14:44 17 Ağustos 2017
Ankara+ 31°C
İstanbul+ 29°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Ankara'nın El Bab'lı otonom bölge önerisi Rusya için samimiyet testi'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 223712

    Güvenlik analisti Metin Gürcan, Türkiye'nin Halep'teki 'muhalifler' için kuzeyde El Bab ile bağlantılı otonom bölgeyi Rusya'ya önerdiğini söyledi. Moskova'nın onayına karşın Tahran ve Şam'ın öneriye set çektiğini savunan Gürcan, "Bence Rusya açısından bu stratejik bir karar noktası. Ankara'yı mı seçecek, yoksa Şam'ı ve Tahran'ı mı?" dedi.

    Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde ÖSO’cu gruplarla birlikte giriştiği Fırat Kalkanı operasyonu El Bab kapısında durmuş görünüyor. Türkiye’nin hedef seçilmesi ve 2 askerin de kaçırılmasının üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘IŞİD’i sınırdan temizlemek’ ve ‘Kuzeyde bir Kürt koridorunu engellemek’ hedefleri yerine ‘rejim değişikliği’ söylemini gündeme taşıması sonra da geri adım atması gelse de sahada durum değişmedi.

    Peki Fırat Kalkanı’nın akıbeti ne olacak? Rusya’nın tutumu ve ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın 20 Ocak’ta görev başlamasıyla süreç nasıl evrilecek? Türk askerinin El Bab’ı alarak Menbiç, Afrin ve hatta Rakka’ya yöneleceği söylemi ne kadar gerçekle örtüşüyor?

    Eski asker ve güvenlik analisti Metin Gürcan ile konuştuk.

    'YENİ ABD BAŞKANI ÖNCESİ KAZANIMLARI ARTIRMA ÇABASI'

    Fırat Kalkanı operasyonunun başladığı 24 Ağustos’tan bu yana 'ABD’nin sert ikazlarından sonra' bir doygunluk noktasına ulaştığını ifade eden Metin Gürcan, ABD’de Trump’ın başkanlığı devralacağı 20 Ocak’tan önce yerel ve bölgesel aktörlerin güç elde etmeye çalıştığını söyledi:

    “Ortada iki önemli aktör var: Washington ile ABD. 20 Ocak’a kadar Trump görevi devralana değinki dönemde ABD’nin özellikle savunma bakanlığı, dışişleri bakanlığının ve sahadaki CIA’in orta ve üst düzey karar mekanizmalarının tabiri caizse felçli olduğu yani çok fazla birşey değiştiremediği bir stratejik dönem. Trump 20 Ağustos’tan sonra genelde Ortadoğu özelde Suriye’de stratejik pazarlıklar için aktörlerle masaya oturacak. Bunun için Ankara, Bağdat, Moskova, Tahran, Şam, tüm yerel ve bölgesel aktörler kazanımlarını arttırmaya ve güç elde etmeye çalışıyor.”

    'ANKARA GÜNEYE İLERLEDİKÇE ZEMİN KAYGANLAŞIYOR'

    Türkiye’nin 2 hafta önce El Bab’a doğru büyük bir taaruza geçtiğini hatırlatan Gürcan, bir Türk askerinin Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait uçakla vurulması ve IŞİD’in iki astsubayı kaçırmasına atıf yaparak, “Suriye’nin kuzeyinde kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan, hatlara ve cephelere bağlı olmayan bir savaş ortamı var. Dağ veya ormanlık arazi olmadığı için, düz ve araçla intikale çok müsait olduğu için sahadaki aktörler çok hızlı şekilde değişebiliyor. İşte böyle hızlı ortamda yer değiştirme olduğu zaman da siz taaruz ederken kendiniz savunmada bulabiliyorsunuz. Ya da çevirmeye çalışırken çevirilmiş bulabiliyorsunuz” izahatı yaptı. Gürcan, “Bu tarz ‘oyun içinde oyun’ veya ‘ava giden avlanır’ tarzında çok kaygan bir zemin var. Bab’a güneye doğru indikçe bu zemin artıyor” ikazında da bulundu.

    'KUZEY HALEP’İN EMNİYETİ İÇİN EL BAB ÇOK KRİTİK'

    ABD’nin, “Fırat Kalkanı operasyonunun, Fırat’ın doğusuna taşınmasına” yani Kobani ve Cezire kantonlarına taşmasına izin vermediğini anlatan Gürcan, “Hatta ‘El Bab’da kendini bir ispatla, Menbiç’i sonra konuşalım’ tarzında Ankara’ya net bir kırmızı çizgi bildirmiş olabilir. Rusya tarafından desteklenen Esad yönetimi de ‘Bab’a çok yaklaşma’ diye bir kırmızı çizgi koyuyo” derken, şu saptamalarda da bulundu: “Sebebi ne? Bab adı üstünde kapı demek. Bu ara dönemde, 20 Ocak’a kadar bir şekilde Esad yönetimi, Halep’i kontrol almak istiyor. Halep’in kuzeyden emniyetinin alınması için Bab çok kritik. Eğer Bab’da ÖSO kontrolü alırsa, Halep’in kuzeyinin ele geçirilmesi çok zor. Burada farklılaşan çıkarlar devreye giriyor.”

    'RUSYA İÇİN SAMİMİYET TESTİ'

    Türkiye’nin Halep’teki ‘muhalifler’ için kuzeyde El Bab ile de bağlantılı bir otonom bölge fikri olduğuna işaret eden Gürcan, Ankara’nın bu teklifi Rusya’ya götürdüğünü ve Moskova’dan da buna onay verdiğini savundu. Ancak bu fikre Şam ile Tahran’ın karşı çıktığını söyleyen Gürcan, “Bence Rusya açısından bu, stratejik bir karar noktası. Ankara’yı mı seçecek, yoksa Şam’ı ve Tahran’ı mı seçecek. Bu bir samimiyet testi bence. Zaten ABD’nin çok da etkisi olmayan bir denklemden bahsediyoruz. Zira geçiş dönemi nedeniyle sahadaki gelişmeleri çok kontrol edemediği bir dönemde” dedi.

    'ANKARA’NIN BÜTÜN HESAPLARI BOŞA DA DÜŞEBİLİR'

    Gürcan, Moskova’nın “Zaman zaman Türkiye’ye hava sahasını açtığına, zaman zamansa kapattığına” işaret ederek, Rusya’nın ‘ikircikli’ bir tutum takındığını savundu: “YPG’nin Afrin’den El Bab’a yönelik bundan 3 hafta önce bir taaruzu oldu. O dönemde biz ilk kez Afrin bölgesinin, Bab bölgesinin, hatta Mınbiç’in Türk savaş uçaklarıyla bombalanmasını gördük. Aslında bir nevi bu bombalamayla Rusya’nın hava sahasını açması yoluyla, sahadaki Ankara destekli ÖSO, YPG’yi püskürtebildi. El Bab konusunda iki aktör kaldı. Esad ve ÖSO. Şimdiyse Rusya burada bir samimiyet testinde geçiyor. Yine günün sonunda büyük aktör olan Trump’ın tavrı önemli. Acaba Trump ile Putin Suriye’nin geleceği, özeldeyse Suriye’nin kuzeyinin geleceği konusunda anlaşacak mı anlaşamayacak mı? Bu önemli birşey neticede. Ankara’nın bütün hesapları boşa da düşebilir. Ankara güç de kazabilir. İki önemli başat aktörün ilişkisi şekillendirecek süreci.”

    'KUZEY HALEP’TEKİ CİHATÇILAR FIRAT KALKANI’NA MONTE OLABİLİR'

    Suriye’nin geleceği ile ilgili kritik noktanın Halep’in kuzeyi ve Bab ve buradaki muhaliflerin geleceği olduğunu ifade egen Gürcan, “Halep’in kuzeyinde yaklaşık 8-10 bin civarı cihatçı motivasyonu yüksek bazılarına göre ılımlı Suriyeli silahlı muhalif sıkışmış durumda. Bunlar ne olacak? Taşımalı sistemle İdlib’e de transfer edilebilirler, ya da bir şekilde pazarlıkla bizim Fırat Kalkanı’na monte de edilebilirler” dedi. ABD Kongre’sinin ilk kez Trump’a “Halep’teki bu muhaliflere omuzdan atılabilen portatif MANPAD dediğimiz silahlar dağıtma yetkisi verdiğini” söyleyen Gürcan, “Bu şu anlama geliyor. Bu muhaliflere hava savunma sistemi dağıtıldığını görürsek. Orada bir uçuşa yasak bölge oluşturmuş olacaklar. Muhaliflerin Halep’in kuzeyindeki kalıcılığı kesinleşmiş olacak” dedi.

    ‘ABD SURİYE’Yİ YENİ AFGANİSTAN MI YAPACAK?’

    Ankara’nın Trump’ı fazla abarttığını söyleyen Gürcan, yeni ABD başkanının ekibinin “İslam’ın özgünde bir problem olduğunu, fazla politik ve ideolojik yönü güçlü bir din olduğunu” düşündüğünü söyledi. Bunun Suriye politikasınında da önemli bir nokta olacağını söyleyen Gürcan, şu soruları sordu: “Halep üzerinde de bu çok netleşecek Trump yönetimi IŞİD sonrası Suriye’yi IŞİD veya diğer radikal İslamcı örgütlerle mücadeleyi mi önceliklendirecek? Yoksa Rusya’yı ekonomik anlamda yıpratıp hezimete uğratmak için Suriye’yi yeni Afganistan olarak mı dizayn edecek? Aslında Trump radikal İslamcı akımlar için Rusya ile ortak hareket mi edecek? Yoksa tam tersi Rusya’yı ekonomik olarak yıpratabilmek, askeri olarak gömebilmek için bu akımları kullanacak mı?”

    İlgili konular:

    'Rusya ve İran, Türkiye'ye El Bab vizesi verebilir'
    El Bab'da Suriyeli sivillere kimyasal saldırı şüphesi
    Suriye ordusu El Bab'a girmek üzere
    Etiketler:
    Fırat Kalkanı operasyonu, YPG, ÖSO, IŞİD, Metin Gürcan, Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan, Menbiç, El Bab, Afrin, Cezire, Rakka, Halep, Afganistan, Kobani, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın