13:28 30 Eylül 2020
Canlı Yayın

    ‘Yunanistan’ın AB toplantısında talep edeceği Türkiye yaptırımları yürürlüğe girmez’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 83
    Abone ol

    Dr. Naim Babüroğlu'na göre, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin karşısında bir cephe oluştu ama AB, Yunanistan'ın istediği yaptırımları gündeme almaz. Türk-Yunan gerilimi yaşansa da sıcak çatışma beklemeyen Babüroğlu, Ankara'nın Mısır ve İsrail ile ilişkileri mutlaka düzelterek kıyıdaş ülkelerle işbirliğini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

    Akdeniz'de Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim sürerken, Türkiye'nin NAVTEX ilanıyla birlikte Oruç Reis'i Türk donanması eşliğinde seferber etmesine, Yunanistan'ın Fransa ile ortak tatbikatı ile yanıt geldi. Gerilimin yükselmesinin ardından diplomasi trafiği de hızlanırken, karşılıklı sert mesajlara diyalog çağrıları karışıyor. Yunanistan, AB zirvesi öncesinde Türkiye'ye yaptırım uygulanması taleplerini yükseltti. ABD ise Yunanistan ile Fransa'nın tatbikatına tepki gösterdi.

    Doğu Akdeniz’de artan gerilimi İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu ile konuştuk.

    ‘Yunanistan-Mısır anlaşmasının ABD’nin teşvikiyle yapıldığı ortaya çıktı’

    Dr. Naim Babüroğlu, Doğu Akdeniz’de Türkiye'ye karşı bir cephe oluştuğunu söylerken, ABD’nin Yunanistan ile Mısır arasında yapılan deniz alanlarını sınırlandırma anlaşmasını desteklediği görüşünü dile getirdi. Aynı şekilde Avrupa Birliği’nin (AB) de Türkiye’nin karşı cephesinde yer aldığını söyleyen Babüroğlu, Fransa’nın bölgede Yunanistan ile askeri tatbikatının da gerilimi tırmandırma gayesi taşıdığı kanaatinde:

    “Türkiye’ye bir karşı cephe oluştu. Ne yazık ki karşı cephede bir kemikleşme durumu da ortaya çıktı. Doğu Akdeniz cephesinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin attığı adımlar uluslararası hukuk incelendiğinde Birleşmiş Milletler deniz sözleşmesine göre tamamen Türkiye’nin deniz yetkilerini gasp eden ve Kuzey Kıbrıs’ın da deniz yetki alanlarını ihlal eden politikalar ve adımlar atıyor Yunanistan ve onun desteğiyle Güney Kıbrıs. Bu adımları atarken NAVTEX ilan edildi. Şimdi ikincisini ilan etti Türkiye. Fakat cepheler ortaya çıktı. Türkiye’ye baktığımızda karşı cephesinde Yunanistan ve Mısır hemen bir anlaşma yaptı deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair. Ama daha önce Türkiye ile Libya arasında bir anlaşma yapılmış. BM’nin tanıdığı Trablus hükümetiyle Türkiye deniz yetki alanlarıyla ilgili mutabakat imzalamıştı. Yunanistan ile Mısır’ın yaptığı bu anlaşma Türkiye’nin daha önce Libya ile yaptığı mutabakatla örtüşen alanları oldu. Dolayısıyla Türkiye bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Yunanistan cephesinde ne oldu? Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan’ın Mısır ile yaptığı anlaşmayı destekledi. ABD’nin teşvikiyle bu anlaşmanın yapıldığı ortaya çıktı. Demek ki Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin politikalarının karşısında yer alan Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı destekleyen bir ABD var. ABD, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de desteklemiyor, tersine Yunanistan’ı destekliyor. Avrupa Birliği de Yunanistan-Mısır anlaşmasını destekler mahiyette açıklamalar yaptı. AB, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki izlediği politikayı kınadığını belirtti. AB’nin en güçlü üyesi Almanya ve AB, demek ki Doğu Akdeniz’de aslında Türkiye’nin yanında değil karşısında. Yani Yunanistan’ın arkasında duruyor. Fransa zaten öteden beri Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın yanında, Türkiye’nin karşısında. Fransa üstüne üstlük Doğu Akdeniz’de gerginliği sürekli tırmandırıcı bazı adımlar atıyor. Mesela bugün itibariyle Fransa’yla Yunanistan, Doğu Akdeniz’de ortak askeri tatbikat başlattı. Bu bir noktada Doğu Akdeniz’de gerginliği artırma tatbikatıdır Türkiye’ye karşı. Yani ortaya çıkan bu gergin atmosferi daha da gerginleştirme anlamını taşır, askeri ve stratejik anlamda. Fransa dün itibariyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki Baf üssüne iki tane savaş uçağını konuşlandırdı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron açıklamasında, ‘Doğu Akdeniz’de askeri varlığımızı attıracağız ve Yunanistan’ın yanındayız’ dedi. İleride olası herhangi bir gerginlikte Fransa’nın Yunanistan ile birlikte askeri olarak hareket edeceğinin de göstergesi bu. Güney Kıbrıs ve Yunanistan ile. Diğer cephelerde Mısır zaten Libya nedeniyle Türkiye’nin karşı cephesinde. Zaten Mısır, Yunanistan ile deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşma yaptı Türkiye’ye karşı. İsrail’in Yunanistan’ı desteklediğini bildiren açıklamalar yaptı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de Yunanistan’ın destekler mahiyette açıklamalar yaptı. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşı cephesinde ABD, AB, Mısır, İsrail, finansörler Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri var. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin yanında Libya açısından bir Katar’ı görüyoruz.”

    ‘Türkiye Mısır’ı kaybetmemeli’

    Yunanistan'ın AB Dışişleri Bakanları toplantısında masaya Türkiye'ye yaptırım talebini koyacağını belirten Babüroğlu, ancak Almanya'nın yanı sıra İtalya ve İspanya gibi önde gelen AB ülkelerinin reddiyle herhangi bir yaptırımın yürürlüğe girmeyeceği kanaatinde. Yunanistan'ın ortaya attığı tezlerin hukuka aykırı olduğu görüşünü dile getiren Babüroğlu’na göre Mısır ve İsrail'in de Yunanistan'ı desteklemesi işleri karıştırıyor. Babüroğlu, Türkiye'nin Mısır’ı kaybetmemek için bir an önce diplomatik adım atması gerektiği görüşünde:

    “Yarın Avrupa Birliği dışişleri bakanları toplantısı var. Yunanistan Türkiye’ye uygulanacak yaptırımları masaya sürecektir. Yaptırımların yürürlüğe gireceğini düşünmüyorum. Çünkü Almanya biraz daha sağ duyulu. İspanya ve İtalya bu yaptırımlara karşı çıkacaktır. Dolayısıyla yarın AB’de Türkiye’ye karşı bir yaptırım paketinin uygulanacağını veya bu konuda bir adım atılacağını düşünmüyorum. Almanya, İspanya ve İtalya karşı çıkacaktır buna en azından. Ancak Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginliğin daha sağduyulu şekilde çözülmesi yönünde adımlar atılacaktır. Doğu Akdeniz’i bir cephe olarak aldığımızda Yunanistan’ın tezleri tamamen uluslararası hukuka, uygulanabilirlik durumuna aykırı. Yunanistan küçük adalarının bile bir kıta sahanlığı, deniz yetki alanlarının olduğu teziyle ortaya çıkıyor. Halbuki Meis Adası, Kaş’a 2 km uzakta, Yunanistan’a 580 km uzakta. Meis Adası için bile deniz yetki alanı istiyor. Bu uygulanabilir bir olay değil. Doğu Akdeniz’de Yunanistan hakları tamamen uluslararası hukuka aykırı, meşru değil. Ancak karşı cepheye baktığımızda ne yazık ki Mısır ve İsrail karşı cephede yer aldı, Türkiye’nin Mısır ve İsrail ile ilişkileri maalesef iyi değil. Eğer Türkiye, Doğu Akdeniz’de Mısır ve İsrail ile işbirliği olumlu olsaydı zaten Yunanistan, Mısır ile bir anlaşma yapmazdı. İsrail de Yunanistan’ı desteklediğine dair bir açıklama da yapmazdı. Bana göre Türkiye askeri gücü bulunduruyor, Libya, Doğu Akdeniz ve Suriye’de. Doğru ancak diplomatik bir atağa geçmesi lazım. Yani Türkiye Mısır’ı kaybetmemeli. Mısır ile olumlu bir işbirliği sergileyecek şekilde adım atmalı, yani kendine doğru çekmeli. İkincisi İsrail ile bir anlaşma yapmalı. Libya’da Trablus merkezli hükümetle yaptığı gibi. Türkiye gelecekte kendine karşı oluşan ve kemikleşen geniş cephenin en azından bazı halkalarını koparmak, kendine çekmek veya tarafsız duruma düşürmek için Mısır ve İsrail ile iyi ilişkiler kurmalı. Her türlü çabayı göstermeli.”

    ‘Türkiye, kıyıdaş ülkelerle ilişkilerini düzeltecek adımlar atmalı'

    Babüroğlu, Türkiye’nin ilan ettiği son NAVTEX'in, Yunanistan ile Mısır'ın yaptığı anlaşmayı içeren bölgeye dair olmaması dolayısıyla doğrudan meydan okuma içermemesinin nedeninin, gerginliği tırmandırmadan devam ettirme hedefli olabileceği görüşünde. Gelişmelerin sıcak çatışmaya dökülmesini beklemeyen Babüroğlu, Ankara'nın Doğu Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerle ilişkilerini düzeltecek adımlar atması, Mısır ve İsrail ile de gecikmeden diplomatik işbirliğine yönelmesi gerektiğini söyledi:

    “Doğu Akdeniz’de Mısır, İtalya, Türkiye, Lübnan ve İsrail’in ortak kıyıları var. Türkiye, Doğu Akdeniz’de kıyıdaş ülke olarak İtalya, Mısır, İsrail, Lübnan’la Libya ile yaptığı gibi bir anlaşma yapmalı. Bu Trablus merkezli hükümet dışında diğer kıyıdaş ülkeler ne yazık ki karşı cephede olunca Yunanistan’ın attığı adımlar destekleniyor. Türkiye, Mısır ve İsrail ile işbirliğini hemen geliştirmeli. Bunun için diplomatik adımlar atmalı. NAVTEX’i, Mısır ile Yunanistan’ın yaptığı anlaşmayla örtüşen alanda uygulanması daha etkili olurdu. Ancak ben de orada uygulanmasından yanayım. Örtüşen bölgede yani Yunanistan-Mısır anlaşmasının yapıldığı alanda olması gerekirdi. Ancak Yunanistan’ın kıta sahanlığı içinde yer alıyor.  Yunanistan’ın kıta sahanlığı olduğunu iddia ettiği bölgenin içinde yer alıyor. O bölgenin kenarında yer alıyor. Ancak Yunanistan’ın kıta sahanlığı olarak iddia ettiği bölgenin içinde de yer alıyor. Yunanistan-Mısır’ın yaptığı deniz yetki anlaşması sınırları içinde olsa daha etkili olurdu. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de attığı adımlarla Avrupa Birliği’nin en güçlü üyesi olan Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye ve Yunanistan’ı diplomatik girişimlerde, telefon diplomasisi yoluyla Türkiye’nin attığı adımları biraz yavaşlatması yönünde talepleri oluyor. Kendi düşüncem, sahanın üzerinde değil de kıta sahanlığı içinde yer almasının bir gerekçesi de gerginliği zirveye tırmandırma değil de ulusal çıkarları gözetecek şekilde devam etmesini sağlamak. Ama bu kontrollü gerginlik olarak devam eder. Olayın bir çatışmaya evrileceğini öngörmüyorum. Sonuçta Yunanistan ve Türkiye, NATO üyesi iki ülke. Ayrıca ABD ve AB de bunu hiçbir zaman arzu etmez. Bu nedenle kontrollü gerginlikle tırmanacağını ancak tırmanmanın kontrollü olarak devam edeceğini düşünenlerdenim.”

    Etiketler:
    Naim Babüroğlu, İsrail, Mısır, Türkiye, Libya, Yunanistan, Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın