04:26 21 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Bi De Bunu Dinle

    'Belçika'da yaşanan 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük saldırı'

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    3 0 0
    Abone ol

    Belçika güne saldırı şokuyla uyandı. Başkent Brüksel'deki Zaventem Havalimanı'ndaki patlamalarda 14, Brüksel metrosundaki patlamada ise 20 kişi olmak üzere 34 kişi öldü, 200'ü aşkın kişi yaralandı. Brüksel'de yaşayanlar ve olaya tanık olanlar, saldırıyı RS FM'de Yavuz Oğhan'ın hazırlayıp sunduğu 'bidebunudinle' programında yorumladı.

    Brüksel Milletvekili, aynı zamanda Sint Joost-ten Noode Belediye Başkanı Emir Kır, bugünkü saldırıya 500 metre mesafeden tanık oldu. Bunun 2. Dünya Savaş'ından bu yana Belçika'nın gördüğü en büyük saldırı olduğunu belirten Kır, hükümetin politikalarını eleştireceklerini söyledi.

    Kır, "Devlet üç günlük yas ilan etti. Meclis'te ilk fırsatta karşılıklı tartışacağız. Yapılması gereken çok şey var" dedi.

    KALEAĞASI: SALDIRI SONRASI KUTUPLAŞMA UNUTULDU

    Belçika'da yaşanan saldırı sonrası yetkililer hemen açıklama yaptı, internet açık hale getirildi, haberlere ise yasak konmadı. İnsanlar ise haberleşme için sosyal medyaya yönlendirildi. Türkiye'de ise süreç tam tersi işliyor.

    Türkiye'de yakın zamanlarda gerçekleşen saldırılar sonrası yaşanılanlar ile Belçikalıların tutumunu karşılaştıran TÜSİAD AB Temsilcisi Bahadır Kaleağası, insani tepkilerin aynı olduğunu ancak devletlerin kriz yönetimi konusunda yollarının ayrıldığını söyledi. 

    ​"Brüksel'de kutuplaşma unutuldu. Türkiye'de ise iktidar ve iktidar olmayanlar sürekli olarak birbirine saldırıyorlar" diyen Kaleağası, şöyle konuştu:

    "Brüksel'de saldırı sonrasında basın organlarına ‘soruşturmanın kendisiyle ilgili haberler vermezseniz memnun oluruz' denildi ve daha öteye gidilmedi. Topluma olayların toplumsal uzlaşma ve partizan olmayan bir boyutta götürüldüğü mesajı veriliyor. Cumartesi günü patlamanın olduğu Beyoğlu'ndaydım. Toplumsal ortamın nasıl bir anda önce panik, sonra soğukkanlılık sonra tekrar panik gibi değişik dalgalanmalar yaşadığını gördüm. Sinyaller çok benzer. Büyük bir patlama, sessizlik, çığlık, derken telefon trafiği ve bir süre sonra sirenler. Bu ilk tepkiler kendini korumaya alma, yakınlarına bakma. sonra yardıma koşma şeklinde evriliyor. Ama sonrasında yollar ayrılıyor. ‘Türk tipi' felaket yönetimi, Avrupa tipi felaket yönetimi diyorum buna. Bu konuda toplumsal özeleştiri ve daha iyi bir etik geliştirmemiz gerekir. Avrupa'da siyasetçiler sosyal medyada eleştirtiliyor ama kimse birbirine hakaret etmiyor. Saldırı sonrası kutuplaşma unutuluyor. Türkiye'de ise iktidar ve iktidarı sevmeyenler arasında gereksiz bir hamaset oluyor."

    LÜLE: MOLEENBEK'TEKİ DİNİ GRUPLAR RAHAT

    Yıllarca Brüksel'de görev yapan Gazeteci Zeynel Lüle ise daha önceki Paris ve Londra saldırılarının planlandığı ve ağırlıklı olarak göçmenlerin yaşadığı Moleenbek hakkında bilgi verdi.

    ​Lüle, devletin Moleenbek'teki İslami örgütlenmeye kendilerine sıçramadığı için tolerans gösterdiği ve bu sayede de diğer ülkelerle ilişkilerini düzenlediği görüşünde.

    ​Lüle, "Özelllikle Paris'ten sonra Brüksel'de ciddi bir teyakkuz vardı. Alarmı 4 seviyesine çıkarmıştı. Her bireyin izlediği, her giriş çıkışların kontrol edildiği bir durumdaydı. Diğer ülkede yapılan saldırıların planladığı yer Brüksel. Tam bir hücre yuvası. Diğer ülkerlerde yapılanmakta zorluk çeken bu örgütler Brüksel'de rahatlıkla kendilerine yer bulabiliyorlar, yüzde 90'ı göçmen. Faslıların ve Afrikalıların yoğunlukta olduğu bir yer. Buralarda dini birtakım faaliyetlerin olduğunu, polisin çoğu zaman oraya giremediğini biliyoruz" diye konuştu.

    İlgili konular:

    'Brüksel saldırılarının 3 zanlısı Belarus vatandaşı'
    Mogherini Brüksel için ağladı
    HDP'den Brüksel'deki saldırılara kınama
    IŞİD destekçilerinden Brüksel saldırılarına övgü
    Erdoğan’ın Brüksel mesajında İstanbul ve Ankara vurgusu
    Etiketler:
    IŞİD, Brüksel, Belçika
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın