16:14 13 Aralık 2017
Ankara+ 12°C
İstanbul+ 15°C
Canlı Yayın
    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan - Avrupa Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker

    Prof. Dr. Günuğur: Son krizde Türkiye de Avrupa ülkeleri de hatalı

    © REUTERS/ Francois Lenoir
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Hüseyin Hayatsever
    152

    Türk bakanların referandum kampanyası yapmalarına izin vermemesinin ardından Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle yaşadığı siyasi kriz sürerken Prof. Dr. Haluk Günuğur, krizde hem Türkiye’nin hem de Avrupa ülkelerinin hatalı davrandığını belirtti.

    "Dün basına da sızdı, Aile Bakanı biraz gizli bir şekilde Hollanda'ya gidiyor, farklı araçlarla gidiliyor, haber verilmiyor. Bunlar hoş değil" diyen Günuğur, "Ama buna karşın Hollanda hükümetinin yaklaşımı da hiç hoş değil. Konsolosluğa bir bakanımızın sokulmaması, önünün bariyerlerle kapatılması 1963 Viyana Konsüler Sözleşmesi'ne aykırı. Böyle bir şeyin de yapılmaması lazım" diye konuştu.

    Günuğur, "Olaya bizim siyasetçilerimiz açısından baktığımızda yanlış, Avrupa'dakilerin açısından baktığımızda yapılanlar da yanlış. Ama iki yanlış maalesef bir doğru etmiyor" derken Türkiye'nin AB sürecinin fiilen bitmiş durumda olduğunu da ifade etti.

    Almanya'nın Türk bakanların ülkede referandum kampanyası yapacağı toplantıları iptali ile Türkiye ve Almanya arasında alevlenen kriz, Hollanda'nın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının iniş iznini iptal etmesi, ülkeye kara yoluyla giden Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Rotterdam'daki Türk başkonsolosluğuna alınmayarak sınır dışı edilmesiyle daha da büyüdü. Hollanda ile yaşanan krizde AB'nin ve AB ülkelerinin Hollanda'ya destek vermesi de Türkiye'nin tepkisine neden oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda'nın yanında olduğunu söyleyen Almanya Başbakanı Angela Merkel'e de "Sana da yazıklar olsun" sözleriyle tepki göstermişti.

    'TÜRK HUKUKUNA GÖRE YURTDIŞINDA PROPAGANDA YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİL'

    Türkiye ile Avrupa ülkelerinin yaşadığı krizi, Türkiye-AB ilişkileri konusundaki çalışmalarıyla bilinen ve Lefke Avrupa Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Haluk Günuğur Sputnik'e değerlendirdi. Yurtdışında seçim çalışmaları konusunda öncelikle Türkiye'nin iç hukukuna bakılması gerektiğini, 2008'de kabul edilen 298 sayılı kanunun 94. maddesinde 'Yurtdışında ve yurtdışı temsilciliklerde seçim propagandası yapılamaz' hükmünün yer aldığını belirten Günuğur, "Bu değişiklik AK Parti iktidarı tarafından geçirilmiş ve Türk mevzuatının bir parçası haline gelmiş. İlgili madde yurtdışında propaganda yapılamaz diyor. Dolayısıyla bunun, baştan itibaren yapılmaması lazım. İktidar partisi de muhalefet de yurtdışında propaganda yapamaz, eğer hukuk devleti iseniz, bunu bir tarafa koyalım" dedi.

    'TÜRKİYE'NİN DE HOLLANDA'NIN DA TUTUMU DOĞRU DEĞİL'

    "Dün basına da sızdı, Aile Bakanı biraz gizli bir şekilde Hollanda'ya gidiyor, farklı araçlarla gidiliyor, haber verilmiyor. Bunlar hoş değil" diyen Günuğur, "Ama buna karşın Hollanda hükümetinin yaklaşımı da hiç hoş değil. Konsolosluğa bir bakanımızın sokulmaması, önünün bariyerlerle kapatılması 1963 Viyana Konsüler Sözleşmesi'ne aykırı. Böyle bir şeyin de yapılmaması lazım. Yani kısacası bizim siyasilerin başta yapmış olduğu hukuki açıdan yanlış uygulamalar, öte yandan buna muhatap olan ülkelerin yapmış olduğu agresif ve orantılı olmayan güç kullanımı, bunlar da hiç hoş görülebilecek konular değildir" diye konuştu.

    "Olaya bizim siyasetçilerimiz açısından baktığımızda yanlış, Avrupa'dakilerin açısından baktığımızda yapılanlar da yanlış. Ama iki yanlış maalesef bir doğru etmiyor."

    'EY AVRUPA' DENİLDİĞİ ZAMAN BU DİPLOMASİ DİLİ OLMUYOR'

    Hollanda ile yaşanan son kriz öncesi ve sonrası Türk yetkililerin üslubunu da değerlendiren Günuğur, şöyle konuştu:

    "Bu üslupların hiçbiri diplomatik değil. Diplomaside bir şey söylersiniz, aslında söylememiş gibi olursunuz, diplomasinin dili budur. Diplomasi, dışişleri dili hassastır. Ama bizimkiler dan dan, tabanca tüfek gibi gittiği zaman, mesela ‘Ey Avrupa, ey Hollanda' denildiği zaman bu diplomasi dili olmuyor. Ama bu dil belki prim yapıyor. Bu tür fevri çıkışların prim yaptığı bilindiği için anlaşılan o şekilde konuşuluyor. Ama kullanılan dile, cumhurbaşkanı, başbakan, kim olursa olsun ondan bağımsız olarak söylüyorum, uluslararası platformda bir konu gündeme gelmişse, onu ele alış biçiminize, kullanacağınız dile ayrıca özen göstereceksiniz. Çünkü bu seçim geçer gider, bu insanlarla üç gün sonra tekrar masaya oturacaksınız. Bu insanlar sizin siyasi ve askeri partnerleriniz. Belki artık o yol da tıkandı ama siz AB üyeliği için yola çıkmış bir devletsiniz, NATO üyesisiniz. Avrupa'nın ortak savunma sistemi içinde en az onlar kadar, belki daha fazla yer tutuyorsunuz. Halen askeri üslerde Hollandalı askerler çalışıyor, birçok malzeme Almanlar tarafından monte edildi. Bütün bunları düşünmek lazım. Uluslararası platform, hassasiyeti, diplomatik inceliği gerektirir. Karşılıklı bağımlılık diye bir olay var, siz ona, onlar size bağımlı. Böyle bir noktadaysanız dilinize dikkat edeceksiniz."

    'KAĞIT ÜZERİNDE GİDİYORMUŞ GİBİ GÖRÜNÜYOR AMA TÜRKİYE'NİN AB SÜRECİ BİTMİŞ DURUMDA'

    Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinin fiilen bitmiş durumda olduğunu da ifade eden Günuğur, "Bazıları yumuşatmaya çalışıyor ama ben bir bilim adamıyım, doğru bildiğimi söylerim. AB süreci bitti. Avrupa'da Türkiye ile bu defteri kapattı, Türkiye'de Avrupa ile bu defteri kapattı. Kâğıt üzerinde gidiyormuş gibi görünüyor ama bu iş bitmiş durumda. Niye bu noktaya gelindiği uzun uzun konuşulacak bir konu. Bu olaydan bağımsız olarak bu süreç zaten bitti.

     

    Etiketler:
    Türkiye-AB İlişkileri, Haluk Günuğur, Fatma Betül Sayan Kaya, Mevlüt Çavuşoğlu, Hollanda, Avrupa
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın