01:42 21 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Fırat Kalkanı operasyonu boşa düştü'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 75

    Gazeteci Hasan Sivri'ye göre, Rusya destekli Suriye ordusu Menbiç'teki anlaşmalarla Türkiye'nin Fırat Kalkanı operasyonunu 'boşa düşürdü.' Suriyeli Kürtlerin hem ABD hem de Rusya ile ilişkilerle ellerinin güçlendiğini belirten Sivri'ye göre, son anlaşmalar Şam'ın da çok kaygılı olmadığına işaret ediyor.

    Rusya destekli Suriye ordusunun Menbiç bölgesindeki anlaşmalarla kontrolü ele almasıyla Suriye sahasında görünüm daha da karışık hale geldi. ABD yönetimi Rakka operasyonu için karaya daha fazla sevkıyata başlarken, Fırat Kalkanı operasyonu ve Suriye’deki gelişmelerden Türkiye’nin payına ne düşeceği tartışılıyor.

    El Bab’ı ele alan Ankara’nın bundan sonraki adımları ne olabilir, Rusya ve ABD’nin Suriye sahasındaki işbirliği ne gibi sonuçlar doğurur? Suriye’deki son durumu Arap televizyonlarındaki yorumlarıyla tanınan gazeteci Hasan Sivri ile konuştuk.

    Sivri’ye göre, Menbiç’teki son gelişmelerin ardından Türkiye’nin ve Fırat Kalkanı operasyonu ‘boşa çıkmış’ görünüyor. “Aynı şekilde kuzey Suriye’deki denklemler ve ittifaklar o kadar değişken ki, şu anda Mınbiç’te Türkiye ve Türkiye destekli gruplara karşı hem Amerikan hem Rus destekli Suriye ordusu kalkanı söz konusu” diyen Sivri, “Bu YPG ve Kürtler açısından kesinlikle inanılmaz bir kazanç. Suriye ordusu Türk ordusuna karşı inanılmaz bir kalkan. Aynı şekilde Afrin-Kobane koridorunun açılması Suriye ordusu tarafından yine Fırat Kalkanı’nın boşa düşüren, Bab’da AKP hükümetinin ısrar ettiği bütün o hamlelerin boşa düştüğünü görüyoruz. Orada verilen kayıpların boşa olduğunu görüyoruz” vurgusu yaptı.

    'ŞAM, KÜRTLERLE HER TÜRLÜ İŞBİRLİĞİNE HAZIR'

    YPG’nin hem Rusya, hem ABD ile çok iyi ilişkilere sahip olduğunu söyleyen Sivri, Suriyeli Kürtlerin pozisyonuna dair şu değerlendirmede bulundu: “Yine de biraz daha temkinli davranıp ABD ile ilişkilerini çok güvenip bu şekilde ABD’ye daha yakın olduklarına dair mesaj vermeye çalışıyorlar. Bunun biraz daha Şam ve Rusya açısından hoş görünmediğini söyleyebilirim. 6 yıldır Şam’ın sesinin çok yükselmediğini biliyoruz hepimiz Kürtlere ve Rojava’ya yönelik. 6 yıldır ses yükselmemesini şöyle yorumlayabiliriz: Şam, Kürtlerle işbirliğine her türlü hazır.”

    'KÜRTLERDEN GİZLİ BİR RAHATSIZLIK DUYULMUYOR'

    Sivri’ye göre, “Türkiye açısından arada ABD gibi bir arabulucu var ama sorunlar çözülmüyor.” Tarafların pozisyonlarının bu kadar yakın olması ve kısa sürede anlaşmanın sağlanarak koridor açılmasını, Şam ile Kürtlerin yakınlığına yoran Sivri, “Aynı şekilde SDG içindeki Arap güçlerinin de Suriye ordusu ile yakınlığını gösteriyor. Şam, Suriye’nin kuzeyinde, Kürtlerden gizli bir rahatsızlık duymuyor. Şam Suriye’nin kuzeyinde ABD ve Batı ile ilişkileri çok iyi olan bir varlıktan endişe duyuyor” ifadelerini kullandı.

    'KÜRTLER İLE ŞAM, TÜRKİYE'YE KARŞI ORTAK BİR POZİSYON ALDI'

    Şam ile Kürtlerin Türkiye’ye karşı bir pozisyon aldığını ifade eden Sivri, şu yorumu yaptı: “Bu pozisyon karşısında bazı anlaşmalar meydana geldi ve koridorlar açıldı. Bu koridorlar şunu gösteriyor, bu bölgenin insanları, bu bölgenin yönetimleri, bu bölgenin söz sahibi olan yapıları, bu bölgenin geleceğine karar vermeli. Eğer ki, bir koridor açılıp bu kadar kısa sürede pratiğe dökülebiliyorsa,  burada Şam ile Kürtlerin diğer konuda da anlaşabileceğini görüyoruz.” Bu yakınlaşmada, Türkiye’nin Fırat Kalkanı’ndaki saldırgan pozisyonunun etkili olduğunu belirten Sivri, “Dolayısıyla Kürtler burada hem silah yardımı hem Batı’da ciddi bir siyasi destek de alıyor. Bu ilişkileri bitirmek istemiyorlar” anımsatması da yaptı.

    'DIŞ GÜÇLERDEN ÖNCE KENDİ ARALARINDA ÇÖZÜM BULMALILAR'

    Kürtler tarafından ABD’ye verilen üslerin kalıcı gözükmediğini savunan Sivri, “Fakat bölgede var olan yapılar ve Şam’ın, yani Kürtlerin, bu kadar kısa sürede bir araya gelebildiğini görebiliyorsak, hem federasyon konusunda hem de itilaflı olan konularda eminim bir araya gelmeleri çok uzun sürmez. Ya da asgari şartlarda anlaşmaları uzun sürmez” dedi. El Bab örneğini verirken, Türkiye’nin burayı almasında Rusya ile yapılan anlaşma uyarınca Rusya’nın izninin söz konusu olduğunu anımsatan Sivri, “Fakat Şam’ın ve İran’ın bundan çok rahatsız olduğunu biliyoruz. Suriye ordusu şu an bile Fırat Kalkanı’nı ve Türkiye’yi işgalci olarak görüyor. Fakat Rusya açısından Türkiye orada ortak operasyonlar yapabildiği ülke. Şam ve Kürtler bu itilaflarını çözebilecek ilişkilere de sahip” diye konuştu.

    'AFRİN-KOBANİ'YE KARŞILIK RAKKA-DEYR EZ ZOR KORİDORU'

    Türkiye’nin Rakka ile ilgili son kartının Şengal’de Kürtler arasında Barzani aracılığıyla bir çatışma çıkarmak olduğunu söyleyen Sivri, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Fakat Menbiç’teki koridor açılımı ve ittifak Rakka operasyonunun ayrıntılarını da değiştirebilir. Şam kaynakları şunu söylüyor, Rakka operasyonun başında Suriye ordusu olacak ve IŞİD’den tüm toprakları, Haseke’den Deyr ez Zor’a kadarki toprakları Suriye ordusu liderliğinde kurtarılacak. ABD’nin de çok sözü olmayacak diye iddialı bir şekilde söylüyorlardı. Bu koridor meselesini görünce bu iddaya biraz daha yaklaştım açıkçası. SDG/YPG Afrin-Kobane koridoruna karşılık Suriye ordusuna Rakka ve Deyr ez Zor’a yönelik koridor açma sözü verdi ve bunun ayrıntıları konuşuluyor şu anda.”

    'SURİYE ORDUSU DOĞUDA DAHA ÇOK ROL OYNAYACAK'

    Mevcut tabloda en büyük kaybedenin Türkiye olduğunu savunan Sivri, bunun yanlış dış politikadan ve 'farklı hedeflerden' kaynaklandığını ifade etti:

    "Hem Mınbiç tarafından yolu kesilmiş oldu Türkiye’nin hem de Suriye ordusu şu an Rakka kuzeyine giderek Haseke taraflarına giderek Türkiye’nin önünü yine kesti. Türkiye’nin hiçbir şekilde kara bağlantısı olmayacak bundan sonra Rakka’ya yönelik. Dolayısıyla Rakka operasyonunun dışında kalacak. Bu da çok net bir şekilde görülüyor. Dolayısıyla orada bir tartışma yok. Şu anda sadece Erdoğan ve son sert açıklamaların, Putin ile görüşmeye yönelik, orada son görüşmede neler elde edilebilir, neler vaat edilebilir politikasına yönelik açıklamalar. Fakat Türkiye’nin pratikte karada yapabileceği hiçbir şey kalmadı. Az önce tekrar söylediğim gibi, Suriye ordusunun sahadaki pratikten dolayı ve sahadaki varlığından dolayı açılacak koridordan sonra, daha çok söz sahibi olacağını ve Rusya ile Suriye ordusu tarafını Rakka operasyonu ve Suriye’nin doğusundaki operasyonlarda daha çok rol olacağını söyleyebiliriz.”

    'ŞAM'IN TRUMP YÖNETİMİNDEN BEKLENTİLERİ VAR'

    Şam’ın Trump’tan, özellikle seçim öncesi verdiği vaatlerden dolayı, beklentileri olduğunu ifade eden Sivri, “Bu beklentilerin yavaş yavaş hayata geçirilebileceğine, özellikle terörle mücadele ayağının hayata geçirilebileceğine, inanan taraflar da var Şam’da. Fakat yine her halükarda bu anlaşmalar Rusya ile ABD arasındaki anlaşmalardan sonra sahaya yansıyor. Fakat Musul operasyonunda gördüğümüz üzere en sonunda sahada o Haşdi Şaabi de vardı, Şii milisler de vardı, Irak ordusu da vardı ve Barzani ve Kürtler Musul’un doğusundaki kırsalda bir yer tuttu. Ben Rakka operasyonunun da buna benzer bir operasyon olacağını düşünüyorum. Şu anki çıkışların tamamen karşı tarafa taviz verdirme, masada kart olarak kullanmak üzere yapıldığını düşünüyorum” dedi.

    ABD’nin üsleri ve varlığının Şam açısından kaygı verici olduğuna dikkat çeken Sivri, bölgedeki aktörlerin meseleleri kendi aralarında çözmeleri gerektiğini belirtirken, ülke içindeki anlaşmalara atıf yapıp bunun Suriye’nin kuzeyinde de uygulanması gerektiğini ekledi.

    'BU NOKTADAN SONRA EL BAB, RAKKA İÇİN BİR ŞEY İFADE ETMİYOR'

    Türkiye’nin El Bab’ı aldıktan sonra Suriye ordusuna teslim edeceğine, bunun için Rusya’ya söz verdiğine dair bazı duyumlar olduğunu paylaşan Sivri, kendi görüşünü de şöyle ifade etti:

    "Bu noktadan sonra El Bab Rakka için bir şey ifade etmiyor ama Halep’e açılan bir kapı El Bab. Dolayısıyla El Bab’ı Suriye ordusuna vermeden önce ya Cenevre’de ya da sonraki süreçte, Şam muhaliflere birşeyler vermeden teslim etmeyecekler kenti. Şam az önce de dediğim gibi Türkiye’yi, Fırat Kalkanı’nı ve diğer güçleri işgalci olarak görüyor ve çıkmasını talep ediyor, pazarlığa bu yerden oturuyor. Türkiye’ninse ben bunun karşılığında ne alabiliriz ve bizimle müttefik olarak hareket eden diğer silahları gruplara bunun karşılığında ne kazandırabiliriz siyaseti izleyeceğini düşünüyorum. Biraz da belirsiz açıkçası. Türkiye açısından, sahadaki herşey onlara birşey kazandırabilir. Sahadaki tartışmalarda, Türkiye’nin hep pazarlığa en yukardan başladığına ama hep en kaybeden olarak bitirdiğini görüyoruz. Türkiye ve ÖSO açısından bir ısrar söz konusu ve bir belirsizlik de söz konusu. Dolayısıyla çok ciddi beklentileri olmaması gerek. Şam kendinden emin. Hem Ruslarla ittifaklarından dolayı, hem Rakka operasyonundan ötürü hem de Bab’ın önemini yitirmesi ve artık meselenin Rakka’ya taşınacak olmasından ötürü kendinden emin. Fakat yine de birşey vermeden Bab’ı almak istiyor."

    İlgili konular:

    Genelkurmay Başkanı Akar: Fırat Kalkanı Harekatı'nın başında planladığımız hedeflere ulaştık
    Bakan Işık: Fırat Kalkanı olmasa, PYD kantonları birleştirmişti
    Etiketler:
    Fırat kalkanı operasyonu, Demokratik Suriye Güçleri (DSG), Suriye ordusu, YPG, ÖSO, AK Parti, Hasan Sivri, Deyr ez Zor, Menbiç, El Bab, Afrin, Rakka, Kobani, Irak, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın