23:26 18 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Bi De Bunu Dinle

    Ömer Laçiner: Devletin tek görevi kamu düzenini sağlamak değil

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yavuz Oğhan
    0 0 0

    Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaşanan çatışma halinin siyasal ve sosyal sonuçlarını RS FM'de Yavuz Oğhan'ın hazırlayıp sunduğu 'Bidebunudinle' programında değerlendiren Ömer Laçiner, hem devleti hem de PKK'yı eleştirdi.

    Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde çatışmalar, yasaklar giderek şiddetleniyor. Uzmanlar ise bu iç savaş halinin uzun süre daha devam edeceği görüşünde. Ekmek ve su dahi bulamayan bölge halkının yaşam koşulları giderek daha da güçleşiyor. Okullar kapalı, hastaneler hizmet veremiyor. Yaşanan süreçte hükümeti eleştiren Birikim Dergisi yazarı Ömer Laçiner, devletin kamu düzenini sağlamak dışında başka görevleri olduğunu da hatırlattı, bölgedeki uygulamaların ilkel olduğunu savundu. Laçiner şöyle konuştu:

    "Kamu düzenini sağlayacağız dediğiniz anda kamu düzenine yönelik aklınıza gelebilecek her türlü unsuru yok ediyorsunuz. Sadece polislerin ve güvenlik kuvvetinin bölgeye girmesini esas alıyorsunuz. Bu durumda devlet nizamı sadece iç güvenlik kuvvetlerine indirgenmiş oluyor. Devlet eğer modern bir devletse, kamu düzeni dediğimiz şeyi öteki unsurlara zarar vermeden yapmalıdır. Hastaneleri, okulları iptal ederim, çarşıları kapatırım ama o sokaklara girerim diyorsanız bu da kamu düzeni anlayışıdır; ama ilke bir anlayıştır."

    'HEM DEVLET HEM PKK HATALI DAVRANDI'

    Kürt sorununun artık iç sorun olmaktan çıktığını söyleyen Laçiner'e göre bu noktada hem devlet hem de PKK hatalı davrandı. Her iki tarafta durumu ‘yeni bir devlet kuruluyor' üzerinden okudu. Devlet dışarıya müdahale ediyor algısıyla hareket edince de bölge insanlarının bağlarının kopmasına neden oldu. İnsanların hayatı bölgede ikinci plana düştü, halkın zihnindeki aideyet duygusunu yok etti.

    Laçiner, "Türkiye iç sorunu olarak Kürt sorununun tartışıldığı evre bitti. Devlet burasını artık bir Kürdistan olarak görünüyor ve buraya, iç kuvvetleriyle değil, dışa yönelik kuvvetleriyle savaş veriyor. Kürt sorunu gibi bir sorun, hem bir Kürt milliyetçiliği damarını besler hem de sol eğilime yakındır. Sol taraftan bakıyorsanız sizin çözümünüz halkların birlikteliğinden yanadır. Milliyetçi bir kanattan bakıyorsanız, sürecin Kürt devleti kurma şansını verdiğini düşünebilirsiniz. Hem Türk devleti hem de PKK'yı oluşturan Kürt milliyetçi damar süreci böyle okudu. Bu durumda çatışma kaçınılmazdır. Devletin silahlı kuvvetlerin operasyon yürütmesi ‘biz artık Türkiye Devleti'nin unsuru değiliz' gibi bir ruh halini yaşıyorlar" dedi.

    'HDP'NİN HİÇ ŞANSI YOK'

    HDP, HDK, DBP'nin Diyarbakır'daki ortak basın açıklamalarındaki öz yönetim vurgusu, HDP'nin tavır değişikliği olarak yorumladı. O gün "HDP acaba Türkiye partisi olmaktan vaz mı geçti?" sorusu da gündeme geldi. Ömer Laçiner ise konuya ilişkin, "Hem devlet hem de PKK çatışmasızlığın bittiğini ilan etmişti. Devletin ve PKK'nın silahlandığı yerde HDP'nin hiçbir şansı yok" yorumunda bulundu.

    Türkiye halklarının çatışmasızlık sürecinde barışa hazır olduğunu, ancak yönetenlerden daha güçlü ses çıkmadığını dile getiren Laçiner, devletin bölgeye barış sürecinde kalekol yapmasını ve PKK'nın silahlanmasına ses çıkarmayışını eleştirdi.

    İlgili konular:

    Milli Eğitim mesaj attı, öğretmenler Cizre ve Silopi'den ayrılmaya başladı
    Davutoğlu: O hendekleri başlarında parçalayacağız
    Kurtulmuş: Hendeklerin ağır faturasını herkes görüyor
    Ahmet Türk: Devletin terbiye politikası da, hendek siyaseti de yanlış
    HDP'li Sancar: Hendekler savaş ortamında çıktı, çözümü masada
    Yüksekdağ: Bir memlekette diktatörlük varsa hendek de olur
    Etiketler:
    DBP, PKK, HDP, Güneydoğu, Doğu Anadolu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın