08:45 15 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Abdullah Gül

    Fehmi Koru: Gül'ün de sabrının bir sınırı var

    © Fotoğraf : DHA
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 314

    Gazeteci Fehmi Koru, KHK'ya yönelik eleştirilerinin ardından Abdullah Gül'e yönelik yorumları dinlediğinde dehşete düştüğünü belirterek, "Elbette Gül'ün de sabrının bir sınırı vardır" dedi. Koru, Gül'ün kurucusu olduğu partiye samimi bağlılığı olduğunu ve denklemin içinde AK Parti de bulunursa cumhurbaşkanlığı seçimine katılabileceğini yazdı.

    11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le yakın arkadaşlığıyla da bilinen gazeteci Fehmi Koru, Gül'ün hesapçı olmayan, kendinden çok başkalarını ve ülkeyi düşündüğünü belirterek, "Attığı her adımda uzun yıllardır tanıdığı yol arkadaşlarına en çok sorduğu soru, attığı o adımın içinden çıktığı kesime mensup sıradan insanlar tarafından nasıl karşılandığı sorusudur. Genel eğilimin dışında kalmak istemeyen bir yapısı vardır" dedi.

    "Son KHK'daki 'müphem' ifadelerin daha kesin ifadelerle yer değiştirmesini talep ettiği ilk mesajından itibaren ağzından ve kaleminden çıkanların hep bilinen nazik üslubunu yansıttığını da herkes görüyor olmalı. Sabır, ama nereye kadar?" ifadesini kullanan Koru'nun "Gül hangi hesapların içinde? Herhalde okuyup işittiklerinizin değil" başlıklı yazısı özetle şöyle:

    'ONUN SABIR EŞİĞİ BİRAZ DAHA GENİŞ'

    "Ne yaptığını, neler yapabileceğini tahmin etmesi hiç de zor olmayan bir insan Abdullah Gül. Şimdilerde sağda-solda çıkan değerlendirme yazılarını okuduğum ve TV ekranlarına taşınan yorumlara kulak verdiğim zaman, yazılanlar ve söylenenlerden dehşete düşüyorum.

    Elbette Gül'ün de sabrının bir sınırı vardır; ancak onun sabır eşiği biraz daha geniş. Elbette, kendisinden beklentiler arttığında, kişisel yapısı öne çıkmamaya müsait olduğu halde, görev üstlenmekten kaçınmadığı da biliniyor. Ancak sabrının taşması ve 'Bana bir görev düşüyor mu?' sorusu eşliğinde öne çıkması o kadar kolay olmuyor.

    Başgösteren tartışmalar sabrını zorluyor olabilir mi?

    'SAĞDUYU ORTADAN KALKARSA O ZAMAN İŞ DEĞİŞEBİLİR'

    Zorlasa da medyadan bazılarının ona biçtiği rolü kabullenmesi için bu kadarının yeterli olmadığını düşünüyorum.

    Ortak aklın ve sağduyulu yaklaşımın ortadan bütünüyle kalktığı bir ortamla karşı karşıya kalınırsa ancak o zaman iş değişebilir.

    Refah Partisi'nde başlayan siyasi yolculuğunu farklı bir düzleme taşıma kararına varması öyle bir ortamda gerçekleşmişti. Genel başkanlığa adaylığını, birbiri ardına iki kez Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmış partisinin hiçbir şey olmamışcasına yola devam ettirilmek istenmesi üzerine koyduğu unutuluyor.

    O karara varması için de beraber siyaset yaptığı yol arkadaşlarındaki ve kitledeki genel eğilimin o yönde olduğunu anlaması gerekmişti. Elbette yanılabilirim, sonuçta o da bir insan ve insanların başkalarını şaşırtma özelliği de vardır.

    Bu noktada yıllardır gözlemlediğim bir özelliğini daha belirtmek isterim: Bir kere karar verdi mi, sağına soluna bakmadan, 'Kim ne der' hesabı yapmadan sonuna kadar gitmekten geri kalmayan bir yapısı da vardır.

    'YANLIŞA 'YANLIŞ' DENMEYECEK Mİ?'

    Yanlışa ‘yanlış' denmeyecek mi?

    Türkiye ve içerisinde yer aldığımız bölge ilginç bir dönemden geçiyor. Bu dönemde bütün kararların hiç yanlışsız alınması, başlatılan uygulamaların üzerinde kafa patlatılmış bir sürecin eseri olması gerekiyor.

    Yanlışları fark ettiğinde 'Sakın ha' uyarısında bulunmak, düşünen herkesin görevi. Herkesten fazla da, uzun yıllar bakanlık, bir süre başbakanlık ve 7 yıl da cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüş Abdullah Gül'ün…

    Ne yapmalı yani, yanlış olduğunu düşündüğü bir tasarrufa ses çıkarmamalı mı?

    'DENKLEMİN İÇİNDE AK PARTİ DE BULUNURSA…'

    Bütün bu mülahazalar içerisinde 2019'da yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçimi hesapları yok mudur? Abdullah Gül böyle bir beklenti içerisinde midir?

    Kritik soru bu.

    Soruya benim kısa cevabımı sizlerle paylaşabilirim: Cumhurbaşkanlığı döneminde partiler-üstü bir tavır sergilemiş olmasına rağmen, kurucusu olduğu partiye samimi bağlılığı vardır ve ancak denklemin içerisinde AK Parti de bulunursa bunu o zaman düşünmeye başlayabilir.

    Bunlar benim tamamen sübjektif tespitlerimdir ve öyle de değerlendirilmelidir."

    İlgili konular:

    CHP'li Tezcan'dan Abdullah Gül yanıtı: Bu tuzağa düşmeyeceğiz
    Akşener'den 'Gül' iddialarına tepki: Ne çatı ne baca ne de pencere...
    AK Partili Elitaş'tan Gül'e: Ortalıkta konuşmayacaksın
    AK Parti'den Gül'e: Ona karşı da aynı mesafeyi koyarız
    Etiketler:
    cumhurbaşkanlığı, KHK, AK Parti, Fehmi Koru, Abdullah Gül, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın