03:47 15 Aralık 2019
Canlı Yayın
    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu

    DİSK 'Kimse işçilerden fedakarlık beklemesin' dedi, asgari ücret talebini açıkladı: 3 bin 200 TL

    © Fotoğraf : DİSK
    Ekonomi
    URL'yi kısaltın
    0 425
    Abone ol

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, asgari ücret taleplerini "Hem geçim ücretini hem de milli gelir artışını dikkate aldığımızda asgari ücret en az' net 3 bin 200 TL olmalıdır diyoruz" sözleriyle açıkladı. Çerkezoğlu, "Kimse işçilere 'fedakârlık' tavsiyesinde bulunmasın, kimse işçilerden fedakârlık beklemesin" ifadesini kullandı.

    İşçi, işveren ve hükûmet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2020'de geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere ilk toplantısını dün gerçekleştirdi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bugün Karaköy'de bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası İstanbul Şubesi'nde 2020 asgari ücreti ile ilgili basın açıklaması yaptı.

    DİSK Yönetim Kurulu adına basın açıklamasını yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu asgari ücret talebini "Hem geçim ücretini hem de milli gelir artışını dikkate aldığımızda 2020 yılı asgari ücreti 'en az' net 3 bin 200 TL olmalıdır diyoruz" sözleriyle açıkladı. Asgari ücretin Türkiye'de sadece asgari ücret ve yakın bir ücretle çalışan 10 milyon işçinin ve ailesinin değil, emeğiyle geçinen herkesin çalışma ve yaşam koşullarını belirleyen temel bir parametre olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, "O nedenle asgari ücretin belirlenmesi süreci devletin toplumla yaptığı en büyük toplumsal sözleşmedir" dedi.   

    'Asgari ücret ülkemizde giderek ortalama ücrete dönüşmektedir'

    '2020 yılı asgari ücretinin ekonomik krizin etkilerinin derinden yaşandığı, işsizliğin arttığı, alım gücünün düştüğü, gelir dağılımın bozulduğu koşullarda saptandığına' dikkat çeken Çerkezoğlu, "Asgari ücret ülkemizde giderek ortalama ücrete dönüşmektedir. Bu nedenle de asgari ücret çalışanları ekonomik krize karşı korumanın en önemli aracı durumundadır. Ve Asgari Ücret milyonların meselesidir, memleket meselesidir" diye konuştu. 

    Bu 'memleket meselesi' ile ilgili olarak ülkeyi yönetenlerin yaklaşımının işçileri, çalışanları koruyan bir yaklaşım olmadığını belirten Çerkezoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Bizler krizle boğuşurken, çarşı-pazarda fiyatlar uçarken, yıllardır büyümeden pay alamayan işçi sınıfı zamlarla ve vergilerle krizin faturasını öderken, gelir dağılımı her geçen gün daha fazla bozulurken, ülkeyi yönetenlerin krizden çıkış için belirledikleri rota 'düşük ücret politikası' olarak görünmektedir.

    Yaz aylarında, kamu emekçilerinin ve kamu işçilerinin toplu sözleşmelerinde ortaya çıkan rakamlar bu politikanın yansımasıdır. Daha da kötüsü ülkeyi yönetenler IMF’nin bu konudaki tavsiyesini de Yeni Ekonomi Program adı altında benimsedi ve programına koydu. Eylül ayında IMF’nin yayınladığı Türkiye raporunda 'Ücretleri, gerçekleşen enflasyon oranında değil hedeflenen enflasyon oranında artırın' denildi,  bir hafta sonra Hazine ve Maliye Bakanı asgari ücreti bu şekilde belirleyeceklerini ilan etti. Bilindiği gibi 2020 yılı için hedef enflasyon yüzde 8.5 olarak açıklandı.

    2020 yılı asgari ücret pazarlığının zorlu geçeceği kimse için sır değildir. Yıllardır 'ekonomi büyüdü' diye övünüp, büyümeden payımızı vermeyenler,  şimdi kriz kapıya dayandığında ücretleri daha da düşürmeye çalışmaktadır. Ekonomik krizi geçiştirmek için hükümet elde avuçta ne varsa kullanmıştır. Bu nedenle ekonomi daha da kırılgan hale gelmiştir. Ancak üretim ve işsizlik cephesinde olumlu bir adım maalesef söz konusu değildir.

    'Uyarıyoruz, kimse işçilere 'fedakarlık' tavsiyesinde bulunmasın'

    Ülkeyi yönetenleri şimdiden uyarıyoruz: Şirket kurtarmalara, işveren teşviklerine devasa kaynakların ayrıldığı bir ortamda kimse işçilere 'fedakârlık' tavsiyesinde bulunmasın, kimse işçilerden fedakârlık beklemesin.

    Kriz koşullarında asgari ücretteki artış halkın büyük bölümünün gelirini de belirleyecektir. Bu nedenle asgari ücret artışının sadece işçilere değil, Türkiye ekonomisine de katkısı olacaktır. 40 yıldır uygulanan ancak artık iflas eden neoliberal politikaları terk etme zamanı gelmiştir. Ücret artışına dayalı büyüme mümkündür. Ücret artışlarının çalışana da ekonomiye de olumlu etki yapacağı ve alım gücünü artırarak ekonomiyi canlandıracağı açıktır."

    'Ülkemizde asgari ücret tespit süreci demokratik değil'

    Çerkezoğlu açıklamasında asgari ücret tespit sürecinin de demokratik olmadığına değinerek şunları söyledi:

    "Ülkemizde asgari ücret tespit süreci demokratik değildir. Bilindiği gibi asgari ücret, hükümetin ve işverenlerin çoğunlukta olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından saptanıyor. Karar oy çokluğu ile alınıyor ve kesin nitelik taşıyor. Asgari ücret tespit süreci Türkiye’nin en büyük pazarlığı olmasına karşın bu pazarlıkta işçilerin sendikaların elinde grev silahı yok. DİSK, asgari ücret pazarlığını bütün işçi konfederasyonları tarafından ortaklaşa yürütülmesi gereken bir mücadele olarak görmekte ve asgari ücret görüşmeleri sırasında konunun toplumsal bir talep haline gelmesi ve sahiplenilmesi için ortak çalışma ve ortak mücadeleyi önemsemektedir. Asgari ücret tespit sürecini bir toplu pazarlığa çevirmek, milyonların meselesi yapmak ve çalışanları insanca bir asgari ücret talebi etrafında harekete geçirmek mümkündür.

    'Asgari ücret pazarlığı sadece masa başı pazarlık değildir'

    Asgari ücret pazarlığı sadece masa başı pazarlık değildir. DİSK asgari ücret pazarlığını çok önemli bir paylaşım mücadelesi olarak görmektedir. Doğruları söylemek yetmez, haklı olmak da yetmez, sendikalı sendikasız tüm işçiler ve emekçiler olarak haklı taleplerimiz için yan yana gelmek, omuz omuza vermek, meydanlarda, sokaklarda, işyerlerinde mücadeleyi büyütmek gerekmektedir."

    Çerkezoğlu açıklamanın devamında '2020 Asgari Ücret Raporu'nun verilerini paylaştı.

    "DİSK-AR’ın hazırladığı 'İnsan Onuruna Yaraşır Asgari Ücret' başlıklı rapor asgari ücretle ilgili gerçekleri ortaya koymaktadır" diyen Çerkezoğlu rapodan şu bilgileri aktardı: 

    Çerkezoğlu tüm bu tespitlerden hareketle 2020 yılı Asgari Ücretine dair taleplerini şöyle sıraladı:

    • Asgari ücret hesabında uluslararası standartlara uyulmalı ve işçinin ailesi de dikkate alınmalıdır.
    • Asgari ücret toplu pazarlık yoluyla saptanmalıdır.
    • Asgari ücret tespitine ilişkin 131 Sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’na asgari ücretle ilgili konan çekince kaldırılmalıdır.
    • Asgari ücret tespit komisyonunda kadın temsili sağlanmalıdır.
    • TÜİK hesabı asgari ücret saptanmasında alt sınır olmalıdır.
    • Asgari ücret net ve AGİ hariç hesaplanmalıdır.
    • Bütün işçi ve memurlar için tek asgari ücret saptanmalıdır.
    • Asgari ücret geçim ücreti olmalıdır.
    • Yeniden değerleme artış oranından daha az asgari ücret artışı olamaz.
    • Asgari ücret artışında hedeflenen enflasyon oranları esas alınamaz.
    • Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.
    • Asgari ücret yıllık olarak hesaplanmalı, tümüyle vergi dışı bırakılmalıdır.
    • Asgari ücretin tespitinde bütün işçi konfederasyonlarına katılım hakkı sağlanmalı, Asgari Ücret ulusal ölçekli bir toplu pazarlıkla belirlenmeli ve uyuşmazlık durumunda grev hakkını da içermelidir.

    'İnsan onuruna yaraşır bir asgari ücret lütuf değil, haktır'

    Çerkezoğlu, 2017'de net 2000 TL, 2018'de net 2300 TL, 2019'da net 2800 TL asgari ücret talep ettiklerini belirterek şöyle devam etti:

    "Asgari ücret düzeyini çeşitli yöntemlere göre hesaplamak mümkündür. DİSK’in asgari ücret talebinin ayrıntıları raporumuzda iki esasa dayanmaktadır.

    Birinci esas asgari ücretin asgari geçim ücreti olmasıdır. Burada yoksulluk sınırı dikkate alınmalıdır. DİSK de Türk-İş de yoksulluk sınırı hesaplamaktadır. Bu hesapları dikkate aldık. Ailede iki kişinin çalıştığı varsayımı ile asgari ücret yoksulluk sınırının yarısından az olmamalıdır. DİSK ve Türk-İş’in yoksulluk sınırı verilerinin ortalamasının yarısı esas alındığında 3 bin 485 TL altında asgari ücret yoksulluk sınırı altında kalmak anlamına gelecektir.

    Asgari ücret talebinde dikkate aldığımız ikinci esas Kişi Başına Milli Gelir artışıdır. Cumhurbaşkanlığı 2020 Yıllık Programındaki kişi başına milli gelir hesabı dikkate alındığında asgari ücretin 2020’de en az net 2 bin 600 TL olarak saptanması gerekir.

    Bu iki yönetim ortalamasını, hem geçim ücretini hem de milli gelir artışını dikkate aldığımızda 2020 yılı asgari ücreti 'en az' net 3 bin 200 TL olmalıdır diyoruz.

    İnsan onuruna yaraşır bir asgari ücret lütuf değil haktır.

    Bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten işçileri bu hak ve onur mücadelesinde omuz omuza olmaya çağırıyoruz."

    Etiketler:
    Talep, Ekonomi, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türk-İş, fedakarlık, Asgari ücret, DİSK, Arzu Çerkezoğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın