10:22 20 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Türk-Rus ilişkileri İdlib sınavından geçecek'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 41
    Abone ol

    Halep'in doğusundan cihatçı grupların çıkartılmasını 'kırılma noktası' diye niteleyen Doç. Serhat Erkmen, İdlib'de Nusra'nın elinin güçleneceğine dikkat çekti. Erkmen, "Türkiye ile Rusya net bir anlaşmaya gidecek olursa İdlib'de yaşanacakların farklı bir hâl alması mümkün" derken, El Bab ve Rakka'nın denklemi değiştirebileceğine atıf yaptı.

    Suriye ordusu Rusya ve diğer müttefikleri eşliğinde Halep’in doğu-güney hattındaki mahallelerini Nusra öncülüğündeki cihatçı gruplardan temizlemeye başladı. Ateşkes isteyen cihatçıların bir kısmı yerel ateşkeslerde yapıldığı üzere adeta bir El Kaide emirliğinin tesis edildiği İdlib’e aktarılırken, şimdiden Türkiye sınırındaki bu kilit bölgeye dair tartışmalar eksik olmuyor.

    Halep’in doğusundan cihatçı grupların çıkartılması, El Bab ve İdlib’de bundan sonra yaşanabilecek senaryoları 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Ortadoğu ve Afrika Bölümü Başkanı Doç. Dr. Serhat Erkmen’le konuştuk.

    'DENKLEM RUSYA MÜDAHALESİYLE DEĞİŞTİ'

    Doç. Dr. Serhat Erkmen, son bir yılda Halep’te yaşanan değişim sürecini ‘çok dramatik’ diye niteledi, denklemin net bir şekilde değiştiğini vurguladı.

    “Bundan bir yıl öncesine bakıldığında neredeyse rejimin birçok noktada gerilemede olduğu, sadece Hale’te de değil Lazkiye ve civarında da birtakım gerilemelere maruz kaldığını, gördük” diyen Erkmen'e göre,  “Bunun nedeni de; Rusya’nın hem açık hem de doğrudan müdahalesi.”

    Erkmen denklemin değişmesinde Rusya’nın Suriye ordusuna yardımların etkili olduğunu söylerken, yönetime karşı cihatçı grupların da yıllardır dış ülkelerden her türlü desteği almakta olduğunu da teslim etti.

    'HALEP KADAR DARBE ALAN BAŞKA ŞEHİR YOK'

    Sıranın Halep’teki silahlı gruplara geldiğini belirten Erkmen, “Grupların bir kısmı açılan koridorlar yoluyla İdlib’e gidecekler. Bir kısmı çıkacak bir kısmı kalacak. Silahlılara baktığınızda ya affa uğramak için başvuruda bulunacaklar ya da bir kısım çekilecek. Halep hakikaten yaşanması çok zor bir yer haline geldi. Buradaki bazı aileler de gitmek zorunda kalacak” diye konuştu.

    Erkmen’e göre, 21. yüzyılda bu kadar çatışmalardan bu kadar ağır bir darbe alan başka bir şehir yok. Erkmen, Lübnan’daki iç savaşta Beyrut’un da çok ağır etkilendiğini vurgulasa da Halep’in hasar alma konusunda artık dünya tarihinde özel bir yeri var.

    'HALEP KIRILMA NOKTASI'

    Halep’in sadece askeri değil siyasal, diplomatik, toplumsal ve psikolojik okumalarının da yapılması gerektiğine dikkat çeken Erkmen şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Suriye’deki iç çatışmanın ne siyasi ne askeri başlangıç noktası Halep değildi. Halep’te psikolojik bir kırılma olacak. Rejim kaybetseydi de çok önemli bir kırılma noktası olacaktı, oradaki silahlı gruplar kaybedince de çok önemli bir kırılma oldu. Suriye rejimi, bundan sonra müzakere masalarına Halep’i elinde tutarak oturacak ve bu ona ciddi anlamda bir diplomatik üstünlük getirecek. Öte yandan, sonuçta çok sayıda insan öldü ve hâlâ da çatışmalar devam ediyor. Tarafların sahaya adam aktarması gerekecek. Halep’in merkezinin kontrol altında tutulması motivasyon açısından da çok önemli bir başarı.”

    'NUSRA İÇİN BAZI AVANTAJLAR DOĞDU'

    Erkmen, Suriye’deki çatışmalar devam etse de Halep’in alınmasıyla rejim üzerindeki hayati baskının ortadan kalktığını belirtirken, artık rejimi devirme senaryolarının ortadan kalktığına dikkat çekti.

    Halep’in cihatçı gruplar tarafından kaybedilmesiyle birlikte Nusra’nın eline birtakım avantajlar doğduğunu göz ardı etmemek gerektiğini vurgulayan Erkmen, “Daha kompakt bir alanda, daha küçük bir bölgede, sayısı artan ve açıkçası gidecek yeri kalmamış birtakım insanları da kendi saflarına çekebilecek duruma geldiler” değerlendirmesinde bulundu.

    YABANCI İSTİHBARATÇILARA NE OLACAK?

    Halep’teki yabancıların sayısının İdlib ve Rakka ile kıyaslandığında oldukça düşük olduğuna dikkat çeken Erkmen, yabancıların Halep’te kalarak sonuna kadar çatışma devam edebilecekleri öngörüsünde bulunarak şöyle dedi: “Bu kadar zamandır Halep’in içerisinden özellikle Batı ülkelerindeki birtakım kuruluşlara doğrudan bilgi geçenler var. Bunların akıbeti ne olacak asıl? Birtakım ülkelerin de adamları vardı orada.”

    Ancak Erkmen’e göre Halep’in cihatçı gruplardan arındırılması Suriye çatışmasının sonu anlamına gelmiyor. IŞİD’in Suriye’deki varlığının unutulmaması gerektiğini söyleyen Erkmen şu değerlendirmede bulundu:

    “Ülkenin doğusunda, kuzeydoğusunda, kuzeybatısında ciddi şekilde çatışmalar devam ediyor. O çatışmaların da üç dört ay içinde biteceğini beklemek doğru değil; iki yıla kadar gidecek bir süreç var. Herkes IŞİD’in baskı altında olduğunu ve tamamen yok olacağını düşünüyor ama farklı bir yapılanma bu. Bir taraftan Bab’da, bir taraftan Rakka’da, bir taraftan Musul’da savaşırken hiç beklenmedik bir anda Palmira’dan çıkıyor. IŞİD’in savaşma kapasitesiyle Suriye’deki diğer grupları karşılaştırmak mümkün bile değil. Bu yüzden her şeyi İdlib’de beklerken, Musul’da ABD destekli Iraklıların daha çabuk başarıya ulaşması bütün beklentileri kuzeydoğuya doğru kaydırabilir. Öte yandan, Suriye’de Halep düştükçe bazı cihatçı gruplarda, ‘IŞİD’in yaptığı aslında çok da yanlış değilmiş’ diyenlerin sayısı da artabilir.”

    'ÇATIŞMALAR İDLİB’E KAYACAK'

    Suriye savaşında çatışmaların önümüzdeki süreçte İdlib’de yoğunlaşacağını söyleyen Erkmen, “Şubattan itibaren Halep’te yoğunlaşan gücün önemli bir kısmı İdlib’e doğru kayacak gibi. Yani çatışmanın o bölgedeki asli dinamiği orası olacak. İdlib, daha kompakt ve nüfus yoğunluğu çok yüksek bir alan. Aynı zamanda, kendi içinde düzeni bir ölçüde sağlanmış ve çok sayıda silahlı grubun bulunduğu yer. Yani öyle iki üç ayda çözülecek bir yerden bahsetmiyoruz. Uzun süreye yayılan bir başka operasyonun başlayacağını düşünüyorum” öngörüsünde bulundu.

    'TÜRKİYE İLE RUSYA ANLAŞABİLİRSE…'

    Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov
    © Sputnik / Alexander Vilf
    Erkmen’e göre, çatışmalar İdlib’de yoğunlaşınca Türk-Rus ilişkileri testten geçecek. "Rusya’nın Türkiye’den birtakım beklentileri olacaktır. Türkiye’nin de Fırat Kalkanı operasyonu çerçevesinde Rusya’dan beklentileri var” diyen Erkmen, iki ülkenin birbirileriyle sorun yaşamayacakları bir dönem olup olmayacağı konusunda soru işaretlerine şu sözlerle dikkat çekti: “Türkiye ile Rusya, net bir anlaşmaya gidecek olursa İdlib’de yaşanacakların daha farklı bir hâl alması mümkün olabilir. Ama şunu da kabul etmek gerekiyor, İdlib Bab’a bağlı, Bab da Rakka’ya bağlı. Bütün bu süreç içerisinde Musul’un IŞİD’den temizlendiğini ve bir başka gücün Rakka’ya doğru ilerlediğini görürsek bütün denklem darmadağın olabilir.”

    Erkmen, Türkiye gündeminde önümüzde günlerde El Bab’ın başka bir şekilde gündeme geleceğinin altını çizerek, “Önemli değişiklikler ve farklılaşmalar olabilir” ifadelerini kullandı.

    İlgili konular:

    Halep’te 1.000’den fazla militan teslim oldu
    Lavrov: Halep'in doğusundaki operasyonlar sonsuza dek durdurulmadı
    Lavrov: Halep'te Türklerle işbirliği, Amerikalılarla yaptığımızdan daha verimli olabilir
    Suriye ordusunun Halep’in güneyindeki ilerleyişi devam ediyor
    ‘Halep’in doğusunda kalanlar yok edilecek, sırada El Bab ve İdlib var’
    Etiketler:
    Nusra, El Kaide, IŞİD, Serhat Erkmen, El Bab, Beyrut, Lazkiye, İdlib, Rakka, Musul, Halep, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın