05:56 19 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Doğal gaz

    Türk Akımı projesi neden gecikiyor?

    © REUTERS / Gleb Garanich
    Röportajlar
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    0 10

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ankara ziyaretinde gündeme getirdiği Türk Akımı anlaşması için 1 Kasım seçimlerinden sonra oluşacak yeni hükümet beklenirken, proje Ankara'da düzenlenen uluslararası sempozyumda tartışıldı.

    Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM), Rusya merkezli Siyasi Araştırmalar Merkezi (PolitKontakt) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nin işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘Ortadoğu ve Kafkaslarda Bölgesel Güvenliği Tehdit Eden Zorluklar ve Riskler: Dış Faktörler ve İç Çelişkiler' başlıklı uluslararası sempozyumda, enerji işbirliği ve Türk Akımı projesi de masaya yatırıldı.  Türk ve Rus akademisyenler Türk Akımı'nın önemine vurgu yaparken, projeye yönelik soru işaretlerini de gündeme taşıdı.

    RUSYA, TÜRKİYE'YE GÜVEN DUYUYOR

    Sempozyumda konuşan St. Petersburg Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Aleksandr Sotniçenko, Türk Akımı projesinin Türkiye için son derece karlı olduğunu düşündüğünü kaydederek,  projenin ilk etabının inşasına ilişkin anlaşmanın Moskova ile Ankara arasındaki ilişkilerde çok özel bir güvenin işareti olduğu söyledi. Sotniçenko, "Rusya bu nedenle doğalgaz transit ülkesi ve boru hattının güvenliğini sağlayacak ülke olarak Türkiye'ye güven duyuyor" dedi.

    'TÜRKİYE'Yİ VAZGEÇİRMEK İSTEYEN GÜÇLER OLABİLİR'

    Sotniçenko, geçiş hatlarının güvenliğine dikkat çekerek Rusya'dan gelip Batı'ya akacak gazın Ukrayna üzerinden geçmesinin ‘güvenilir bir yol' olmadığını söyledi. Proje sayesinde Türkiye'nin önemli bir geçiş ülkesi haline geleceğini ve Rusya'dan gelen gazın Batı'ya ulaşabileceğini kaydeden Sotniçenko, Rusya'nın karşısında olan bazı güçlerin Türkiye'yi bu projeden vazgeçirmek isteyebileceğini, Türkiye'den bağımsız bir dış politika üretmesinin beklendiğini ifade etti.

    KARDAŞ: HEM SİYASİ HEM EKONOMİK PROJE

    Sempozyumda konuşan Türk akademisyenler de hem Türk Akımı'nın enerji güvenliği açısından stratejik önemine vurgu yaptılar hem de projeyle ilgili soru işaretlerini  gündeme getirdi.  

    Konuyla ilgili Sputnik'e konuşan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi öğretim üyelerinden ORSAM Başkanı Doç. Dr. Şaban Kardaş,  Türk Akımı'nın hem siyasi hem de ekonomik bir proje olduğunu belirtti. Bu projeyi ‘hiç ekonomik mantığı olmayan, tamamen stratejik ve siyasi hesaplara dayalı bir politika' olarak değerlendiren görüşlere katılmadığını vurgulayan Kardaş, şunları söyledi: "Projenin belli bir ekonomik rasyonalitesi  var. Ama bu arkasında yatan o stratejik hesapları da gözardı etmemizi  gerektirmiyor. Ağırlıklı olarak stratejik bir proje ama abartıldığı gibi tamamen körü körüne sırf belli bir stratejik hedef için milyarlarca doları da çöpe atmıyorsunuz. Dayandığı ekonomik bir rasyonalite var."

    ‘FİNANSMAN SORUNU VAR'

    Türkiye'deki seçimler nedeniyle projede arzu edilen ilerlemenin sağlanamadığı yorumlarını değerlendiren Doç. Dr. Kardaş, şunları ifade etti: "Türkiye'deki iç siyasi ortam da bu yavaşlamayı kısmen beraberinde getiriyor denilebilir. Bu doğrudur. Ama bu projeyle ilgili ekonomik ve siyasi anlamda ciddi soru işaretleri de var. Bu proje ağırlıklı olarak Rusya'nın bir projesi, bunun finansmanı ve tamamlandığını varsayacak olursak buradan akacak gazın müşterisi konusundaki belirsizlikler devam ediyor. Projenin, yapılabilirlik ve maliyet noktasında teknik zorlukları da var. Bütün bu sorular ve son dönemde Rusya'nın yaptırımlar konusunda girdiği ekonomik zorluklar, teknoloji transferinde bazı engellerle karşılaşılabileceğini gösteriyor. Öte yandan petrol fiyatlarındaki düşüşü hesaba katarsak, projenin finansmanı konusunda soru işaretleri oluşuyor. Zira yaptırımlardan dolayı Rusya'nın gelirleri azalıyor. O açıdan Türkiye'deki gecikmeden daha ziyade asıl Rusya cephesindeki, soru işaretleri daha önemli."

    ‘GAZ HANGİ PAZARA ULAŞACAK?'

    Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Enerji Güvenliği Araştırmaları Merkezi Başkanı Hasan Selim Özertem ise sempozyumda gerçekleştirdiği sunuma ilişkin Sputnik'e yaptığı açıklamada Türk Akımı projesinin çok kapsamlı ve büyük bir proje olduğunu söyledi.

    63 milyar metreküplük bir kapasitenin inşa edilmesinden bahsedildiğini anımsatan Özertem, sözlerini şöyle sürdürdü:"Dört ayrı hatta oluşacak. Bu kapasitenin nasıl yönetileceği, bunun fonun nasıl bulunacağı ve Türkiye ile Rusya arasında ilişkinin nasıl bir niteliğe sahip olacağı konuları henüz net olarak açıklanmış değil. Görüşmeler devam ediyor fakat pazarlık aşamasında görebildiğimiz kadarıyla başta Rusya'nın tam bir paket anlaşması konusunda ısrarcı olduğu, Türkiye'nin ise konuyu aşama aşama ele almak istediği görülüyor. Bunun şu an için Rusya tarafından iyi kötü kabul edildiğini görüyoruz.  Yani ilk fazın gerçekleşmesi için 15.75 milyarlık metreküplük bir hattın inşası konusunda bir mutabakat söz konusu. Tabi bu sadece Türkiye ile Rusya arasındaki bir gaz ticareti için inşa edilecek bir hat olacak. Ama Türk Akımı'ndan bahsettiğiniz zaman ilk başka Putin tarafından açıklandığı zaman Güney Akım'ın alternatifi, Avrupa'ya gaz sağlayacak hatta Türkiye'yi bir enerji hub'ına dönüştürecek büyük bir proje olarak tartışılıyordu. Ben son dönemdeki tartışmaların biraz bu yönüyle zayıfladığını görüyorum.  Bunlardan bir tanesi Gazprom'un Kuzey Akım anlaşması konusunda yeni kapasite artırımıyla ilgili olarak Alman Avusturyalı ve İtalyan firmalarıyla anlaşması. Burada 55 milyar metreküplük bir ekstra gaz kapasitesinin Baltık Denizi'nden Almanya'ya inşa edilmesi tartışılıyor. Bunun hem maliyeti olacak hem de Avrupa gaz piyasasını önemli ölçüde besleyecek kapasitede bir proje olarak değerlendirilebilir. Bu yönüyle Türk Akımı'ndan akacak gaz hangi pazara ulaşacak? Aynı zamanda bu boru hattını inşa ederken Türk Akımı'nı, diğer projeleri inşa edecek parayı Rusya nasıl bulacak? Bu gibi soruların hala cevapsız kaldığını ifade edelim. "

    ‘ÖNCELİK SIRALAMASI ORTAYA KONULMADI'

    Rusya'nın çok fazla enerji hattı anlaşması, enerji sektörü yatırımı üzerine konuştuğunu kaydeden Özertem, bunun bir tanesinin Türk Akımı, bir tanesinin Kuzey Akım olduğunu söyledi: "Sibirya'daki sahaların yenilenmesi, Çin ile iki tane ayrı doğalgaz boru hattı yapılması, yeni enerji  tesislerinin inşa edilmesi gibi. Milyarlarca dolarlık paradan bahsediyoruz fakat sıkıntı şu Rusya'da özellikle petrol fiyatları düşerken halihazırda bütçenin üzerindeki yükün arttığı, Gazprom gibi firmaların karlılık oranlarının düştüğü bir dönemden geçiyoruz. O açıdan bir öncelik sıralamasının Rusya'da hala ortaya konulmadığını görüyoruz. Bu konulsa bile Türk Akımı'nın hangi sırada olduğunu bilmiyoruz" dedi.

    AVRUPA PİYASASI HEDEFİNİN ÖNÜNDEKİ SIKINTILAR

    Özertem, Türk Akımı yapıldıktan sonra eğer Avrupa piyasası hedefleniyorsa temelde iki sıkıntı ile karşı karşıya olunduğunu da belirtti: "AB'nin üçüncü enerji paketine Güney Akım'ın uymadığını söylüyorduk, Türk Akım'ı hangi şekilde buna uyumlu hale gelecek, komisyondan onayını nasıl alacak? Bence burada muğlak bir durum söz konusu. Ayrıca Türkiye bir HUB olacaksa veya 63 milyar metreküplük bir gaz Türkiye üzerinden geçecekse özellikle burada teknik kapasite tartışılması gerekiyor. Bu teknik kapasitede de özellikle Türkiye'nin depolama tesisleri çok yetersiz. 2.67 milyar metreküplük bir depolama tesisi var, bu ancak Türkiye'nin kendi ihtiyacını, kış aylarında karşılama noktasında dahi yeterli olmayan bir kapasite. Bunun artırılması gerekiyor. Bunu kim artıracak, bu yatırım nereden gelecek, bu teknolojiyi nereden temin edeceğiz, bunlar Türkiye'nin düşünmesi gereken sorular."

    Kıyıköy'den İpsala'ya yani Yunanistan'a kadar olan kara hattının ne şekilde kullanılacağının, bu hattın nasıl inşa edileceğinin belirlenmesi gerektiğini kaydeden Özertem, bu konularda soru işaretlerinin hala devam ettiğini söyledi.

    ‘ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE GAZ SATIŞI, ERTELENMİŞ BİR HEDEF'

    Özertem, Türk Akımı konusunda Rusya'nın Türkiye'yi gerçek bir partner olarak görmesi, burada sorumlulukların nasıl paylaşılacağı konusunda net bir fotoğrafın çıkması ve Avrupa'nın da kabul edebileceği şekilde bunun tartışılmaya başlamasının gerekliliğine işaret etti:

    "Komisyondan onay almanız için Ukrayna konusunda daha yapıcı bir sürece girmeniz gerekiyor, bu yok. Şu andaki fotoğraf, Türk Akımı'nın daha çok Türk piyasasını beslemek üzere belki ilk fazın gerçekleşebileceği ve bir yönüyle de Rusya'nın Türk pazarındaki pozisyonunu koruyacağı aynı zamanda bu pozisyonunu korurken mümkün mertebede ihracat kapasitesini artırmayı hedeflediğini gösteriyor. Üçüncü ülkelere bir gaz satışı daha sonraya ötelenmiş, ertelenmiş ama ilk aşamada hedeflenen Türkiye ile Rusya arasında bir ikili diyalog çerçevede Türk Akımı'nın rol oynaması. Yani bu Putin'in ortaya koyduğu projenin biraz daha evrim geçirdiği bir fotoğrafı önümüze çıkarıyor."

    ‘RUSYA ZAMAN KAZANDI'

    Türk Akımı'nda hükümetler arası anlaşmanın çok kapsamlı olacaksa şu andaki seçim hükümetiyle imzalanmasının zor olacağına dikkat çeken Özertem, 1  Kasım seçimleri sonrası oluşacak yeni hükümetin üzerinde daha rahat düşüneceğini söyledi. Özertem, "Aslında burada zaman kaybediliyor gibi görünse de biraz daha Rusya'nın sanki bu süreçten istifade ettiği Batı ile müzakerelerde rahatladığı, ikincisi petrol fiyatları düşerken finansal anlamda yönetmekte zorluk çektiği bu süreçte biraz daha zaman kazandığı bir durum da ortaya çıkıyor. Ben bu anlamda Rusya'nın durumdan şikayetçi olduğu inancında değilim" dedi.

    İlgili konular:

    Rusya'nın eski Enerji Bakanı: Türk Akımı üzerindeki pazarlık daha bitmedi
    Güney Akım'ın alternatifi Türk Akımı
    Etiketler:
    Güney Akım, Türk Akımı, USAK, St. Petersburg Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, PolitKontakt, Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM), Hasan Selim Özertem, Şaban Kardaş, Aleksandr Sotniçenko, Vladimir Putin, Yunanistan, Çin, Ukrayna, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın