02:02 19 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Türkiye ile Rusya Suriye'de anlaşıyor, farklı olan ABD'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 32
    Abone ol

    Rusya'nın arabuluculuk yoluyla Suriye'de geçiş süreci teminatı verdiğini belirten Mesut Hakkı Caşın, Fırat Kalkanı operasyonunun uluslararası hukuka uygun olduğunu savundu. Bölgede İran, Rusya ve Türkiye çizgisinde yakınlaşma olduğunu belirten Caşın'a göre, "Ankara ile Moskova Suriye'de anlaştı, farklı olan ABD."

    Çin’in Hangzou kentinde dünya liderlerini ağırlayan G20 zirvesi sona erdi. Zirvede ABD Başkanı Obama ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her iki ülkeyle de işbirliğinin devamına ilişkin mesajlar verirken, Obama-Putin görüşmesinden Suriye’de beklenen koordinasyon kararı çıkmadı. Suriye'de manzara hala karışık görünüyor. G20 zirvesinde liderlerin Suriye’ye ilişkin görüşmelerinin sahada ne gibi değişikliklere yol açacağı soruları baki. Konuyu uluslararası hukukçu ve akademisyen Mesut Hakkı Caşın ile konuştuk.

    'RUSYA, TÜRKİYE'YE TEMİNAT VERDİ'

    Türkiye’nin 15 Temmuz öncesi dış politikada köşeye sıkışmış halinden darbe girişimi sonrası sıyrıldığı görüşüne katılan Caşın, Ankara’nın bu dönemin ardından çok farklı bir dış politikaya gittiğini ve Moskova ile yakınlaşmaya başladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

    "Putin’in bu zor zamanlarda Erdoğan’ın yanında olması Türkiye’yi rahatlattı. Bu aynı zamanda yeni bir gerek zemin oluşmasına da sebebiyet verdi. Bu eksende Suriye İran ve Rusya var. Zannediyorum burada da çok büyük bir sürpriz olmayacak. Rusya’nın bir arabuluculuk yoluyla Suriye konusunda daha olumlu bir geçiş için Türkiye’ye istihbari ve siyasi mutabakat konusunda da teminat verdiğini düşünüyorum. Ancak Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması ABD’nin hoşuna gitmedi. Gitse de gitmese de Türkiye sınırötesi harekatı başlattı."

    'MOSKOVA VE ANKARA’NIN GÖRÜŞLERİ PARALEL'

    Putin’in G20 zirvesinden sonra düzenlediği basın toplantısında söylediği, "Türkiye'nin Suriye'deki operasyonu bizim için beklenmedik olmadı” ifadelerinin çok önemli olduğunu ve Türkiye’yi rahatlattığını söyleyen Caşın, yine Putin’in ‘Uluslararası hukuku gözetiyoruz’ ifadelerinin ise Moskova ve Ankara’nın konuya bakışında küçük farklılıklar olsa da genel hattıyla paralel olduğu izlenimi verdiği yorumunu yaptı:

    "Rusya sahada Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana. Putin’in uluslararası hukuktan kastettiği bu. Başbakan’ın da ifadesi bu yönde. Bizim Suriye’nin toprak bütünlüğüne kastımız yok. Ancak CIA Başkanı Brennan ‘Suriye’nin bir araya gelmesine ömrüm yetmeyebilir, ABD konfederal bir yapı öngörüyor’ diyor. Obama da G20’da ‘Rusya ile hem desteklediğimiz taraflar var, hem de barış süreci konusunda ciddi görüş ayrılıklarımız var’ dedi. Demek ki Türkiye ile Rusya ile Rusya anlaşıyor, farklı olan ABD.”

    'TÜRKİYE İŞGAL DEVLETİ DEĞİL’

    Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov
    © Sputnik / Alexander Vilf
    Türkiye’nin Halep’te gözü olmadığını, siyasi ve tarihi açıdan bakıldığında olamayacağını da savunan Caşın’a göre manzara şöyle: "Rusya da bunu anlıyor. Türkiye bir işgal devleti değildir. Yaptığımız operasyon da uluslararası hukuka uygun. Bana göre Erdoğan ile Putin mutabakatı Halep’te bir müjde getirebilir. O da bayram süresince bir ateşkes ve insani yardım koridorunu açmak olur. Fakat Azez-Mare hattının korunması, El Bab’ın düşmesi konusunda, Türkiye’nin istediği bir güvenli bölgeyi tartışabiliriz. Terminolojide biraz değişiklik olabilir. Yani bunun da bir sınırları olacak. Güvenli bölge ama uçuşa yasak olmayan bölge, çatışmanın olmadığı, ateşkesin biraz da olsa insanları rahatlattığı bir hat olarak TSK destekli ÖSO ile bir temizlikten bahsedebiliriz. Bu hem Rusya’nın işine gelecek. Çünkü Halep-Türkiye bağlantı koridoru kesilecek. Hem de Rusya’nın en çok istediklerinden biri, Suriye sınırının Türk ordusu tarafından garanti altına alınması ve buradan geçişlerin olmaması, böylece de DAİŞ’in geriletilmesi söz konusu olacak."

    'RUSLAR SATRANCI, TÜRKLER KILIÇ-KALKAN’I İYİ OYNAR'

    Daha önce Arap basınının dile getirdiği, en son Fransız Le Figaro gazetesinin BM yetkililerine dayanarak ortaya attığı "Türk ve Suriye gizli servisleri arasında gizli görüşmelerin olduğu ve eylül sonunda Moskova'da bir Putin-Erdoğan-Esad zirvesinden söz edildiği’ iddiasına da değinen Caşın, Rusya krizindeki önemli aktörleri devre dışı bırakmanın çözüm getirmeyeceğinin altını çizdi.

    Rusya’nın sahaya girmesinin Suriye’deki dengeleri değiştirdiğini ifade eden Caşın, “Burada diplomasi, strateji ve satranç var. Ruslar satrancı çok iyi oynar biliyorsunuz. Biz de kılıç kalkanı iyi oynarız. Türkiye daha kılıcını çıkarmadı. Savaşmıyoruz. Burada ateşkesin olması için çaba sarfediyoruz. Ateşkes çok önemli, zira dört yıl boyunca yüzbinlerce insan öldü. Bunun en büyük yükü de mültecilerle birlikte Türkiye’nin üzerinde. Eğer Halep’te bu ateşkes olmazsa 1.5 milyon daha eklenecek bu sayıya. Bu, Almanya'ya bir milyon insan daha demek. Dikkat ederseniz Merkel de bu konuyu desteklemeye başladı. Yani demek istediğim, Türkiye bu konularda yalnız değil” yorumunu yaptı.

    'RUSYA DEVREYE GİRMESEYDİ, BUGÜN ESAD YOKTU'

    Türkiye ile Rusya’nın çıkarlarının uzlaştığını, ABD’nin ise bölgede bu çizgiden farklı bir manzara görmek istediğini söyleyen Caşın, “Geçen yıl itibariyle baktığınızda Suriye ordusu, yalnızca ülkenin yüzde 15’ini kontrol edebiliyordu. Eğer Rusya girmeseydi devreye, bugün Esad yoktu” diye konuştu. Bölgede ‘altın anahtarı elinde tutan beş temel ülke’ sıralarken, Rusya, ABD, Suudi Arabistan, İran ve Türkiye’yi sayan Caşin’e göre durum şöyle:

    "Bu beşli olmadan siz onu bunu ayırırsanız, başarıya ulaşamazsınız. Fakat şu anda Halep yolu Esad’dan soruluyor hale geldi. Sahadaki gerçekliği Türkiye görüyor. TSK da böyle bakıyor. Aksi halde PYD çok ciddi kazanımlar elde ediyor. Sahada kimse kimseye güvenmiyor. Taraflarda ateşkesi sağlamak isterseniz önce niyetiniz olması gerekiyor. ABD bu bölgede PKK/PYD üzerinden kendisinin çizdiği bir suriye görmek istiyor. Ama Rusya ve Suriye, hatta İran da Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasından yana. Suriye krizinin çözümü için acil olanın uluslararası hukuka göre ateşkesin sağlanması. Dolayısıyla bütün büyük devletlerin bunu görmesi gerekiyor.”

    'ABD DURUMA KAYITSIZ KALMAYACAKTIR’

    Caşın, Suriye’de çözümün ancak uluslararası hukuk çerçevesinde gelebileceğinin altını çizerek, “Benim kanaatim şu ki Putin’in kararlı tutumu ve Erdoğan'ın G20’deki girişimleri, Çin’in de buna destek vermesiyle buna ABD kayıtsız kalmayacaktır. Diploması sanatı bütün bu farklı çıkarların uzlaştırılması noktasında gelir. Bana göre bu vekalet savaşı tıpkı İspanya iç savaşında olduğu gibidir. Taraflar birbirilerini hukukuna riayet ettikleri taktirde ateşkes sağlanacaktır. İkinci husus da burada asıl sorumlu olan BM’dir. Putin’in uluslararası hukuktaki vurgusu da bu. BM Güvenlik Konseyi’ni bir tarafa atamazsınız. Yoksa bütün sistem çökecektir. Bu anlamda Suriye sorununun çözümünü ben uluslararası hukuka bağlı görüyorum” değerlendirmesi yaptı.

    İlgili konular:

    ‘Suriye’de yaşananların IŞİD’le ilgisi yok, bu bir enerji savaşı’
    'Rusya ve ABD'nin Suriye anlaşmasında Türkiye de rol oynayabilir'
    Obama: Rusya ile Suriye'de farklı tarafları desteklemeye devam ediyoruz
    Putin: Rusya'nın operasyonları Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını sağladı
    Etiketler:
    DAİŞ, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), TSK, CIA, Mesut Hakkı Caşın, John Brennan, Beşar Esad, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, Barack Obama, El Bab, Mare, Azez, Halep, Suudi Arabistan, İran, Çin, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın