04:03 17 Şubat 2020
Canlı Yayın

    HDP'li Önder: Erdoğan'ın imzasının gecikmesinin arkasında yargıya güvensizlik var

    Bi De Bunu Dinle
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 10
    Abone ol

    HDP'li Önder, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda en ısrarlı siyaseti yürüten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Anayasa değişikliğini son saniyeye kadar incelemesini RS FM'de değerlendirdi. "İşin özünde yargıya güvensizlik var" diyen Önder, bu güvensizliğin ilk kez hükümete yakın internet siteleri ve gazeteler tarafından dile getirildiğini hatırlattı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliğini son gün son saniyede onayladı. Artık hakkında fezleke olan milletvekillerine dokunulacak. Cumhurbaşkanı imzayı attı ama "Niye son dakikaya kadar bekledi" sorusu ortada duruyor.

    RS FM’de Yavuz Oğhan’ın hazırlayıp sunduğu 'Bidebunudinle' programında soruları yanıtlayan HDP’li Sırrı Süreyya Önder’e göre, işin özünde yargıya güvensizlik var ve bunu ilk dile getiren kendisi değil hükümete yakın gazeteler ile internet siteleri.

    'YANLIŞ İŞ, YAPANIN AYAĞINA DOLANIR'

    Yargılamalar sırasında çözüm sürecine ilişkin mahkemelerde ne söyleyeceklerini de anlatan Önder, şöyle konuştu:

    ​"Hakim ve savcıları düzenledikten sonra bu dokunulmazlığı yürürlüğe koyacaklar diye bütün televizyon programlarında benim tespitim gibi sunuluyor ama hâşâ benim tespitim değil, bu hükümete yakın gazete ve internet sitelerinin yayınlarında var. “Anayasa değişince hükümeti zor durumda bırakmak için Kılıçdaroğlu veya Bahçeli tutuklanırsa” diye haber yaptılar. Ben de bunu adalet bakanına sordum, dedim ki; bakın bu hükümet muhalifi bir yayın organında çıksaydı şöyle böyle diyebilirdiniz, üstelik haberde referans olarak da AK Parti’de üst düzey yetkililer gösteriliyor. Peki kripto bir cemaatçi denk gelirse nasıl olacak? Yani yaptıkları işin iler tutar bir yanı olmadığını göstermek istedim. Bugün de öngörülerimiz sezgilerimizin doğru olduğu ve bunların işbilmezlikleri çıkıyor ortaya. Eğer doğruluk üzerine bir işleyiş içinde değilseniz gelir bir yerde mutlaka ayağınıza takılır. Bu da böyle oldu."

    'YARGIÇLARA GÜVENMİYORSANIZ DURUMUNUZ VAHİM'

    Önder’e göre HSYK’nın kararnamesi ile kritik noktalara kritik atamalar yapıldı ve imzanın önünde böylece bir engel kalmadı. Sırrı Süreyya Önder yine de her şey bitmiş değil diyor: "İşte bu tatlı su kurnazları son dakikada bunun farkına varmışlar, süratle kritik yerlere atama yaptılar. Atamalarla bu ülkenin 3 bin 700 civarında yargıcına güvenmediğinizi belli ediyorsunuz. Çünkü 3 bin 700 güvenilmez yargıç var ise bu ülkede siz bunları görevden almıyorsunuz ya da alamıyorsunuz, X vilayetinden alıyorsunuz Y vilayetine veriyorsunuz. Sizin durumunuz çok vahim demektir.”

    Düzenlemenin hukukun temel ilkelerine, evrensel normlara aykırı olduğunu savunan Önder, kazanılmış haklar, kazanılmış hakların geriye yürütülememesi gibi temel ilkelerin eğilip büküldüğünü iddia etti. 'Herkes biliyor ama kimse itiraz etmiyor' diyerek düzenlemeye ses çıkarmayanları eleştiren Önder, “Başından beri uyarıyorum, bu işler böyledir, hukukla bu kadar oynarsanız, babanızın bostanı gibi, gelir bir yerde elinize yapışır, burada da böyle oldu” dedi.

    '12 EYLÜL REJİMİYLE AKP ARASINDA 10 DAKİKALIK FARK VAR'

    Önder, "100 yılı aşkın bir tarihimiz var ve siz hep olağanüstü mahkemelere ihtiyaç hissetmişseniz bunu kriminal şeylerle açıklayamazsınız. Bu bir rejimin demokratik anlamda iflas ettiğinin en açık göstergelerinden birisidir. Bu dün de böyleydi bugün de böyle. Ama bugünün dünkünden farkını şöyle özetleyeyim ben. ‘12 Eylül rejimi ile AK Parti rejimi arasında 12 Eylül dönemi lehine 10 dakikalık fark vardır. Biz 12 Eylül’de mahkemelerde 15 dakika civarında savunma yapabiliyorduk. Şimdi komisyonda bize 5 dakika savunma hakkı verdiler, bu durumda geri gönderse ne olur onaylasa ne olur, bu topraklarda adalet duygusu yara almışsa çekin kuyruğunu gitsin" diye konuştu.

    'CUMHURBAŞKANI DA BİZİMLE O SANDALYEDE OTURMALI'

    HDP'li Önder, dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra Kandil ziyaretleri nedeniyle yargılanacak. Bu durumu gündeme getirip, dokunulmazlık görüşmeleri sırasında meclis kürsüsünden MGK kararlarına atıf yapan HDP’li milletvekili bunun bir tehdit olmadığını söyledi ve ne yapacağını çok net bir biçimde anlattı:

    "Çözüm sürecinde biz adaya gidip geliyoruz, İmralı’ya, Kandil’e gidip geliyoruz, hem de basının önünde, dünya basının önünde. Çözüm çerçeve yasası çıkmadan önce biz ne olacak diye sorduk, bu nereye kadar böyle gidecek diye. O günkü muhataplarımızın bize söylediği; adaya her gidiş geliş MGK’da saptanıyor biçimindeydi. Her bir adım karar altına alınıyor dediler. Milli Güvenlik Kurulu’nun gizli bir yönetmeliği var, ona dayanarak alıyoruz bu kararları dedi. Mahkemede anlatacağımız da bir tehdit, şantaj değil. Tehdit de etmiyoruz, şantaj da yapmıyoruz. Mahkemede anlatacağımız, sen burada kararlaştırılmış bir şeyi eğer yargı konusu yapıyorsan bunun bütün bileşenlerinin de buraya gelip ifade vermesi gerekir. Yani kimdir MGK'nın üyeleri? Hükümet. Cumhurbaşkanının başbakanın gelip bizim yanımızda oturmaları gerekir diyeceğiz. Kastettiğim de buydu."

    İlgili konular:

    Sırrı Süreyya Önder'den Öcalan çıkışı
    HDP'li Önder: Başkanlığı fezlekeye konu etmedikçe özyönetim taleplerini de edemezler
    Sırrı Süreyya Önder: CHP Genelkurmay'dan zılgıt yedi, Erdoğan'ın yanında hizalandı
    Önder'den Davutoğlu'na Kandil yanıtı: Kötü mü oldu?
    HDP'li Sırrı Süreyya Önder'den hükümete: Yazık ederler
    Etiketler:
    Dokunulmazlık, Sırrı Süreyya Önder, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın