11:05 16 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Türkiye sandık başında

    Meclis dışında kalan partiler seçim sonucunu nasıl değerlendiriyor?

    © AA / Ayşe Yıldız
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    Seçim sonrası Türkiye (203)
    0 0 0
    Abone ol

    7 Haziran seçimlerinde parlamento dışında kalan partilerden, DSP Genel Başkanı Masum Türker ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunus Soner sandıktan çıkan sonuçları Sputnik'e değerlendirdi.

    Büyük beklentiyle seçime giren Vatan Partisi ve Demokratik Sol Parti (DSP), bu seçimde de bekledikleri oy oranlarına ulaşamadı.

    Meclis dışı muhalefete göre seçim sonuçlarından çıkan en önemli mesajı nedir? Bundan sonra nasıl bir Türkiye portresi oluşacak? Erken seçim ihtimaline nasıl bakıyorlar? DSP Genel Başkanı Masum Türker ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunus Soner, Sputnik'in sorularını yanıtladı.

    Türker, 7 Haziran'da seçmenin kendi partilerine dönüş yaptığını ve bu seçim sonucunun başkanlık sistemine karşıtlıktan daha çok seçim barajına bir başkaldırı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan faktörüyle Ak Parti'nin oylarını koruduğuna dikkat çeken Türker, Erdoğan'ın bir koalisyon hükümetine razı olmaması durumunda erken seçimin yakın olduğunu belirtti.

    Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunus Soner'e göre ise seçimin en önemli sonucu AK Parti'nin tek başına iktidarının sona ermiş olması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zayıflaması. Halkların Demokratik Partisi'nin, Meclis'e girmesini olumlu bulmadıklarını kaydeden Soner, bunun bir ABD projesi olduğunu savundu. Olası AKP-CHP koalisyonunun iki hedefi olduğuna dikkati çeken Yunus Soner, "Biri Erdoğan'ı Köşk'e hapsetmek, ikincisi de milleti Meclis dışında bırakmak" ifadelerini kullandı.

    Türker ve Soner'in açıklamalarının tamamı şu şekilde:

    'SEÇİM BARAJI KALDIRILMAZSA, AK PARTİ VE CHP OY KAYBEDER'

    "Bu seçimde AK Parti'ye karşı birlik olmak anlayışıyla, öğretilmiş çaresizlik sonucu oy vermenin artık işlemediği görüldü" diyen Masum Türker, seçmenlerin kendi partilerine dönüş yaptığını söyledi: "Bu seçim başkanlık sistemine tepkiden çok, baraja karşı bir başkaldırıydı. Eğer seçim barajı eğer kaldırılmazsa bir sonraki seçimde en büyük darbeyi AK Parti ile CHP alacak. Çünkü bu partilerden kopuş olacak."

    'CUMHURBAŞKANI'NIN RIZASI ALINMAZSA ERKEN SEÇİME GİDİLİR'

    Uluslararası sermayenin büyük bir koalisyon oluşmasını arzuladığını kaydeden Türker, "Bu koalisyon, AK Parti — CHP ve Uluslararası sermayeyi temsilen de Kemal Derviş'in katılımıyla gerçekleşecek. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan buna razı değil. Erdoğan'ın onayı sağlanmazsa, hükümet kurulamaz ve çok hızlı bir şekilde erken seçime gidilir. AK Parti'nin oyları azalırsa hakimiyetinin gidebileceği, herkes kendi partisine yönelirse barajın aşılabileceği görüldü. Koalisyonlar, Türkiye'de dayatıldığı gibi çok kötü şeyler değil. Bu arada seçim sonucunda gelecek için umut veren dört parti daha ortaya çıktı. Bunlar Saadet Partisi, Vatan Partisi, DSP ve Bağımsız Türkiye Partisi'dir" şeklinde konuştu.

    'ERDOĞAN, AK PARTİ'NİN OY ORANINI ARTTIRDI'

    Erdoğan'ın seçim sürecinde mitingler yapmasının AK Parti'nin oy oranını arttırdığını düşünen Türker, bu durumun Kürt seçmenin HDP'ye geçişini önleyemediğini de ekledi.

    'DAVUTOĞLU OLDUKÇA DIŞ POLİKADA YOL HARİTASI DEĞİŞMEZ'

    Türker'e göre, Başbakan Ahmet Davutoğlu sistemin içerisinde olduğu sürece dış politikada yol haritasının değişmesi mümkün değil: "Davutoğlu, Başbakan ya da Dışişleri Bakanı olduğu sürece dış politikada değişiklik olmasını beklemek yanlış. Kurulacak olası koalisyonun en büyük handikabı, Cumhurbaşkanı'nın dış politikaya karışmak istediği durumda AK Parti dışındaki partilerin bu işe ne diyeceği. O nedenle, kurulacak koalisyonun ömrü sınırlı."

    'EN ÖNEMLİ SONUÇ ERDOĞAN'IN ZAYIFLAMASI'

    Yunus Soner'e göre ise, seçimin en önemli sonucu AK Parti'nin tek başına iktidarının sona ermesi: "ABD en kuvvetli müttefiki olan Erdoğan'ın zayıflaması da çok önemli. Artık Türkiye'yi yönetmekte zorlanıyorlar. İktidarlarını sürdürebilmek için yanlarına bir koalisyon ortağı arıyorlardı ve CHP'yı buldular. Kemal Derviş'in CHP'nin üst düzey yöneticisi haline getirilmesi çok önemli bir gösterge oluşturuyor. Bundan sonra bir AKP-CHP koalisyonu bekliyoruz."

    'HDP, BİR ABD PROJESİ'

    HDP'nin barajı geçmesini olumsuz karşıladıklarını belirten Soner, "HDP, arkasında silahlı örgüt bulunduran bir parti. HDP'nin Meclis'e girmesini biz, parlamentonun altına bir mayın döşemek olarak değerlendiriyoruz. Bu bir ABD projesi" dedi.

    'SEÇMEN BAŞKANLIK SİSTEMİNİ İSTEMİYOR'

    Seçmenin başkanlık sistemine karşı çıktığını kaydeden Soner, buna AK Parti seçmenini de dahil ediyor: "Erdoğan'ın meydanlara çıkması AK Parti seçmeninde kenetlenme etkisi yaratsa da başkanlık sisteminin gündemden kalktığınız söylemek mümkün. Hiçbir partinin seçmeni bunun desteklemiyor."

    'AKP-CHP KOALİSYONUNUN HEDEFİ ERDOĞAN'I KÖŞK'E HAPSETMEK'

    Kurulacak AK Parti-CHP koalisyonunun iki hedefi olduğu düşünen Soner, şunları söyledi:

    "Hedeflerden biri Erdoğan'ı Köşk'e hapsetmek, ikincisi de milleti Meclis dışında bırakmak. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı daha sembolik kalacak. Eski Cumhurbaşkanlığı tarzına uygun bir Erdoğan görmemiz muhtemel.Fakat esas mücadele Erdoğan çerçevesinde gerçekleşmeyecek, esas mücadele Meclis ile halk arasında gerçekleşecek. Çünkü bu koalisyon, bir yandan Erdoğan'a karşı kurulurken, diğer yandan da halka karşı kurulmuş olacak."

    'KOALİSYON UZUN ÖMÜRLÜ OLMAZ, ERKEN SEÇİM GÜNDEMDE'

    Soner, koalisyonun iki büyük görevi olduğu görüşünde:

    "Birincisi Türk milletini anayasadan çıkarmak istiyorlar. Bu anayasanın temel içeriği, ülkenin vatandaşlarını etnik temelde ayrıştırmak. İkincisi ise büyük bir ekonomik kriz patlamaya başladı. Dolayısıyla Meclis'te kurulacak koalisyon Türk milletine karşı kurulacak bir koalisyon olacak. Yani koalisyon hükümetin, halka karşı istikrarını sağlayamazsa erken seçim mümkün."

    'AKP VE CHP DÜŞÜŞE GEÇTİ'

    "Bizim görüşümüze göre Orta vadede bütün bu partiler yıkılmaya başladı.Örneğin CHP, bugün bu koalisyona ortak olarak kendi çözülüşünü başlattı" diyen Soner şöyle devam etti:

    "Benim görebildiğim kadarıyla CHP'nin iç müthiş kaynıyor. AKP, artık tükenmiş ve düşüşte olan bir parti. Dolayısıyla bu partiler, önce birbiriyle mücadele eder gibi görünüp sonra koalisyon yapıyorlar. Bunlar, önlerine konulan neoliberal reçeteleri uygulayan partiler olarak inişe geçtiler.
    Türkiye'yi tekrar birleştirmeyi, üretim ekonomisine sokmayı, yani sıcak para bağımlılığından kurtarmayı vadeden partiler, erken seçimden güçlenerek çıkacak. Biz buna adayız."

    'VATAN PARTİSİ BU SEÇİMDE BAŞARISIZ OLDU'

    Parti'sinin bu seçimde istediği sonuca ulaşamadığını kaydeden Soner, "Vatan Partisi olarak, sonucu başarısız olarak değerlendiriyoruz. Bu partimiz için sorun olduğu kadar, Türkiye için de bir sorun. Çünkü biz Cumhuriyetçi, laik, ülkenin birliğini savunan bir alternatif oluşturmaya çalıştık ve bunu başaramadık. Dolayısıyla bunu araştırmamız, analiz etmemiz gerekiyor. Fakat temel çizgilerimizde, hedeflerimizde bir değişiklik öngörmüyoruz. Mücadeleye devam edeceğiz. Şimdiye kadar da Meclis dışında mücadele ettik, dolayısıyla bu bizim için çok büyük bir sorun değil. Türkiye'nin birliğinden, bağımsızlığından yana olan bütün güçlerle her zaman ittifaka hazırız" dedi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Konu:
    Seçim sonrası Türkiye (203)

    İlgili konular:

    Demirtaş: Türkiye hükümetsiz kalmaz
    Türkiye hükümetini arıyor
    Meclise kimler girdi, kimler giremedi?
    Etiketler:
    Vatan (parti), DSP, Yunus Soner, Masum Türker
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın