12:02 16 Aralık 2017
Ankara+ 12°C
İstanbul+ 15°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Türkiye'nin çok dikkatli hareket etmesi lazım'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 42

    Trump-Erdoğan telefon görüşmesi ve CIA Başkanı'nın ziyaretini değerlendiren gazeteci Metehan Demir'e göre Ankara'daki hareketlilik "Sistemin yeni rotasının Türkiye'nin aktörlüğü üzerinden devam edeceğinin" işareti. Demir, buna karşın Trump yönetiminin ne yapacağının belirsizliğinden hareketle "Türkiye’nin dikkatli hareket etmesi lazım" ikazı yaptı.

    Britanya ve Almanya başbakanlarının geçen haftaki ziyaretlerinin ardından Ankara bu hafta CIA Başkanı Mike Pompeo’yu ağırladı. Pompeo’nun ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın salı günkü telefon görüşmesinin ardından geldi.

    ABD başkanının değişmesiyle Ortadoğu’da yeniden şekillenmesi beklenen Suriye, Irak ve IŞİD’le mücadele gündemlerinin arefesinde Ankara’ya ardı ardına yapılan ziyaretleri, Ankara kulislerinin gündemini tutan gazeteci Metehan Demir ile konuştuk.

    'KARTLAR YENİDEN DAĞITILIRKEN TÜRKİYE'NİN POZİSYONU BELİRLENİYOR'

    Metehan Demir’e göre Ankara trafiğindeki yoğunluk “bölge ile ilgili genel planlama çerçevesinde Türkiye’nin rolünü” gösteriyor. ABD’de yeni bir yönetim tesis edildiğini, CIA’in Trump ile ilişkilerinin nasıl olacağının merak konusu olduğuna vurgu yapan Demir, “Sistemin yeni rotasının Türkiye’nin önemli aktörlüğü üzerinden devam edeceğini görüyoruz. ABD’deki tartışma konularından bir tanesi de Suriye ve Irak olacak önümüzdeki dönemde. Trump yönetimi de Obama yönetiminin oralarda başarılı olmayacağını söylüyor. Orada kartlar yeniden dağıtılırken Türkiye’nin pozisyonunu görmek istiyorlar” tespitini yaptı.

    'BUNDAN SONRAKİ KONUŞMALARA BAKMAK GEREK'

    Demir yapılan resmi ziyaretler kadar, alt kademede yapılan görüşmeler ve telefon trafiğine dikkat çekerek, “Bu ilk telefon görüşmeleri ABD başkanları da büyük bir ülkenin yönetiminin değiştiği telefon görüşmeleri herkesin birbirini dinleyip notlarını aldığı görüş alışverişinde bulunduğu konuşmalardır. ‘Bundan sonraki konuşmalara bakmak ve hareket izlemek gerektiğini’ söylüyor. Bence de haklı. Ünlü bir başbakan Washington’a ziyaretinin hemen öncesinde sonradan buraya geldi. Şüphesiz ki, İngiltere çok oyunun ön planlarında olmak istemez. Ama hep oyunun en azılı en seçkin aktörlerinden biri olmayı başarır. O gelişi de ben Washington’dan direk Ankara’ya gelişini de bununla ilişkilendirmek gerektiğinin çok abartılı olmayacağı kanaatindeyim” dedi.

    'RAKKA'DAN ÖNCE EL BAB'DA AYAKLAR YERE BASMALI'

    Mevcut hazırlığın Rakka ile ilgili bir plan program dahilinde olduğunu öngören Demir, “Ama Rakka ile ilgili bizim El Bab ile ilgili Türkiye’nin devam eden bir harekatı söz konusu. Son 3 günde 10 askerimiz şehit oldu. Şimdi El Bab ile resim netleştikten sonra belki Rakka gündeme gelecektir. Ama Türkiye şimdi Rakka’yı telaffuz etmeden önce El Bab ile ilgili ayaklarının yere basmasını istiyor. Genelkurmayın ve TSK’nın da düşüncesi bu yönde. Rakka dediğimiz zaman ABD ile konuşalım dediğimiz zaman, şu anda senin çok yakın partneri durumunda, ‘Rusya yanındayken’ karşıya geçebilir mi, ya da Rusya ile birlikte ortak bir paydada buluşabilir mi?” diye konuştu.

    'RUS TARAFINDA FARKLI ENDİŞELERE YOL AÇABİLİR'

    Rusya, Türkiye ve ABD arasındaki ilişki denkleminin karmaşık olduğunu söyleyen Demir, Suriye’de her şeyin çok çabuk değişebileceğine de vurgu yaparak, “Esad rejimini de düşünmek gerekiyor. Esad rejiminin ana belirleyicisi Rusya. Rusya El Bab’da TSK ile Suriye rejimi arasında 2 kilometre kadar bir mesafe. Dip dibe gelmiş durumdalar. Türkiye’nin çok ciddi derin endişeleri de var. Rusya tabii burayı frenlerken, dengeleri korurken Rakka’yı tartışmak, ABD’nin yeni bir eksende Türkiye ile buluşabileceğine dair konuşmalar da Rus tarafında farklı endişelere yol açabiliyor. Bana kalırsa, Türkiye’nin Suriye politikasını çok akıllıca yürütmesi lazım. Çünkü ABD bugün ‘A’ derken yarın ‘B’ diyebiliyor. Rusya ya da diğer ülkeler değişen denklemlerde farklı pozisyonlar alabiliyorlar. Kendimizi çok bağlayıcı cümlelere girmememiz lazım” yorumunu yaptı.

    'RAKKA OPERASYONU TEKNİK OLARAK KOLAY DEĞİL'

    Suriye'de IŞİD ile savaşan YPG'nin başını çektiği DSG (Demokratik Suriye Güçleri)
    © AFP 2017/ DELIL SOULEIMAN
    Türkiye’nin Suriye kuzeyinde girdiği Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında El Bab’a kadar ilerlemesinin IŞİD tehdidi sebebiyle kamuoyuna anlatılabilir olduğunu söyleyen Demir, “Ama El Bab’ın Rakka ile arası 250 kilometreden neredeyse fazla. Askeri bir hareket düşünebiliriz ama, 250 kilometreyi 2 saatte gidersin ama askeri harekatta bu mesafe dünyanın en zor işlerinden birisidir. Çünkü her geçtiğin noktada arkada güvenli bir nokta bırakacaksın, güvenli bölgede arkanı sağlam tutacaksın, o askerlerin mühimmat ihtiyacı var, gıda ihtiyaçları var, araçlarının yakıt ihtiyacı var. Bunları alt alta koyacaksın. Bir de hareket yapıp orayı da ele geçirmek, kontrolü ele almak o kadar kolay şeyler değil. Türk askerinin kahramanlığı konusunda kimsenin soru işareti yok. Bölgede Türkiye’nin El Bab harekatında karşılaştığı zorlukları düşündüğünüzde, çok da samimi dostluklarla karşılaşmadığını söyleyebiliriz. O yüzden çok dikkatli olmak lazım” değerlendirmesini yaptı.

    'TÜRKİYE AKILLI MÜHİMMAT İÇİN TALEPTE BULUNACAK'

    El Bab bölgesine düzenlenen hava operasyonlarında “klasik mühimmat” kullanıldığını söyleyen Demir, “Yani normalde akıllı mühimmat, işaretleme üzerine ateşlenebilecek mühimmat kullanılmıyor. Yerde işaretleme yapacak ki hava kontrolleri, hedefler sıfır sapma ve şaşma ile vurulacak. Bunun olması için de Rusya’nın ya da müttefik güçlerin yaptığı harekatlarda Türkiye’nin mutlaka akıllı mühimmat kullanmasını istemesi gerekiyor. Herhalde Türkiye bu konuda talepte bulunacak, bastıracak” diye konuştu.

    'ULUSLARARASI ORTAK OPERASYON YAPILMASI GEREK'

    Türkiye’nin oraya yerleşme planı olmadığını ifade eden Demir, “Burada tamamen buradaki IŞİD unsurlarının temizlenmesini sağlayacağız’ diyor Türkiye. Musul da böyle olmuştu ama sonra yarım kaldı. Bu da şunu gösteriyor, bu sadece Irak ordusuna havale edilebilecek birşey değil. Eğer IŞİD’e karşı gerçekten sağlam bir mücadele yapılacaksa, kara unsurları da dahil olmak üzere her ülkenin el ele verdiği ortak uluslararası bir harekat yapılması lazım. Aksi takdirde ben Türkiye’ye ‘Sen Rakka’ya yürü, biz de arkandan geliyoruz’ şeklinde yaklaşımın ben haksızlık ve samimi olmadığını düşünüyorum” yorumunu yaptı.

    'RAKKA'YA TEK BAŞINA GİTMEK DÜŞMANINI TANIMADIĞINI GÖSTERİR'

    Demir, "Rakka’ya siz gidersiniz, biz de havadan vururuz şeklinde bir yaklaşımın ben olsam hiçbir koalisyon ortağına itimat etmem. Çünkü orası başka bir ülkenin toprağı olmasının yanında gerçekten karşındaki düşmanın kim olduğunu bilmediğini de gösterir. Suriye’de 4 askerimizi şehit eden uçakları vur emrini kimin verdiği net değil. Çünkü Lavrov, bunu ne biz ne de Suriye yaptı dedi. Türkiye’nin aslında bunu takip etmesi gerekiyor ama, kararsız da kimin ne yaptığına dair samimi bir şey yok anlayabilecek" dedi.

    'KOALİSYON ORTAKLARI TÜRKİYE'Yİ YALNIZ BIRAKTI'

    Türkiye’nin kendi askeriyle sıcak savaşın içinde olduğuna Demir El Bab’da ardı ardına gelen asker ölümlerine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    "El Bab diye bir şehir karşınızda. Karşınızda şehir savaşları yapabilen önüne sivil halkı kalkan olarak kullanmaktan çekinmeyen, her türlü sokak savaşlarında tuzaklar kurup bombalı araçlarla saldırı yapabilen, terör taktikleri uygulayabilen bir yapı var. Dünyanın en iyi ordusu da olsa bunlara dikkat etmek lazım diyorduk ve böyle bir tecrübe ile de karşılaştık. Çünkü IŞİD aylarca bu konuda hazırlık yaptı. Beraberinizde olduğunuz yapı da profesyonel ve sizin standartlarınızda hareket edebilecek bir altyapıya sahip değil. ÖSO ile beraber yürüyüp TSK’nın ayaklarının tam olarak yere basabilmesi çok mümkün değil. Çünkü ÖSO TSK kadar eğitimli kaliteli ve disipline sahip bir yapıda değil. Bunlar zorluktu. ÖSO’nun zayıflığı şehitlerimizin olmasında da olumsuz faktörlerden biri olarak sayılabilir. Genel anlamda El Bab’da Türkiye er geç kontrolü sağlayacaktır.  Koalisyon ortakları burada Türkiye’yi yalnız bıraktı. Koalisyonun Türkiye’ye yararlarından çok zararları da oldu. Dün Türk askeri şehit oldu. Ben dünden beri NATO’dan açıklama bekliyorum. Hiçbir ses yok. NATO peki niye vardı? Bir dayanışma vardı. Ama hiçbir ses yok. Türkiye’nin ne kadar samimi bir zemin üzerinde birşeyler yapmaya çalıştığını dikkat etmesi lazım."

    'HERKES ÇOK DİKKATLİ OLMALI'

    Suriye’de bugün Türkiye’nin yanında olanın bir ay sonra karşı tarafta olabileceğine vurgu yapan Demir, “Suriye çok önemli bir laboratuvar ülkeler açısından. Herkesin çok dikkatli olması lazım. 50’den fazla yabancı gizli servis operasyonel faaliyet gösteriyor. Yani çok dikkat etmek lazım. Satranç tahtasında çok akıllı hamleler yapan 10 rakibe karşı doğru hamleleri ardı ardına yapabilmen lazım. Bizim kendimizi bağlamaktan çok akıllı politikalar izlememiz lazım. Bizim elimizi açmamamız lazım. Çünkü öyle olursa kartlarınızı elinizden çekmek için herkes elinden geleni yapıyor” ifadelerini kullandı.

    İlgili konular:

    Yıldırım'la görüşen Pence: Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir gün
    CHP ve MHP’ye göre Türkiye - ABD ilişkilerini değerlendirmek için erken
    ‘ABD, Türkiye’nin zamanla PYD’nin kantonal yapılanmasını kabul etmesini istiyor’
    Eski ABD Büyükelçisi: Hedefimiz Türkiye’ye rağmen değil Türkiye ile birlikte hareket etmek olmalı
    Economist: Türkiye'nin Trump hevesi uzun sürmeyebilir
    ‘Trump, Rusya ve Türkiye’yle birlikte IŞİD’e saldırmaya hazırlanıyor’
    Etiketler:
    Fırat kalkanı operasyonu, TSK, CIA, ÖSO, IŞİD, NATO, Mike Pompeo, Metehan Demir, Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan, El Bab, Rakka, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın