07:20 14 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Erdoğan, 2012 yılında Trump Towers'ın açılışında

    NATO müttefikine yüklenen Trump, iki gökdeleninden olabilir

    © AA /
    ABD
    URL'yi kısaltın
    0 74

    Gazeteci yazar Avigdor Eskin, ABD ile Türkiye arasında son dönemde yaşanan yaptırım restleşmelerinin iki ülke arasında açık bir çatışmaya dönüşen kriz olmakla kalmayıp, aynı zamanda NATO’nun içinde oluşan bir çatlak ta olduğunu vurguladı.

    Eskin, Sputnik için kaleme aldığı makalede son günlerin ‘Türk Lirası ABD'nin yaptırımları altında çöktü', ‘Türk Lirası, ABD'nin yaptırımlarının ardından rekor seviyede düştü' gibi gazete başlıklarına dikkat çekerek, NATO'nun en önemli üyesinin örgütün başka bir üyesine yaptırım getirdiğine ve o ülkenin finans piyasalarının düşmesine yol açtığını vurguladı.

    Yazar, son gelişmeleri iki ülke arasında açık bir çatışmaya dönüşen kriz olmakla kalmayıp, aynı zamanda NATO'nun içinde oluşan bir çatlak olarak niteledi ve şimdiye kadar NATO'da böyle bir durum hiç yaşanmadığını ifade etti.

    Eskin, makaleye şu sözlerle devam etti:

    "Bu önemsiz bir olay gibi gözükse de finans piyasalarının tepkisinden siyasi ağırlığı olan ciddi bir hamlenin söz konusu olduğunu görüyoruz. Washington'un bu adımı sonucunda Türk lirasında gözlenen yüzde 1,25'lik düşüş, tesadüf ya da bir defaya mahsus bir dalgalanma değil. Yılın başından şimdiye kadar Türkiye'nin ulusal para birimi yüzde 30 düştü ve bu günlerde dolar-TL kuru 5 lirayı da aşarak tarihindeki en dip noktasına ulaştı. Bu durum, diğer nedenlerin yanı sıra iki ülke arasındaki ilişkilerin gerilmesine de bağlı.

    Hatırlatmış olalım ki Türkiye ve ABD arasındaki ilişkiler daha Obama döneminde bozulmuştu, o zamanlar Washington, darbe girişimini organize ettiğinden şüphelenilen Gülen'i Ankara'ya teslim etmemişti. Amerikalılar, rahip Andrew Brunson'un 2 yıl önce tutuklanmasının bu adıma karşılık intikam amaçlı olduğunu düşünüyor. Amerikalı vaizin akıbeti, aktif bir Evangelist olan yeni başkan yardımcısı Mike Pence için özellikle önemli bir konu haline geldi. ABD Başkanı Trump'ın kiliseyle arası iyi olduğu söylenemese de Envangelistler, desteklediği en önemli grup.

    Aslında Obama döneminde Türkiye'deki başarısız darbe girişiminden sonra yapılan toplu tutuklamalar (yaklaşık 160 bin kişi), genelde endişe dolu söylemler ötesinde tepkiye neden olmadı, Trump dönemindeyse, Türkiye ile bugünkü ihtilaflar yeni olmamasına rağmen gerilimin kıvamı hissedilir seviyede arttı.

    Tarafları karşı karşıya getiren ihtilafların lisesine ABD'nin Suriye'deki Kürtlere verdiği mali ve askeri destek, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 füze savunma sistemlerini satın alma kararı ve F-35 savaş jetlerinin teslimatını askıya alma durumu eklenebilir. Buna ek olarak Türkiye'nin İran'a uygulanan yaptırımlara katılmama isteği de söz konusu. Ekonomisi bu sıralar çok iyi döneminde olmayan Türkiye, İran ile ticari ve finansal ilişkiler önemli.

    İki ülkenin dışişleri bakanlarının ikili ilişkileri çatışma zemininden uzaklaştırma çabasına rağmen Türkiye'de Amerika karşıtlığı dalgası devam ediyor. Yerel basında Türkiye'deki siyasilerin Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'a Trump'ın taşınmazlarına, İstanbul'da yükselen Trump Kuleleri'ne el koyma çağrıları yayınlanıyor.

    Yukarıda tüm aktarılanlar ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin durumunu yansıtıyor. Bu ilişkiler, iki ülkenin jeopolitik konumundan dolayı, öellikle de Ortadoğu bakımından önemini koruyor. Bununla birlikte, bunun sadece ikili ilişkilerin bir örneği olarak değil, aynı zamanda NATO'nun içinde bir kriz olarak görülmesi de en az bu kadar önemli. Örgütün üyelerinin kendi menfaatlerinin, askeri ittifaka sadakatlerinden daha önemli olduğu anlaşılıyor.

    Bu durum, mutlaka NATO'ya girmek için çaba sarf eden eski SSCB ülkeleri için de çok önemli bir sinyal. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün oldukça sınırlı bir rolde olduğunu ortaya koyan bir canlı örnek var karşılarında. İkili ilişkilerin, NATO'ya sadakatten daha önemli hale geldiği görülüyor. Bu durum özellikle de uluslararası kuruluşları bir yük olarak gören, dost ve ortaklarıyla doğrudan ve bireysel olarak görüşmeyi yeğleyen ABD Başkanı Donald Trump döneminde daha da belirginleşiyor."

    Etiketler:
    Trump towers, ABD Başkanı Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın