17:07 21 Ağustos 2017
Ankara+ 30°C
İstanbul+ 28°C
Canlı Yayın
    TBMM Aladağ Yurt Yangınını Araştırma Komisyonu

    Aladağ Komisyonu'na anlattılar: Süleymancıların yurdu kapanmasın diye çocuklarımız oraya yerleştirildi

    © AA/ İbrahim Erikan
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 341 0 0

    Adana'nın Aladağ ilçesinde Süleymancılar olarak bilinen cemaate ait olduğu belirtilen öğrenci yurdunda çıkan yangında çocuklarını yitiren aileler, TBMM Aladağ Yurt Yangınını Araştırma Komisyonu üyesi milletvekillerine yaşananları anlattı. Ailelerin anlattığına göre, çocuklara gecenin geç saatlerine kadar bulaşık, çamaşır yıkatılıyordu.

    Cumhuriyet gazetesinden Selda Güneysu'nun haberine göre, aileler, yaşadıklarını komisyon üyesi milletvekillerine şöyle anlattı:

    'ELLERİMLE ATEŞE ATTIM'

    T.A'nın annesi T.A: "Benim gibi olmasınlar, devlete, millete hayırlı evlat olsunlar diye ben çocuklarımı saldım. İki ay olmadı oraya gideli. Bir ay önce hazırladı çantasını, okula gideceğim diye. Bir yazı geldi, yurt yok. Milli Eğitim'in yanına vardı, "Size bir haftaya bir yer gösteririz" dendi. Bir telefon numarası verdi bize, eşim 3 defa aradı; telefonları açmadılar. Ben oraya çocukları ellerimle gönderdim, attım o ateşin içine 2 tane kızımı…"

    'BİLİRKİŞİ RAPORUMUZ KAYBOLDU'

    "Z.A'nın babası M.A: "Milli Eğitim Müdürü'nün dokunulmazlığını kaldırın. Çocuklarımızı oraya o yerleştirdi. Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş, Yunus Demircioğlu Fon Müdürü, Mücahit Hoca Okul Müdürü bunlar yurtta eksiklik olduğundan dolayı, çocuk yurdu kapalı diye bizim çocuklarımızı oraya yerleştirdiler. Süleymancıların yurdu kapanmasın diye bizim çocuklarımızı Milli Eğitim oraya yerleştirdi."

    M.A "Çocuğunuz şu nedenle öldü diye bilgi veren oldu mu?" sorusu üzerine de "Hiçbir şey diyen olmadı. Bizim bilirkişi raporumuz bile kayboldu" dedi.

    'BULAŞIK YIKIYORLARMIŞ'

    S.Y. ve Y.Y'nin babası A.Y: "Milli iEğitim Müdürü 'Buraya verirseniz, iyi olur. Kozan'ı tavsiye etmem, Kozan karışık yer' dedi. Ben de düşündüm, çocuğumun biri 5'e gidiyor, biri 7. sınıfa gidiyor. Ne yapayım, bu çocukları Kozan'a versem ben her zaman Kozan'a gidip gelemem. Bir yoklarım, gelirim diye bu akılla elettik, teslim ettik."

    F.Z.A'nın babası A.A: "Bu, bir sene okudu. İkinci sene, işte bu sene orada benim çocuğum, yurt yıkılınca oraya şey yaptık. Benim çocuğum 8. sınıfta, 'Etütlere çalışamıyoruz' dedi. 'Merkezde çalışıyor, bizi salmıyorlar etüde. Dini ders var diye biz etütlerde çalışamıyorduk. 8. sınıfa nasıl hazırlanacağım ben?' dedi. Müdürün yanına vardım ben, öğretmenler falan bana 'Çocuklar sırada uyuyor. Gece çalışıyorlarmış, bulaşık yıkıyorlarmış. Siz müdüre varın, söyleyin' dedi."

    'BURANIN EKMEĞİNİ YİYOR'

    "Ben müdürün yanına vardım, öğretmenler de vardı. 'Böyle böyle müdürüm, bu çocuk ağlıyor, etütlere çalışamıyorum diye. Bu dinî ders olmasa, bu çocuklar, 8. sınıflar burada etüdünü yapsa olur mu?' dedim, 'Olmaz, dini dersini görecek' dedi Mücahit Aydın, Müdür. 'Hocam, bu çocuk ağlıyor, merkezde etüde çalışıyorlar, biz çalışamıyoruz, yorgun düşüyoruz' Bak, bu şekil ağlıyor çocuk 'Etüde çalışamıyoruz. Sınava hazırlanamıyorum diye' dedim. 'Buranın ekmeğini yiyor' dedi. Bana önce 'En güzel yere gidiyor çocuklar. Gönderin, kafanız rahat olur. Biz hemşire vereceğiz, öğretmenlerimizle orada etütlerini falan yapacağız, denetleyeceğiz. Çok iyi ettiniz' dedi. Bu şekil olduğu halde ben sonra vardım, bana dedi ki 'Oranın ekmeğini yiyor, dini dersini mecbur yapacak' dedi."

    'SABAHA KADAR ÇAMAŞIR-BULAŞIK YIKATILIYOR'

    B.B'nin babası M.A.B: "Erkek yurdunu gezdik. Arkadaşımız Ahmet Yetim'in çocuğu orada okumuş 'Bütün herkesin bulaşığı bize yıkatılıyor' deyince biz de onu gündeme getirdik, bulaşık işini, temizlik işini. 'Tamam, hiçbir şey yapmayacak çocuklarınız, sadece masayı silecek, hiçbir şey yok' dediler. Onun için, biz çocuklarımızı oraya verdik, Millî Eğitim Müdürü'nün bizi oraya yönlendirmesiyle. Ondan sonra —benim bir oğlum, bir kızım var- oğlumu erkek yurduna yerleştirdim, kız yurduna da öbür çocuğu yerleştirdim, çantasını çıkarttırmadılar bana. Ufak, 10 yaşında olduğu için, çocukların bir haftalık giysisi olunca… Beni çekti attı oradan hocanın birisi 'Giremezsin kardeşim buraya. Erkek giremez' dedi. 'Nasıl girilmez ya! Ben çocuğu bırakamam buraya' dedim, çektim çocuğu çıkardım."

    'GECE KALDIRIYORLAR'

    S.Y ve Y.Y'nin babası A.Y: "Çocuğu gecenin saat üçünde kaldırıyorlar, 'Bulaşık yıka, elbise yıka, buraları temizle…' O zaman Belediye Başkanı vardı, Yusuf Baş, Allah o adamdan razı olsun. Ben Aladağ'a geldim, o adamcağızın yanına vardım, hemen yurt müdürüne, Pınar Madencilik Lisesi Yurdu'na bir telefon etti, dedi ki, 'Bu çocuk benim çocuğum, orada yatacak, orada yiyip içecek, gidip okuluna okuyacak.' O çocuğum da o adamın sayesinde okudu, şimdi daha orada lise sonda okuyor. İlçe Milli Eğitim Müdürü bana 'Çocuğunu okutacaksan ev kirala' dedi"

    'ÇOCUKLAR ANLATMADI'

    S.T'nin babası M.T: "Bu çocuklar da bize orada söylemiyorlar, hani orada baskı yapılır diye. Bu çocuklar buradan dönüşte hatim indirirlermiş, yediden on bire kadar bulaşık yıkarlarmış. Bu çocukların okulda uyumasının nedenlerinden biri de oymuş."

    İlgili konular:

    Aladağ'daki yurt yangını faciasında bilirkişi raporu hazırlandı
    Aladağ'da çocuklarını kaybeden ailelere 10'ar bin lira yardım yapıldı
    Aladağ raporu: Çocuklara şiddet uygulanıyordu
    'Aladağ'daki yangında ölen çocukların aileleri baskıdan dolayı şikayetçi olmadı'
    Kılıçdaroğlu Aladağ’da: Devleti akılla yönetenler önlemleri önceden alır
    Etiketler:
    araştırma komisyonu, yangın, yurt, TBMM Aladağ Yurt Yangınını Araştırma Komisyonu, Aladağ, Adana
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın