00:50 04 Aralık 2016
Ankara-4°C
İstanbul+ 5°C
Canlı Yayın
    Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ve Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    “Türkiye-Rusya işbirliği artarsa Batı endişelenir”

    © Sputnik/
    Politika
    URL'yi kısaltın
    Derya Yaşar
    0 195 0 0

    Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ankara ziyareti öncesinde, Moskova-Ankara ilişkilerini değerlendirdi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Aralık'ta Ankara'ya geliyor. Ziyaret öncesinde açıklama yapan Putin, Ankara’da bir araya geleceği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yeni işbirliği alanları üzerinde duracaklarını söyledi. Özellikle Suriye ve Ukrayna krizlerindeki bazı fikir farklılıklarına rağmen, Putin ve Erdoğan’ın dönemlerinde Türkiye-Rusya ilişkilerinin hassas dengeler etrafında gelişmeye devam ettiği gözleniyor.

    Peki, ilişkilerin bugünkü durumu ele alındığında, Putin ve Erdoğan’ın hangi konulara yoğunlaşmaları gerekir? Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü ve uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Sedat Laçiner değerlendirdi.

    “RUSYA, KIRIM KONUSUNDA TÜRKİYE’NİN KAYGILARINI GİDEREBİLİR”

    Her iki devletin de bölgesel sıkıntılarla baş başa olduğunu belirten Sedat Laçiner, “Bunlardan bir tanesi, Suriye ve Irak. Türkiye için çok önemli ve tehdit olarak dfeğerlendirilen iki problem, IŞİD ve Esad meselesi. Bir diğer sıcak nokta ise Ukrayna; Karadeniz’in hemen karşı yakasında yer alıyor. Bu da Rusya’yı çok yakından ilgilendiriyor ve tehdit ediyor. Şimdi iki devlet, bu sorunları aşmada birbirilerinden istifade edebilirler. Tarihte belki de en fazla işbirliği ile aşabilecekleri iki sorunla karşı karşıyayız. İki konuda da Türkiye ve Rusya farklı noktada duruyor. Ukrayna meselesinde ise Türkiye, özellikle Kırım konusunda çok hassas. Rusya, Türkiye’nin kaygılarını giderebilir diye düşünüyorum” dedi.

    “BATI, RUSYA VE TÜRKİYE’Yİ YALNIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR”

    Türkiye ile Rusya’nın petrol ve doğalgaz ticaretine rağmen işbirliği içinde olduklarını düşündürecek denli büyük bir ilişkinin olmadığını savunan Laçiner, bunun gerekçelerini şöyle açıkladı: “Ticaret hacmimizin büyük bir kısmını petrol ve gaz satışları oluşturuyor fakat o rakamlara aldanmamak lazım. Türkiye ile Rusya, hem siyasi alanda hem de iktisadi alanda potansiyellerinin çok ama çok azını kullanıyorlar. Bundan sonra daha fazla o potansiyeli açma yönünde hareket etmeliler diye düşünüyorum. Batı ile ilişkilerde ise her ikisinin de sorunları var. Batı dünyası Rusya’yı yalnızlaştırmaya çalışıyor. Türkiye ile Batı’ya baktığınızda da belki farklı ölçeklerde ama benzeri sorunları görüyorsunuz. Türkiye’nin başta IŞİD ve Suriye meselesi olmak üzere pek çok konuda Avrupa ve ABD ile sorun yaşadığını görüyoruz. Bunlar ciddi sorunlar ve bir yalnızlaşmadan bahsedebiliriz. Türkiye-Batı ilişkileri, hiçbir dönemde olmadığı kadar düşük seviyede izliyor şu an itibariyle. Türkiye ve Rusya, bu bölgede işbirliğini arttırmış olsalar, bu Batı’yı da endişelendirir ve Rusya ile Türkiye’ye karşı bu kadar pervasız tavır koymazlar.”

    “RUSYA’DA YAŞANACAK BİR İKTİSADİ KRİZ TÜRKİYE’Yİ DE VURUR”

    Laçiner, iki ülkenin ilişkilerini ise şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye ile Rusya ilişkileri 19’uncu yüzyılda hep sorunlu oldu. 20’nci yüzyılda inişli çıkışlı, Kurtuluş Savaşı’nda ise bir ‘çok iyi ilişkiler dönemi’ vardır. Onun dışında ciddi sorunlar oldu. İki devletin ilişkilerinde sahici temellerin oluşturulması lazım, bu da iktisadi ve siyasi çıkardır. Ekonomik çıkar başta olmak üzere, çıkar temelli olarak bir ilişki kurulabilirse bunun üzerine siyasi işbirlikleri de gelir. Özellikle Karadeniz havzası temelli olarak iki devlet çıkarlarını bence koruyabilirler.”

    Türkiye, Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarına katılmadı. Ankara, bu konuda siyasi irade ortaya koyarak, Batı'nın telkinlerini yanıtsız bıraktı. Peki, Türkiye'nin yaptırımlar konusundaki duruşu, Rusya ile karşılıklı güven ve samimiyet açısından nasıl bir fayda sağlar? Laçiner’in yanıtı şöyle: “Bence Rusya’da bir güvensizlik var, o güvensizliğin kırılması gerekiyor. O da ancak doğrudan temaslarla giderilebilir. Evet, yaptırımlar var. Normalde Türkiye’nin ithalatta patlama yapması gerekirdi ama bu bir türlü gerçekleşmiyor çünkü Rus pazarında, Türkiye’ye karşı da bir şüphe var. İki taraf arasında yoğun bir diploması trafiğinin cereyan etmesi gerekir, yoksa bu krizden hem Rusya zararlı çıkar –ki çıkıyor şu an- hem de Türkiye. Çünkü Rusya’da yaşanacak bir iktisadi kriz, Türkiye’yi vurur.”

    “BATI’NIN İTİRAZLARI ÇOK RİYAKAR”

    Türkiye’nin Rusya’ya Ukrayna meselesinde de doğrudan karşı çıkmadığını söyleyen Laçiner, “Kırım meselesinde bazı itirazları var, ülkelerin egemenliğine saygı duyulmasında belli çekinceleri var. Ama Batı’nın itirazları da çok riyakarca” dedi.

    “DAĞLIK KARABAĞ SORUNU EN KISA ZAMANDA ÇÖZÜLMELİ”

    Bölgedeki diğer sıcak nokta ise Dağlık Karabağ. Geçtiğimiz günlerde Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki tansiyon, Dağlık Karabağ'da yeniden yükseldi. Kafkaslar’ın güvenliği açısından büyük önem taşıyan bu soruna da değinen Sedat Laçiner, “Kafkaslarda çok büyük riskler birikiyor. Azerbaycan her yıl 4 milyar dolara yakın bir kaynağı silahlanmaya ayırıyor. Ermenistan da biraz daha küçük görünmekle birlikte sürekli silahlanıyor. Şu ana kadar onlarca insan öldü, burada büyük bir sorun var. Bu risklerin giderilmesi gerekiyor. Bu konuda da bence Rusya, çok yardımcı olabilir ama şu ana kadar görebildiğimiz kadarıyla o potansiyeli devreye sokmadı. Ama Rusya’nın bence şunu bilmesi gerekir: Moskova bazı avantajlar elde ediyor gibi görünüyor ama bu mesele sürdükçe, Ortadoğu ve Karadeniz’deki gibi, Kafkaslarda da taşlar yerinden oynarsa Rusya’nın karşısında kısa bir süre sonra Azerbaycan, Türkiye olmaz. Farklı denklemler kurulur ve yine Batı dünyası karşısına çıkar! Bunu kimse arzulamıyorsa, mesele Türkiye, Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında en kısa sürede çözülmeli” değerlendirmelerinde bulundu.

    İlgili konular:

    Türkiye ve Rusya; Üst düzey işbirliğine giden yolun köşe taşları
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın

    Öne çıkanlar

    • Bir Suriye askeri Halep'te cihatçı gruplardan alınan mahallede zafer pozu veriyor

      İran Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Hüseyin Şeyhülislam, Rusya ve İran'ın militanlardan kurtulmayı başaran Suriyeli sivillere yardım amacıyla Suriye'de ortak bir insani yardım operasyonu gerçekleştireceğini söyledi.

      1670
    • Slovenya Dışişleri Bakanı Karl Erjavec

      Slovenya Dışişleri Bakanı Karl Erjavec, Avusturyalı mevkidaşı Sebastian Kurz'un Türkiye'nin AB'ye giriş müzakerelerinin sonlandırılması yönündeki talebini 'tam olarak anlayamadığını' belirterek, "Kurz’un bu tutumu ile tamamen yalnız olduğunu" söyledi.

      0 394
    • Oakland yangın

      ABD'nin Kaliforniya eyaletinin Oakland kentinde konser verilen bir depoda çıkan yangında ilk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti.

      0 757
    • Fenerbahçe - Beşiktaş

      Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in 13. haftasında Fenerbahçe ile 0-0 berabere kalarak liderlik şansını değerlendiremedi.

      0 2814
    • CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu

      CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun kesin ihraç istemiyle disipline sevk ettirmesinin ardından partiden istifa eden kardeşi Celal Kılıçdaroğlu, "Erdoğan, Atatürk'ün koltuğunda oturan bir insan. O da bir Atatürk" ifadelerini kullandı.

      0 676
    • Selçuk Özdağ

      AK Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanvekili Selçuk Özdağ, Fethullah Gülen ve Papa 2. Jean Paul görüşmesine aracılık eden kişinin eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit olduğunu iddia etti. Özdağ, arabuluculuğu kimin yaptığına dair komisyona verdikleri dilekçenin Vatikan'a gönderileceğini açıkladı.

      0 557