07:55 18 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Temel Karamollaoğlu

    Karamollaoğlu: AB ve NATO ile ilişkiler gözden geçirilmeli

    © AA / Evrim Aydın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Hüseyin Hayatsever
    Türkiye erken seçime gidiyor (753)
    0 84

    Karamollaoğlu, Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirerek “İngilizler bile biz Brüksel’den idare edilmek istemiyoruz diyor, ben de istemiyorum. Biz otururuz, ayrıcalıklı bir ülke olarak AB içinde onlarla irtibat sağlarız, ticaret, yatırım yaparız, geliriz, gideriz, farklı siyasi konuları ele alırız” diye konuştu.

    Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Karamollaoğlu, Türkiye-NATO ilişkileri konusunda da “NATO kendisine çeki düzen vermeli. NATO, dünya barışını tesis etmek için kurulmuş bir teşkilatsa ona göre hareket etmeli. Fakat dikkat edin, NATO’nun saldırdığı ülkeler hep Müslüman ülkeler. Bizi düşman gören anlayışın içinde nasıl olacağız? Çıkalım demiyorum ama oturup yeniden konuşalım” dedi.

    Karamollaoğlu, Ankara’da medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri ve muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda Cumhurbaşkanı adaylığı kampanyasını tanıttı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    'TÜRKİYE’NİN EN CİDDİ SORUNU KUTUPLAŞMA'

    Kendilerine sıklıkla “AK Parti iktidarıyla neden bir araya gelmediniz?” sorusunun yöneltildiğini ifade eden Karamollaoğlu, üç temel meselede AK Parti ile farklı düşündüklerini ifade etti. “Türkiye’nin en ciddi probleminin kutuplaşma ve kamplaşma olduğunu ısrarla söylüyorum. İşin enteresan tarafı iktidar da bunu dile getirmeye başladı fakat bu söylemde kalırsa bir şey ifade etmez, uygulamaya geçilmeli” diyen Karamollaoğlu, “Bir beka sorunuyla karşı karşıyaysak ilk yapmamız gereken iş, içeride birleşmek, birbirimize kenetlenmektir. Bu her konuda aynı fikirde olacağımız anlamına gelmez, ama ifade ettiğimiz fikirlerden dolayı birbirimizin hasmı halie gelmememiz lazım. Siyaset husumet kaldırmaz. Biz birbirimizin hasmı değiliz, sadece rakibiyiz” diye konuştu.

    AK Parti ile yönetim anlayışlarının farklı olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Bir numaralı meseleye adaleti yerleştirmemiz gerektiği kanaatindeyiz. Çünkü adalet olmadan devlet olmaz. Ama hemen onun arkasından liyakat gelir. Devlet erki, devletin başında bulunanlar ülkenin problemlerini çözerken her konuda ehil olan insanlara görev vermelidir. Liyakat bunun için önemli. Benden olsun, çamurdan olsun mantığı geçerli değildir; bırakın devlet yönetimini, herhangi bir işletmede bu olmazsa olmaz kuraldır” dedi.

    İstişare konusunda da AK Parti ile farklı düşündüklerini vurgulayan Karamollaoğlu, “Çok farklı görüş ve kanaate sahip kişilerle istişare ederseniz yanlışlar asgariye iner. İstişare etmeden verilen kararlarda daima hata nispeti yüksek olur. Bunun için istişare olmazsa olmaz bir şarttır bizim yönetim anlayışımızda. Meclis bunun için teşekkül eder. Ama bugün geldiğimiz noktada meclis adeta safdışı bırakılıyor, en önemli istişare mekanizması dışarıda bırakılıyor. Bizim buna rıza göstermemiz mümkün değildir” diye konuştu.

    Karamollaoğlu, Türkiye vizyonlarını da anlatırken “Öyle bir ülkemiz olsun ki bu ülkede yaşayan insanların hepsi bu ülkede yaşamış olmaktan dolayı kalplerinde huzur, sükun bulsunlar. Farklı fikirlere sahip olmalarına rağmen adaletten emin olsunlar, devlet başkanının düşüncesinin tam zıddına sahip insanlar bunu söylemekten korkmasın. Teknolojide zirveye çıkalım, başkalarına örnek bir ülke haline gelelim” dedi.

    'ANADİLDE EĞİTİM MEŞRU BİR HAKTIR, BU HAKKIN VERİLMESİNDE MAHSUR OLMAZ'

    Toplantıya katılan gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, “Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz?” sorusu üzerine, “Kürt sorunu belki de bizim en fazla önem verdiğimiz sahalardan bir tanesi. Bu konudaki çalışmamız belli bir aşamaya geldi. Biz önümüzdeki birkaç hafta içinde Diyarbakır’da bu konuyla ilgili görüşlerimizi çok daha net bir şekilde ifade edeceğiz” dedi.

    Farklı kanaate sahip birçok Kürt vatandaşla görüştüğünü belirten Karamollaoğlu, “Şu ifadeleri duymaktan memnuniyet hissettim; biz bu ülkenin parçalanmasını istemiyoruz. Bunu yüzde 99’u söyledi belki konuştuklarımızın. Üzerinde durdukları hususlardan biri anadilde eğitim. Bizim kanaatimize göre bu elbette meşru bir haktır. Bu hakkın verilmesinde hiçbir zaman bir mahsur olmaz. Ancak elbette Türkiye’nin resmi bir dili vardır. Bunun önem taşıdığını düşünüyoruz” diye konuştu.

    'DEMİRTAŞ SERBEST BIRAKILMALI, İNŞALLAH KENDİSİNİ SERBEST BIRAKILDIKTAN SONRA ZİYARET EDERİZ'

    Karamollaoğlu, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin, tutuklu bulunan HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret edeceği anımsatılarak kendisinin de Demirtaş’ı ziyaret etmeyi düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine “[Ziyaret] elbette yapılabilir. Fakat ben şov mahiyetinde bir işi yapmayı benimsemedim. Bunu söylerken, İnce’nin yaptığının şov olduğunu söylemiyorum. Demirtaş’ın madem ki aday olmasına engel yoksa kanunen, o zaman kendi fikir ve düşüncelerini topluma anlatabilmek için kendisinin tutukluluk halinin sona erdirilmesi gerektiği kanaatindeyim. İnşallah biz gitmeden o çıkar, kendisine geçmiş olsun deme imkanı buluruz. Tutukluluk bir tedbirdir. Özellikle siyasiler için uygulanmaması gereken bir tedbirdir. Benzer hususları medya mensupları için de söyleyebilirim. Onun için benim temennim inşallah Sayın Demirtaş kısa zamanda tahliye edilir. Bunu yapmak, hükümet yönünden toplumda bir erdem olarak algılanır kanaatindeyim” diye konuştu.

    'ANKET SONUÇLARINA BAKARAK HDP’YE İTTİFAKTA YER VERMEDİK'

    CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nda HDP’ye neden yer vermedikleri sorusunu da yanıtlayan Karamollaoğlu, “Yüzde 10 barajı başlangıçta konulurken HDP için değil bizim için konulmuştu. Bugün de hükümetin yüzde 10 barajında ısrarı bizim Meclis’e girmememiz üzerine inşa edilmişti. Siyasette her zaman iki kere iki dört etmiyor, bazen beş ediyor, bazen üç ediyor. Anketler bu noktada bizim karşımıza bir tablo koyduğu için böyle bir tercih ortaya koyduk, yoksa illa HDP’ye karşı bir tavır ortaya koymak için değil. Biz Kürt kardeşlerimizin içinden aday göstereceğiz, biz mutlaka toplumun önüne hakikaten birçok soruna çözüm üretebilecek, sadece Kürtleri değil aynı zamanda ülkenin barışını sağlamasını öngören fikirlerle ortaya çıkacak insanları aday göstereceğiz. Şu anda her şey bitmiş değil, fakat o ittifakın içinde böyle bir konu gündeme gelmedi” ifadelerini kullandı.

    'CUMHURBAŞKANI İLE TELEVİZYONDA TARTIŞMA OLURSA GÜZEL OLUR'

    Bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeyi planlayıp planlamadığının sorulması üzerine ise Karamollaoğlu, “Dünyanın her yerinde seçime gidilirken adaylar ekran önünde tarafsız bir moderatörün yöneticiliğinde ülkenin geleceğine ilişkin görüşlerini dile getirirler. O olursa gayet rahat olur. Fakat şu anda böyle bir görüşmeye ihtiyaç olduğu kanaatinde değilim. Cumhurbaşkanını sert eleştiriyoruz ama cumhurbaşkanı bizim hasmımız, düşmanımız değil. Onun için dün biz tamam dedik. Barış içinde, huzur içinde bu işin devam etmesi lazım. Gereği olduğu zaman görüşülür” dedi.

    Karamollaoğlu, “Cumhurbaşkanı olduğunuzda damadınızı bakan yapar mısınız?” sorusuna “Eğer bir yerde bir cumhurbaşkanının yakını bir işin ehliyse görev verilmemeli diye bir mantığı doğru bulmuyorum ama ben kişisel olarak bu görevi vermem” yanıtını verdi.

    'BİZ DE TAMAM İNŞALLAH DEDİK'

    Cumhurbaşkanı adaylığı sloganının “değiştir” olduğunu belirten Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

    “Artık Türkiye’nin bir değişime ihtiyacı var kanaati toplumun büyük bir kesiminde karşılık buldu. 15 senedir iktidarda bulunan, maalesef problemlerimiz küçüleceğine büyüyor. Hukuka Türkiye’de hiç güven kalmadı. Hakimleri kürsüde otururken tutuklama noktasına gelirseniz hakimler bağımsız bir karar vermekten imtina eder. Ne yazık ki hiyerarşi de kayboldu. Bir günlük hakim Yargıtay’da tetkik hakimi oluyor. Yahu bu çocuk daha hakimliği bilmiyor, böyle bir mantıkla nereye gideceksihiz ki. Bu değiştir, zihniyeti değiştir manasındadır aynı zamanda. Elbette hükümetin değişmesi için zihniyetin değişmesi gerektiği kanaatindeyiz. Elbette buna millet karar verecek, buna herkes rıza gösterecek. Sayın Cumhurbaşkanı’nın elbette millet bize tamam derse kenara çekiliriz demesi önemli. Biz de tamam inşallah dedik” 

    Karamollaoğlu, seçim güvenliği konusunda bir soruyu yanıtlarken 170 bine yakın sandığın 130 bininde temsilci bulunduracaklarını, diğer sandıklarda da müşahitlerinin olacağını ifade ederek “Bu konuda herkes hassasiyet göstermek mecburiyetinde, sandığa herkesin sahip çıkması gerektiği kanaatindeyim” dedi.

    'LAİKLİK, DİN DÜŞMANLIĞI OLARAK ALGILANMADIĞI SÜRECE İTİRAZIMIZ YOK'

    Laiklik konusundaki görüşü de sorulan Karamollaoğlu, “Laiklik, din düşmanlığı olarak algılanmadığı müddetçe bizim laiklik konusunda bir itirazımız olmadı, olmaz da. Ama laikliği din düşmanı olarak tarif ederseniz, namaz kılana, başını örtene ayrımcılık olarak bakarsanız olmaz. Problemin temelinde yatan laikliği din düşmanı olarak gören anlayıştır. Biz fikir ve inanç hürriyetinin kamil manada sağlanması olarak görüyoruz laikliği. Bu bizim inancımızın da temelinde yatar, dinde zorlama yoktur” diye konuştu.

    'AB KAPILARINDA SÜRÜNDÜRÜLMEYİ HAZMEDEMEYİZ'

    Türkiye-AB ilişkileri konusunda da konuşan Karamollaoğlu, “Elbette bizim münasebetlerimizin gözden geçirilmesine ihtiyaç var. AB bir medeniyet projesi ama dikkat edin AB ile görüşmelere başlandıktan sonra 2004 yılında 30 tane fasıl açıldı, biri kapanabildi. AB içinde diyorlar ki Türkiye Müslümanların yoğunlukta bir ülke olduğu için AB içinde yer alamaz, bunu açık söylüyorlar. Ben de şunu söylüyorum, böyleyse biz de AB’nin içinde yer alamayız” dedi.

    Türkiye’nin yıllardır “AB kapılarında süründürüldüğünü” ifade eden Karamollaoğlu, “Hiçbir ülke bu kadar aşağılanmaya tahammül etmemelidir. Biz AB ile irtibatlarımızı koparalım, hasım olalım iddiamız da yok. Geçenlerde AB ülkelerinin temsilcilerinin bulunduğu toplantıda ifade ettim. İngilizler bile biz Brüksel’den idare edilmek istemiyoruz diyor, ben de istemiyorum. Biz otururuz, ayrıcalıklı bir ülke olarak AB içinde onlarla irtibat sağlarız, ticaret, yatırım yaparız, geliriz, gideriz, farklı siyasi konuları ele alırız. Buna itirazımız yok. Ama inancımızdan dolayı AB kapılarında süründürülmeyi hazmedemeyiz” diye konuştu.

    'NATO’DAN ÇIKALIM DEMİYORUM AMA OTURUP YENİDEN KONUŞALIM'

    NATO konusunda düşüncelerinin sorulması üzerine Karamollaoğlu, “NATO’nun da kendine çeki düzen vermesi icap eder. Sovyetlerin dağılmasından sonra özellikle Thatcher’ın ısrarlarıyla düşman tanımının değiştirilmesini kabul ettiler. NATO’ya ihtiyaç var mı yok mu, onu tartıştılar, sonra bizim karşımızdaki en büyük tehdit İslam inancıdır dediler. NATO kendisine çeki düzen vermeli. NATO, dünya barışını tesis etmek için kurulmuş bir teşkilatsa ona göre hareket etmeli. Fakat dikkat edin, NATO’nun saldırdığı ülkeler hep Müslüman ülkeler. Bizi düşman gören anlayışın içinde nasıl olacağız? Çıkalım demiyorum ama oturup yeniden konuşalım” dedi.

    Dünyanın düzeninin yeniden tanzim edilmesine ihtiyaç olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, “Dünyanın düzeninde de eşitlik, adalet olacak. Siz İslam ülkelerinin kaynaklarını sömürüyorsunuz. Biz paylaşıma varız ama sömürüye karşıyız. Her zaman işinize geldiğinde demokrasiyi de insan haklarını da ayaklar altına almaktan çekinmiyorsunuz. Şu Trump’a bakın, tekmelemediği yer kalmadı. Kendisinden önce yapılan hiçbir anlaşmayı saymıyor. Onun için biz bunu gözden geçirmek mecburiyetindeyiz” diye konuştu.

    'ABD’YE ARTIK HİÇBİR ULUSLARARASI ANLAŞMADA GÜVENİLEMEZ'

    ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer anlaşmadan çıkma kararını da değerlendiren Karamollaoğlu, “Trump’ın politikalarıyla ilgili yorum yapmaktan herhalde Amerikalılar da usandılar. Yabancı bir devlet adamı hakkında böyle konuşmak istemem ama dengesiz, ne yapacağı belli olmayan politikalar izliyor. Ben uluslararası anlaşmayı tanımıyorum demek şudur, ABD’ye artık hiçbir uluslararası anlaşmada güvenilemez. Dünya açısından tehlikeli bir gelişme tabii” diye konuştu.

    'BU HÜKÜMETTEN DAHA FAZLA BATI’YA HİZMET EDEN BİR HÜKÜMET GELMEDİ'

    Mevcut hükümetin dış politikasını da eleştiren Karamollaoğlu, “Türkiye Irak’ta büyük hata yaptı, şimdi dik duruyormuş gibi yapıyor. Bu hükümetten daha çok Batı’ya hizmet eden bir hükümet gelmedi Türkiye’ye. Suriye’de bizim neyimiz vardı, 15 günde Şam’a gidecektik, namazı orada kılacaktık. 500 bine yakın insan katledildi, olur mu bu?” dedi.

    'BİR DE İTİRAFNAME OLABİLİRDİ'

    Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ahdim olsun ki faizler, enflasyon ve cari açık düşecek" sözlerine de tepki gösterdi ve "Yanında bir de itirafname olabilirdi" dedi.

    DEĞİŞTİR, TÜRKİYE GÜNDEMİNDE

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü "Şayet bir gün milletimiz 'tamam' derse ancak o zaman biz kenara çekiliriz" açıklamasının ardından sosyal medyada paylaşılan T A M A M ve ona yanıt olarak paylaşılan DEVAM etiketleri bugün de Twitter Türkiye gündeminde yer almaya devam etti.

    Türkiye Gündemi’deki ilk dört paylaşımdan üçü bu tartışmayla ilgili olurken bir tanesi de Saadet Partisi'nin #Değiştir kampanyası oldu.

    Konu:
    Türkiye erken seçime gidiyor (753)

    İlgili konular:

    Karamollaoğlu, partisinin yaptırdığı anketleri açıkladı
    Karamollaoğlu'ndan Bahçeli'ye: Bugüne kadar FETÖ'yle kim yattı kalktı herkes biliyor
    Karamollaoğlu'ndan '4'lü ittifakta HDP neden yok' sorusuna yanıt
    Karamollaoğlu: Mesele sağcı-solcu, liberal-muhafazakar meselesi değil, mücadele hak yiyenlerle, hakkı yenenler arasındadır
    Etiketler:
    24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Saadet Partisi, Temel Karamollaoğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın