20:03 23 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Ankara Garı önündeki terör saldırısı davası

    Ankara Garı davasında müştekilerden ortak talep

    © AA / Metin Aktas
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 0 0
    Abone ol

    Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te gerçekleştirilen terör saldırısıyla ilgili davanın duruşmasında beyanda bulunan müştekiler, sanıkların yanı sıra saldırıda ihmali olduğunu ifade ettikleri kamu çalışanlarının da cezalandırılmasını talep etti.

    Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya, tutuklu sanıklar, olayda yaşamını yitirenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme heyeti bugünkü duruşmada, sanıkların ifadelerinin tamamlandığını belirterek müşteki ifadelerine geçileceğini belirtti. Kimlik tespitinin ardından müştekiler dinlendi.

    Saldırıda yaralan Ağa Bayar, patlamanın ardından polisin biber gazı sıkması nedeniyle yaralılara müdahale edilemediğini belirterek, "Bu katliamda ihmali bulunan bütün kamu görevlilerinden şikayetçiyim. İnsanlar yerde yaralı halde yatarken gaz sıkan ve bu emri veren kişilerden şikayetçiyim" dedi.

    'İNSANLARI YAŞATMAYA ÇALIŞTIK ANCAK SIKILAN GAZ NEDENİYLE BAŞARAMADIK'

    Patlamada hafif yaralanan Ali Karaçay, 7 Haziran seçimleri öncesi ve sonrasında ülkede yaşanan bombalı saldırıların son halkasının 10 Ekim Ankara Gar saldırısı olduğunu belirterek, "Barış demek için İstanbul'dan geldik. Patlama anından 15 dakika önce kortejler oluşturulmaya başlandı. Patlamanın olduğu saate kadar tren garı önündeydik. Çok büyük bir patlama meydana geldi. Burada bu acıyı yaşayan çok aile var o yüzden detaya girmeyeceğim. İlk bombadan sonra bir kaç metre geri kaçtığımızda ikinci patlama meydana geldi. Ben hafif yaralı olduğum için ilk yardımda bulunmaya başladım. Sendikalara ait bir ses aracı vardı onun yanında ayağı kopmuş bir kişiye yardım ederken, polisin attığı gaz tam yanıma düştü. Yaralı durumdaki insanları yaşatmaya çalıştık ama o gaz nedeniyle bunu başaramadık. Türk Tabipler Birliği'nin yayınladığı raporda da insanların çoğunun gaz nedeniyle öldüğü var. Bir süre sonra yaralıları taşımaya başladık. Ancak uzunca bir süre geçmesine rağmen daha ambulans gelmemişti. Az ileride 45-50 tane taksi vardı ancak hiçbirinin şoförü araçta değildi. Yolların kapalı olması nedeniyle çevrede sivil araç da yoktu. Olaydan 45-50 dakika sonra ambulanslar gelmeye başladı" diye konuştu.

    'YARALI İNSANLARIN BULUNDUĞU YERE GAZ ATAN POLİSLERİN SUÇU YOK MU?'

    Ali Karaçay, şöyle devam etti: "Katliamda yüzlerce insan hayatını kaybetti. Sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Kovuşturmaya gerek olmadığı yönünde karar verildi. Böylesine büyük bir olayda sadece örgüt üyeleri yargılanıyor. Bu katliamda, seçimler öncesi 'verin 400 vekili bu iş çözülsün' diyen, 7 Haziran seçimleri sonrası 'Halk kaosu seçti' diyenlerin hiç mi suçu yok? Param parça olmuş insanların üzerine gaz atamanın mazur görülecek bir yanı var mı? Yaralı insanların bulunduğu yere gaz atan polislerin hiç mi suçu yok. Belki bu dava yıllar boyu sürecek ama biz adalet aramaya devam edeceğiz. Sadece mahkeme salonlarında değil sokaklarda da aramaya devam edeceğiz."

    'GENÇLERİMİZ, POLİSLERİMİZ, ASKERLERİMİZ ÖLDÜRÜLMESİN DİYE ORADAYDIK'

    Eyleme Tekirdağ'dan geldiğini belirten öğretme Ayşegül Duman, patlamada ağır yaralandığını ve halen tedavisinin sürdüğünü söyledi. "Bizler genç kardeşlerimiz ölmesin, aylan bebekler kıyılara vurmasın, askerlerimiz, polislerimiz öldürülmesin diye, barış demek için Ankara ya geldik" diyen Duman şöyle devam etti: "Daha önce eyleme geldiğimizde yollarda polisler olurdu, GBT sorgulaması yapılırdı. O gün etrafta hiç polis yoktu. Hiç bir sorgulama yapılmadı. 'Bize alıştılar diye' aklımızdan geçti. Otobüslerden inip yürümeye başladık. Gar binası önüne geldiğimizde 'Allahüekber' sesi ile birlikte patlama sesi duydum. Ben o sesi 'Allahüekber' sesini duydum Hakim Bey. Lütfen bunu kayıtlara geçin."

    'YA KAOS YA 400 MİLLETVEKİLİ DİYEN SİYASETÇİLERDEN ŞİKAYETÇİYİM'

    İlk patlamanın ardından telefonlar arkadaşlarını aramaya çalıştığını ancak telefonların çekmediğini belirten Ayşegül Duman, " İkinci patlamadan sonra düştüm. Başımı kaldırdığımda bir yanık kokusu duydum. O yanık et kokusu 16 aydır hep duyuyorum. Kalkmaya çalıştım, sonra yanıma gelenler 'ayağına şarapnel girmiş' kurtulursun dediler. Bir saat yerde bekledim bir tane ambulans gelmedi. Arkadaşlarım beni gazdan korumaya çalıştılar. Bu sırada yanımda yatan yaralı yaşlı bir amaca vardı. Tek yapabildiğim onun elini tutmak oldu. Annem bana 'şükret yaşıyorsun' diyor. Ama ben o günden beri mutlu olamıyorum. Tüm sorumlulardan şikayetçiyim. Biz orada canımızın derdinde iken 'süpürün şunları' diyen polis amirinden şikayetçiyim. İhmali olan kamu görevlilerinden, 'ya kaos ya 400 milletvekili' diyen siyasetçiden, saldırıdan sonra 'oyumuz arttı' diyen siyasiden de şikayetçiyim" dedi.

    'ARKADAŞIM AĞIR YARALI DEĞİLDİ, ATILAN GAZDAN ÖLDÜ'

    Eyleme Adana'dan geldiğimi belirten Can Ateş, de patlama sonrası hafif yaralanan arkadaşı Ali Kitapçı'nın sıkılan gaz sonrası öldüğünü iddia ederek, "Olay esnasında üzerimize gaz atan, tabancalarını ateşleyen polis memurlarından şikayetçiyiz. Yaralıları tekmeleyerek giden o polislerden şikayetçiyim" dedi.

    Patlamada yaşamını yitiren Mehmet Zakir Karabulut'un babası olduğunu belirten Mehmet Zeki Karabulut, "Ben Bitlis'ten geldim. Maalesef adalet göremedim. Benim oğlum 24 yaşında harita mühendisiydi. O gün Ankara garındaki patlamada yaralı olarak 3 saat 16 dakika sağ kalmış. Erken müdahale edilseydi kurtulma şansı olurdu. 15 Temmuzda yaşamını kaybedenlerin ailelere ile bize devletin bakış açısı farklı. Asıl ayrımcılık, bölücülük bu. Acılı bir babaya layık görülen maaş 110 lira 75 kuruş" diyerek mahkeme başkanına belgesini gösterdi.

    DURUŞMADA 'YASİN BÖRÜ' GERGİNLİĞİ

    Duruşmanın öğlenden sonraki oturumunda, müştekilerin dinlenmesine devam edildi. Patlamada avukat eşi Çağdaş Coşgun'u kaybeden avukat Mehtap Sakinci Coşgun, müşteki sıfatıyla söz aldı. Coşgun, sanıkların yüzene karşı patlamada ölenleri isimlerini tek tek ve yüksek sesle okudu. Coşgun'un isimleri bitirmesinin ardından ön sırada oturan sanıklardan Mehmedin Baraç, 'Yasin Börü' diye bağırdı.

    Bunun üzerine salonda bulananlar ve müşteki avukatları, sanığa bağırarak, tepki gösterdi. Salonda bulananların bazıları sanıkların üzerine yürüyünce polis, araya girdi ve salonu boşaltmak istedi. Salona destek için gelen çevik kuvvet polisleri ile müşteki ve yakınları arasında çıkan arbede büyüyünce mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

    İlgili konular:

    AB büyükelçilerinden Ankara Tren Garı'na 97 karanfil
    Ankara Garı saldırısı anmasına polis müdahalesi
    Ankara Garı saldırısında hayatını kaybedenler Kadıköy'de anıldı
    Etiketler:
    Ankara
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın