02:35 26 Mart 2017
Ankara+ 4°C
İstanbul+ 8°C
Canlı Yayın
    Yazar Amur Gadjiev ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Moskova Büyükelçisi  Ümit Yardım

    Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi ile söyleşi: Rusya-Türkiye İlişkileri için 2014 nasıl bir yıl oldu?

    © Sputnik/
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Amur Gadjiev
    0 52060

    2014 yılı, Türk-Rus ilişkileri açısından son derece önemli gelişmelerin yaşandığı ve yakınlaşmanın arttığı bir süreçle tamamlandı. Türkiye Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım, Sputnik'e verdiği özel röportajda, geride kalan yılı değerlendirdi.

    Rusya-Türkiye ilişkileri açısından belirli alanlarda yeni atılımlara sahne olan 2014’te iki ülke arasındaki karşılıklı ilişkiler; özellikle de ticaret ve enerji alanlarında, tarihte eşi benzeri görülmemiş çok yönlü bir ortaklık seviyesine yükselme başarısını gösterdi.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım, Sputnik Haber Ajansı ve Sputnik Radyo’ya verdiği özel röportajda, Rusya-Türkiye ilişkilerinde 2014 itibariyle elde edilen başarıları, ilişkilerin bugünkü durumunu ve iki ülke arasındaki karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin planları anlattı:


    Amur Gadjiev: Yeni görevinize, Rus-Türk ikili ilişkilerinin çok yoğun olduğu bir dönemde başladınız. Bununla birlikte, bu kısa süre içinde sadece adapte olmakla yetinmeyip bazı konularda yeni birtakım görüşme formatları başlattınız. Mesela, Türkologlarla görüşmeler, medya mensupları için Türkiye’yi tanıtma ve gezi programları, sistematik üniversite ve enstitü ziyaretleri vs. Bu tür fevkalade önemli ve olumlu adımları, Türk-Rus ilişkilerinin ulaştığı düzeyin sonuçları olarak görebilir miyiz?

    Ümit Yardım: Bahsettiğiniz alanlar, ilk başından beri iki ülkemiz için son derece önemlidir. Çünkü bir ilişkiler sistemi sadece siyasi ya da ekonomik, ticari düzeyde kalırsa onun köklenip genişlemesinin sınırları belli olur, sınırlar içinde kalır. Siyasi alanda üst düzeyde mevcut iradenin alınan kararları fiiliyata geçmesi ve toplumun diplerine doğru yayılması için bütün alanları kapsayan bir işbirliği sistemi içinde olmamız lazım. Örneğin, halklarımız arasında daha da yakınlaşmanın; enstitüler, üniversiteler, basın dünyası. Ya bu Türk-Rus ilişkileri bir bütünlük içinde görmemiz lazım. Aksi takdirde söylediğim gibi alanlar ve etkisi sınırlı kalır, arzulanan hedeflere erişmekte zorlanabilir. Aslında bu sadece bizim bu dönemimizle ilgili değil, her zaman için böyledir ve böyle de olması gerekir. Biz de geçmişten bu yana olan bu süreci, bu anlayışı izlemeye gayret ve takvi etmeye gayret ediyoruz. Bizim daha önce yapılanlardan farklı bir şey yaptığımız yok. Sadece biz onu sürdürüyoruz. Ve önümüzdeki dönemde de bütün bu bahsettiğiniz alanlara yönelik ilişkilerimiz, temaslarımız aynı hızla sürecektir. Bu ilişkilerimizin vardığı düzeyi yansıtması belki şu an için erkendir. Çünkü önümüzde çok daha geniş bir alanın olduğunu düşünüyoruz. Ve bu alanlarda ortaya bazı sonuçların çıkması için gerçekçi olmak gerekiyorsa onyıllardan bahsetmemiz lazım. Kısa vadeli yaklaşımların sonuçları da kısır olabilir. Ben şahsen böyle görüyorum. Dolayısıyla şunu söylüyorum özetle, bütün yoğunlukla bütün kurumlarımız, kuruluşlarımız her iki ülkenin de etkin şekilde bütün bu dünyalarda, üniversiteler, basında çok yoğun bir şekilde önümüze bakmalıyız, gayretlerimizi yoğunlaştırmalıyız ve bu süreç gerekirse onyıllar dahi sürebilir. Ama sonuçta Türkiye ve Rusya’ya yakışır bir ilişkiler ve işbirliği sistemine mutlaka erişiriz. Bu gayretlerimizi sürdüreceğiz.

    Amur Gadjiev: Avrasya’nın önemli aktörlerini doğrudan tanıdınız. Burada mevcut ve potansiyel entegrasyonu gördünüz. Tecrübenize dayanarak Türkiye’nin Avrasya perspektifini nasıl görüyorsunuz? Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü, Avrasya Ekonomik Birliği gibi oluşumlarla olan diyalogun geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Ümit Yardım: Şimdi ben öncelikle Avrasya’yı nasıl gördüğümüzü size söyleyeyim. Avrasya bizim için her zaman büyük potansiyeli olan, önümüzde duran bir bölgedir, bir coğrafyadır. Her şeyden önce biz de Türkiye olarak bu bölgenin bir parçasıyız. Bütün boyutlarda, bütün alanlarda biz de bu coğrafyaya ait bir ülkeyiz, farklı bir coğrafyaya ait değiliz. Biz Türkiye olarak ne kadar Avrupalı, ne kadar Ortadoğulu, ne kadar Afrikalıysak aynı ölçüde de Avrasyalıyız, Asyalıyız. Türkiye belki bu konumu itibariyle başka ülkelerden biraz farklılık gösterebilir. Biz birçok coğrafyayı bünyemize barındırmış bir ülkeyiz. Bunlara eşit derecede önem veriyoruz, hepsine büyük önem veriyoruz ve hepsine yönelik bakışımızı da güçlendirmeye çalışıyoruz. Çünkü bunlardan birinin eksik olması tarihimize karşı, bugünkü konumumuza karşı bir haksızlık olur, doğru olmaz. Dolayısıyla söylediğim gibi Avrasya bölgesi Türkiye’nin kendisidir, Türkiye’nin en önemli mihenk noktalarından birisi oaln bir coğrafyadır. Biz hangi bölgeyle olursa olsun, olduğu gibi bu bölgeye yönelik de bakışımızı büyük bir vizyon ve derinlik içinde görüyoruz. Bunu da bundan sonra da sürdüreceğiz. Bizim yabancı olduğumuz bir bölge değil, ait olduğumuz bir bölgedir. Tabi, bunlar içinde potansiyelin olması, onun çok iyi şekilde değerlendirildiği anlamına da gelmez. Bunu içinde çok yoğun bir mesaide bütün ülkelerin, coğrafi şartları da, siyasi, kültürel, ekonomik şartları da görerek gayretlerini yoğunlaştırmaları gerekir. Ben şahsen bu bölgenin, bu coğrafyanın sadece Türkiye için değil, o yapı içinde bulunan bütün ülkeler için büyük bir potansiyel barındırdığını düşünüyorum. Hepimizin ortak gayretleriyle bu potansiyeli çok daha iyi geliştiririz, çok daha üst düzeylere çıkarabiliriz.
    Bu bahsettiğiniz kuruluşlardan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne Türkiye, diyalog ortağı, yani, bazı faaliyetlerine katılıyoruz. Örneğin, burada iki ay önce yapılmış olan Tarım Bakanları Toplantısına sayın Tarım Bakanımızın gelmesi söz konusuydu. Ancak son anda önemli bir gelişme nedeniyle Türkiye’den gelemedi. Ama ben katıldım o toplantıya. Bundan sonra olabilecek başka toplantılarına da şüphesiz katılacağız. Sadece tarım alanında değil, Şanghay İşbirliği’nin başka alanlarda da. Ancak biz bu kuruluşun henüz daha yeni diyalog üyesiyz. Dolayısıyla bunun pepspektiflerini iyi görmemiz lazım. İşbirliği imkanlarını daha iyi değerlendirmemiz lazım. Ben önümüzdeki dönemlerde çoık daha iyi, somut, çok daha güçlü işbirliği imkanlarının çıkacağına inanıyorum.

    Amur Gadjiev: Rusya Devlet Başkanı sayın Vladimir Putin, son Türkiye ziyareti sırasında Güney Akım’ın artık bittiğini açıkladı. Bunu, bu ziyaretten önce ya da sonra yapabilirdi. Ama o, Türkiye’yi seçerek ülkenizin Rusya için ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Moskova’nın bu jesti Ankara’da nasıl karşılandı?

    Ümit Yardım: Tabi sayın Putin’in açıklamaları Türkiye’de son derece önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Bütün çevrelerde, bütün yapılarda son derece önemli ve dikkat çekici bir açıklama olarak değerlendirildi. Herkesin analizleri bu konu üzerinde yoğunlaştı. Çünkü herşeyden önce Türk-Rus ilişkilerinin çok önemli büyük sıçrayışlar yapma potansiyeli var. İkincisi de enerji bu ilişkilerimizde ve önümüzdeki dönemde en önemli ve en kritik alanların başında geliyor. Daha bugün içinde Türkiye ve Rusya’nın enerji alanındaki, özellikle doğal gaz alanındaki işbirliği gerçekten artık stratejik düzeylerdedir, çok üst düzeylerdedir. Ve büyük bir enerji gelişmesine bağlı olarak büyük bir enerji ihityacı olan Türkiye için de enerji alanı son derece önemli bir alandır. Bu bakımdan sayın Putin’in bu açıklamasını biz çok önemli olarak gördük. Yeni Güney akım projesi daha henüz bir vizyondur tabi. Ortada en azından ikili düzeyde bir projesi ya da somut adımları olan bir proje değildir. Çünkü daha önce başka bölgeye yönelik düşünülmüş bir projeydi. Bu projenin bütün analizlerinin yapılması, çalışmalarının yapılması ve her iki ülkenin de yararına olacak şekilde fiiliyata geçmesi Türkiye, Rusya ve bütün bölge bakımından son derece kritik önemde olacaktır. Biz bu gelişmeyi son derece önemli değerlendirdik.

    Amur Gadjiev: Rus-Türk ikili ilişkilerinin bazı konularda stratejik seviyeye ulaştığını görüyoruz. Buna artı olarak da yeni işbirliği ufuklarından ve 100 milyarlık hedeften söz ediliyor. Peki, Batı tarafından Rusya’ya karşı yürütülen yaptırımlı politikasının devam ettiği koşullarda Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini geliştirme iradesi etkilenmiyor mu?

    Ümit Yardım: Biz her zaman şunu söylüyoruz. Bizim Türkiye olarak siyasi konumumuz bellidir. Siyasi hedeflerimiz, bakışlarımız, vizyonumuz her şeyimiz bellidir. Bizim ittifak ilişkilerimiz vardır. Bölgesel ilişkilerimiz, işbirliğimiz vardır. Ancak biz sonuçta bütün yönlere, farklı ülkelere yönelik önemli bir işbirliği arzusu içindeyiz. Bunların başında da şüphesiz Rusya geliyor. Rusya bizim için vazgeçilmez, son derece önemli ve kritik bir ülkedir. İnanıyorum ki, aynı şey Rusya bakımından da geçerlidir. Biz bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendireceğiz ve ilişkilerimizi bugünkünden çok daha ileri düzeylere götüreceğiz. Bunun anlamı, aramızda fikir, görüş, değerlendirme ayrılıkları olmadığı şeklinde değildir. Dünya’nın her ülkesi arasında bazı konulara ilişkin tutum, yorum, görüş farklılıkları olabilir. Bu da gayet doğaldır. Bu, aynı ittifak, aynı bütünlük içinde bulunan ülkeler için de geçerlidir. Bizzat Avrupa ülkeleri içinde de farklı siyasi perspektifler olabilir. Bu işin doğasında vardır. Ama özetle biz kendi perspektifimizi değerlendirdik, değerlendiriyoruz ve buna yönelik politikalarımızı kararlı bir şekilde sürdürürüz.

    Amur Gadjiev: Uzmanlara göre, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin ilerleryen dönüşümü aynı zamanda yeni bir aşamaya geçme temelini de oluşturmaya başlamıştır. Ve bu sonraki aşama, ortak komşuların güvenliğini ve kalkınmalarını sağlamak amacıyla bölgesel işbirliğinin kurulması şeklinde ifade edilebilir. Siz bu fikri nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Ümit Yardım: Biz önemli ve büyük komşularımızla, Avrupayla, Orta Doğu, Afrika veya Kuzey’de Rusya veya diğer bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerimizin ötesinde bölgesel işbirliği imkanlarının da her zaman değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz. Çünkü artık küresel sistem içinde ikili ilişkilerin ötesine geçen bir ilişki tarzlarının geliştirilmesi lazım. Bölgesel ve hatta o ülkelerin potansiyelleri yeterli ise küresel düzeyde ilşbirliği modellerinin geliştirilmesi lazım. Çünkü artık Dünyamız 22. yüzyıla doğru giderken bu modele odaklı gelişmesi lazım. Süreç bu şekilde gidiyor. Dolayısıyla aynı bakışımız tabi ki Rusya için de öyledir. Eğer ikili ilişkilerimiz dışında bölgesel anlamda işbirliği imkanlarımız varsa bunu da mutlaka ki değerlendireceğiz. Ancak tabi ilk sorunuzda da söylediğim gibi bu tür adımları böyle zaman baskısı altında görmemek lazım. Çünkü her şeyden önce gerçekçi olarak ayaklarımızın yere basması lazım. Yani 6 ayda, 1 yılda, 2 yılda şu hedefe varılacaktır tarzında hedefleri ben şahsen doğru bulmuyorum özellikle bölgesel işbirliği anlamında. Çünkü bunlar için çok yoğun şekilde, çok istikrarlı eşgüdüm içinde birbirimizin hassasiyetlerini çok iyi değerlendirerek, birbirimizi çok daha iyi anlayarak yola çıkıldığı takdirde bütün ülkelerde olduğu gibi ikili ilişkilerimimiz de çok önemli düzeylere çıkacaktır, bölgesel düzeyde de bununn şüphesiz yansımaları olacaktır. Bu konuda hiçbir tereddütümüz yoktur. Biz önümüzde çok geniş ve açık bir alanın olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Bu hedeflerimize de birlikte kolay şekilde ancak biraz sabırla, meşakkatle, çile çekerekten varırız.

    Amur Gadjiev: Hiç kuşkusuz Türkiye, Suriye krizinden en çok etkilenen ülkelerden biridir. Suriye krizinin çözümü konusunda bölgesel aktörlerin de katılacağı “Cenevre-3” fikrine Ankara nasıl bakıyor?

    Ümit Yardım: Bu süreç önemli bir süreçtir. Rus yönetiminin son girişimlerini, inisiyatiflerini tabi ki yakından takip ediyoruz ve istişarede görüş alışverişinde bulunuyoruz. Suriye gerçekten Ortadoğu’nun ve bütün Dünya’nın son belki de bu yüzyıl içinde karşılaştığı en ağır sonuçları, en vahim bölgesel gelişmelerinin başında geliyor. Maalesef, uluslararası sistem buna karşı yapıcı, sonuç getirici adımları atamadı. Sonuçta ortada tamamen artık dağılmış bir ülkeden bahsediyoruz, çökmüş bir sistemden bahsediyoruz. Hemen hemen her vesileyle söylediğimiz gibi yüzbinlerce insanın öldüğünden bahsediyoruz. Ülke dışına kaçmış milyonlarca Suriyeliden ki, bunun 1,5-2 milyon kadarı Türkiye’de ve diğer komşularda ya da ülkesi içinde kaçmış olan insanlardan bahsediyoruz. Artık dağılmış bir ülkeden bahsediyoruz. Bu tabloyu gördükten sonra insanlığın, uluslararası siyasi sistemin bu konuda son derece başarısız bir sınav verdiğini, sınıfta kaldığını kolaylıkla söyleyebiliriz. Çünkü bütün ağırlığıyla dört yıldır bu kriz devam etmektedir. Bu bakımdan tabi Rus tarafının bu girişimi, inisiyatifi de çok önemlidir. Söylediğim gibi, biz bununla ilgili istişarelerimizi de sürdürüyoruz, görüşlerimizi de paylaşıyoruz. Ancak bildiğim kadarıyla önümüzde daha henüz bir takvim yok. Unsurları ortaya çıktığında şüphesiz ki, bizim ilgimiz içinde olan bir süreç olacaktır, dikkatle izleyeceğimiz bir süreç olacaktır.

    Amur Gadjiev: Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan, verdiği bir röportajda ABD’nin Ortadoğu politikasının bazı noktalarını anlamadığını söyledi. Türkiye ile Batı arasındaki anlaşmazlıklar ne kadar derin? Batı, Türkiye’nin bağımsız hareketlerinden mi rahatsız?

    Ümit Yardım: Sayın Cumhurbaşkanımız değerlendirmesini yapmıştır. Benim bu konuda ilave, farklı bir yorum getirmem doğru değil, kendisi Cumhurbaşkanımızdır. Gayet tabi değerlendirmelerini paylaşmıştır. Ben başka bir yönden belki kendi adıma şunu söyleyebilirim. Türkiye olarak tabi ki bizim hiçbir ülkeyle, hiçbir ittifak grubuyla veya hiçbir ülkeler grubuyla bütün alanlarda yüzde yüz görüşlerin aynıdır, perspektiflerimiz aynıdır diye bir şey söyleyemeyiz. Bu Rusyayla da olabilir, Amerikayla da. Aramızda görüş farklılıkları tabi olabilir. Türkiye Ankara’dan yönetilir. Türkiye bağımsız, güçlü bir devlettir. Yüzlerce, binlerce yıllık geçmişi olan bir devlettir. Kim olursa olsun biz kendi görüşlerimizi söyleriz. Türkiye görüşlerini, değerlendirmelerini kim olursa olsun paylaşır ve söyler.

    Amur Gadjiev: Hiç kuşkusuz Türkiye, AB ile Rusya arasında bir seçim yapmak zorunda değil ve nihai olarak Türkiye, milli çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapacaktır. Ankara’nın bu tutumu Briksel’i tatmin etmiyor gibi. AB’nin rahatsızlık belirtileri Türkiye’de nasıl algılanıp değerlendiriliyor?

    Ümit Yardım: Biz dış politikamızı yaparken kimseyi tatmin etmek için, kimsenin beğenmesine sunmak için yapmıyoruz. Bizim, her ülkenin olduğu gibi, milli çıkarlarımız vardır, kendi perspektifimiz, kendi bakışımız vardır. Öte yandan üyesi olduğumuz veya olma arzu ettiğimiz tabi ki bölgesel ittifakların değerlendirilmeleri de bizim için önemlidir. Ama nihai tahlilde son karar, Türkiye’nin kendisine aittir. Bütün dış, iç politika, hangi konuda olursa olsun, bütün bu konularda Türkiye’nin hangi dış politikası veya hangi adım Brüksel’i tatmin etmiyor bilemiyorum. Ama sırf bu perspektiften bakılırsa bizim açımızdan da aynı şeyler geçerlidir. Biz de bazı ülkelerin veya ülke gruplarının bazı konularda çok sağlıklı karar verdiklerini düşünmüyoruz. Ben de şahsen öyle düşünmüyorum. Bazı adımlarının, bazı bakışlarının çok gerçeği yansıtmadığını ben de Türkiye olarak söyleyebilirim. Ortadoğu’ya yönelik veya başka bölgelere yönelik başka ülkelerin yaptığı bir sürü adımın veya siyasetin de doğru olmadığını, zararlı olduğunu, bölgeye zarar verdiğini ben de söyleyebilirim. Ama sonuçta her ülke veya işte ittifak, yapı bir adım atar, sonucunu da hep birlikte görürüz. Dolayısıyla özetle, bizim attığımız adımlarda Brüksel’in tatmin olması, olumlu görmesi diye bizim bir kaygımız, bir düşüncemiz zaten yok. Ama istişare anlamında tabi ki Brüksel, Moskova veya diğer ülkelerle istişare içinde bulunuyoruz. Bunu da sürdüreceğiz. Bunda anormal bir şey yoktur.

    Amur Gadjiev: Evet sayın Büyükelçi, röportajımıza katıldığınız ve açıklayıcı cevaplar verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

    Ümit Yardım: Size, ailenize, bütün çevrenize, bütün basın dünyasına, bütün Rusya halkına Yeni Yılınızı kutluyorum. En iyi dileklerimi sunuyorum.

    Amur Gadjiev: Çok teşekkür ediyorum.

    İlgili konular:

    Kafkassam Başkanı: Kafkasya, Rusya -Türkiye işbirliğinin alanı
    Etiketler:
    Rusya-Türkiye ilişkileri, Umit Yardim
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın