12:51 20 Mayıs 2018
Ankara+ 25°C
İstanbul+ 22°C
Canlı Yayın
    Can Dündar - Erdem Gül

    Dündar ve Gül'ün davası 1 Nisan'a ertelendi

    © REUTERS / Osman Orsal
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 01

    Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Erdem Gül'ün, MİT TIR'larının durdurulması olayına ilişkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoğraflara yer verdikleri gerekçesiyle ‘darbeye teşebbüs', ‘casusluk' ve ‘FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme' suçlarından yargılandıkları dava, 1 Nisan'a ertelendi.

    İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, kapalılık kararı gereği sadece sanıklar Gül ve Erdem, avukatları, eşleri, müştekiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) avukatları katıldı.

    DURUŞMA BAŞLATIMADI

    Basın mensuplarının alınmadığı salona, duruşmanın sabahki bölümünü izleyen CHP ve HDP'den bazı milletvekilleri de katılmak istedi ve uyarılara rağmen duruşma salonuna girdi. Bunun üzerine mahkeme heyetinin, milletvekillerinin salondan çıkmasını beklediği ve bu nedenle duruşmayı başlatmadığı öğrenildi.

    Aradan geçen bir saatlik süre sonunda salona geldiği kaydedilen mahkeme heyetinin, milletvekillerinin salondan çıkmadığı gerekçesiyle duruşmayı sonlandırdığı ve 1 Nisan'a ertelediği belirtildi.

    MİLLETVEKİLLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU BULUNULACAK

    Heyetin, uyarılara rağmen duruşma salonundan ayrılmayan milletvekilleri hakkında, ‘kendilerine kapalı olan duruşmadan çıkmayıp yargılamayı engelledikleri' gerekçesiyle ‘adil yargılamayı etkilemek' suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmettiği aktarıldı.

    Duruşma salonundan çıkan sanıklar, avukatları ve milletvekilleri, koridorda bekleyenler tarafından alkışlarla karşılandı. Kalabalık, çeşitli sloganlar attı.

    Bu arada, CHP Genel Başkanı Yardımcısı Bülent Tezcan ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile parti üyeleri, gizlilik kararını İstanbul Adalet Sarayı önünde protesto etti.

    Katılımcılar adına konuşan Tezcan, mahkeme heyeti üzerinde baskı olduğunu iddia ederek, mahkemenin Anayasa Mahkemesi'nin kararı çerçevesinde hukuka, vicdana, yargı bağımsızlığı ve evrensel hukuk ilkelerine uygun hareket etmesini istediklerini söyledi.

    Tezcan, sanıkların haklarının savunucusu olacaklarını belirterek, milletvekilleri olarak gizlilik kararı verilmiş olsa da duruşmaları izlemeye devam edeceklerini dile getirdi.

    ‘HABER ALMA HAKKINI ENGELLEMEYE ÇALIŞIYORLAR'

    Duruşma sonrası açıklama yapan Dündar, kamuoyunun haber alma hakkının engellenmeye çalışıldığını belirterek, "Kapalı oturum kararı verdiler. Kapalı duruşmada muhtemelen yine bu davayı kamuoyundan gizlemek isteyecekler. Baştan beri söyledik. Bunu bütün dünya gördü, duruşma artık bütün dünyanın gözü önünde yapılıyor" diye konuştu.

    Can Dündar, basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığının takipçisi olacaklarını belirterek, "Çok sayıda milletvekili, avukat arkadaşımız bize destek verdi. Onların mahkemedeki varlığı bizi ne kadar mutlu ettiyse yargılamayı yapanları o kadar rahatsız etti. Bu rahatsızlık sonucu heyet, milletvekillerini duruşmadan çıkarılmasını istedi. Milletvekillerimiz kalmak isteyince duruşmayı 1 Nisan'a ertelendi ama mücadelemiz devam edecek" dedi.

    ‘ORTADA BİR GAZETECİLİK FAALİYETİ VAR'

    Erdem Gül ise 26 Şubat'ta tahliye edilmelerini ‘yarım bir tahliye' olarak niteleyerek, "Gazetecilik hiçbir şekilde suç değildir. Net bir biçimde Anayasa Mahkemesinin kararı var. Ortada bir gazetecilik faaliyeti var. Müebbet hapis cezasıyla yargılanıyoruz. 1 Nisan'da yine geleceğiz ve Anayasa Mahkemesinin kararını mahkemede savunacağız" diye konuştu.

    ÇAĞLAYAN'DA NELER OLDU?

    Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ndeki duruşmada savcı kapalı oturum yapılmasını istedi.

    Dündar ve Gül'ün avukatlarından Tora Pekin, "İnsan Hakları Beyannamesi'nin maddelerine göre kapalı mahkeme olamaz" dedi. Adliye'nin en büyük salonunda görülen duruşma salonu tamamen doldu. Bazı izleyiciler duruşma salonu dışında kaldı.

    ​Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, salonda görüntü ve ses kaydı alınmaması konusunda uyarıda bulundu.Görüntü ve ses kaydı alanlar hakkında İşlem yapılacağını belirtti. Duruşma yoklama ve kimlik sorgusuyla başladı.

    MİLLETVEKİLLERİ, DİPLOMATLAR VE GAZETECİLER DESTEK VERDİ

    Duruşmayı izlemeye milletvekilleri, yabancı diplomatlar ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi de geldi.

    ​Ulusal ve uluslararası gazetecilik meslek örgütleri de Dündar ve Gül'e destek verdi.

    DÜNDAR: İKİ SARAY ARASINDA KALMIŞ DURUMDAYIZ

    Dündar ve Gül duruşma öncesi açıklama yaptı. Dündar "İki saray arasında kalmış durumdayız. Biri Kaçak Saray, biri Adalet Sarayı. Yaptığımız haberin arkasındayız. Buraya gazeteciliği savunmak için geldik. Bugün mahkemeden aksi yönde bir karar çıkarsa bu AYM'ye kayyum atandığı anlamına gelir" derken Gül ise "Biz sadece işimizi yaptık" dedi.

    ​İNSAN HAKLARI İZLEME ÖRGÜTÜ: DAVA DERHAL SONA ERDİRİLMELİ

    İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) de duruşma öncesi yaptığı açıklamada 'davanın derhal sona erdirilmesi ve ifade özgürlüğüne, halkın bilgi alma hakkına müdaheleye de son verilmesi' çağrısında bulundu.

    DURUŞMAYA 2 GÜN KALA SAVCI DEĞİŞTİRİLDİ

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, duruşmaya 2 gün kala, Savcı İrfan Fidan'ı davadan alıp Yerine Evliya Çalışkan'ı görevlendirdi. Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Twitter'dan yaptığı açıklamada, 15 gün önce mahkemeye dört yeni hakim atandığını, Anayasa Mahkemesi kararını aşmak için de duruşmaya yeni delil sunulmuş gibi davranıldığını belirterek, "Bu tezgahı kabulleneceğimizi zannedenler duruşmayı beklesin," dedi.

    30 YILA KADAR HAPİS İSTENMİŞTİ

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlardan Sorumlu Başsavcı Vekili İrfan Fidan tarafından hazırlanan iddianamede, Dündar ve Gül için, 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme', 'devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama', 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs etmek' ve 'silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme' suçlarından bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir kez müebbet ve 30 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

    Savcı Fidan, Dündar'ın köşe yazılarının tek delil olarak gösterildiği 473 sayfalık iddianamenin 40 sayfasını da akademik bir makaleden kaynak göstermeden izinsiz kullanmıştı.

    İlgili konular:

    Can Dündar, MİT TIR'ları haberinin kaynağını açıkladı
    Anayasa Mahkemesi'nden Dündar ve Gül kararı için açıklama
    Dündar ve Gül'den cezaevinden açıklama: Ankara'da yargıçlar varmış
    AGİT ve Avrupa Konseyi'nden Dündar ve Gül açıklaması
    Etiketler:
    Cumhuriyet gazetesi, Erdem Gül, Can Dündar
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın