07:39 22 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Kıbrıs üzerinden Doğu Akdeniz'de Türkiye ile Rusya'ya karşı cepheleşme oluşturulmaya çalışılıyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 20

    Sefa Karahasan’a göre ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun katılıyla Kudüs’te gerçekleştirilen İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi zirvesi, Türkiye ve Rusya’ya karşı Kıbrıs üzerinden cepheleşme çabası. Karahasan, Doğu Akdeniz’in enerji kaynaklarına dair yeni oyun kurulduğuna işaret etti.

    ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Ortadoğu turu kapsamında gittiği Kudüs'te önemli bir zirveye katıldı. İsrail'in evsahipliğinde Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi liderleri geçtiğimiz aylarda düzenlenen Doğu Akdeniz Forumu içinde güçlerini pekiştirmek üzere buluştular. Toplantı sonucunda yapılan açıklamada, ‘Doğu Akdeniz bölgesinde barışı ve istikrarı desteklemekten' söz edilirken, ‘hasmane güçlere karşı' duruş pekiştirildi. ABD'nin Rusya'dan S-400 alımından duyduğu rahatsızlık eşliğinde Türkiye'yle sıkıntılar yaşadığı bir dönemde Doğu Akdeniz'deki bu dirsek teması ve açıklamanın Ankara'yı hedef aldığı değerlendirmeleri öne çıkıyor.

    Gelişmeleri Lefkoşa merkezli gazeteci-yazar Sefa Karahasan ile konuştuk.

    ‘S-400 FÜZELERİYLE GERİLEN ORTAMDA KIBRIS ÜZERİNDEN YENİ CEPHELEŞME'

    Sefa Karahasan, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasından kaynaklı ABD ile gerilen ilişkilerden ötürü Türkiye ve Rusya'ya karşı Kıbrıs üzerinden bir cepheleşme oluşturulduğu görüşünde. İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi liderlerinin ABD Dışişleri Bakanı'nın da katılımıyla gerçekleştirdikleri zirveyle adeta bir ‘gövde gösterisi' yaptıklarına dikkat çeken Karahasan'a göre, Avrupa'ya yönelik doğalgaz hattına vurgu yaptı. Ancak Karahasan, Türkiye ve Rusya görmezden gelerek Doğu Akdeniz'de ilerleme sağlamanın zorluklarına da dikkat çekti:

    "En önemlisi Kıbrıs üzerinden bir cepheleşme oluşturulmaya çalışılıyor hem Türkiye hem de Rusya'ya karşı. S-400 füzeleri konusunda gerilen ortamda Amerikan Dışişleri Bakanı'nın zaten üçlü ittifaka destek vermesinin bir nedeni de bu. Ayrıca Yunanistan'ın eski Dışişleri Bakanı'nın bir açıklaması var. ‘Türkiye'yi davet etmezsek doğalgazla ilgili olarak hayal kırıklığı yaşayabiliriz'. Bir gövde gösterisi var burada. Türkiyesiz veya Rusyasız bir süreci Ortadoğu'da hissetme çabası var. İsrail gazının, İsrail, Kıbrıs, Yunanistan Girit, Rodos üzerinden İtalya ve Avrupa'ya dağıtılması noktasında bir çaba var. Bunun da olabilirliği çok düşük. Sadece bu dönemde bir güç savaşı yaşanıyor. O güç savaşı da Kıbrıs üzerinden yapılıyor diyebiliriz. Kıbrıs Rum yönetimi lideri Anastasiadis'in İsrail ile işbirliği yapmasının tek nedeni veya İsrail'in Kıbrıs Rum yönetimine yaklaşıp işbirliği yapmasının tek nedeni Türkiye ile İsrail ilişkilerinin bozuk olması. En iyi dost düşmanım noktasında hareket ederek bir cephe oluşturmaya çalışıyor. Türkiye'nin Ortadoğu'daki varlığını göz ardı ederek Rusya'nın Kıbrıs üzerindeki varlığını göz ardı ederek bir sonuca varmak gerçekten çok zor. Burada tek yapılmak istenen İsrail'in 2010 yılında bulduğu 23 milyon metreküplük gazın Avrupa'ya nasıl taşınacağı. Tek amaçlanan bu. İsrail'in de Amerika'nın da uluslararası aktörlerin de bu doğalgazın Türkiye üzerinden çok daha rahat taşınabileceği gerçeğini biliyor. Ancak Türkiye ve Rusya ile bir güç savaşı var. Ortadoğu veya Doğu Akdeniz'de şu anda bir tarafta Rusya-Türkiye cephesi gözüküyor, diğer tarafta Amerika-Yunanistan-Fransa-İsrail-Kıbrıs Rum tarafı bir gövde gösterisi yapıyor."

    ‘ABD'NİN BU KONUYA DAHİL OLMASININ EN ÖNEMLİ NEDENİ S-400'LER'

    Karahasan, ABD'nin Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin yanı sıra Rusya'nın giderek artan varlığından duyduğu rahatsızlığa da dikkat çekti. ABD'nin Güney Kıbrıs'ta üs kurma çabalarına ve buradaki İngiliz üslerini kullanmasına atıf yapan Karahasan, aynı şekilde Fransa'nın da Mari Limanı'na üç kurma azrularını aktardı. Diğer yandan Doğu Akdeniz'de bu gelişmeler olurken bir türlü çözümlenmeyen Kıbrıs meselesine odaklanılmasını da kaçınılmaz bulan Karahasan, adada sorun çözümlenmeden Exxon Mobil şirketinin yürüttüğü çalışmaların sonuç vermesinin zorluklarına da vurgu yaptı:

    "Amerika'nın rahatsızlığı var, ama Rusya'nın da çok ciddi şekilde Amerika'dan rahatsızlığı var. Amerika, Güney Kıbrıs'a üs kurma konusunda çaba harcıyor. Hatta gizli üs kullanma noktasında adımlar atıyor. Bununla ilgili bilgiler de sızmıştı. Güney Kıbrıs'taki bazı havaalanlarını gizli şekilde kullanıyor. Bunlardan bir tanesi İngiliz üsleri var, onları kullandı. Daha sonra 20 milyon dolar para aktardığı ortaya çıktı. Ardından Fransa buraya yerleşecek, Mari Limanı'na. Deniz kuvvetlerine ait gemiler oraya yerleşiyor. Kıbrıs'ta, Doğu Akdeniz'de bir savaş varken Türkiye'nin Yunanistan Dışişleri Bakanı ile yaptığı toplantının önemi şu. Kıbrıs konusunda bir orta yol bulmak. Çünkü Kıbrıs sorunun çözmeden ne Kıbrıs Rum tarafı ne Kıbrıs Türk tarafı önemli adımlar atamaz. Exxon Mobil çok tartışıldı. Exxon Mobil, Katar ortaklığının 10. Parselde yaptığı araştırma. Ancak 10. Ve 11. parsel Türkiye'nin ada bölgesinde araştırma yaptığı noktalarla hiçbir zaman kesişmedi, kriz yaratacak bir şey de yoktu zaten. Ayrıca Exxon Mobil'in bulduğunu söylediği 8 trilyon metreküplük doğalgazın da yeterlik, garanti derecesi ile ilgili de bir iki yıl daha çalışma gerekir. Bir anlamda doğalgazın yanında burada Türkiye ve Rusya'ya karşı bir cepheleşme hareketini görüyorum. Hele hele S-400'lerin tartışıldığı bir noktada Amerika Dışişleri Bakanlığı'nın bu konuya dahil olmasının bence en önemli nokta diye düşünüyorum."

    ‘BU S-400'LERİN TARTIŞILDIĞI NOKTADA TÜRKİYE'YE SİYASİ VE ASKERİ BASKI OLARAK ALGILANABİLİR'

    Geçtiğimiz aylarda Türkiye dışlanarak Kahire'de düzenlenen Doğu Akdeniz doğalgaz forumunu da anımsatan Karahasan, Ankara'nın Mavi Vatan tatbitanın öneminin de altını çizdi. Karahasan Doğu Akdeniz'deki kaynaklar için ülkeler arasında giderek derinleşen bir güç savaşı var. Özellikle Yunanistan'ın bu mücadelenin Türkiye'yi dışlayarak yürütülmesindeki zorlukları tespit ettiği görüşündeki Karahasan, bu sebeple ABD ve İsrail'in sürece dahil edilmesi yoluyla Kıbrıs meselesinde de Ankara'dan daha fazla taviz koparılabileceğinin düşünüldüğü değerlendirmesinde bulundu:

    "Forum şundan önemli. Dış güçlere karşı derken orada direkt Türkiye kastediliyor. Çünkü Barbaros sismik araştırma gemisi araştırma yapıyor, Fatih araştırma yapıyor. İkinci bir gemi, gelecek Doğu Akdeniz'e. Bunlar da çok ciddi bir krizin Mavi Vatan tatbikatı bence Ortadoğu'da da bazı anlamda çok ciddi bir sürecin başladığını da gösterdi. Çünkü Türkiye araştırmalarını yaparken Barbaros sismik gemisi en az beş sene savaş gemisi ile birlikte yapıyor. Ortadoğu'daki savaş gemilerinin sayılarını biliyorum. O gemileri gördüğün zaman ciddi anlamda hem Rusya hem Fransa hem Amerika hem Yunanistan hem Kıbrıs Rum kesimi hem Almanya hem Çin hem İtalya Doğu Akdeniz'de bir güç mücadelesi veriyor. Çünkü Doğu Akdeniz'de ciddi anlamda bir doğalgaz olduğu biliniyor. ABD Jeoloji Araştırma Kurulu'nun şöyle bir araştırması vardı. Keşfedilmeyi bekleyen 1.7 milyar varil petrol ve 122 trilyon fit küp gaz olabildiği bir raporu vardı. Bunu da paylaşmak için şimdiden bir güç savaşı var. O güç savaşını bazen Türkiye kamuoyunda şöyle oluyor, ‘Türkiyesiz olmaz'. Tamam ama sadece Türkiye'ye karşı bir güç mücadelesi verilmiyor, Rusya da var. Türkiye ve Rusya'yı, Ortadoğu'dan veya Doğu Akdeniz'den dışlayarak bir adım atma çabası var. Bunu Anastasiadis yapabilir mi, en önemlisi bu. Bunu Anastasiadis'in yapma şansı çok zor. Çünkü Rum liderlerle görüştüğümüzde söyledikleri şu. ‘Bu şekilde bir şey olmayacak. Ama Anastasiadis, Türkiye ile mücadeleyi İsrail veya Amerika ile birlikte daha rahat yürütebileceği, garanti ve ittifak anlaşmalarında daha rahat taviz alabileceği noktasında gördüğü için böyle bir süreç yaşanıyor. EASTMED projesi için yapılan görüşmeler Amerikan Dışişleri Bakanı'nın da destek vermesinin tam noktası da S-400 füzelerinin tartışıldığı noktada Türkiye'ye bir siyasi baskı hem de askeri baskı olarak algılanabilir. 7 milyar dolar sadece düşünülen para. 15 milyar dolarlık bir bütçeden bahsediyorum. 3.5 km derinlik olacak, 2100 km uzunlukta olacak. Bu mu daha stabildir, yoksa 80 km'lik Türkiye mi daha doğru yoldur? Bugün de Rum Dışişleri Bakanı şöyle söylüyor, ‘Biz Doğu Akdeniz'deki projelerden Türkiye'yi dışlamıyoruz. Ancak Kıbrıs sorunu çözülürse dahil olur'. Zaten Kudüs'te yapılan toplantının da amacı o. Bir anlamda Türkiye'yi Mersin Limanı'na sıkıştırmak."

    ‘RUSYA'NIN KIBRIS ÜZERİNDEKİ ALGISI, ETKİSİ TÜRKİYE POLİTİKALARINA DAHA YAKIN HALE GELDİ'

    Karahasan, Rum lideri Anastasiadis'in aslında adada federal değil Türkleri azınlıkta tutacak üniter bir yapıdan yana olduğunu, ada etrafındaki doğalgaz kaynaklarının ise barış için umut haline getirilmesinin hakikatleri yansıtmadığının kısa sürede anlaşıldığı görüşünde. Anastasiadis'in doğalgazı Türkiye'ye karşı Kıbrıs sorunu konusunda elinde bir güç olarak kullanmaya çalıştığını söyleyen Karahasan, Rusya'nın Kıbrıs meselesinde giderek önemli hale gelen varlığının dengeleri etkileyeceği görüşünü aktardı:

    "Kıbrıs sorununu, Anastasiadis kendi istedikleri noktada çözmek istiyor. ben 20 yıldır adada yaşıyorum, her dönem her yıl Kıbrıs sorunun çok önemli olduğu vurgulanır, yıl sonuna kadar mutlaka bir çözüme ulaşacağı vurgulanır, ama bir sonuca ulaşamazsınız. Doğalgazın da Kıbrıs sorunun çözümünde bir etken olacağı düşünülüyordu. Ancak Anastasiadis bunu tam tersine kullanmaya başladı. Çünkü elinde bir güç olarak görüyor. Doğalgazı eğer paylaşmak istiyorsanız, mesela garantilerden taviz verin. Türkiye bu ülkeye müdahale etmesin. 1974'ten sonra gelenler geri dönsün. Anastasiadis'in kendi cümlesidir, adada azınlıkların eşitlenmesi kabul edilemez noktasında veya adada federal bir çözümü benimseyen bir tutum değil üniter bir yapıyı benimseyen bir tutum. Bunu aslında doğalgazın federale yöneleceğini beklerken Anastasiadis doğalgazdan aldığı güçle İsrail ve Amerika'dan aldığı güçlerin ben suni güçler olduğunu düşünüyorum. Ortadoğu'daki dengeler her an değişebilir. Güç ise şu anda üniter yapı noktasında hareket ediyor. Doğalgazın da çözüm yönünde katalizör olmasını beklerken tam tersi olduğu diyebiliriz. Rusya, Amerika'nın ve uluslararası güçlerin bu ülkede dayattığı bir çözüme asla evet demeyecektir ki zaten 2004 yılında referandumunda Annan planına Akel'in hayır demesinin nedeni Rusya idi. Güvenlik Konseyi'nde Rusya garanti altına almamıştı planı. Burada zaten Rusya Dışişleri Bakanı'nın sözcüsü açılama yapmıştı. Amerika'nın Kıbrıs'a askeri yerleşme planı konusunu yakından takip ediyoruz, bu ciddi krizlere yol açabilir noktasında. O nedenle Türkiye ve Rusya'yı yok sayacak bir adımın burada olabileceğini düşünmüyorum. Sadece gövde gösterilerine sahne olan açıklama ve toplantılar yapılıyor. Çünkü kimse 2100 km'lik yolu bekleyecek veya orada doğalgaz çıkacak, kazanacaksınız 10 milyar dolar, harcayacaksınız 15 milyar dolar. Bunlar beklenen nokta değil. O nedenle Türkiye ne kadar Kıbrıs üzerinden veya Doğu Akdeniz üzerinden yıpratır, geri adım attırırsak, kardayız düşüncesi var. Rusya da burada Türkiye'nin yanında gözüküyor. Çünkü Türkiye ile son dönemdeki ilişkiler nedeniyle Rusya'nın Kıbrıs üzerindeki algısı, etkisi Türkiye'nin politikalarına daha yakın."

    Etiketler:
    Kıbrıs sorunu, S-400, Doğalgaz, Doğu Akdeniz Gaz Forumu, İsrail Başbakanı Benyamin (Bibi) Netanyahu, Mike Pompeo, Nikos Anastasiadis, Doğu Akdeniz, Yunanistan, İsrail, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın