11:54 22 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Bülent Gedikli

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gedikli: Şu anda yarı başkanlık sistemindeyiz

    © AA / Erhan Elaldı
    Ekonomi
    URL'yi kısaltın
    0 32

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gedikli, Türkiye'nin şu anda parlamenter sistemde olmadığını belirterek, "Hala ana muhalefet, öyleymişiz gibi konuşuyor ama artık parlamenter sistem falan yok, şu anda yarı başkanlık sistemindeyiz" dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları'na katıldı.

    ‘AMERİKA EKONOMİSİ RESESYONA GİRER'

    ABD'de başkanlık seçimini Donald Trump'un kazandığını hatırlatan Gedikli, "Bunun üzerine Çok değerlendirme olacaktır ama benim gördüğüm Amerika ekonomisi resesyona girer. Kimin seçildiği hiç fark etmez" dedi.

    ‘KÜRESEL FİNANSAL ÇAĞIN SONUNA GELDİK, BUNDAN SONRASI YENİ BİR REEL SEKTÖR ÇAĞININ BAŞLANGICI'

    Dünya ekonomisinde bazı döngülerin olduğunu, 50-60 yılda bir bunun tekrar ettiğini ve enteresan bir dönemeçten geçildiğini ifade eden Gedikli, "Küresel finansal çağın sonuna geldiğimizi düşünüyorum. Bundan sonrası yeni bir reel sektör çağının başlangıcıdır. Tabii bir dönem değişirken bunun sancıları olacaktır. Bizim temennimiz bunun hem dünya hem de Türkiye için minimuma inmesidir" dedi.

    Gedikli, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) aralık ayında faiz artırmasının kolay olmayacağını vurgulayarak, "Aralıkta faiz artırabilir mi? Ekonomik olarak baktığınızda artıramaz ama siyasi gerekçe ile yapmaya gayret ediyorlar. Ekonomi o kadar kötü ki yapmaları birçok risk doğurabilir, bundan da endişe ediyorlar" dedi.

    ABD - AB
    © AFP 2019 / str / belga
    ‘AB BU GİDİŞLE İFLAH OLACAĞA BENZEMİYOR'

    AB'de durumun daha feci olduğuna dikkati çeken Gedikli, "AB bu gidişle iflah olacağa benzemiyor, merkez bankasının para basma süreci devam edecektir" ifadelerini kullandı.

    ‘TÜRKİYE'NİN İSTİKRARSIZLAŞMASI EN ÇOK AB'Yİ VURUR, AB ÇÖKER, BELKİ ARKASINDAN DÜNYA EKONOMİSİ DE ÇÖKER'

    Gedikli şöyle devam etti: "Türkiye-AB ilişkileri açısından da farklı bir manzara ortaya çıkıyor Lüksemburg'ta yapılan açıklama, Türkiye ile ilgili bazı müeyyide uygulanabileceği gibi yaklaşımlar olduğunu gördük. Ben bunları Avrupa açısından akıl tutulması olarak niteliyorum. Olayın hangi boyutta olduğunu görmedikleri anlamına gelir. AB olarak Türkiye ile ilgili elinizden ne geliyorsa aleyhte her türlü faaliyeti yapıyorsunuz. PKK'ya neredeyse her yerde şube açıyorlar, FETÖ'ye sahip çıkıyorlar. Dünyaya Türkiye'nin imajını sarsacak bir sürü açıklama yaptırıyorlar. Ekonomik olarak aslında Türkiye, onlar için çok önemli ekonomik pazar. Bu rasyonalitesi olan bir şey değil. Kaldı ki Türkiye'nin istikrarsız hale gelmesi en çok AB'yi vurur, AB çöker, belki arkasından dünya ekonomisi de çöker. Yani Türkiye istikrar açısından o kadar önemli."

    ‘AB'NİN SADECE ENERJİ KONUSUNDA BİLE KORKMASI, TİTREMESİ GEREK'

    Gedikli, üretilen bunca kaosa rağmen Türkiye'nin yapma, inşa etme, yolunda devam etme iradesini koruduğunu ifade ederek, bu irade değişmediği zaman Türkiye'nin enerji, finans ve hava yolu trafiğinde bir merkez haline geldiğini, AB'nin sadece enerji konusunda bile korkması, titremesi gerektiğini söyledi.

    ‘İSTANBUL, BÜTÜN BÖLGENİN TİCARİ VE EKONOMİK BAŞKENTİ OLACAK'

    Bütün bunların Türkiye'yi çok farklı noktalara taşıyacağını belirten Gedikli, "İstanbul, bütün bölgenin ticari ve ekonomik başkenti olmaya aday ve bu olacak. AB ile ilgili ilişkilerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.

    ‘TÜRKİYE'YE GELMEK İSTEYEN MUAZZAM BİR SERMAYE VAR, HUKUK OLMAYAN ÜLKEYE BANKA GELİR Mİ?'

    Gedikli, uluslararası sermayenin Türkiye'ye bakışına ilişkin ise şunları söyledi: "Türkiye'ye gelmek isteyen muazzam bir yabancı sermaye var. Hiç de birilerinin söylediği gibi değil. Türkiye'ye gelip milyarlarca dolar yatırım yapmak isteyen şirketler var. Bunların görüşmeleri de yürütülüyor. Türkiye'de hukuk sistemi falan… Bank of China geliyor, Sberbank gelmiş, bir sürü banka gelmek için başvurmuş, hukuk olmayan ülkeye banka gelir mi? Bankacılık sistemi olur mu?"

    ‘O AKIL ZATEN 'TÜRKİYE'YE GEL' DİYOR'

    Yapılan görüşmelerde yabancı yatırımcıların "Sermayenin, paranın, yatırımın kendi aklı vardır" dediğini ifade eden Gedikli, "O akıl zaten 'Türkiye'ye gel' diyor. Yatırım kararları ve planlarıyla alakalı bir erteleme düşünmediklerini söylüyorlar. Bazı toplantılarda, Cumhurbaşkanımızın herkesten daha fazla ilgisinin, bilgisinin olduğunu, önemli adımlar attığını ifade ediyorlar. Bu sürecin Türkiye lehine işlemeye devam edeceğine inanıyorum, bunu zaten görüyoruz" dedi.

    Gedikli, bütün bunlar olup biterken, Türkiye'nin kendi sistemini dizayn etmesi gerektiğini, artık dünyada iktisat teorisinin bittiğini, hiçbir şeyin teori ile gitmediğini söyledi.

    Bunu kendisinin değil, merkez bankalarının başkanlarının söylediğini ifade eden Gedikli, "Japon Merkez Bankası Başkanı diyor ki, 'deneme yanılma ile gideceğiz' diyor. Zaten teori ile gidebileceği bir yer yok ki. Avrupa Merkez Bankası Başkanı 'Yapacaklarımızın sınırı yok' diyor. Avrupa Merkez Bankası doğrudan doğruya şirketlerin tahvillerini satın alıyor. Böyle bir merkez bankacılığından 15-20 önce bahsetsek 'siz kafayı mı yediniz?' derler." diye konuştu.  

    'BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİKRAR İÇİNDE DİNAMİZM ANLAMINA GELİYOR'

    Gedikli, teori ile izah edilemeyecek bir noktada olunduğunu belirterek, "Yeni bir reel sektör çağı başlayacak ama bu yepyeni sektörler üzerinden olacak. Çok daha şiddetli rekabet olacağını göreceğiz, ben ona artık 'hiper rekabet' diyorum. İş dünyamızı buna hazırlamak zorundayız. Buna yönelik adımlar da attık" dedi.

    Türkiye'nin bu yeni dünyaya başkanlık sistemi ile hazır olacağını vurgulayan Gedikli, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çünkü başkanlık sistemi istikrar içinde dinamizm anlamına geliyor. Hızlı, etkin karar alınması gereken bir dünyadayız. Türkiye'nin geçmişine baktığımızda parlamenter sistem bu anlamda tıkandı. Zaten şu anda da parlamenter sistem içerisinde de değiliz. Hala ana muhalefet, öyleymişiz gibi konuşuyor ama artık parlamenter sistem falan yok, şu anda yarı başkanlık sistemindeyiz. 2007'de hukuken yarı başkanlık sistemine geçildi, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle, fiilen de 2010'da zaten yarı başkanlık sistemine geçilmiştir. Türkiye'de olan şey yarı başkanlık sistemidir."

    "Yürütmenin tek başlı hale gelmesi lazım" diyen Gedikli, vizyonun sahaya yansıması, etkin ve hızlı kararlar alınması gerektiğini söyledi.

    İlgili konular:

    AB, Türkiye İlerleme Raporu'nu açıkladı
    Etiketler:
    AB, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), Donald Trump, Bülent Gedikli, ABD, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın