Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Dünya haritası - Sputnik Türkiye
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

AK Partili Çelik'ten Başbuğ'un açıklamalarına yanıt: Yarın arkadaşlarımız suç duyurusunda bulunacak

© AA / Metin AktaşÖmer Çelik
Ömer Çelik - Sputnik Türkiye
Abone ol
"2009’da askerlerin özel yetkili mahkemelerde yargılanma teklifini getirenler araştırılsın" diyen Başbuğ'a bir yanıt da AK Partili Çelik'ten geldi. "Bu, Genelkurmay Başkanlığı makamını da kendi birtakım kişisel inisiyatifleri için istismar etmek anlamına gelir" diyen Çelik, yarın suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gazetecilerin Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Özel Yetkili Mahkemeler ile ilgili yaptığı açıklamalara ilişkin sorusunu yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü AK Parti Meclis Grup Toplantısı'nda "Parlamentonun hukukunu korumak üzere süratle hepiniz dava açmalısınız" çağrısını hatırlatan Çelik şunları söyledi:

İlker Başbuğ - Sputnik Türkiye
Başbuğ'dan Erdoğan'a yanıt: Doğru bildiklerimizi söylemekten hiçbir şey bizi alıkoyamayacak
"Yarın, arkadaşlarımız suç duyurusunda bulunacaklar. Bu meseleyi sıradan bir mesele olarak görmüyoruz, geçiştirilecek bir mesele olarak da görmüyoruz. Arkadaşlarımız yarın çalışmalarını yapıp gereken suç duyurularını yapacaklar. Tabii bu emekli askeri bürokratın çeşitli zamanlarda siyasete tepeden bakan, siyaseti aşağılamaya çalışan, Yüce Meclise karşı saygısız beyanlarını çeşitli kerelerde görmüştük. Tabii ki belli bir zihniyetin temsilcisi ve taşıyıcısı olarak kendi bileceği iş, bu düşüncelere sahip olup olmaması. Bizim açımızdan saygıdeğer düşünceler değil. Fakat bu son durumda farklı bir durum var. 15 Temmuz'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün hedefi olmuş Yüce Meclisi hedef gösteren açıklamalar yapıyor.

Sürekli olarak kendisinin mağdur olduğunu söyleyip, arkasından Yüce Meclise, siyasetçilere, beraber çalıştığı Başbakana ne kadar çok akıl verdiğini, kendisinin ne kadar çok haklı olduğunu ve kendi sorumluluklarından kaçmak için başkalarının üzerine aslında nasıl sorumluluk attığını ifşa eden birtakım yaklaşımlarda bulunuyor. Yaptığı açıklama, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama iradesine, Anayasa'nın 83'üncü maddesi ile dokunulmazlık verilmiş yüksek iradeye bir saldırıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi mensuplarını getirdikleri bir yasa yüzünden kimse Fetullahçı Terör Örgütü'nün yanına yazamaz. Dolayısıyla arkadaşlarımız buna bu güçlü karşılığı verecekler.

İlker Başbuğ - Sputnik Türkiye
Başbuğ: Erdoğan'ı uyardım
Kişiler, emekli olduktan sonra kendilerinin hiçbir şekilde demokratik bir anlayışla akılla izah edilemeyecek birtakım fikirlerini ortaya savurup ondan sonra da 'Genelkurmay Başkanlığı yaptım' diyerek bu makamın arkasına sığınamazlar. Bu Genelkurmay Başkanlığı makamına da Türk demokrasisine de saygısızlıktır. Genelkurmay Başkanlığı makamını da kendi birtakım kişisel inisiyatifler için istismar etmek anlamına gelir. Biz böyle değerlendiriyoruz. 15 Temmuz'da Fetullahçı Terör Örgütünün hedefi olmuş Meclisi hedef gösteren bir yaklaşımdır. Bütün dünya demokrasilerinde olan asker kişilerin sivil mahkemelerde yargılanması ile ilgili olarak yapılan düzenlemelerin bu kişi tarafından sindirilemediği açık ve net bir şekilde görülüyor. Bu demokrasiyi sindirememekle ilgili bir şeydir.

Şimdi bir insan belli bir darbe girişiminden mağdur olmuşsa bu onun her söylediğinin bir dokunulmazlığı olacağı anlamına gelmez. Bir vesayet biçiminden mağdur olan kişinin başka vesayet biçimlerini teşvik eder, cesaretlendirir şekilde konuşmaması lazım. Bir darbe girişiminden, bir darbe girişimi yapmış bir organizasyondan mağdur olan kişinin onların temsil ettiği vesayete karşı çıkarken başka tür vesayet biçimlerine teşvik etmemesi, cesaretlendirmemesi lazım. Daha sonra yani siz bir şey söylediğinizde de bunun karşısında doğruları duyacaksınız.

Özgür Özel - Sputnik Türkiye
POLİTİKA
CHP'den Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunan MHP'ye yanıt: Saray rejiminin muhafızı
Şahsın söylediği, kendi kişisel görüşleri olabilir ama temsil ettiği zihniyet bu bahsettiğim cesaretlendirici, teşvik edici yaklaşımın yeni bir örneği olarak önümüze gelmiştir. Daha sonra cevap verirken diyorlar ki kendisine dava açılması ile ilgili sürece 'Bu Fetullahçı Terör Örgütünü sevindirir.' Yani Fetullahçı Terör Örgütü ya da bir başkası, biz vesayetin tüm biçimlerine karşıyız. Yüce Meclisi ya da sivil siyaseti aşağılayan bir yaklaşım vesayetle mücadele ya da Fetullahçı Terör Örgütü ile mücadele gibi bir anlama gelmez.

Asıl 'FETÖ'yü sevindirir' dedikleri husus esasında budur. Yani FETÖ'yü sevindirecek esas yaklaşım nedir? FETÖ'yü sevindirecek esas yaklaşım 15 Temmuz'da FETÖ'nün hedefi olmuş yüce Meclisi hedef almaktadır, gazi unvanı taşıyan yüce Meclisi haksız yere itham etmektir FETÖ'yü sevindirecek olan. Yüce Meclis'i haksız yere itham ederken Meclis'in ve milletvekillerinin yasama dokunulmazlığına dönük olarak bu baskı altına alınmaya çalışan, bu saldırgan ifadeleri kullanmaktır. Sivil-asker ilişkilerinde demokratikleşme çıtasını yükselten bir düzenlemeyi hedef almaktır."

'Görüyorsunuz tek bir cümlenin ne kadar önemi var, insanların canlarını bir kere daha yakıyoruz'

Öte yandan Çelik, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda dün pistten çıkan Pegasus uçağı ve Van'ın Bahçesaray ilçesinde 41 kişinin hayatını kaybettiği çığ felaketiyle ilgili değerlendirmelerde de bulundu.

Pegasus Genel Müdürü Mehmet Nane - Sputnik Türkiye
Pegasus Genel Müdürü'nden kaza açıklaması
Bu konularla ilgili çeşitli mecralarda çok fazla spekülatif ve doğru olmayan haber gördüğünü belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu haberlere itibar edilmemesi gerekir. Sağlık Bakanlığımız, Ulaştırma Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız kendi alanları ile ilgili olarak gereken açıklamaları yapıyorlar. Tabii bu üzüntü verici hadiseyle ilgili olarak yüreğimiz yanarken, halen bu konularla ilgili çalışmaları devam ederken, ölüm haberleri, yaralı haberleri konusunda çok hassas olmak gerekir.

Hem Bahçesaray ilçesinde gelen çığ felaketiyle ilgili olarak hem uçak kazasıyla ilgili olarak böyle kestirmeden, iyi araştırılmadan suçlayıcı ifadeler kullanılması, birtakım kişilerin suçlanması gibisinden bir yaklaşım doğru olmuyor. Orada Cumhurbaşkanımızın başdanışmanı eski milletvekili arkadaşımız biliyorsunuz çığ altından kurtarıldı Gülşen Orhan arkadaşımız. Maalesef bu saatlere kadar bir gazetecinin son derece yakışıksız ve vicdansız bir şekilde çığ felaketine sanki arkadaşımız sebep olmuş gibisinden hiçbir şekilde gazetecilik faaliyetiyle izah edilemeyecek bir yaklaşımı oldu.

Saatler boyunca insanların çeşitli yorumlar yapmasına sebebiyet veren, haksız, vicdansız, kendisi de yaralanmış bir arkadaşımızı derinden üzen bir yaklaşım oldu. Arkadaşımız kapsamlı bir açıklama yaptı bunlarla ilgili. Zannediyorum arkadaşlarımızın verdiği bilgiye göre o gazeteci de özür dilemiş. 'Yanlış bir beyanatta bulundum' demiş. Ama görüyorsunuz tek bir cümlenin, tek bir haberin çığ felaketi ya da kaza ya da başka afetlerle ilgili konular söz konusu olduğunda ne kadar önemi var. İnsanların canlarını bir kere daha yakıyoruz. İnsanları boş yere kaygı ve endişeye sevk ediyoruz, boş yere panik oluşmasına sebep olunuyor. O sebeple bunun dili konusunda çok yüksek bir hassasiyet gösterilmesi gerektiğinin bir kere daha altını çiziyoruz."

 

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала