16:13 19 Ağustos 2017
Ankara+ 31°C
İstanbul+ 31°C
Canlı Yayın
    Türkiye Baralor Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu

    Avukatlar, Metin Feyzioğlu'nu protesto etti

    © Fotoğraf: DHA
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 43830

    Mersin Barosu'nun düzenlediği toplantıya katılan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, avukatların 'Tayyip seninle gurur duyuyor' sloganları üzerine konuşmasını keserek kürsüden indi.

    Feyzioğlu, Mersin Barosunca Metropol İş Merkezi'ndeki baro toplantı salonunda düzenlenen Meslek İçi Eğitim Semineri'nde konuşma yapmak için kürsüye çıktığı sırada Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi bir grup avukat tarafından akademisyenlerle ilgili yaptığı açıklamaları nedeniyle alkışlarla protesto edildi. Oturdukları yerden Feyzioğlu'na tepki gösteren avukatları kürsüye davet eden Feyzioğlu, "Gelin kürsüden giriş, gelişme ve sonuç olsun. Tutarlı bir şekilde basın mensuplarının önünde eleştirilerinizi dinleyelim, istifade edelim" dedi.

    ‘TAHİR ELÇİ AKADEMİSLER İÇİN AVUKATLIK YAPACAK İLK KİŞİYDİ'

    Bunun üzerine kürsüye gelen dernek üyesi avukat Mehmet Altuntaş, şunları söyledi: "Biz avukatız ve derdimiz şu, biz Barolar Birliği Başkanının akademisyenlere dönük yapmış olduğu açıklamadan son derece rahatsızız. Avukatlar olarak Barolar Birliğine ve Barolar Birliğinin Başkanını eylem ve sözlerine karşı eleştirel tutumumuzu burada bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Tahir Elçi, sağ olmuş olsaydı kesinlikle akademisyenler için avukatlık yapacak ilk kişiydi bu da biline. Biz Barolar Birliği Başkanının ifade özgürlüğü kapsamında meseleye yaklaşması gerektiğini ve akademisyenlere karşı linç kampanyası yürütülürken böyle bir tutuma girmemesini beklerdik."

    Daha sonra konuşmak isteyen başka bir kişiye izin verilmeyerek dışarı çıkarıldı.

    Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

    Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

    ‘GEREKİYORSA BEN KONUŞMAYAYIM SEN KONUŞ'

    Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların dışarı çıkmasının ardından kürsüye gelen Feyzioğlu, eleştirilmesinin herkesin en temel hakkı olduğunu söyledi.

    "Kuşkusuz ben eleştirilmeliyim çünkü ben bir yöneticiyim" diyen Feyzioğlu, şu değerlendirmede bulundu:

    "Sıra bendeyken eylem yapan sevgili meslektaşıma 'Gel oradan yapma, buradan konuş, istediğin kadar konuş' dedim. Hatta 'Gerekiyorsa ben konuşmayayım sen konuş' dedim. Ben başka bir mecrada da konuşurum. Siz beni, açılışı dinlemek için gelmiş olabilirsiniz düşüncesiyle bir şeyler paylaşalım arzu ettim. Sorun şu ki, benim düşünce özgürlüğüne gösterdiğim bu önemin bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak benim düşünce özgürlüğüme de gösterilmesini aynı şekilde talep ediyorum."

    ‘BULUŞTUĞUMUZ NOKTA SİLAHLARIN SUSMASI NOKTASIYDI'

    Feyzioğlu, Tahir Elçi'yi sadece arkadaşı olarak gördüğü için değil tutarlılığı sebebiyle baş tacı ettiğini söyledi. Tahir Elçi'nin kendisiyle çok farklı bir dünya görüşüne sahip olduğunu aktaran Feyzioğlu, şöyle devam etti:

    "Ama buluştuğumuz nokta silahların susması noktasıydı. Tahir Elçi, bu hendeklerin şehirlerde barışın köküne dinamit olduğunu söyleyecek, ailesi Cizre'de oturduğu halde 'Bu hendekleri kapatmazsanız Türkiye'de barışı sağlayamazsınız' diyecek, 'Çocuklarımız eğitim hakkından mahrum oluyorlar' diye dönüp hendekleri kazanlara 'Kapatın bunları' diyecek kadar akıllı, olgun ve tespitleri doğru bir insandı. Aynı zamanda hendeğin önünde keskin nişancı teröristlerin namlusunun dibinde dönüp 'Burada silah istemiyoruz' diyecek kadar da kahramandı. O yüzden Tahir Elçi'nin tırnağına kurban olayım. O'dur barış elçisi."

    ‘DEVLET SUÇLU DENDİĞİNDE BEN ŞUNU SÖYLÜYORUM…'

    "Devlet yıkılırsa hepimiz ve demokrasimiz devletin altında kalırız" diyen Feyzioğlu, şunları belirtti:

    "Terör örgütüne niçin sen 3 yıl boyunca hendekleri kazdın? 3 yıl boyunca keskin nişancı eğitimleri verdin? Asfaltların, parke taşlarının altına uzaktan kumandalı bombaları hangi barışçıl amaçla döşediğini iddia ediyorsun? Evlerden evlere geçişleri şehir savaşına hazırlanmak için 3 yıl boyunca planlamadın mı? Evden eve damdan dama geçerek çarpık şehirleşmenin ürünü mahalleleri kurtarılmış bölgelere Suriye'nin şehir savaşı yapılan bölgeleri gibi hazırlamak için niçin bu kadar uğraştın? Madem 'Barış' diyordun diye sorgulamadan dönüp varsa yoksa 'Devlet suçludur' dendiğinde kusura bakmayın, ben de şunu söylüyorum, bu devlet yıkılırsa hepimiz ve demokrasimiz devletin altında kalırız. Bu devletin yıkılmaması için adaleti mülkün temeli haline getirmek lazım. Ben ve benim gibi düşünen bu ülkenin milyonlarca insanı evet sizin düşünce hürriyetiniz var ve linç edilmesine karşıyız. PKK'ya 'Terör örgütü' dedim diye ve PKK'yı bu kanlı savaşın 'Bir numaralı sorumlusu' ilan ettim diye ben baskıcı ben faşist, ben anti demokrat mı oluyorum? Hangi demokrasi, hangi egemen devlet ayrı yargı teşkilatına, ayrı vergi teşkilatına halkı baskılardan sokağa çıkma yasaklarından bunalmışken evlerine terk etmek istediğinde, 'Evinizi terk ederseniz sokak ortasında sizi vururuz. En fazla eve döndüğünüzde bu evler örgüt tarafından kamulaştırılacak. Ona göre gidin' tehdidine cevap vermeden durabilir. Yarın bu tuzların kuruluğunu ararız. Devletin karşısında bilinen en kanlı en faşist en diktatöryel terör örgütü var. Özgürlük ve sevgi yumağı olarak göstermek isteyenlere vereceğim cevap 'Hadi oradan sen de' olur."

    İlgili konular:

    Feyzioğlu: Devlet için omuz vermek zorundayız
    Feyzioğlu'ndan akademisyenlere: Mütareke dönemi aydınlarının kalıntıları
    Danıştay yıldönümü törenini gazetecilere ve Feyzioğlu'na kapattı
    Etiketler:
    akademisyen, Türkiye Barolar Birliği (TBB), Mehmet Altuntaş, Tahir Elçi, Metin Feyzioğlu, Mersin
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın