, işçi ölümlerinin en çok tartışıldığı ve çözüm arayışlarının gündeme geldiği yıl oldu.

    KASIM: CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI'NIN İLK KONUĞU PAPA FRANCİSCUS

    Türkiye, Kasım ayına da kötü bir haberle başladı. İstanbul Boğazı'nda kaçakları taşıdığı ileri sürülen tekne alabora oldu. Afgan uyruklu göçmenleri taşıdığı belirtilen teknedeki 43 kişiden 28'inin cansız bedenine ulaşıldı.

    Kasım ayı hükümetin ekonomik yol haritası çıkarması açısından önemliydi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, aynı günlerde "Güçlü ve Dengeli Büyüme için Yapısal Dönüşüm" başlığıyla 10. Kalkınma Planı kapsamında öncelikli dönüşüm programlarına ilişkin eylem planlarını açıkladı.

    Kasım'ın en çok tartışılan konusu ise Atatürk Orman Çiftliği arazisine inşa edilen yeni cumhurbaşkanlığı sarayıydı. Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi başta olmak üzere muhalefet, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın hukuka aykırı bir şekilde inşa edildiğini savundular. Saray, dünya basınının da büyük ilgisini çekti ve başta ABD'deki Beyaz Saray ve Moskova'daki Kremlin Sarayı olmak üzere, benzerleriyle kıyaslandı. Saray kompleksinin maliyetine ve saraydaki oda sayısına ilişkin tartışmalar birbirini izlerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burası milletin sarayı, bana ait değil" diyerek, eleştirilere yanıt verdi. Erdoğan, tartışma konusu olan oda sayısıyla ilgili olarak da, "1000 odalı değil. Yanlış biliyorsunuz. 1150 küsür odası var" diyerek tartışmalara son noktayı koydu.

    Kasım'ın bir diğer dikkat çeken tartışmasıysa Amerika kıtasının keşfiydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Amerika kıtasının Kristof Kolomb'dan önce Müslümanlar tarafından keşfedildiğini" söylemesi üzerine, konu hem iç hem de dış basında uzun süre tartışıldı.

    Kasım ayında "paralel yapı"ya yönelik olduğu açıklanan operasyonlar da devam etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, "yasa dışı dinleme yapıldığı" iddiasıyla 17 polis hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldı. İzleyen günlerde Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski AB Bakanı Egemen Bağış ile eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu haberlerine yayın yasağı getirildi. Bazı gazete ve internet siteleri, yayın yasağına riayet etmeyeceklerini açıklayarak soruşturmaya ilişkin haberleri paylaşmaya devam ettiler.

    28 Kasım'da ise Katolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Türkiye'ye geldi. Papa Franciscus, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda ağırladığı ilk yabancı devlet başkanı oldu. Papa'nın Türkiye ziyareti dünya basının gündemine oturdu.

    ARALIK: BEDELLİ ASKERLİK MÜJDESİ

    Yılın en çok dikkat çeken ziyareti 3 Aralık'ta gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın ikinci konuğu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'di. Erdoğan ve Putin hem başbaşa hem de Rusya ve Türkiye arasında 2010 yılında kurulan Üst Düzey İşbirliği Konseyi kapsamında çok önemli bir zirve gerçekleştirdi. Zirvede, Türkiye — Rusya ilişkileri açısından tarihi olarak nitelendirilebilecek kararlar alındı. Rusya, tarihi önemdeki Güney Akım boru hattından vazgeçti ve Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıması planlanan yeni bir hat projesi gündeme geldi. Daha sonraları Rus lider Putin bu hattın adının "Türk akımı" olabileceğini söyleyerek tüm dünyayı şaşırttı. Rusya, Türkiye'ye sattığı doğalgazda yüzde 6'lık bir indirime de gitti. Heyetlerarası görüşmelerde Türk ürünlerinin Rusya pazarına girişini kolaylaştıracak düzenlemeler yapılması karar altına alınırken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Rusya'nın Mersin — Akkuyu'da inşa Nükleer Güç Santrali için Çevresel Etki Değerlendirmesi raporunu onayladı.

    İç gündem açısından önemli bir başka tartışma da Cemevleri'nin statüsüyle ilgiliydi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, cemevlerinin ibadethane olup olmadığının yargı kararıyla belirlenemeyeceğine ancak cemevi yaptırmak üzere dernek kurulabileceğine hükmetti.

    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı başkanlığında toplanan, 19. Milli Eğitim Şurası Genel Kurulu'nda alınan kararlar, Aralık ayının tartışılan başlıklarındandı. Kurulda, anadolu otelcilik ve turizm meslek liselerinin öğretim programları ve ders çizelgelerinden "alkollü içki ve kokteyl hazırlama" dersinin kaldırılması, Liselerde Osmanlı Türkçesi dersinin, bütün liseler yerine Anadolu imam hatip liselerinde zorunlu ders olması, ilkokul 1, 2. ve 3. sınıflara da din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin konulması kararlaştırılmıştı.

    Yılın son ayında, iç gündemde en önemli gelişmelerden biri de yüzbinlerin beklediği "bedellik askerlik" uygulamasının hayata geçmesiydi. Aralık ayının ilk gününde, ‘bedelli askerlik' bekleyenlere Başbakan Davutoğlu'ndan iyi haber geldi. Davutoğlu'nun açıklamasıyla birlikte Türkiye'de 5'inci kez Bedelli Askerlik uygulaması çıktı. Yapılan düzenlemeyle 28 yaşından gün almış olanlara 18 bin Türk Lirası'na bedelli askerlik imkânı getirildi.

    Takvimler 14 Aralık'ı gösterdiğinde, gündemde yeni bir operasyon haberi vardı; İstanbul merkezli gerçekleştirilen "paralel yapı" operasyonu kapsamında aralarında Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı da bulunduğu şüpheliler gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında, İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, şüpheli Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verirken şüphelilerden Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile emniyet görevlileri Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ve Mustafa Kılıçaslan'ın, tutuklanmasına karar verildi. Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın aralarında bulunduğu 8 kişi ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı.

    Etiketler:
    Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın