22:13 26 Nisan 2018
Ankara+ 9°C
İstanbul+ 24°C
Canlı Yayın
    TBMM Genel Kurulu olağanüstü toplandı

    'Anayasa'da Türk'ten başka Kürt milleti vardır ifadesi de geçecek'

    © AA / Murat Kaynak
    Politika
    URL'yi kısaltın
    0 11

    Kürt siyasetçi Mehmet Emin Pencewini, eski MİT Müsteşarı Emre Taner'in kendisine "Anayasa'da Türk'ten başka Kürt milleti vardır ifadesi de geçecek" dediğini söyledi.

    2010-2012 yılları arasında devlet ve PKK arasında temas kurulması için aracılık yapan Kürt siyasetçi Mehmet Emin Pencewini BBC Türkçe'ye konuştu.

    Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKYB) Süleymaniye kentinde Mahmut Hamsici'nin sorularını yanıtlayan Pencewini, Ankara-Erbil-Bağdat-Kandil hattında görüşme trafiği yaptığı dönemde yaşadıklarını ayrıntılı olarak aktardı.

    Pencewini, Türkiye'den gelen talep üzerine dönemin Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin kendisini çağırması ve aracılık yapmasını talep etmesi üzerine Kandil ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) arasında görüşmelere başladığını belirtti.

    Irak Kürt siyasetinde önemli bir isim olan, Kürdistan Ulusal Kongresi üyesi Pencewini, 2010'da Oslo sürecinin başlamasıyla geriye çekildiğini ancak sürecin sona ermesi ardından yeniden devreye girdiğini söyledi.

    Pencewini, bu ikinci dönemde Kandil, Talabani ve IKYB Başbakanı Neçirvan Barzani'yle görüşerek çözüm sürecinin başlamasına ön ayak olduğunu aktardı.

    ‘İLK TALEP ERDOĞAN'IN GÖRÜŞTÜĞÜ TALABANİ'DEN GELDİ'

    Siz, devlet ve PKK arasındaki aracılık sürecine ilk olarak nasıl dahil oldunuz?

    Celal Talabani Irak cumhurbaşkanıyken bana, Türkiye hükümeti, özellikle de o dönemki başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın PKK'yla savaşı bitirmek için istekli olduğunu ve bu konuda bir şeyler yapmak istediğini söyledi.

    Bu mesaj size ne zaman iletildi?

    Ekim 2010'da.

    Size başka neler iletildi?

    Türkiye hükümeti o zaman, "Biz PKK'yla doğrudan muhatap olmak istemiyoruz, bir şekilde dolaylı görüşmek istiyoruz" demiş. Ben de Talabani'ye, "Tamam, ama önce Kandil'in fikrini almam gerekiyor" dedim. Kandil'e gittim, Murat Karayılan'la görüştüm.

    ‘KARAYILAN, ERDOĞAN VE GÜL'E SELAM SÖYLEDİ'

    Kandil'in tavrı ne oldu?

    "Böyle bir durum var" dedim ve kendisine ilettim. "Tamam, barış süreci için bir hazırız, diyaloğa hazırız. Türkiye'de Kürt sorununun diyalog temeline dayalı olarak çözülmesine hazırız" dedi.

    Karayılan bana, "Kendileri Türkiye'deki Kürt sorununu kabul eden ve çözmek isteyen ilk cumhurbaşkanı ve başbakan oldukları için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a selamlarımı iletin. Bizim de aynı fikirde olduğumuzu ve bu sorunu diyalog yoluyla çözmek istediğimizi iletin" dedi.

    Bundan sonra Türkiye'de MİT'e gittim. O dönemki MİT Müsteşarı Emre Taner'le görüştüm.

    Görüşmede kimler vardı?

    Arapça bir tercüman getirdiler. Ben, "Kürtçe konuşmak istiyorum" dedim. "Ne yazık ki Kürtçe tercümanımız yok, Arapça tercümanımız var" dediler. Görüşmede Taner dahil üç kişi vardı. Bir askeri yetkili ve hükümetten başka bir güvenlik yetkilisi vardı. Birisi yaşlı bir bayandı. İsimlerini bilmiyorum.

    Neler görüştünüz?

    Takriben üç saatlik bir görüşme yaptık. Bana soru sordular ben de bütün soruları Türkiye ve Kürtlerin menfaatleri doğrultusunda cevapladım. Ondan sonra ben onlara soru sormaya başladım.

    "Siz gerçekten Kürt sorununu çözmekte ciddi misiniz" dedim. Emre Taner, "Erdoğan bana Kürt sorununu çözmek istediğini söyledi. Benim emekliliğim geldi ama Erdoğan Kürt sorunu çözmek amacıyla bir proje sunmam için görevimi 6 ay daha uzatmamı istedi" dedi. Ben de, "Çok güzel" dedim ve "Sizin projeniz nedir" diye sordum.

    "Anayasa'da değişiklikler yapılacak, Anayasa'da Türk'ten başka Kürt milleti vardır ifadesi de geçecek" dedi.

    Projesinde PKK'lılara genel af çıkartıp hepsini serbest bırakmak da vardı. Bırakılanlar o dönemdeki BDP'nin (Barış ve Demokrasi Partisi) çatısı altında siyasi faaliyetlerini sürdürebileceklerdi. Buna karşılık da PKK'nın silah bırakmasını istiyordu.

    Af çıktıktan sonra hepsi Türkiye'ye geri döneceklerdi. Ben onlara, "Şayet PKK 'tamam' dedi, silahını bıraktı, hepsi Türkiye'ye geldi, o zaman Türkiye hükümeti verdiği vaatleri tutmazsa ne olacak" diye sordum.

    Emre Taner, "Eğer hükümet sözünü tutmazsa ben de dağa çıkarım" dedi. Ben de gülümseyerek, "Hoş gelirsin, ben sizi dağlara götürürüm" dedim.

    İlgili konular:

    Akdoğan: Çözüm Süreci'nde başa dönülemez
    CHP’li Öner: Oy getirmeyince taraflar Çözüm Süreci'nden vazgeçti
    Yeni AB Bakanı Konca: AB yolu 'çözüm süreci'yle ilerleyebilir
    Davutoğlu: 'Çözüm Süreci'nden ne anladığınıza bağlı
    KCK: Öcalan'ın müzakere koşulları yaratılırsa çözüm süreci devam eder
    AB, PKK'yı kınadı 'çözüm süreci'ne vurgu yaptı
    Almanya Dışişleri'nden Türkiye'ye 'Çözüm Süreci' uyarısı
    Zübeyir Aydar: Çözüm süreci bitmedi
    Arınç: Çözüm Süreci yeni baştan ele alınmalı
    Davutoğlu: Gezi'de Çözüm Süreci'ne en büyük darbe vuruldu
    Barzani'den PKK'ya Çözüm Süreci eleştirisi
    Erdoğan'dan sonra AK Parti de açıkladı: Çözüm süreci bitti denemez ama durdu
    Berlin: Çözüm Süreci durmamalı
    Etiketler:
    çözüm süreci, MİT, PKK, Celal Talabani, Emre Taner, Mehmet Emin Pencewini, Recep Tayyip Erdoğan, Kandil, Ankara
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın