02:43 19 Ekim 2017
Ankara+ 5°C
İstanbul+ 18°C
Canlı Yayın
    Eksen

    'Türkiye, Suriye'de olumlu yahut olumsuz rol oynayacak'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 62631110

    Türkiye'nin Suriye'de oynayacağı olumlu veya olumsuz rolle durumu etkileyeceğini belirten Hüsnü Mahalli'ye göre, Erdoğan-Trump telefon görüşmesi sonrası Ankara yeniden dikkatini Washington'a çevirdi. Erdoğan'ın Körfez turu da yönelimin tezahürü. Mahalli'ye göre, Ankara'nın El Bab'ın ardından Menbiç ve Rakka planlarının karşılığı yok.

    Rusya’nın öncülüğünde Türkiye ve İran’ın yanı sıra Ürdün’ün de müdahil olduğu Astana süreci devam ediyor. Dış politikada işe hızlı başlayan Trump yönetiminin ise Suriye politikaları henüz meçhul. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni ABD Başkanı ile ilk telefon görüşmesinin ardından El Bab’ın alınmasından sonra Menbiç ve Rakka’ya uzanma planlarını dile getirdi. Erdoğan ardından da Körfez ülkeleri turuna çıktı.

    Astana sürecini ve Suriye sahasındaki durumu olası Trump politikaları eşliğinde Suriye uzmanı gazeteci ve yazar Hüsnü Mahalli ile konuştuk.

    'TÜRKİYE'NİN KÖRFEZ'E ISINABİLECEĞİ BİR SÜREÇ'

    Suriye’de henüz bir siyasi çözüm umudu olmadığını söyleyen Mahalli, gelişmelerin aynı zamanda Türkiye’nin oynayacağı olumlu yahut olumsuz rolü bağlı olacağı görüşünde. “Hepimiz biliyoruz ki Türkiye-İran-Rusya üçgeninde Suriye sorununa çözüm bağlamında bir sürü şey yapıldı. Bunun en somut örneği de Astana’daki toplantı, sonrasında da Cenevre’deki olası toplantı” diyen Mahalli, “Ancak bu Trump meselesi, sayın Cumhurbaşkanı’nın Trump ile konuşması, CIA Başkanı Pompeo’nun gelişi ve ardından Suudi Arabistan’a gitmesi, Erdoğan’ın Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar’ı turlaması, oradan gelen yorumlar, demeçler göz önünde bulundurulduğunda Türkiye bağlamında bu süreci maalesef çok olumlu görenler az. Çünkü Türkiye’nin Rusya’dan soğuyabileceği ve bu Körfez ülkeleri ile yeni bir ısınma moduna girebileceği bir süreç” değerlendirmesini yaptı.

    'TRUMP ÇELİŞKİ YARATIYOR, KOALİSYON HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR'

    Suriye savaşı ve ötesinde Körfez ülkelerinin Suriye’deki radikal İslamcı grupları beslediğinin gayet iyi bilindiğini anımsatan Mahalli, Trump’ın radikal İslam ile mücadele vaatlerinin, ABD’nin şu anki tavrı arasında çelişkilerin bulunduğunu kaydetti. Mahalli, Ankara’nın gelişmeleri sağlıklı olarak göremediğini belirtirken, ABD’nin de IŞİD’le savaşına dair şu tespitlerde bulundu:

    “Son 5 yılda Arap Baharı denilen kanlı süreçle Türkiye hep yanlış yaptı. Büyük hayaller kurdu, yeni Osmanlıcılık, hilafet, sultanlık, Körfez ülkeleri, Sünnilik… Ama geldi bir yerde tıkandı. Şimdi taktik adımlarla toparlamaya çalışıyor. Ama bir bakıyorsun yine bölgesel ve uluslararası süreçler Ankara’yı toparlıyor. Ankara kendini toparlamıyor. Bu da çok riskli. Çünkü Trump vaatlerde bulunuyor, sonra bir bakıyorsun CIA Başkanı Suudi Arabistan’a gidiyor, terörle mücadelede veliahta madalya veriyor. Dünyadaki bütün radikal İslamcı terör Suudi Arabistan kökenli. Suudi Arabistan sponsorluğu ve finansmanında ortaya çıkmıştır. Müslüman Kardeşler’den tutun da IŞİD’e Nusra’ya, Kaide’ye, Taliban’a kadar. İyi de ne anladık bu işten? IŞİD nerede? Suriye’de koalisyon bağlamında konuşacaksak, hiçbir şey yapmıyorlar. Kurulduğu günden beri yaptıkları tek bir şey var o da PYD’ye arka çıkma anlamında bombardıman ve silah desteği yapmaları.”

    'TRUMP DA REAGAN GİBİ ARTİST'

    Trump’la birlikte akla George W. Bush’un izolasyonist olacağı tahminleri yürütülürken ‘demokrasi’ iddiasıyla ‘ulus devlet inşası projeleri’ yürüten yönetimi de gelirken, Mahalli, Trump’ı daha ziyade 1980’li yılların Ronald Reagan’a benzetti.

    Mahalli “Reagan 1984’te seçilmişti 88’e kadar başkan kaldı. Hem SSCB’nin dağılma sürecini hazırladı politikalarıyla, hem de Gorbaçov ile nükleer silahların yayılması, balistik füzelerle ilgili anlaşmalar imzaladı. Karakter olarak da Regan ile Trump birbirine benziyor. Öbürü Hollywood artistiydi, bu da kendine göre artist” diye konuştu.

    'TÜRKİYE, SURİYE'DE BATAKLIK NOKTASINDA'

    Elbette Trump dönemi için iki haftalık bir değerlendirmenin çok sağlıklı öngörüler yaratmayacağını vurgulayan Mahalli, “Mesela bugün Netanyahu ile buluşuyor. Çıktı ilk günden itibaren çok sert İsrail yanlısı politikalar izliyor. Ukrayna’da provokatif davranışlarda bulunduğunun işaretleri geliyor. Trump şöyle ya da böyle olacak demek için erken” ifadelerini kullandı.

    Asıl sıkıntının Türkiye’nin ABD’nin olası politikalarına göre politika üretmesi olacağını söyleyen Mahalli, “Ukrayna’daki başkan Poroşenko, ABD’den aldığı sinyallerle provokatif şeyler yapmaya çalıştı son iki hafta içinde. Bir de bak Türkiye’ye. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu hemen Kiev’e gitti. Orada başkanla görüşme ötesinde Kırım Tatarlarının liderleriyle de toplandı. Vizeler kaldırılmıştı zaten, artık kimlikle gidileceği açıklandı. Bunların Moskova açısından çok sempatik karşılanacağını sanmıyorum. Bu da doğal olarak Türkiye’nin Suriye konusunda Moskova ile şu ya da bu şekilde olan diyaloguna yansır diye düşünüyorum. Oraya yansıyorsa İran’a da yansayacak. Erdoğan Bahreyn, Arabistan ve Katar’a gitti. İran Başkanı Ruhani yarın ve öbürsü gün Kuveyt ve Umman sultanlarına gidiyor. Demek ki taktiksel birtakım adımlarla, sen Türkiye olarak birşeyler yapacaksan, karşı taraf da seyirci kalmayacaktır. Hele hele, Türkiye artık Suriye konusunun en bataklık noktasında” değerlendirmesinde bulundu.

    'RAKKA YOLUNDAYKEN RUSYA HAVA SAHASINI KAPATSA NE OLACAK?'

    Türkiye hükümeti en üst ağızlardan El Bab’ın ardından Menbiç ve Rakka’ya yönelmek arzusunu dile getirirken, Mahalli’ye göre Türkiye'nin tek başına Rakka’ya gitmesi mümkün görünmüyor. Sahanın çok karışık olduğunu belirterek Suriye ordusu, IŞİD ve Rusya’nın da aktör olarak yer aldığını anımsatan Mahalli, “Yarın bir gün Rusya, Suriye hava sahasını Türk uçaklarına kapatsa ne olacak? Savaş mı çıkacak? Bu işler öyle kolay değil” vurgusu yaptı.

    'TÜRK ORDUSU ÇEKİLSİN, ÖSO CERABLUS'TA BİR DAKİKA KALAMAZ'

    Mahalli, Türkiye ve ÖSO’nun kontrolündeki Cerablus’ta bile durumun tam olarak kontrol altında olmadığını belirtirken, şunları aktardı:

    “Cerablus’ta ÖSO var sözde. Türk ordusu oradan çekilsin ÖSO iki dakika kalamaz. Bırak savaşmayı, çapulcu hepsi. Hırsız, çete, kendi aralarında bir sürü dümen çeviriyorlar. Cerablus’ta şimdi ÖSO’ya karşı üç gündür gösteriler yapılıyor. Oradaki Türk askerleri müdahale etmişler de öyle durdurmuşlar olayı. Neredeyse kan gövdeyi götürecek. Oradaki aşiret dengelerini ben bildiğim için Türkiye şimdi girdiği yerde bile tutunamaz, Ruslar, Suriye devleti ‘Çık’ dediği zaman. Göze alırsın savaşı, şu kadar şehit oldu, onun 10 katını göze alırsın, o zaman orada sorun yok. Ben PYD ile de Suriye ordusu ile de Rus ve İran ile de savaşacağım dersin, Körfez ülkeleri de yardımcı olacak. Çizdiğimiz senaryoya bak. El Bab dediğimiz kapıdan cehennemi açacaksın. Mümkün mü?”

    İlgili konular:

    Rusya: Suriye ordusu, Türkiye ile üzerinde anlaşılan geçici sınıra ilerledi
    'Suriye'de Rusya ile Türkiye arasında sahada işleyecek bir koordinasyon mekanizması kurulmalı'
    'Rusya, Türkiye ve İran, Suriye'de işbirliğine hazır olduklarını doğruladı'
    Etiketler:
    Suriye ordusu, CIA, ÖSO, PYD, IŞİD, Michael Pompeo, George Bush, Ronald Reagan, Hüsnü Mahalli, Donald Trump, Hasan Ruhani, Recep Tayyip Erdoğan, El Bab, Cerablus, Umman, Rakka, Bahreyn, Kiev, Katar, İran, İsrail, Suriye, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın