21:44 15 Aralık 2019
Canlı Yayın

    Dışişleri Bakanlığı, Libya anlaşmasıyla ilgili TBMM’yi bilgilendirdi

    © AA / Binnur Ege Gürün
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 84
    Abone ol

    Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma konusunda TBMM Dışişleri Komisyonu’nu bilgilendirdi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, "Teknik anlamda, siyasi anlamda, ekonomik anlamda ülkemize son derece önemli katkıları olacak bir anlaşma" dedi.

    TBMM Dışişleri Komisyonu’nda 27 Kasım tarihinde İstanbul’da imzalanan 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası' gündeme geldi. Komisyon Başkanı AK Partili Volkan Bozkır’ın talebi ile Dışişleri Bakanlığı yetkilileri tartışma da yaratan anlaşmaya ilişkin bilgi verip, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

    Bakan Yardımcısı Kıran: Ülkemize son derece önemli katkıları olacak bir anlaşma

    Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları bağlamında takipçisi olduğu ve atmaya devam ettiği kararlı adımlarla farklı bir boyut kazandığını söyledi. Kıran, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Özellikle Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Sayın Serrac’ın geçtiğimiz hafta ülkemizi ziyareti vesilesiyle imzalanan iki farklı anlaşmayla, Libya’yla işbirliğimiz ve Libya’yla iş birliğimizin yanı sıra Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin çıkarları bağlamındaki haklarımız farklı bir noktaya ulaştı. Bu anlamda, Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası son derece kritikti. 

    Bu anlaşmanın tabii evveliyatı var, sonuçları var, sonuçları var, sonuçları itibarıyla uluslararası toplumun bazı aktörleri tarafından da Doğu Akdeniz’de tek taraflı adımlar atmaya hevesli birtakım ülkeler tarafından da manipüle edilmeye çalışıldığına müşahede ediyoruz. Bu anlamda, anlaşmanın her maddesiyle BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne uygun, uluslararası hukuka uygun bir anlaşma olduğunun burada özellikle altını çizmek isterim. Teknik anlamda, siyasi anlamda, ekonomik anlamda ülkemize son derece önemli katkıları olacak bir anlaşma.”

    'Kısa sürede TBMM’de görüşülerek kabul edilmesini önemsiyoruz'

    Söz konusu mutabakat muhtırasının kısa sürede TBMM’ye sevk edilmesini ve TBMM’de kabul edilmesini önemsediklerini vurgulayan Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, “Bu anlamda bütün siyasi partilerin bu anlaşmayı TBMM’de, Parlamentomuzda destekleyen bir pozisyonda olması son derece önemlidir, altı çizilmesi gereken bir husustur” dedi. 

    Büyükelçi Erciyes: Libya’yla kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırını belirledik

    Anlaşamaya ilişkin teknik bilgileri ise Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdürü Büyükelçi Çağatay Erciyes anlattı. Erciyes, “27 Kasım’da Libya’yla yaptığımız anlaşma, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarımızın ki bu kıta sahanlığı ile münhasır ekonomik bölge sınırlarımızın belirlenmesinde önemli bir adım oldu. Biliyorsunuz, 2011 yılında KKTC’yle bir kıta sahanlığı sınırlandırması anlaşması yapmıştık. Bu, Doğu Akdeniz’de ikili olarak yaptığımız bir anlaşma, ikinci anlaşmayı teşkil ediyor. 18.6 millik bir sınır çizgisiyle Libya’yla kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırını belirledik. Bu, Girit’e 45 mil uzaklıkta” dedi. 

    'Anlaşma uluslararası hukuka tamamen uygun'

    Anlaşma imzalandıktan sonra bazı ülkelerin uluslararası hukuka aykırılık iddiasında bulunduklarını hatırlatan Çağatay Erciyes, şöyle devam etti:

    "Biz bu görüşleri tamamen reddettik. Anlaşma uluslararası hukuka tamamen uygun bir anlaşma. Zira kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılmasında uluslararası hukukun koyduğu kural, sınırlandırmanın hakça olması. Bu anlaşma da hakkaniyet ilkesi çerçevesinde yapılan bir anlaşma çünkü uluslararası hukukta, Rum ve Yunanlıların iddialarının hilafına, adaların otomatik olarak kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge yaratma hakları yok. Sınırlandırmada adaların özel konumlarına bakılıyor, kıyı uzunluklarına bakılıyor, bulundukları coğrafyaya bakılıyor ve uluslararası mahkeme kararlarında da ikili anlaşmalarda da adalara hiçbir şekilde deniz yetki alanı verilmiyor. Türkiye de bu hakçalık prensibiyle hareket ederek bu anlaşmayı Libya’yla yaptı. Dolayısıyla bu anlaşmanın hem bizim tarafımızdan hem de Libya tarafından onaylanarak bir an önce Birleşmiş Milletlere bildirilmesi çok büyük önem taşıyor." 

    'Türkiye’yi yalnızlaştırmaya yönelik adımlara da cevap niteliği taşıyor'

    Bu anlaşmanın aynı zamanda Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırmaya yönelik Rum-Yunan ikilisinin attığı adımlara da bir cevap niteliği taşıdığını kaydeden Büyükelçi Erciyes, “Biliyorsunuz Rum-Yunan ikilisi üçlü iş birliği mekanizmaları veya kurdukları gaz forumuyla Türkiye’yi bölgede çevreleme şeklinde bir politika izliyorlardı. Bu yaptığımız anlaşma da bir bakımdan buna da bir cevap teşkil ediyor. Türkiye Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı uzunluğuna sahip ülke olarak Türkiye olmadan bölgede hiçbir adımın atılamayacağının da, hiçbir adımın başarılı olamayacağının da somut bir göstergesi bu anlaşma” diye konuştu. 

    'İçinde askeri hususlar yok, tamamen genel bir deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşması'

    Çağatay Erciyes, Libya ile yapılan söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası bakımından çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Çünkü kendi sınırlarımızla ilgili olarak üçüncü bir ülkeyle anlaşma imzaladık. Bu hem kendi haklarımızın korunması hem de Libya’nın haklarının korunması bakımından son derece önemli bir anlaşma. Anlaşma genel bir deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşması. Herkes soruyor ‘İçinde askerî hususlar var mı?’ Hayır, böyle bir şey yok. Tamamen genel bir deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşması. Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanları belirleniyor” dedi. 

    Libya’da Bakanlar Kurulu onaylayınca yürürlüğe girecek

    İYİ Partili Ümit Özdağ’ın, “Anlaşma imzalandı, tabii Libya’da da bir anayasal yapı var. Bu anayasal yapı çerçevesinde nasıl yürürlüğe girecek, orada nasıl onaylanacak?” şeklindeki sorusuna Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran “Libya tarafı bunu Bakanlar Kurulunda görüşecek” yanıtını verdi. Özdağ’ın, “Libya tarafında onaylanmada bir sıkıntı olabileceğine dair yorumlar var. Olabilir mi böyle bir şey?” şeklindeki sorusu üzerine de Kıran, “Tabii, bu anlaşmanın rahatsızlık yarattığı kesimler tarafından birtakım manipülasyon çabaları var, Libya’daki siyasi durumdan kaynaklı birtakım tartışmalar var ama BM tarafından tanınmış meşru Hükümetle biz bu anlaşmayı imzaladık ve meşru Hükümetin bu konuda hiçbir tereddüdü yok. Aksine, onlar da karşılıklı olarak bir an evvel imzalanıp yürürlüğe girmesi konusunda mutabıklar” diye konuştu. Kıran, Özdağ’ın, Libya’da anlaşmayı Bakanlar Kurulunun imzalanması ile onay sürecinin tamamlanıp tamamlanmayacağına ilişkin sorusuna da, “Evet, evet, Libya tarafında tamamlayacak” yanıtını verdi. 

    Kıran: KKTC hükümeti de halkı da anlaşmayı destekliyor

    Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, HDP’li Tülay Hatımoğulları’nın, Kuzey Kıbrıs'ın söz konusu anlaşmaya yaklaşımına ilişkin sorusu üzerine de, “Tabii ki Doğu Akdeniz’deki gelişmeler Türkiye’yle birlikte KKTC’yi de yakından ilgilendiriyor. Bu anlamda, KKTC Hükümeti'nin de KKTC halkının da bu anlaşmayı desteklediğini biliyoruz, bunu açıkça da ifade ediyorlar” dedi.

    'Fransa’nın tavırları açıkçası bizi gerçekten ilgilendirmiyor'

    Fransa’nın tutumunu da değerlendiren Kıran, “Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne Fransa’nın eleştirileri… Tabii, Fransa, özellikle son dönemde Türkiye’nin her attığı adıma karşı bizi de şaşırtan, bir devlete yakışmayacak derecede aklıselim ve sağduyudan uzak açıklamalar yapmaya devam ediyor, dün de NATO çerçevesindeki açıklamalarını takip ettik. Fransa’nın tavırları açıkçası bizi gerçekten ilgilendirmiyor. Türkiye, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını ve uluslararası anlamda istikrar ve huzurun bölgeye hâkim olması konusundaki çabalarını başka ülkelerin tutumlarına bakmaksızın devam ettirecek” diye konuştu. 

    Hidrokarbon kaynakları bulundu mu bulunmadı mı?

    Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, “Hidrokarbon kaynakları bulundu mu bulunmadı mı?” şeklindeki sorular üzerine de, “Açıkçası, özellikle Yunanistan tarafından da Türkiye’yi baskı altında bırakmak için zaman zaman bu haberleri pompaladığını biz biliyoruz, tespit ettik. İşte ‘Türkiye sondaj gemileri gaz buldu, hidrokarbon kaynakları faaliyetlerinde birtakım sonuçlara ulaştı…’ gibi haberleri pompalamak suretiyle Türkiye’yi ekstra bir baskıyla karşı karşıya bırakmak istediği açık. Tabii, biz bu algı operasyonlarıyla da mücadele ediyoruz. Bir yandan arama faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz ama orada esas olan Türkiye’nin egemenlik haklarıdır. Buradaki mücadele de bir egemenlik mücadelesidir, bunu da biz böyle görüyoruz. Bir yandan, o yüzden hem arama faaliyetlerimize devam ediyoruz hem de uluslararası hukuktan kaynaklanan egemenlik haklarımızın da takipçisiyiz” diye konuştu. 

    TBMM’de hızla görüşülmesi bekleniyor

    Bu arada söz konusu anlaşmanın TBMM Dışişleri Komisyonu’nda yarın (5 Aralık) görüşülmesi bekleniyor. Anlaşma TBMM Genel Kurulu’nda da kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanı’nın onayına sunulacak. Cumhurbaşkanı’nın onaylayarak Resmi Gazete’de yayımlanması ile birlikte de anlaşma resmen girmiş olacak.  

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    TBMM, Anlaşma, Akdeniz, Libya, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın