02:40 23 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    S-400 hava savunma füze sistemleri Rusya'da bir geçit töreninde

    ‘Mesele sadece S-400 değil, ABD Türkiye’yle içişlerine müdahale edeceği amir-memur ilişkisi istiyor’

    © Sputnik / Igor Zarembo
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    0 3016

    ABD’nin S-400 alımı sebebiyle Türkiye’ye yönelik saldırgan tutumunu ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Türkiye’yi S-400 ile F-35 arasında tercihe zorlayan tehditkar açıklamalarını Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş ve Gazeteci Ceyhun Bozkurt, Sputnik’e değerlendirdi.

    ABD, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alımı sebebiyle Türkiye'ye yönelik agresif tutumunu sürdürüyor. Konuya ilişkin son açıklama ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'ten geldi. Pence, Türkiye'ye S-400 ile ABD'den aldığı F-35'ler arasında bir tercih yapması gerektiğini savunarak "Türkiye, S-400 alımını tamamlarsa F-35 programından atılma riskini almış olur ki bu da sadece Türkiye'nin savunma kapasitesini zayıflatmaz, aynı zamanda programa tedarikte bulunan Türk parça üreticilerine de zarar vermiş olur" dedi. Aslında bu sözler daha önce pek çok defa ‘ismini vermek istemeyen' çeşitli Pentagon yetkilileri tarafından sarf edilmişti. Ancak Türkiye'ye yönelik bu tehditkar açıklamayı önemli kılan, açıklamanın bu sefer ABD Başkan Yardımcısı düzeyinde yapılması oldu. Konuyu, Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş ve Gazeteci Ceyhun Bozkurt, Sputnik'e değerlendirdi.

    ‘ABD'NİN SOĞUK SAVAŞ SONRASI DÖNEMDEKİ DÜNYA LİDERLİĞİNİ KAYBEDİŞ ÇIRPINIŞLARI'

    Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş'a göre, ABD, dünya liderliğini kaybettiği için dünyayı Soğuk Savaş dönemindeki gibi kutuplaştırıyor ve gergin hale getiriyor:

    "ABD'nin önce 2015 yılında İran'dan 5+1 olarak yapılan nükleer anlaşmadan, daha sonra Orta Menzilli Nükleer Füzeler Anlaşması'ndan çekilmesi, 2010 yılından itibaren nükleer gücünü artırmaya çalışması ve bütün bu saldırgan söylemleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin Soğuk Savaş'ın bitmesinden sonraki üstünlüğünü ve dünya liderliği kavramını kaybetmesinin çırpınışları olarak görülebilir. ABD, dünyayı tekrar gergin bir ortama sokarak ve kutuplaştırarak liderliğini sürdürmeye çalışıyor."

    ‘TÜRKİYE'YE YÖNELİK ŞANTAJ VE TEHDİTLERİ DİREKT ABD BAŞKANI VEYA YARDIMCISI YAPIYOR'

    Karataş, "Özellikle S-400 alımıyla ilgili olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin şantajları, çirkin yaklaşımı, açıklamaları yaklaşık iki yıllık bir süreç içerisinde gittikçe artan bir tempoda karşımıza çıkmaya başladı. 2018 yılının yaz aylarında F-35'lerin S-400'lerin alınması halinde Türkiye'ye sevkiyatının durdurulmasıyla ilgili bir yasa çıkarmışlardı. Bu yasa çerçevesinde önce ültimatom verdiler, Türkiye'yi tehdit ettiler. Daha sonra 21 Şubat 2019'da ABD Başkanı Trump bir torba yasa içerisinde ‘Eğer Türkiye S-400 alırsa F-35'lerin teslimatını durduracağız, F-35'leri teslim etmeyeceğiz' dedi ve 1 Kasım 2019 tarihine kadar da zaman verdi. Arkasından önüne gelen her Amerikalı yetkili Türkiye'yi tehdit eder vaziyette, medyayı ve kara propagandayı kullanarak, bu kara propagandayı da kullanırken bazı haber ajanslarına ‘ismini vermeyen bir Pentagon yetkilisi göre', ‘ismini vermeyen bir havacı yetkiliye göre' diye çeşitli açıklamalarla şantajlarına devam ettiler. Son olarak, ABD Senatosu'ndaki Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı James Inhofe ABD'nin Türk pilotlarının F-35 eğitim uçuşlarını durdurduğunu ve teknik ekibin eğitiminin askıya alındığını açıkladı. Yine daha önce, Amerikan Senatosunda geçen yaz 44 senatörün imzalamış olduğu ‘Türkiye S-400 alırsa F-35 vermeyelim' üzerine bir imza kampanyası daha başlattılar. Bu imza kampanyası da Amerika'da Türkiye aleyhtarı Rum, Ermeni, Yahudi, PKK ve FETÖ destekli lobiler tarafından başlatıldı. Temmuz 2018'de Mike Pence ‘Rahip Brunson' olayında da buna benzer sert bir açıklama yapmıştı. Mike Pence'in görevi; Amerikan başkanının direkt olarak tehdit veya şantaj uygulamaya yönelik konuşmalarının dışında bu tür açıklamalarını Başkan Yardımcısı yapıyor" dedi.

    ‘ABD ADETA BİR MAFYA DEVLET GİBİ DAVRANIYOR'

    ABD'nin Türkiye'ye yönelik şantajlarının işe yaramayacağına işaret eden Karataş "Türkiye'yle ‘NATO üyesiyiz, stratejik müttefikiz' diye de uzun yıllar işbirliği yapmış olan ABD'yi yönetenlerin tutumları kabul edilemez. Amerikalılar, Türkleri tanımıyor. Bu şantajlara rağmen Türk halkının şu anda büyük bir bölümü S-400'lerin alınmasından yana, ‘F-35'ler gelse de olur gelmese de olur' görüşünde. Çünkü Türkler böyle baskılara boyun eğmez. Üstelik, ABD'nin bu tavrı sadece Türkiye'ye değil, NATO'nun diğer üyeleri de Trump'ın olumsuz istekleriyle karşı karşıya. Trump, veya ABD, dünyayı mafya lideri gibi yönetmeye, talimat vermeye çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin dünya liderliğini kaybetme hırsı gözünü o kadar bürümüş ki, artık bir mafya lideri gibi davranıyor" ifadelerini kullandı.

    ABD'nin NATO'yu kendi çıkarları için kullanma hakkı olmadığını söyleyen Karataş "Amerika'nın NATO'yu da kendi silahlı kuvvetlerinin bir parçası gibi görmeye hiç hakkı yok. Avrupa'da özellikle Almanya ve Fransa'nın, öncelikleri ABD'den farklı. Komşularıyla, Türkiye ve Rusya'yla olan ilişkilerinde farklı öncelikleri var. ABD'nin bu tutumu, dünya barışını korumaya yönelik olarak değil, kendi menfaatini korumaya yönelik. Bunda da başarılı olacağını zannetmiyorum. Çünkü bu tür yaptırımlar başka hiçbir ülkede de yer bulmaz. NATO üyeliği vesaire derken, önce kendisi yol arkadaşı, benim kara gücüm dediği PKK'ya, PYD'ye verdiği desteği kessin. FETÖ'ye verdiği desteği kessin. Şantajlarını bıraksın. Amerika destekli kumpas davaları var. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Türk aydınlarına yapmış olan davranışları unutmadığımızın altını çizmek istiyorum" diye ekledi.

    ‘MESELE SADECE S-400 MESELESİ DEĞİL; ABD, TÜRKİYE'YLE AMİR-MEMUR İLİŞKİSİ İSTİYOR'

    ABD'nin Türkiye'nin içişlerine neredeyse her alanda müdahil olmaya çalıştığına değinen Gazeteci Ceyhun Bozkurt "31 Mart seçimlerinden hemen sonra tartışmalar sürerken, ABD Dışişleri Sözcüsü, açıkça Türkiye'nin işine "Seçim sonuçlarını tanı" diye müdahale etti. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da, Washington'da bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'yla görüşmesinde Fırat'ın kuzeyine yönelik harekatın yıkıcı sonuçları olacağını söyleyerek, Türkiye'yi üstü kapalı tehdit etti. Aynı görüşmede Pompeo, Türkiye'de tutuklu bulunan Amerikan vatandaşlarının durumunu da gündeme getirerek, bunların serbest bırakılmasını istedi. Bakın bu açıklamaları topladığımızda Türk askeri politikalarına, dış politikaya, yerel seçim siyasetine, yargımıza açıkça müdahale etmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu hiçbir şekilde müttefiklik ilişkisiyle açıklanacak bir durum değildir. Mesele artık sadece S-400 meselesinden çıkıp iki ülke arasında aslında yıllardır yapılan bir bilek güreşinin giderek sertleşmesidir. Bu müdahaleler, ABD'nin Türkiye'yi asla eşit partner olarak görmediğini göstermektedir. ABD, Türkiye ile arasında amir-memur ilişkisi istemektedir, bunu dayatmaktadır. Geçmişte bazı olaylarda olduğu gibi Türkiye'nin, Washington'un çizdiği hizadan çıkmasını hazmedememektedir" dedi.

    ‘BU SAATTEN SONRA PATRİOT ALMAK TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİNE ZARAR VERİR'

    ABD'nin Doğu Akdeniz'de de Türkiye'nin karşısında olduğuna işaret eden Bozkurt "ABD hem Doğu Akdeniz'de bize karşı, hem de PYD terör örgütünü destekleyip, Türkiye'ye ‘ekonomini sallarım' diye tehditler savuruyor ve bize ‘Doğu Akdeniz'de teslim ol' diyor. Türkiye'de bu gerilimi görüyor ve gelecekte olası bir sıcak çatışma durumunda kendi hava savunma sistemini güçlendirmeye çalışıyor. Açık söyleyeyim, bu saatten sonra uzlaşma imkanı olsa bile Türkiye'nin Patriot alması, Türkiye'nin ulusal güvenliğine zarar verir. Nedeni de şudur: Yarın öbür gün Türkiye ile Washington'un bölgedeki en büyük müttefiklerinin sıcak bir çatışması durumunda, kontrolünün ABD'nin elinde olduğu bir hava savunma sistemi güvenliğimizi sağlar mı? Mümkün görmüyorum bunu. Bu yüzden Türkiye'nin S-400 sisteminden vazgeçmemesi, anladığım kadarıyla devlet aklı tarafından ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınıyor" dedi.

    ‘ABD, TÜRKİYE'Yİ YALNIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR AMA TÜRK-RUS İLETİŞİMİNİ SARSAMAZ'

    Bozkurt "Hatırlarsanız ABD, Astana Üçlüsü'nün Suriye'ye yönelik çözüm adımları sonrasında ‘Astana'yı dağıtmak, Rusya ile Türkiye arasını açmak' gibi hedefler belirlemişti. Bunu Türkiye'yi yeniden yanına eşit partner olarak çekmek için değil, hedefine giderken önünde engel olan iki gücü yalnızlaştırmak, çatıştırıp zayıflatmak istiyor. Örneğin bunu geçmişte İran-Irak savaşında yapmıştı. Ancak Türk ve Rus devlet aklı, son derece tecrübeli ve bu oyuna gelecek gibi görünmüyor. Bunu başarabileceğini sanmıyorum. Ancak ABD'nin hala eli güçlü: Çünkü Türkiye halen NATO üyesi ve içimizde her alana sızmış Gladyo unsurları mevcut. İç çelişmeleri zorlayarak, özellikle de seçim tartışmalarını fırsat bilerek bir karışıklık çıkarmak isteyebilirler. Bu sayede Türkiye'yi zayıflatabilir, dikkatini ulusal güvenliğimizi ilgilendiren bölgelerden içe çevirebilir. Emperyalizm bunu yaklaşık yüz yıl önce Musul-Kerkük hamlesi yapmaya çalışırken Şeyh Sait isyanını çıkararak yapmıştı. Ancak artık tecrübeliyiz. Bu konuda da başarılı olabileceklerini sanmıyorum. Yani ne Türk-Rus iletişimini sarsabilir ne de içimize nifak tohumları ekebilir" diye ekledi.

    İlgili konular:

    'ABD, Türkiye’ye Astana formatını çökertmeyi dayatıyor'
    İran Dışişleri Bakanlığı: Moskova, Tahran ve Ankara iş birliğini Astana formatında sürdürmeli
    ‘Suriye’de çözümü ancak Astana üçlüsü getirir’
    Kosaçev: S-400’lere yönelik tavrı ile Türkiye kendisine bir şeyin zorla kabul ettirilmesine tolere etmeyeceğini ortaya koyuyor
    ‘Türkiye, S-400 konusunda ABD'nin emirleri doğrultusunda hareket etmediğini gösteriyor'
    Rusya'dan ABD'nin S-400 tehdidine yanıt: ABD, müttefiklerine baskı için her türlü yöntemi kullanıyor
    ‘S-400 alımı, Türkiye’nin politik bağımsızlığıyla ilgili’
    Habertürk yazarı Turgut: F-35 meselesini bir de benden dinleyin
    'Türkiye, F-35'lere alternatif bulabilir'
    Etiketler:
    ulusal güvenlik, Patriot, F-35, S-400, tehdit, şantaj, kutuplaştırma, Soğuk Savaş, nükleer anlaşma, Astana görüşmeleri, Türkiye'nin Rusya'dan s-400 alımı, PYD, PKK, FETÖ, NATO, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Mike Pompeo, James Inhofe, Mike Pence, Ceyhun Bozkurt, Beyazıt Karataş, Fransa, Almanya, İran, Washignton, Rusya, ABD, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın