19:15 18 Nisan 2021
Canlı Yayın

    'Türkiye kısa vadede ABD'nin etki alanından çıkamaz'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 11
    Abone ol

    Türkiye'nin 15 Temmuz'da ciddi tehlike atlattığını savunan Bursalı, 'iktidar komplosu' teorisinin yanlış olduğu kanaatinde. Dış politik yansımaları değerlendiren Bursalı, "Rusya’nın Türkiye ile daha yakın ilişkiler istemesi, ‘özür mektubu’nun da ardından çok daha mümkün. Ama şimdi Türkiye’nin ABD etki alanından tam olarak çıkacağı söylenemez" dedi.

    Türkiye 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından diken üstünde yaşıyor. Binlerce kamu görevlisi ya açığa ya da gözaltına alındı. Bir kargaşa hali var. Peki bu girişimin manası ne? İç politikada ve dış politikadaki yansımaları neler olacak? Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Bursalı ile konuştuk.

    'GENELKURMAY'IN METNİ YETERSİZDİ'

    Türkiye’nin iktidarı kaybetme korkusu ve yaşananların ne olduğunu bilmeme korkusunun oluşturduğu bir yumağın içinde olduğunu ifade eden Bursalı, Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya atıfta bulunarak şu görüşü dile getirdi: "Metin baştan sonra kahramanlık, küfür ve aşağılama içeriyor. Daha bilgilendirici bir dil bekliyor insan. Zira saat 16:00’da darbe istihbaratının alındığı bilgisi var. Gerçekten bu toplantıyı kimlerle yapmışlar, ya da karargahta değerlendirdik bunu derken kimlerle değerlendirmişler merak ettim. Acaba ordaki yaverler de bu değerlendirmeye katıldı mı? Cemaatçiler de var mıydı değerlendirmede? Ne karar aldılar? Hangi uygulamaları yaptılar? Bu konuda hiçbir şey yok. Orada Hava Kuvvetleri Komutanı değerlendirmede yok muydu? İstanbul’da, Moda’da deniz kulübünde düğüne katılıyor. Başkaları da katılıyor. Ancak diğerleri yok ortada. Yani karargah derken burada bütün kuvvet komutanlarının bulunduğu bir değerlendirme yapılmadı anladığım kadarıyla. Çünkü hepsi başka yerde bulunuyor."

    'HOLLYWOOD BİLE BU KADARINI HAYAL EDEMEZDİ'

    Türkiye’nin çok önemli birşey yaşadığını ve bir çetenin kanlı darbesini atlattığını savuna Bursalı, "Bunun için Genelkurmay'ın bu konuda çok daha bilgilendirici olması lazımdı. Ancak daha çok kendisini korumaya alan bir savunma içgüdüsüyle yazılmış gibi gözüküyor” dedi. Bursalı şöyle devam etti:

    "Olayın bir diğer yüzü ise yaveriyle, korumasıyla bir çete tarafından sarılmış bir Cumhurbaşkanı söz konusu. Gerçekten ben olayları okuduğumda dehşete düştüm. Özellikle Genelkurmay Başkanı'nın kafasına silah dayandığını öğrendiğimde. En iyi Hollywood filmi bile böyle bir film çekemezdi herhalde."

    'BAYRAM İLAN ETMEYİ DOĞAL KARŞILIYORUM'

    Darbe girişiminin bir komplo ya da iktidar tarafından tertip edilmiş bir tezgah olarak nitelendirmenin yanlış olduğunu ifade eden Bursalı şu değerlendirmeyi yaptı: "Burada çok ciddi bir tehlike atlattı iktidar. Ülke de aynı zamanda. Büyük bir olay yaşadık. Erdoğan’a karşı olmakla bugün yaşanan olayları bağımsız olgular olarak değerlendirip gerçeği aramak gerektiğini düşünüyorum. Bu olaydan Erdoğan’ın itibarı da etkilendi. Ancak buradan zaferle çıktılar. Türkiye de çıktı aynı zamanda. Çünkü ben cemaatin yönetimin ele alabilmesini büyük bir kabus olarak görüyorum. Özellikle Balyoz’da da yapılan zulümleri biz yaşadık. Tabii ki, iktidarla ortak bir operasyonuydu. Ancak çok önemli bir şey atlattı Türkiye ve iktidar. Bunu bayram ilan etmeyi de çok doğal karşılıyorum. Ancak olayları azgınlaştıracak politik söylemlerin tepeye hakim olmasının vahim bir durum olduğu kanaatindeyim."

    'BİR PROVOKATÖR YETER'

    Türkiye’nin çok kırılgan durumda olduğunu anımsatan Bursalı, hükümeti de uyardı: "İktidarın şunun farkına varması lazım: Bu en güçlü taraf, bugün ülkenin bu içinde bulunduğu en zayıf zamanı örtbas etmemeli. Böyle  bir ortamda Alevi-Sünni kışkırtması ve bir kıyıma yol açma provakasyonu çok kolaydır. Bir ajan provokatör yeter. Bunlar hem Türkiye’yi mahveder, hem de iktidarı iktidar edemeyecek duruma getirir. Ben iktidarın gelişimini geleceğini daha bir demokratikleşmede gören bir insanım. Orada olduğu sürece bu iktidar kendini sağlamlaştırabilir aslında. Ancak orada bunu görecek bir irade var mı şüpheliyim."

    'BU TABAN, İKTİDARI DAHA DA MUHAFAZAKARLAŞTIRABİLİR'

    Yaşananların ardından iktidarın dini söylemlere ağırlık vermesini değerlendiren Bursalı, "Halka rol veriyorlar ve halk bu rolü benimsiyor. Buradaki en önemli mesele itibar için kendi iktidarını tutacak seçmen yapısını konsolide etme ve iktidarını sürekli kılma meselesi. Kendi seçmen kitlesine böyle bir rol verince kontrol etmekle ilgili çok büyük bir güçlük de ortaya çıkıyor. Böyle bir taban, iktidarı daha da muhafazakar olmaya itme karakterine sahiptir. Bu konsolidasyon aynı zamanda yüzde elli gibi bir çoğunluğu kapsadığı sürece bu söylemi sonuna kadar kullanacaklardır. Darbe teşebbüsü sonrasında milli irade adıyla yaşadıklarımızın bununla ilişkili olduğunu düşünüyorum" dedi.

    'ABD, GÜLENİ İADE ETMESE DE BARINMASINA MÜSADE ETMEYEBİLİR'

    Bursalı ile darbe girişiminin ardında ABD’nin olduğu spekülasyonlarını da konuştuk. Zira  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu doğrudan "Darbenin arkasında Amerika var. Oradan yayınlanan birkaç dergi, bir kaç aydır faaliyette bulunuyordu” ifadesinde bulunmuştu. ABD bu suçlamaları kesin bir dille reddetmiş, Dışişleri Bakanı John Kerry, mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nu arayarak bu tür söylemlerin ikili ilişkilere zarar vereceğini dile getirmişti. Bir taraftan ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’in iadesi konusunda Türkiye tarafından da ısrar sürüyor.

    Gelinen noktada ABD ile yaşanan soğukluğun geçici olacağını savunan Bursalı, "ABD Gülen'i iade etmese bile barınmasına müsade etmeyebilir. Başka bir ülkeye git diye kapı gösterilebilir. Çünkü ABD’nin bu darbede doğrudan doğruya bir parmağı olduğunu düşünmek istemiyorum. İpuçları da yok. Ama arkasında bazı delil bilgileri var. Bunu bilmemekteyiz. Daha önceden çeşitli ABD’li üst düzey yöneticileri ‘Orada darbe yapılabilir’ tarzında açıklamaları var. ABD’nin ve bazı Avrupa ülkelerinin Erdoğan yönetiminden hoşlanmadıklarını biliyoruz. Aslında bir darbeyle devirilseydi çok iyi olurdu diye düşündüklerini de biliyoruz” ifadelerini kullandı.

    'TÜRKİYE KISA VADEDE ABD'NİN ETKİ ALANINDAN ÇIKAMAZ'

    Olayların dış politikaya yansımaları olacağını dile getiren Bursalı, "Türkiye’nin ABD ve Batı’yla olan bu geriliminin Rusların hoşuna gittiğini varsaymak lazım. Burada bi nüfuz bölgeleri, politik güç gösterisi ve zemin kazanma açısından bütün çekişmeler bunun üzerinden gerçekleşiyor. Rusya’nın Türkiye ile çok daha yakın ilişkiler kurmak istemesi ve ortak işlere girişmesi, hele hele ‘özür mektubu’nun ardından çok daha mümkün. Fakat şimdi Türkiye’nin Amerikan etki alanından tam çıkacağını söylemek mümkün değil. Çünkü Türkiye gerçekten de bütün ekonomisiyle Batı’ya ve Avrupa’ya bağlı. Yine de siyasi olarak ABD ve Batı’dan uzaklaşıp Rusya’yla daha çok işbirliği içine girmesi Rusya’nın işine gelir" yorumunu yaptı.

    İlgili konular:

    'Ya bendensin ya da darbeci'
    Obama ile Erdoğan arasında darbe girişiminin ardından ilk temas
    Başbakanlık, MİT, MEB ve üniversitelerde 17.134 kişiye görevden el çektirildi
    ABD: Türkiye'nin idam cezası kararına müdahil olmayacağız
    ABD Büyükelçisi Bass’ten darbe açıklaması: Çok çirkin ve ölçüsüz
    Darbe girişiminin arkasında anayasa değişikliği mi vardı?
    Etiketler:
    Genelkurmay Başkanlığı, TSK, Gülen Cemaati, Orhan Bursalı, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın