13:53 21 Nisan 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 1140
    Abone ol

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, uzaktan eğitim sürecinde eşitliğin yanı sıra adaleti de sağladıklarını belirterek, "Bir öğrenciye aynı dersi en az 5 hocadan veriyoruz. Böyle bir imkan bir sene önce de 50 sene önce de yoktu. Bu imkan salgınla beraber gelen bir imkan. Eşitsizliği bırakın, adaletin tepe yaptığı bir dönem" değerlendirmesini yaptı.

     

    Selçuk, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 23 Mart 2020'de başlatılan ve birinci yılını geride bırakan uzaktan eğitime ilişkin MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Eğitim Bilişim Ağı (EBA) TV stüdyosunda AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. 

    Türkiye'de ilk vakanın görülmesinin ardından uzaktan eğitime geçileceği ve 3 yeni televizyon kanalı kurulacağına ilişkin 12 Mart 2020'de düzenlediği basın toplantısında neler hissettiği, o süreçte umutsuzluğa kapıldığı anların olup olmadığı sorulan Selçuk, o gün, dünya tarihinde görülen yeni bir sorunla karşı karşıya kalmanın stresini yaşadığını ifade etti. 

    Yaşanan çağın çok daha yenilikçi bir yaklaşıma ihtiyacı olduğu düşüncesiyle uzaktan eğitim için televizyon kurma fikrinin ortaya çıktığını aktaran Selçuk, çevresindeki kişilerle ve ilgili bakanlıklar arasında gece gündüz demeden yapılan yoğun görüşmeler sonucu Milli Eğitim Bakanlığı, TRT ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasındaki güçlü iş birliği ve koordinasyonla 10 günde 3 televizyon kanalının kurulduğunu hatırlattı. 

    Selçuk, uzaktan eğitim süreciyle ilgili her öğrencinin imkanlara nasıl erişilebileceğine ilişkin kendisine sorular sorduğunu ve bu sorulara çözüm yolu bulmak için gece dahi Bakanlık ekibiyle irtibat kurduğunu anlatarak şöyle devam etti:

    "Tabii bu çok uykusuz bir dönem. Uyumamak başka bir şey, bir de uyutmamak tarafı var. Herkesi arıyorum, gece 02.00, 03.00, 04.00'te mesaj gönderiyorum. Bana diyorlar ki 'Siz ne zaman yatıyorsunuz?' 'Bu mesajları bazen yatarken de atıyorum.' falan diyorum. Şimdi uyumayan ve uyutmayan bir pozisyona döndük. O süreçte arkadaşlar olağanüstü bir çaba gösterdiler. YEĞİTEK kurumumuzda emin olun ekip, 24 saat takip ettiler süreci ve çok büyük bir mühendis grubu çalıştı. Telekom'dan, Aselsan'dan, başka kurumlardan arkadaşlar mühendislik desteği verdiler. Türkiye bir iş birliği içerisinde bunu hayata geçirdi. TRT ile iş birliğimiz de gelişerek devam ediyor."

    'Öğretmenleri "EBA hanım" diye çağırmışlar'

    Selçuk, televizyonların kurulmasının ardından öğretmenlerin de büyük fedakarlıklarla görev aldığına işaret ederek "Öğretmenler kamera arkası, kamera önü ne demektir bütün bunlarla ilgili teknik dersler aldılar. Sonrası artık su gibi akmaya başladı. Bir öğretmenimiz 'Pazara gittim, pazarcı (EBA Hanım hoş geldiniz.) dedi. (EBA Hanım ne demek?) dedim. (Siz EBA'da ders veriyorsunuz ya o yüzden EBA Hanım diye çağırıyorum.) dedi.' diye anlatıyor. Bu, her gün gördüğü kişi olarak öğretmenlerimizin toplumun belirgin bir üyesi haline gelmelerine yol açtı." şeklinde konuştu.

    'Uzaktan eğitim süreci çocuklara uyum ve problem çözme sürecini yaşattı'

    Uzaktan eğitim sürecinin öğrencilere de ciddi bir uyum ve problem çözme sürecini yaşattığına dikkati çeken Selçuk, "Bu çerçevede de benim giderek umudum artmaya başladı ve sonrasında dedim ki 'Biz bunu yapıyoruz, bu ülkeler yapamıyor. Şunu da yapıyoruz, bunu da yapamıyorlar. Bunu da yapıyoruz, bunu da yapamıyorlar.' Ülkeye özgü de bir özgüven gelişti ve sonra başka ülkelere biz bunu anlatmaya başladık." ifadesini kullandı.

    'Kayıp nesil' kavramı doğru değil

    Uzaktan eğitim sürecinde eşitliğin yanı sıra adaleti de sağladıklarını dile getiren Selçuk, "Bir öğrenciye biz aynı dersi en az 5 hocadan veriyoruz. Hangisinden hoşlanırsa, hangisini takip ederse. Emin olun böyle bir imkan bir sene önce de iki sene önce de 50 sene önce de yoktu. Yani bu imkan salgınla beraber gelen bir imkan. Eşitsizliği bırakın, adaletin tepe yaptığı bir dönem." değerlendirmesini yaptı.

    Selçuk, bu süreçte öğrencilerin eğitim noktasında yaşadığı kaybın bireysel olduğunun, "kayıp nesil" kavramının doğru olmadığının ve bu kavramın bilimsel olarak tanımlanması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:

    "Akademik kaybı bir kayıp nesil kavramı içerisinde kullanmam. 'Kayıp nesil' ruh sağlığı, eğitim sosyolojisi, toplumsal uyum açısından, duygusal ve sosyal gelişim açısından problem varsa ki kısmen var, bir kayıptan bahsederiz. O yüzden okullar 2 gün açılsa bile çocuklar için rehabilite edici bir özelliği var. Yani çocuk oraya sadece filanca kazanımı alayım da mutlu olayım diye gelmiyor. Eğitimde eksiğim olmasın diye geliyor ama asıl faydası arkadaşları ve öğretmenleri ile sohbeti, kaynaşması, evin dışına çıkabilmesi, okula aidiyetini tekrar hissetmesi vesaire. Sosyal, duygusal açıdan kazanımlar ve problem çözmedeki kazanımlar. Ben kazanımlarının da kaybettikleri kadar olduğunu düşünüyorum."

    'Uzaktan eğitimde bir yıllık süreçteki veriler'

    Bakan Selçuk, Kovid-19 salgını nedeniyle 23 Mart'ta başlatılan uzaktan eğitimde bir yıllık süreçteki verileri şöyle aktardı:

    "TRT EBA İlkokul, Ortaokul, Lise kanallarında, deneyimli öğretmen kadrosuyla ekrana gelen yaklaşık 10 bin 117 ders videosu, 1014 tasarım beceri atölyesi, hobiler, veli eğitimi gibi ders dışı etkinlik videosu yayınlandı. Şimdi TRT EBA kanallarında bu dönemin eksikliklerini tamamlayıp 2021-2022 eğitim öğretim döneminin tüm derslerini çalışıyoruz. EBA Mobil uygulaması cep telefonlarına 30 milyonun üstünde indirildi. Türkiye'de 18 milyon dolayında öğrenci olduğuna göre bu uygulamayı veliler de indiriyor tabii ki. EBA web sitesi 20 milyara yakın tıklanma sayısıyla eğitim kategorisinde dünya birincisi oldu. EBA'nın anlık erişim kapasitesi uzaktan eğitim öncesi döneme göre yaklaşık 25 kat artırılarak 1 milyon seviyesine çıkarıldı. EBA canlı sınıf uygulamasıyla günlük 3 milyon ders yapabilme kapasitesine ulaşıldı.  EBA internet platformunda 1900'den fazla ders ve 60 binin üzerinde zengin ve güvenilir içerik, 10 binden fazla kitap ve 240 binden fazla soru öğretmen ve öğrencilerin kullanımına sunuldu. 

    EBA destek noktası merkezleri, okullardaki yaklaşık 15 bin şubesiyle uzaktan eğitime erişimde hızlı çözümün adresi oldu. Yapay zeka tabanlı MEB Asistan ve EBA Asistan, uzaktan eğitimle ilgili her türlü soruyu 7 gün 24 saat yanıtlıyor. Aylık 25 GB internet paketli tablet bilgisayarlar resmi veriye dayalı kriterlerle öncelikli gereksinimi olan öğrencilere ulaştırılmaya devam ediliyor. Şu ana kadar yaklaşık 700 bin tableti öğrencilerimize ulaştırdık, bu sayıyı artırmak için uğraşıyoruz. Özel gereksinimli öğrencilerin uzaktan eğitim sürecini desteklemek için geliştirilen 'Özelim Eğitimdeyim' mobil uygulaması OECD tarafından dünyaya örnek gösterildi. Öğrenciler için 444 0 632 Psikososyal Destek Hattı 7/24 hizmet veriyor. Uzaktan eğitim sürecinde okul öncesinden liseye milyonlarca öğrenciye basılı ve dijital yardımcı kaynak ulaştırıldı."

    'Yurt dışındaki Türk öğrencilerden eğitim materyali desteği talebi'

    Yurt dışındaki Türk öğrencilerin de eğitim materyali desteği talebinde bulunduklarını bildiren Selçuk, "Almanya'ya, Avusturya'ya, İtalya'ya, Fransa'ya yani hangi ülkede Türk okullarımız istiyorsa EBA'yı açtık. KKTC'nin tüm öğretmenlerine ve öğrencilerine de açtık. Şimdi EBA'nın kullanımı için Azerbaycan ile de bir çalışma içindeyiz. Kosova'dan da talep var. EBA artık yurt dışındaki Türklerin de hizmetinde olacak. EBA'da yurt dışındaki Türkler için hem ikinci dil olarak Türkçe'nin öğretimi hem de akademik destek noktasında ciddi bir faaliyet oluşturuyoruz. EBA içeriklerini aynı zamanda eğitim fakülteleri öğrencileri ve yüksek lisans öğrencileri için de açtık. EBA, artık uzaktan eğitimin ortak paydası haline geldi." diye konuştu. 

    EBA ile ilgili üniversitelerde yüksek lisans ve doktora tezleri yazılmaya başlandığını ifade eden Selçuk, şunları aktardı: 

    "Yapay zeka tabanlı MEB Asistan, EBA Asistan ile ilgili akademik çalışma önerisi, makale ve doktora tezleri yazmak için istekler geliyor. Gelen yüzlerce araştırmanın içinden seçtiklerimizi de MEB Dergisi özel sayısında yayımladık. Salgın dönemindeki eğitim, geleceğe etkisi gibi başlıklar çok büyük bir araştırma konusu olacak. Eğitim fakültelerindeki dersler, tez konuları değişecek. Uzaktan eğitim nasıl yapılacak, uzaktan eğitim dersi nasıl verilir, öğretmen adayları ile bunların içerikleri paylaşılacak. EBA Destek noktalarının salgın sonrasında kullanımına yönelik de akademik çalışmalar var. Öğrenme eksikliklerinin giderilmesinde EBA Destek noktalarının stratejisi, EBA Destek merkezlerinde görevli öğretmenlerin hizmet içi eğitimi ve verilen eğitimin etkililiği gibi konularda akademik çalışmalar var." 

    EBA'nın kullanımına ilişkin yaptırdıkları bir araştırmada 2020 ve 2021 yılları arasında hem katılım hem de memnuniyet oranlarında büyük bir artış olduğunu gördüklerine dikkati çeken Selçuk, "Yüzde 30'lardan yüzde 80'lere çıkan bir artışı gördük. Biz şunu anlıyoruz, sahayı inceledikçe ihtiyaçlara duyarlı oldukça aslında veli memnuniyetini ve öğrenci memnuniyetini de geliştirmiş oluyoruz." dedi.

    'Uzaktan eğitim sisteminin kalbinden seslendi'

    Selçuk, EBA Kontrol Merkezi'nde yaptığı incelemeler sırasındaki açıklamasında, bu merkezin ve stüdyoların "uzaktan eğitim sisteminin kalbi" olduğunu vurguladı.

    Kontrol merkezi sayesinde uzaktan eğitim faaliyetlerinin dünya standartlarında yapıldığını, içeriklere erişim verilerinin öğrenilebildiğini, yaşanabilecek sorun ve muhtemel risklerin anlaşılabildiğine işaret eden Selçuk, EBA'nın kapasitesinin gelecek yıllarda nitel ve nicel açıdan büyümesini hedeflediklerini kaydetti.

    Etiketler:
    Uzaktan eğitim, EBA, Koronavirüs, Ziya Selçuk
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın