21:27 15 Aralık 2019
Canlı Yayın
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İzmir’de “Yerel Yönetimler Reformu ve Yerel Demokrasi Buluşması” toplantısına katılarak konuşma yaptı.

    Kılıçdaroğlu: 17 yıldır bu ülkeyi yönetenler sadece cepleri için çalıştılar

    © AA / Emin Mengüarslan
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    75111
    Abone ol

    Partisinin İzmir'de düzenlenen belediye başkanları toplantısında konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Partili belediyelerle ilgili olarak "İsraf diyorlar ama israf içinde yaşıyorlar" dedi.

    Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

    - Sıradan bir iş yapmıyorsunuz sıradan bir görevde üstlenmediniz. Bulunduğunuz beldenin sorunları çözmede halk size yetki verdi. Ama bu yetkileri uygularken birileri sizi engelleyebilir. Ama azim ve kararla bunların üstesinden gelebilirsiniz. Birlikte mücadelenin, bir hak mücadelesinin ne kadar değerli olduğunu halka anlatmaya çalışıyoruz.

    - Devraldığınız özellikle başka partilerden belediyeyi devralan arkadaşlarıma sesleniyorum, belediyenin borç batağında olduğunu gördüler. Ama enkaz edebiyatının altına da saklanmadılar. Bu nedenle hepsine teşekkür ediyorum. Enkaz edebiyatının arkasına sığınılırsa, ben görevimi yapamıyorum algısı ortaya çıkar. Mali çıkarlar ne kadar zor olursa olsun biz görevimizi yapabiliriz dediniz.

    'Saraydakiler de haramdır diyor'

    - Başka bir şey daha yaptınız. İsraf haramdır diyoruz. Saraydakiler de israf haramdır diyor. Hangi inançtan olursan olsun israf haramdır diyor. Ama israf denizinde yüzüyorlar. Siz tasarruf yaptınız. Bir beldenin, belediyenin hak ve hukukla nasıl yönetileceğini gösterdiniz. Sade bir belediye başkanlığı, güven veren bir belediye başkanlığı. Şatafattan ve israftan kaçınıldığı an sokakta daha rahat yürüyeceksiniz.

    - Bütün Türkiye duysun diye anlatıyorum bunları, şeffaflık, bütçenin şeffaflığı, halka açık yapıyorsunuz meclis toplantıları. Düne kadar yoktu bunlar. Düne kadar saydamlık denilen bir şey yoktu.

    - Bu yayınların halk ile buluşması bir ilktir. Bir şey daha katılımcılık. Hep şunu dedik, Birlikte yöneteceğiz. Bunu da yerine getiriyoruz. Meslek kuruluşları ile projeler yapıyoruz. İBB'in yaptığı bir çalışma belki de siyasi tarihin bir ilki olacak. Bu ne demek her şeyi ben bilirim demenin sonu. Eğer sosyal yardım yaparken muhtarı göz ardı ediyorsanız olmaz. Dolayısıyla başkanlarımız yeni bir sayfa açtılar.

    - Bir örnek vereceğim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yıl dar gelirli, yoksul 30 bin üniversite öğrencisine burs verecek. Miktarı 96 milyon lira. Nereden bulduğu bu parayı israfı önleyerek. İsrafı önlüyoruz, tasarrufu halk için kullanıyoruz.

    - Bin liranın altında emekli maaşı alan var mı yok mu tartışması için dul ve yetim aylığı alan kişilerin sayısı verdim. Dediler ki böyle bir şey yok. En başta bin liranın altında emekli maaşlar var. Ben doğru söyledikçe onlar kandırmaya çalışıyorlar. Hangi televizyonları ve gazeteleri olursa olsun doğruları söylemek zorundayız. 800 binden kişi bin liranın altında aylık alıyor. 17 yıldır bu ülkeyi yönetenler Türkiye'yi ne hale getirdiler. Vatandaş için değil cepleri için çalıştılar.  Biz kimin için çalışıyoruz vatandaş için çalışıyoruz. Birlikte başlattık birlikte yürüteceğiz. Ahlaklı ve adaletli bir siyaset.

    - Ankara Büyükşehir Belediyemiz de 250 bin öğrencinin ulaşımını ucuzlattı. Aile Sigortası bizim kamu ile paylaştığımız bir projemiz. Bazı belediyeler uygulamaya çalıştı benzer uygulamaları. Ankara Belediyemiz ise bunu tüm Ankaraya'ya uygulayacak.  Kreş yapacağız. Yoksul mahallelerden başlayarak her mahalleye kreş yapacağız. İstanbul'da bir karar aldı 150 kreş yapacağız. Ama şehir hastaneleri gibi değil.  Bütçeden kuruş çıkmıyor dediler 6 milyar lira para çıkmış. Ama bizim kreşler için beş kuruş para ceplerinden çıkmayacak.

    - Kentli olmanın kuralı farklıdır. Kentli dairede oturur, gazetesini okur, belli bir hayat standardı vardır. Kentlinin entelektüel dünyadan nasibini alması lazım. Tiyatroya gitmek isteyebilir, deniz kenarında oturmak, akşam yemeğine çıkmak isteyebilir, parti yapmak isteyebilir. Kentli aynı zamanda entelektüel dünyadan yararlanmak ister. Belediye başkanlarımızın sanatçılarla ilişkisini de belli bir seviyede tutması gerekir.

    - Bir şey daha var ona da biraz zaman lazım, şehir estetiği. Kentin entellektüel bir şekli olmalıdır. Belediye başkanları ile sanatçıların arasının iyi olması lazım kültürel denge için ama buna biraz zaman gerekiyor.

    'Parası olanın hapisten direkt çıkması gibi bir süreç yaşıyoruz'

    - Hukukun üstünlüğü sağlandıkça yatırımcı önünü görür. Geldiğimiz noktada şöyle bir açmazla karşı karşıyayız. Adalet büyük bir ölçüde zedelendiği için, parası olanın hapisten direk çıkması gibi bir süreç yaşıyoruz. Hepimizin savunması gereken temel kural hukukun üstünlüğüdür. Belediye başkanı olarak çıktınız, sadece siz değil partililer, gönüllüler gezdi. Sizlere güvendiler ama bir gün sonra bir ilde bir vali yazıyor, bunu görevden alın. Bu demokrasi değil arkadaşlar.

    - Hangi partiden olursa olsun diğer partilerin rakibidir. Ama bu partilerin ortak bir hedefi vardır, demokrasi gibi. Vatandaşlardan Hiç kimsenin aç kalmaması gibi. Eğer siz beğenmediğiniz bir partinin belediyesine kayyum atıyorsunuz. Peki vatandaş neden oy kullandı? Sandığı neden koydunuz? Hadi başkanı görevden aldınız, belediye meclisi var. Ben şu sözü defalarca kullandım, ülkede kimsenin can ve mal günveliği yok. Bunu ben deyince kızıyorlar. Kişi başı gelirin 70 bin dolar olduğu ülke (İskandinav ülkeleri) batmış ama bizde demokrasi kavramı gitmiş. Benim dediğim doğru kimse aksini söylemeyecek.

    'Satılmadı' dedi, altında imzası var'

    - Bizler CHP'liler, demokrasiden yana olanlar ülkemizin bütün varlıklarına sahip çıkarız. Ama birileri en değerli varlıklarını başka bir orduya peşkeş çekiyorsa buna karşı durmak bizim namus borcumuzdur. Tank Palet Fabrikası'ndan bahsediyorum. Değeri 20 milyon dolar. Sakarya'da kurulu. Bu şu anda Katar ordusuna bedava verildi. 'Satılmadı, özelleştirme' yok dedi. Resmi Gazete'de çıktı. Altında da imzası var. Özelleştirme kanununa göre yapıyorsun. Dedi ki satılmadı. Vatandaşa yalan söylüyor. Şu soruma bir türlü cevap alamadım. Her zaman da soracağım, hangi ülke fabrikasını başka ülkeye verir? Biz satmadık diyor. Bir de satsaydın para alırdık. Kiralamadık diyor, işletme hakkını devrettim diyor, kaça devrettin? Hiçbir cevap yok. Madem ki devrettin tamam o zaman ihaleyi ne zaman yaptın? Belki başka biri ben 25 değil 10 yıllığını da alacağım. Bunu yapmak ülkeye ihanettir. Keşke bu konuda da mahkemeye verse de bu konuyu mahkemede anlatsak. Türk Telekom'u işletme hakkını devrettiler kaça? 6 buçuk milyar dolara. Burada da 25 yıllığına bedavaya devrediyorsunuz. Niye bedava? Kime verdiniz? Katar ordusunun arkasında kim var?

    Etiketler:
    Belediye Başkanı, İzmir, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), CHP
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın