00:32 05 Aralık 2020
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 2128
    Abone ol

    Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya, Türkiye ve İran’ın katılımıyla üçlü zirvenin 14 Şubat’ta Soçi’de düzenleneceğini açıkladı. Rus uzman Farhad İbrahimov, zirvede ele alınacak olan konular ve Türkiye ile İran arasındaki ikili ilişkiler ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü uzmanı, siyasi analist Farhad İbrahimov, Sputnik'e verdiği demeçte İran ve Türkiye'nin İdlib bölgesiyle ilgili tutumlarını değerlendirdi:

    "Görüşmede tarafların özel olarak İdlib'in üzerinde yoğunlaşacağı tahmin ediliyor. İdlib'in tamamı jala El Nusra Cephesi'nden terör yanlılarının kontrolünde bulunuyor. Tahran, bu vilayetin tamamen teröristlerden temizlenmesi ve en önemlisi de (Suriye Devlet Başkanı) Beşar Esad'ın liderliğindeki hükümet güçlerinin kontrolüne geçmesi gerektiğinden emin. Esad'ın ülkenin tamamı teröristlerden temizleninceye kadar yönetmesi gerektiğini düşünen İranlılar, bu tutumlarından geri adım atmıyor. İran, Türkiye'nin tutumunu da anlıyor, fakat İdlib'i şöyle veya böyle terörist yapılanmalarla bağlantılı olan son kalelerden biri olarak görüyor. Bu nedenle İran yönetimi, ülkesindeki ekonomik krize bağlı zorluklara rağmen İdlib konusunda Şam'a destek vermeyi sürdürüyor. İran bu noktada Moskova ile daha sıkı temas halinde olmaya meyilli. İran, teröristlerden kurtarıldıktan sonra İdlib bölgesindeki Kürt birliklerinin olası güçlenmesine bağlı endişelerinin farkında, fakat aynı zamanda böyle bir senaryonun gerçekleşmeyeceğini kanıtlamayı çabalıyor".

    'TÜRKİYE VE İRAN, VENEZÜELLA KONUSUNDA AYNI TARAFTA'

    Türkiye ve İran'ın uzun yıllardır şu veya bu sebeplerden dolayı rekabet ilişkisi içinde olmasına rağmen bugün durum tamamen farklı göründüğünü söyleyen İbrahimov, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Tüm bu gelişmeler her şeyden önce Ankara'nın kolektif Batı ve özellikle de Washington'la ilişkilerini yeniden gözden geçirmiş olmasından kaynaklanıyor. Tahran ve Ankara şimdi bölgesel konulara daha hızlı bir çözüm bulabilecek. İran da Kürtlerin Suriye ve Irak'taki aktivitelerinden rahatsız. İranlılar, Kürt birliklerle bu kadar şiddetli bir düşmanlıkları bulunmasa da, Türkiye'yi toprak bütünlüğü konusunda kayıtsız şartsız destekliyorlar. Ayrıca Türkiye ve İran Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya destek konusunda aynı tarafta yer aldı ve bu durum, Amerikalıları oldukça tahrik etti. Türkiye, İran ve Rusya'nın yakınlaşması elbette ki Ortadoğu'yu bölmeye çalışanların planlarına dâhil değil. Bu nedenle Ankara ve Tahran'ın arasındaki ilişkileri engelleyebilecek provokasyonlar beklenmeli."

    'MOSKOVA, TÜRKİYE VE İRAN'I AYNI MASAYA OTURTUYOR'

    Rusya, Türkiye ve İran'ın 14 Şubat'ta varabileceği görüş birliğinin Suriye'nin bir an önce cihatçı örgütlerden kurtarılması olacağını öngören İbrahimov, "Bu 3 ülkenin, Suriye'nin tüm topraklarının Şam'ın eline geçmesinden sonrası için bu ülkedeki gelişmelerin ne olacağı hakkında kendi görüşleri var. Ancak Moskova'nın sayesinde Türkiye ve İran görüşme masasına oturuyor ve anlaşıyor. ‘Astana formatı' meyvelerini veriyor ve Washington'un kızgınlığına yol açıyor. Bunun da ötesinde ‘Rusya-Türkiye-İran' formatı büyük bir olasılıkla Suriye krizi çözüldükten sonra da tükenmeyecek. Aksine bu format, orta ve uzun vadeli hem jeopolitik, hem de ekonomik yönlerin geliştirilmesi amacıyla daha da genişletilecek. Sonuçta şöyle veya böyle bu ülkelerin tümü Amerika'nın ticaret savaşlarındaki hegemonyasından rahatsızlık duyuyor" ifadelerini kullandı.

    Çeviren: Erkan Kurtuluş

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    IŞİD, YPG, Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Beşar Esad, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Farhad İbrahimov, Menbiç, İdlib, Suriye, Venezüella, Rusya, İran, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın