16:15 01 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 10
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayram namazını Ataşehir Mimar Siman Camii'nde kıldı. Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Rusya lideri Putin ile G20 öncesi bir araya gelebileceğini söyledi.

    Bayram namazını Ataşehir Mimar Siman Camii'nde kılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oğlu Bilal Erdoğan, damadı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve torunu Ahmet Akif Albayrak da eşlik etti. Cami çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le G20 öncesi bir araya gelebileceğini doğrularak, "Dışişleri Bakanımızın Sayın Lavrov'la Soçi'de yaptığı görüşmeye göre, bu ay sonu veya Ağustos ayı içerisinde G20 öncesi bir görüşme durumu söz konusu olabilir" dedi.

    ‘KONU SIKI TAKİPTE’

    Havalimanı saldırısı soruşturmasındaki durumu soran bir gazeteciye Erdoğan, "Son noktada tutuklananlarla birlikte şuanda 30 tutuklanan var. Bu 30 tutuklananla birlikte tabi, geleceğe yönelik birçok ipuçları yakalanabilir, alınabilir. Bu alınan ipuçlarıyla birlikte bu işin üzerine üzerine gidilecektir" dedi.

    " Bakıyorsunuz, Dağıstan'dan var. Kırgısiztan'dan var. Tacikistan'dan var. Komşu, Kuzeydeki Kafkas ülkelerinden olanlar ne yazık ki bu işin içerisinde" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Olay tamamen DAİŞ çerçevesi içerisinde, onların metotlarıyla yürüyen bir süreç. Konu sıkı bir takipte. Ama neticede bir terör eylemi olmuştur. Bu terör eyleminin neticesinde de 45 kadar dost, kardeş kaybolmuştur. Yaralılar her geçen gün azalmakta. Tedavileri bitenler taburcu edilmektedir" ifadesini kullandı

    ‘TÜRKİYE TERÖRLE MÜCADELESİNİ SÜRDÜRÜYOR’

    Başka terör eylemlerinin de olacağı iddialarıyla ilgili bir soruya yanıt veren Erdoğan, şunları söyledi: "Terör ve terörizm, bunlar belli süreli eylemler değildir. Nerede, nasıl kimi vuracağı belli olmayan eylemlerdir. Çünkü bunlar belli noktalardan gelirse bunu tespit eder işi bitirirsiniz. Ama belli noktalardan yapılan saldırılar neticesinde ortaya çıkan bu tür eylemlerle mücadele zor. Bu dünyanın her yerinde böyle. Sadece Türkiye'ye has bir durum değil. Bugün Batı ülkelerinin hepsinde görüyorsunuz. Belçika'da, Fransa'da, Amerika'da, Rusya'da. Bütün bunların hepsi terörle çok çok ciddi mücadeleler vermiş, ciddi bedeller ödemişlerdir. Bizler ise malum bölücü terör örgütüyle bir mücadelemiz vardı. Şimdi özellikle bu DAİŞ terör örgütü de bir tehdit oluşturduğu için buna karşı yürüyor. PYD, YPG bunlara karşı da bir mücadelemiz var. Çok farklı cephelerde bu mücadeleyi Türkiye sürdürüyor. Güçlenen Türkiye adeta bölücü terör örgütlerinin bir hedefi haline gelmiştir. Ama buna rağmen bu mücadelemizi sağlıklı bir şekilde sürdürdüğümüze inanıyorum. Ama şehitlerimiz tabi ki oluyor. Ama bunu da ben inanıyorum ki, bizim milletimizin imanı, şehadeti olan inancı kaldırmaktadır.”

    SURİYELİLERE VATANDAŞLIK TARTIŞMASI

    Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilmesi konusundaki tartışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu konuda Suriyeli mültecileri kamplarda ağırlamak, veyahut ta onları değişik vilayetlerde birçok şartlarda ağırlamaktan öte, bu insanların içerisinde kalifikasyonu yüksek çok insanlar var. Ve bu insanları biz ülkemizde değerlendirme imkanına sahibiz. Üstelik değerler noktasında, ortak değerlerimiz olan bu insanlardan hem biz istifade ederiz, hem de onların insani olmayan koşullarda yaşamasını ortadan kaldırmış oluruz. Onun için Kilis iftarında, daha sonra konuşmamda ifade etmiştim. Yani biz artık veren eliz Alan el değiliz. Dolayısıyla hem veren el olan, hem de kardeşlik duyguları çok yüksek olan bu milletle, bu halkla bu şekilde bir adımı atmak, ülkemizin bana göre kalifikasyon noktasındaki gücünü, bu tür insanları, bu tür çadır kentlerde veyahuttu konteynırlarda, ilkel yerlerde onlara ev sahipliği yapmayı, bunu doğru bulmadık. Bunun bir çok kez hükümetimizle de değerlendirmelerini yaptık. Böyle bir adımın atılması için de, her türlü tedbiri alarak, bu adımları atmayı uygun buluyoruz. Dikkat ediyorum, bunların içinde kalifiye olan bir çok insana Batı ülkeleri kapılarını açıyor, ama sayılar tabi çok düşük. Biz tabi kapıları açmayınca bunlar oralara gitmek durumunda kalıyor. Ama biz bunu çok daha dikkatli bir şekilde; hatta hatta belli illerimizde, organize sanayi bölgelerinde olsun, biz bunu çok daha dikkatli bir şekilde, oluşan yerlerde bunların bilgilerinden, bunların insan olarak gücünden, hem biz istifade edeceğiz, hem de onlar bu tür sıkıntılı yaşam koşullarından kurtulmuş olacaklar diye düşünüyorum" dedi.

    MISIR İLE İLİŞKİLER

    Rusya ve İsrail ile atılan adımlara benzer adımların Mısır ve Suriye ile de atılabileceği iddialarının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rusya ve İsrail ile atılan adımların çerçevesi farklı, öbür tarafta Mısır'ın çerçevesi farklı. Bizim Mısır halkıyla zaten herhangi bir sorunumuz yok. Mısır halkı bizim kardeşimiz. Mısır'daki sorun, yönetimle olan sorundur. Özellikle liderle olan sorundur. Burada böyle çakma tabir edeceğim kararlarla idama mahkum edilen, müebbet hapse mahkum edilen insanlar var. Düşünebiliyor musunuz? Bir ülkenin Cumhurbaşkanına, o ülkenin Milli Savunma Bakanı konumunda olan bir asker, ihtilal yapmak suretiyle, onu deviriyor. Onu devirdikten sonra da, onun önce idama mahkum olması, daha sonra müebbet hapse mahkum olması gibi…böyle saçma sapan…bütün bunları bizler de istihbaratımızla alıyoruz. Yani, nerde ne var da, bu böyle yapılmış? Ortada herhangi bir suç söz konusu değil. Ne bileyim…insan öldürmek söz konusu olmadığı halde, Mursi ve arkadaşlarına karşı alınan bu kararların hepsi, tamamiyle masaüstüdür. Ve suflörü olan kararlardır. Bu kararları bizler tasvip etmiyoruz, çünkü zulme rıza zulümdür. Mısır'daki bu insanların hepsi bizim kardeşlerimiz. Ve bu kardeşlerimize takınılan bu tavrı bizim takdir etmemiz bir insan olarak, bir Müslüman olarak, Demokrasiye inanmış insanlar olarak, bizi bir defa çok çok zor durumda bırakır diye düşünüyorum. Mursi'nin Cumhurbaşkanlığında o yönetime, Türkiye ve Katar'dan başka herhangi bir mali destek veren ülke yoktu. Ama daha sonra hiç destek vermeyen ülkeler bu yönetime çok ciddi parasal destekler verdiler. Bir taraftan da Mursi ve arkadaşlarına çok ciddi idam cezaları… bunun yanında müebbet hapis cezaları vermeye başladılar. Bunun delili nedir, belgesi nedir? Bunu dünyaya açıklayabiliyorlar mı? Hayır. Biz yaptık oldu mantığıyla hareket ediyorlar. Böyle bir zulme bizim evet dememiz mümkün değil" ifadesini kullandı.

    İlgili konular:

    Çavuşoğlu'ndan Putin- Erdoğan görüşmesine dair yeni açıklama
    Peskov: Putin ve Erdoğan G20'den önce bir araya gelebilir
    Kommersant: Erdoğan, ağustos ayında Putin’le Soçi’de görüşebilir
    Kremlin: Putin—Erdoğan görüşmesinin hazırlıkları yakında başlayacak
    Erdoğan: Putin'le G20'de kapsamlı görüşme yapacağız
    Etiketler:
    Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın