06:20 18 Ocak 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 11
    Abone ol

    KHK ile ihraç edildikten sonra açlık grevine başlayan tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın duruşması başladı. Özakça, "Biz ölmek üzere olan Afrikalı çocuğuz, karşımızda akbabalar bekliyor" dedi ve öğretmen olduğunu vurgulayarak "Bana güvenebilirsiniz, yalancı itirafçılara değil" ifadesini kullandı

    Darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile görevlerinden ihraç edilen ve tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ile Semih Özakça'nın yargılandığı davada 3. duruşma görülüyor. Özakça, mahkemeye tekerlekli sandalye ile getirilirken Gülmen mahkemeye getirilmesi uygun görülmediğinden savunma yapamadı.

    İTİRAFÇI: GÜLMEN'İN EVİNDE KALDIM AMA ADRESİ BİLMİYORUM

    Cumhuriyet'in aktardığına göre, mahkemeye SEGBİS sistemi ile bağlanan itirafçı Berk Ercan, suçlamalarla birçok konuda bilgisi olmadığını ifade etti. Ercan şunları söyledi:

    “Semih Özakça’yı bir iki kez gördüm. Bir bilgiye sahip değilim. Nuriye Gülmen’i İstanbul’dan tanıyorum. Nuriye ile Berkin Elvan’ın ölümü üzerine tanıştık. Nuriye’nin evinde kaldım ama adresi bilmiyorum. Nuriye ile telefon temasım olmadı. Açlık grevlerinin başlaması konusunda örgüt talimatı olduğu konusunda doğrudan bilgim yok. Semih’i parkta sadece iki kez gördüm. Başka bilgim yok.

    ÖZAKÇA: ERCAN'IN BENİ GÖRDÜĞÜ TARİHTE ASKERDİM

    Özakça şöyle yanıt verdi: “Tanık Berk Ercan’ın yaptığı düşüklüktür, alçaklıktır. Yaptığı itirafçılık değil, iftiracılıktır. İstanbul’a bir kez gittim. Ama ne tanığı gördüm, ne o parka gittim. Berk Ercan’ın beni gördüğünü söylediği tarihte ben askerdim.”

    SAVCI: TUTUKLULUKLARI DEVAM ETSİN

    Savcı, Gülmen ve Özakça'nın tutukluluk halinin devamını ve Özakça'nın hangi tarihlerde askerlik yaptığının öğrenilmesi için askerlik şubesinden yazı alınmasını talep etti.

    'POLİSLER NURİYE DEYİNCE KAFA KALDIRIYOR, SEMİH DEYİNCE SALDIRIYOR'

    Savcının beyanından sonra söz alan Özakça savunmasına şöyle devam etti:

    "İstanbul'a evlilik sonrası 2015-2016 yıllarında gittim. Tanık Ercan'ı tanımıyorum. Eskişehir'e gittiğim yazılıyor iddianamede ama ben Eskişehirliyim. Hiçbir suçlama ve kanıt yok. Tek suçlama Yüksel Caddesi'nde yaptığım basın açıklaması. Cezaevinde yazdığım günlüğüm dosyanıza giriyor. Çünkü dosya boş. Dün okuduğum haberde Hatay'da bizimle ilgili bir paylaşım yaptığı için bir öğretmen açığa alınmış. Polisler Nuriye deyince kafa kaldırıyor, Semih deyince saldırıyorlar. Korku salıyorlar.

    'KANIT YOK, SOMUT DELİL YOL, YALANCI İTİRAFÇILARA GÜVENMEYİN'

    Eskişehir'de Pamelya Kafe'de gördüm diyor tanık. Eskişehir'de öyle bir kafe yok.

    Biz açlık grevi yapıyoruz. Biz işimizi istiyoruz. Suçumuz ne? Cevabı yok. ‘Neşeli Günler' filminde çocuklar birleşebilmek için Taksim'de açlık grevi yapıyorlardı. Bir insanın açlık grevi yapmasında örgüt ne gerek. Astsubaylar açlık grevi yaptı, hayvan hakları savunucuları da… Dünyanın bir çok yerinde yapılıyor. İtalyan bakan açlık grevi yapıyor.0 Açlık grevi tarihsel bir kültürdür. Biz her şeyi yaptık sonra açlık grevi dedik. Bizim yaptıklarımızın ne Danıştay'da ne AYM'de, ne AİHM'de karşılığı oldu. 12'sinde ve 19'ndaki duruşmalarıma götürülmedim. Neden götürülmediğimi bilmiyorum. Neyle suçlandığımı bilmiyorum. Bu şekilde hukuk işlemez. Buradan ne karar çıkarsa çıksın tarih bunu kabul etmeyecek, halk bunu kabul etmeyecek. Kanıt yok. Somut delil yok. Ben öğretmenim bana güvenebilirsiniz, yalancı itirafçılara değil."

    'DOSYA O KADAR BOŞ Kİ…'

    Avukat Murat Yılmaz da Özakça'nın bu sözleri üzerine şu ifadeleri kullanıdı:

    "Aylarca fiziki takip yapılmış ama bir kez delil konulmuş. Dosya o kadar boş ki dava açıldıktan sonra iktidar mahkemeye evraklar göndermeye başladı. Tanık Berk Ercan, tanık mıdır, bilirkişi midir? Semih'in annesi refakatçiyken yazdığı günlüğe el koyuyor. Ankara-İstanbul savcılıkları, emniyet işi gücü bırakmış dosyaya ne göndeririz diye çalışıyor.

    'NURİYE'YE ŞANTAJ YAPIYORLAR'

    15 gün AİHM kararına rağmen yoğun bakımda kaldı. Nuriye'ye şantaj yapıyorlar, refakatçi vermiyorlar, ışık görmeyen koğuşlara koyuyorlar. Nuriye ve Semih kaçmıyorlar. Aynı mahkeme 13 Haziran'da ihraç hakim Mustafa Aydın'ı tahliye ediyorsunuz. Mahkeme olarak ilke belirleyin. Kararınız doğru ama Nuriye ve Semih için neden yok? Cezaevi müdürlüğü ve hastaneler raporlar var hayati tehlike var ama tutuklu. Kararlarınızın arkasında durunuz. Nuriye ve Semih'i tahliye ediniz."

    İlgili konular:

    Demirtaş'tan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya çağrı
    CHP’li Çakırözer: Daha kötü bir şey yaşanmadan Nuriye ve Semih’in talebine kulak verin
    Avukat Kozağaçlı: Nuriye ve Semih, ülkede bedel ödemeden hak elde etmenin mümkün olmadığının farkındalar
    Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, AİHM'in talebiyle ilk kez hastanede
    AİHM'den Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya ret
    HDP'li Sırrı Süreyya Önder'den Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için kısa film
    Etiketler:
    Mahkeme, OHAL, Semih Özakça, Nuriye Gülmen, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın